KÜLTÜR SANAT - 22 Şubat 2026 Pazar 10:30

Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti

A
A
A
Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti

Kocaeli’de ortaokul yıllarında karnesi kötü geldiği için eve gidemeyip sığındığı cami avlusunda donmak üzereyken uyanan ve o gecenin travmasıyla yüzde 45 engelli kalan 33 yaşındaki Akan Ural, tedavi sürecinde başladığı resim sanatıyla karanlık günleri geride bırakarak 4’üncü kişisel sergisini açtı.


Yaklaşık 15 yaşlarındayken zayıf gelen karnesini ailesine göstermekten korkarak evden ayrılan ve başka bir ilçeye kadar yürüyen Akan Ural, geceyi geçirmek için girdiği bir cami avlusunda donmak üzereyken duyduğu bir sesle uyandı. O gece yaşadığı korku ve travma nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar yaşamaya başlayan Ural’a, yüzde 45 engelli raporu verildi.


Hastalığının ilk dönemlerinde eve kapanan Ural, bu zorlu süreci kendi imkanlarıyla çizdiği karakalem ve boya resimleriyle aşmaya çalıştı. Zamanla sanat eğitimleri alarak yeteneğini geliştiren genç adam, 300’den fazla eser üreterek 4’üncü sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.



"O sesi duymasaydım donarak ölecektim"


Yaşadığı o zorlu geceyi ve rahatsızlığının başlama sürecini anlatan Ural, korkunun hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı. Ural, "Benim karnem zayıftı ve sınıfta kalırım diye çok korktum. Başka bir ilçeye kadar yürüdüm. Akşam vaktiydi, kalacak yer bulamayınca bir cami avlusunda uyudum. Kış günüydü. Uyurken bir ses duydum ve uyandım. O sesin Allah tarafından geldiğine inanıyorum; çünkü o sesi duymasaydım kış günü orada donarak ölecektim. O uyandıran sesten sonra korkularım ve başka sesler duymalarım başladı. Tedavim de bu şekilde başlamış oldu" dedi.



"Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam"


Rahatsızlandığı ilk dönemde çevresiyle iletişimini kestiğini ancak resim çizmenin kendisine bir çıkış kapısı olduğunu belirten Ural, sanata tutunma serüvenini şöyle anlattı:


"İlk başlarda kendimi tamamen eve kapattım. Çizimlere de o dönemde kendi imkanlarımla başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra eğitime de katılarak kendimi geliştirdim. Karakalem, çizgi film karakterleri, manzara, karikatür ve doğa resimleri yapıyorum. Uzun zamandan beri hastanede tedavi görüyorum ama şu an resimlerim bana büyük bir huzur veriyor, mutlu oluyorum. Şimdiki halime çok şükrediyorum, eskisinden çok daha iyiyim. Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam."


Bugüne kadar 300’ü aşkın esere imza atan Ural, "Eğer destek verip elimden tutarlarsa kendimi çok daha fazla geliştirmek, daha iyi seviyelere gelmek isterim. İnşallah çizimlerim ve sergilerim çoğalacak" diye konuştu.



Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da ileri radyolojik tetkiklerle tanı ve tedavi dönemi Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulamaya alınan ileri görüntüleme yöntemleriyle tanı ve tedavi süreçlerinde önemli gelişmeler sağlanırken, hastane bölgesel bir sağlık merkezi olma yolunda ilerliyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, hastanede hayata geçirilen ileri radyolojik tetkikler ve girişimsel radyoloji uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Petik, hastanenin yalnızca Malatya’ya değil çevre illere de hizmet veren önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Hastanede uygulanan koroner BT anjiyografi yöntemiyle kalp damarlarının girişimsel işleme gerek kalmadan görüntülenebildiğini belirten Petik, bu sayede hastaların klasik anjiyografi öncesinde detaylı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti. Yeni başlatılan kardiyak MR uygulamasının da kalp kası ve kapak hastalıklarının tanısında önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Multiparametrik prostat MR tetkikinin de artık Malatya’da yapılabildiğini kaydeden Petik, bu gelişmenin özellikle erken teşhis açısından büyük avantaj sağladığını belirtti. Fetal MR uygulamasıyla ise anne karnındaki bebeğin gelişiminin ayrıntılı şekilde incelenebildiğini ifade etti. İleri MR tekniklerinin de kademeli olarak sisteme dahil edildiğini aktaran Petik, özellikle nörolojik hastalıklar ve tümörlerin değerlendirilmesinde daha detaylı sonuçlar elde edildiğini söyledi. Girişimsel radyoloji alanında da önemli adımlar atıldığını belirten Petik, vasküler ve non-vasküler işlemlerin ameliyathane ortamında uygulanmaya başlandığını kaydetti. Örnek bir vakaya da değinen Petik, kardiyak MR sayesinde nadir görülen bir kalp kası hastalığının erken dönemde tespit edilerek hastaya uygun tedavi planlamasının yapıldığını ifade etti. Petik, yapılan yatırımlar ve güçlü teknik altyapıyla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ileri görüntüleme alanında bölgesel merkez olma yolunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, vatandaşların başka illere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Kocaeli Belediye personeli kansere karşı bilinçlendirildi Kartepe Belediyesi personeline yönelik düzenlenen eğitimde kanser, ruh sağlığı ve kronik hastalıklar konusunda farkındalık artırılırken, sağlık okuryazarlığı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ele alındı. Kartepe Belediyesi personeline "Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA)" eğitim semineri gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürlüğü ve İlçe Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programda, sağlık okuryazarlığı ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında teknik bilgilendirmeler yapıldı. Kartepe Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen eğitimlerde, kendi alanlarında yetkin isimler sunumlarını gerçekleştirdi. Eğitim programında uzman isimler; ruh sağlığı ve psikolojik süreçler, sağlıklı beslenme protokolleri, kanser tarama yöntemleri, kronik hastalıkların takibi ve önleyici tıp verileri üzerine detaylı açıklamalarda bulundu. Sağlık okuryazarlığı ve uygulama süreçleri "Sağlıklı Hayat İçin SAHA’dayız" projesi kapsamında yürütülen eğitimlerde, personelin sağlık okuryazarlığı düzeyinin yükseltilmesi ve hastalık risk faktörlerinin minimize edilmesi hedeflendi. Seminerde, erken teşhisin önemi, kronik rahatsızlıklarla mücadele yöntemleri ve günlük yaşam alışkanlıklarının tıbbi standartlara uygun hale getirilmesi konuları bilimsel veriler doğrultusunda ele alındı. Belgelendirme ve katılım Eğitim sürecini tamamlayan ve yaşam tarzı değişikliği noktasında gerekli bilgilendirmeleri alan personellere, program sonunda katılım belgeleri takdim edildi. Kartepe İlçe Sağlık Müdürlüğü uzmanlarının doğrudan katılımıyla sağlanan bu eğitim desteğinin, personelin hem çalışma hayatındaki verimliliğine hem de bireysel sağlık yönetimine katkı sunması öngörülüyor.
Erzurum Atatürk Üniversitesi ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi arasında iş birliği Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Araştırma Hastanesi ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi, eğitim, araştırma ve klinik hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Beş yıllık süreyi kapsayan protokol, iki kurumun ortak vizyonunu somut bir zemine oturttu. Türkiye’nin köklü tıp eğitim kurumlarından biri olan Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bakanlığına bağlı Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi (TDH) ile stratejik bir iş birliği protokolü imzaladı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene’nin katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinden organ ve doku naklinde koordinasyona, tele-tıptan yapay zekâ uygulamalarına uzanan geniş bir iş birliği çerçevesi hayata geçirildi. Törende; Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atila Eroğlu ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Barış Sarıçoban ve Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Fatih Turan Ayılgan da hazır bulundu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sağlıkta Bölgesel Kalkınmanın Anahtarı Akademi-Klinik İş Birliğidir" Protokolü değerlendiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu adımın kurumun bölgesel sağlık politikasındaki belirleyici rolünün bir yansıması olduğunu vurgulayarak: "Üniversitemiz, sahip olduğu akademik birikim ve klinik altyapıyı yalnızca kendi çevresine değil, Doğu Anadolu’nun dört bir yanındaki sağlık kuruluşlarına taşımayı misyon olarak benimsemiştir. Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi ile imzaladığımız bu protokol; eğitimden araştırmaya, hasta sevkinden dijital sağlık uygulamalarına uzanan çok katmanlı bir iş birliğinin hukuki zeminini oluşturmaktadır. Bölge insanının nitelikli sağlık hizmetine daha etkin biçimde erişmesi adına bu tür köprüler kurmak, üniversitemizin toplumsal sorumluluğunun gereğidir" ifadelerini kullandı. Protokolün Kapsamı: 25 Başlıkta Güçlü Çerçeve İmzalanan protokol, iki kurum arasındaki iş birliğini son derece geniş bir perspektiften ele alıyor. Öğrenci stajları ve değişim programlarından Ar-Ge çalışmalarına, organ ve doku nakil süreçlerinin koordinasyonundan acil durum ve afet yönetimine kadar 25 ayrı başlığı kapsayan metin, sağlık sektöründe bütüncül bir ortaklık modeli sunuyor. Protokolün öne çıkan maddeleri arasında her iki kurumun cerrahlarının birbirlerine destek sağlayacağı cerrahi vaka iş birlikleri, tele-tıp ve uzaktan sağlık hizmetlerinin birlikte geliştirilmesi, yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamalarına yönelik ortak çalışmalar ile öğretim görevlisi hekimlerin konsültasyon hizmetleri yer alıyor. Bunlara ek olarak, benzeri projelere yönlendirilen öğrenci ve personelin proje faaliyet süreçlerinde TEKNOKENT’e entegre edilmesi de protokolün yenilikçi boyutları arasında dikkat çekiyor. Doğu’dan Doğu’ya Kurulan İş Birliği Köprüsü Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, gerçekleştirilen bu iş birliğinin Bitlis ve çevresindeki sağlık hizmetlerine erişimi kökten değiştirecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Protokolün şehir için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ergene, beş yıl süreyle geçerli olacak bu ortaklığın bölgedeki sağlık standartlarını yukarı taşıyacağını ifade ederek bu sürecin; Bitlis’in sağlık altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, halkın modern tıp imkanlarına daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşmasını sağlayacak dönüştürücü bir adım olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Ergene, özellikle Atatürk Üniversitesinin bölgesel kalkınmaya sağladığı derin katkıların önemine değinerek, üniversitenin sahip olduğu akademik birikim ve klinik tecrübeden faydalanacak olmanın kendileri için büyük bir kazanım olduğunu belirtti. İmza töreni, karşılıklı iyi niyet dileklerinin ardından sona erdi.