GÜNDEM - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 11:24

Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi

A
A
A
Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi

Kocaeli’de yaşayan emekli makine mühendisi Mesut Nöbetçigil, çalışma hayatı ve emekliliğinde elde ettiği geliri gayrimenkule yatırmak yerine dünyayı gezmeye ayırarak bugüne kadar 132 ülkeyi ziyaret etti.


Amerika’da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor.


Kendisini "turist" değil, sırt çantalı bir "seyyah" olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu’ya, Afrika’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika’daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı.


Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti.



"Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım


Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD’de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, "O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye’de yeterince bilinmediği için Amerika’da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, ’Para biriktireyim, Türkiye’ye dönünce bir şeyler alayım’ düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika’nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var" dedi.



"132 ülke gezdim"


Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, "Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama’dan başlayıp Paraguay’dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım" diye konuştu.



"20 senedir yoğun şekilde geziyorum"


Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti:


"Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere ’hemen gidip geleyim’ derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika’yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan’ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil."



"İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu"


Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, "Amerika’yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika’yı, Mısır’ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu’ya gittim, Filipinler’e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya’yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan’dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. ’Bu ilginçmiş’ dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz" diye konuştu.



"Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor"


Gittiği coğrafyalarda Türkiye’ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti:


"Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor. Şili’de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya’da, Hindistan’da, Meksika’da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika’da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün’de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. ’Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız’ dedi. Çok etkileyici bir andı."



"Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak"


Türkiye’yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, "Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van’a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu’yu, Karadeniz’i, Erzurum’u, Erzincan’ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca ’Bugün de yaşıyorum’ diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" ifadelerini kullandı.



"Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim"


Son olarak, "Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?" sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi:


"Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya’ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki ’her şeyi satıp savurun’ demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin."



Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Başkan Özlü "Paylaşmanın bereketi, birlik ve beraberliğin gücüyle çoğalır" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Kurban Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayarak bayramların paylaşma, mutluluk ve bereket kaynağı olduğuna dikkat çekerek hem Düzcelilerin hem de tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik etti. Başkan Faruk Özlü, Kurban Bayramı dolayısıyla Düzceliler ve tüm İslam aleminin bayramını kutladığı bir mesaj yayınladı. Kurban ibadetinin anlamının paylaşma, birlik ve beraberlik olduğundan bahseden Başkan Özlü mesajında şu ifadelere yer verdi: "Mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; gönüllerin birleştiği, kırgınlıkların unutulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna zamanlardır. Kurban ibadeti ise bizlere teslimiyeti, fedakarlığı ve ihtiyaç sahiplerini gözetmenin önemini hatırlatan büyük bir manevi değerdir. Bizleri millet olarak güçlü kılan en önemli unsur; zor zamanlarda kenetlenebilmemiz, soframızı, sevgimizi ve dualarımızı paylaşabilmemizdir. Bu bayramda da büyüklerimizi ziyaret etmeyi, küçüklerimizi sevindirmeyi, ihtiyaç sahibi kardeşlerimize uzanan bir el olmayı ihmal etmeyelim. Çünkü paylaşmanın bereketi, birlik ve beraberliğin gücüyle çoğalır. Düzce Belediyesi olarak bugüne kadar nasıl her kesimden vatandaşımızın ihtiyacına koştuysak, şehrimizde kardeşlik iklimini güçlendiren, sosyal dayanışmayı büyüten çalışmalarımızı yürüttüysek aynı anlayışımızı bayram süresince de devam ettireceğiz. Bayramın ruhuna uygun şekilde; yardımlaşmanın, komşuluk hukukunun ve manevi değerlerimizin yaşatılması için hep birlikte gayret göstermeyi sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta kıymetli hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı gönülden tebrik ediyor, bayramın tüm dünyaya sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Kurban Bayramı’mız mübarek olsun."
Ankara Türk Kızılay’dan Gazzeli çocuklara bayramlık sevinci Türk Kızılay, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Gazze’de çocuklara bayramlık kıyafet ulaştırdı. Bayramlık dağıtımının ardından çocuklarla bir araya gelen Kızılay ekipleri, oyun ve etkinliklerle çocukların yüzünü güldürdü. Türk Kızılay, Gazze’de sıcak yemek dağıtımlarını da kesintisiz sürdürüyor. Türk Kızılay, Gazze’de süren insani krizin gölgesinde yaklaşan Kurban Bayramı’nı sevince dönüştürmek için harekete geçerek bayramlık kıyafet dağıtımı kapsamında bin 544 çocuğa yeni kıyafet ulaştırdı. Bayramın bereketini Gazzeli çocuklarla paylaşmayı amaçlayan dağıtım faaliyetinde Kızılay ekipleri, çocukları tek tek mağazada karşılayarak kendi seçtikleri kıyafetleri almalarını sağladı. Yıkımın ve yokluğun arasında bayrama hazırlanan çocuklar, kendilerine sunulan bayramlık kıyafetlerle umut dolu bir gün yaşadı. Türk Kızılay, bayramlık dağıtımının ardından "Neşeli Çocuklar" projesi kapsamında yürüttüğü psikososyal destek faaliyetlerini sürdürdü. Çocuklarla bir araya gelen Kızılay ekipleri, oyunlar oynayarak, ikramlıklar dağıtarak ve farklı etkinlikler düzenleyerek çocukların bayram coşkusunu paylaştı. Gazze’de aileleriyle birlikte zorlu şartlar altında hayat mücadelesi veren çocuklara yönelik psikososyal destek çalışmalarını sürdüren Türk Kızılay, çocukların duygusal iyilik halini koruyabilmek için sahada faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Öte yandan Türk Kızılay, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde günlük 30 bin kişilik sıcak yemek dağıtımını da kesintisiz olarak sürdürüyor.
Kocaeli Kocaeli’de bayram süresince trafik, güvenlik ve sağlık tedbirleri artırıldı Kocaeli Valiliği, yaklaşan Kurban Bayramı’nın kentte huzur ve güven içerisinde geçmesi, kamu hizmetlerinin aksamaması amacıyla alınacak güvenlik, trafik, ulaşım, altyapı ve sağlık tedbirlerini açıkladı. Valilikten yapılan açıklamada; İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik ekiplerinin umuma açık yerlerde denetimleri ve devriye hizmetlerini artıracağı bildirildi. Trafik denetimleri artacak, silah atılmasına izin verilmeyecek Bayram tatili süresince otoyollar ve devlet yollarında trafik ekiplerinin sayısı artırılacak. Özellikle 31 Mayıs tarihine kadar TEM, Kuzey Marmara Otoyolu, D-100, D-130 ve İzmit-Kandıra yollarında kaza riski yüksek noktalarda sıkı denetimler yapılacak. Bayram süresince silah atılmasına müsaade edilmeyecek ve aykırı davrananlara adli/idari işlem uygulanacak. Alışveriş yoğunluğunun olduğu bölgelerde ise hırsızlık ve kapkaç olaylarına karşı sivil ve resmi ekipler görev alacak. Yol çalışmalarına ara verilecek Ulaşımın aksamaması için 31 Mayıs tarihine kadar, zaruri haller dışında kent genelinde yol yapım ve onarım çalışması yapılmayacak. Muhtemel elektrik, doğalgaz, su, kanalizasyon ve haberleşme arızalarına karşı SEDAŞ, İZGAZ, İSU ve TELEKOM ekipleri nöbetçi personel sayılarını artırarak anında müdahale için hazır bekleyecek. İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda acil servis hizmetlerinin ve 112 Acil Çağrı merkezlerinin kesintisiz çalışması için personel takviyesi yapılacak. Öte yandan lokanta, pastane, fırın gibi gıda işletmeleri; Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İl Ticaret Müdürlüğü ve zabıta ekiplerince hijyen ile fahiş fiyat uygulamalarına karşı denetlenecek.
İstanbul Avrupa futbolunda bu sezon on yıllarca süren şampiyonluk hasretleri bitti Avrupa futbolunda 2025-2026 sezonu, tarihi bir döneme sahne oldu. Birçok Avrupa liginde yarım asrı aşan şampiyonluk hasretleri biterken, bazı köklü kulüpler ise asırlık tarihlerinde ilk kez mutlu sona ulaştı. Avrupa’nın birçok liginde bu sezon kelimenin tam anlamıyla "ezber bozan" sonuçlar ortaya çıktı. Taraftarlarının nesiller boyu şampiyonluk göremediği, sadece geçmişteki başarı hikayeleriyle büyüyen kulüpler, bu sezon liglerinde zafere uzanarak adlarını altın harflerle tarihe yazdı. Avusturya’dan İsviçre’ye, Romanya’dan İskandinavya’ya kadar uzanan bu şampiyonluk dalgası, futbolun sadece bütçelerle değil, inanç ve doğru yapılanmayla da kazanılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. 128 yıllık Thun tarihinde ilk kez zirvede 1898 yılında kurulan ve 128 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan FC Thun, bu sezon İsviçre futbolunun devlerini geride bırakarak tarihinde ilk kez şampiyonluk kupasını müzesine götürmeyi başardı. İsviçre ekibinin bu tarihi başarısı, Avrupa’da yılın en büyük sürprizlerinden biri olarak kayıtlara geçti. LASK Linz, 61 yıllık şampiyonluk hasretine son verdi Avusturya futbolunda Salzburg ve Sturm Graz gibi ekiplerin gölgesinde kalan LASK Linz, tam 61 yıl süren şampiyonluk hasretine bu sezon son verdi. En son 1964-1965 sezonunda bu sevinci tadan kulüp, yarım asırdan fazla süren bekleyişin ardından taraftarlarına yeniden şampiyonluk gururu yaşattı. Danimarka ve Romanya’da yıllar sonra gelen şampiyonluklar Danimarka’nın köklü kulüplerinden Aarhus, 40 yıl aradan sonra ligde mutlu sona ulaştı. Benzer bir tarihi geri dönüş ise Romanya’da yaşandı. Craiova, tam 35 yıllık şampiyonluk özlemini bu sezon dindirerek Romanya futbolunda yeni bir dönemin kapısını araladı. İskandinav futbolunda şampiyonluk hasreti bitti İskandinav futbolunda da uzun yıllar süren şampiyonluk hasretleri son buldu. Norveç’te Viking, 35 yıl aradan sonra lig kupasını kaldırarak taraftarlarına büyük bir coşku yaşattı. İsveç’te ise 87 yıllık tarihinde daha önce hiç şampiyonluk kupası göremeyen Mjallby, tarihindeki ilk şampiyonluğa uzandı. Levski Sofya ve Györ yıllar sonra yeniden zirvede Bulgaristan futbolunun lokomotiflerinden Levski Sofya, 17 yıllık uzun bir sürecin ardından şampiyonluk ipini göğüslemeyi başardı. Macaristan’da da Györ, 13 yıllık aranın ardından yeniden şampiyon oldu.