GÜNDEM - 21 Şubat 2026 Cumartesi 10:29

Kimsesiz cenazelerin ardından kalan sarsıcı hikayeler

A
A
A

Kocaeli’de kimlik tespiti yapılamayan veya yakını bulunmayan, kayıtlara "meçhul" olarak geçen cenazeler, 15 günlük yasal bekleme süresinin ardından belediye ekiplerince tüm dini vecibeleri yerine getirilerek toprağa veriliyor. Yapayalnız vefat eden varlıklı bir adam veya müslüman olduğunu gizleyen Avustralyalı bir aktivist gibi geçmişte karşılaşılan sarsıcı hayat hikayeleri ise görevlilerin hafızasındaki yerini koruyor.

Hayatın telaşı içinde kimsesiz kalan veya kimliği belirlenemeyen cenazeler, Kocaeli’de devletin şefkatli elleriyle son yolculuğuna uğurlanıyor. Adli incelemelerin ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesine teslim edilen naaşlar, il genelindeki 18 morgda 15 gün boyunca bekletiliyor. Bu yasal sürenin sonunda hiçbir yakını çıkmayan cenazeler, özenle yıkanıp kefenleniyor ve belediye çalışanlarının saf tuttuğu cenaze namazının ardından toprağa veriliyor. Mezar taşlarına isim yerine sadece "meçhul" kaydıyla bir numara yazılsa da fotoğraflı dijital arşivleme sayesinde bu numaralar, bazen sırlarla dolu bir hayatın bazen de yıllar sonra kapıyı çalan gözü yaşlı bir ailenin hikayesini aydınlatıyor.

"Kimsesi çıkmazsa kurum olarak defin işlemlerini biz üstleniyoruz"

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Cenaze ve Nakil Hizmetleri Şefi Murat Avcı, sahipsiz cenazelerin nakil ve defin sürecine ilişkin bilgi verdi. Kocaeli il sınırları içinde sahipli ya da sahipsiz tüm cenazelerin kayıt altına alındığını belirten Avcı, sürecin yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü ve dini vecibelerin eksiksiz yerine getirildiğini kaydederek, "Öncelikle cenazenin dini durumunu tespit ediyoruz. Gayrimüslim mi değil mi buna bakıyoruz. Bizim 18 morgumuz var. Cenazeyi burada 15 gün boyunca misafir ediyoruz. Bu süre içinde kimsesi çıkarsa teslim ediyoruz. Çıkmazsa kurum olarak defin işlemini biz üstleniyoruz" dedi.

Kimsesiz cenazelerin ardından kalan sarsıcı hikayeler

"İnsan en şerefli varlıktır"

Kimsesiz cenazelere diğer cenazelerden farklı muamele yapılmadığını, hatta daha fazla hassasiyet gösterildiğini vurgulayan Avcı, "İnsan en şerefli varlıktır. Sahibi olsun ya da olmasın bize gelen her cenazeye aynı ehemmiyeti gösteriyoruz. Yıkamasını yapıyoruz, kefenliyoruz, personelimizle birlikte namazını kılıp definini gerçekleştiriyoruz. Meçhul olarak kayıt altına alıyoruz ve dijital ortamda fotoğrafıyla birlikte arşivliyoruz" diye konuştu.

"Definler ’meçhul’ olarak kaydediliyor"

Kimlik bilgileri belli olmadığı için mezar taşlarına numara yazıldığını belirten Avcı, "Kimlik bilgisi tespit edilebilen cenazeler sistem kayıtlarına isimleriyle birlikte işleniyor. Ancak kimliği kesinleşmemiş ya da üzerinde herhangi bir kimlik belgesi bulunmayan kişiler için mezar taşlarına isim yazılamıyor. Bu nedenle söz konusu definler "meçhul" olarak kaydediliyor ve numaralandırma sistemi uygulanıyor" şeklinde konuştu.

2 yıl sonra fotoğrafından teşhis edildi

Dijital arşivleme sistemi sayesinde yıllar sonra kimlik tespiti yapılabildiğini anlatan Avcı, "2020 yılında Afgan asıllı bir cenaze gelmişti. 15 gün bekledik, kimsesi çıkmayınca defin yaptık. 2022’nin sonlarına doğru konsolosluk aracılığıyla yakınları geldi. Çektiğimiz fotoğrafı gösterdik, cenazenin kendilerine ait olduğunu teyit ettiler" ifadelerini kullandı.

Varlıklı ama 35 kilo ve yapayalnız bir veda

Görev süresi boyunca unutamadığı vakalara da değinen Avcı, yürek burkan bir olayı şu sözlerle paylaştı:

"Adli işlemleri tamamlandıktan sonra bize teslim edilmişti. Yaklaşık 30-35 kilo ağırlığındaydı. Kimsesinin olmadığı, yalnız yaşadığı söylenmişti. Biz yine 15 gün boyunca beklettik, belki bir yakını çıkar diye. Süre dolunca defin işlemini gerçekleştirdik. Daha sonra cenaze yakınları geldi. O zaman öğrendik ki aslında çok varlıklı bir insanmış. Ancak tüm varlığına rağmen yalnız ve bakımsız bir hayat sürmüş, adeta aç ve sahipsiz şekilde vefat etmiş. Bu durum bizi gerçekten çok üzmüştü. Onca imkanın içinde kimsenin sahip çıkmaması insanı derinden etkiliyor. Kimliğini açıklamak doğru olmaz ama o hali uzun süre aklımızdan çıkmadı."

Kimsesiz cenazelerin ardından kalan sarsıcı hikayeler

Avustralyalı aktivistin gizli müslümanlık hikayesi

Kandıra ilçesinde vefat eden Avustralyalı bir aktivistin hikayesinin de kendilerini çok şaşırttığını belirten Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Avustralya asıllı bir aktivist cenazesi gelmişti. 75-80 yaşlarında karı koca dünya turuna çıkmışlar. Kendi aralarında da bir vasiyet yazmışlar; ‘Biz nerede ölürsek hemen oraya gömülmek istiyoruz’ diye. Çevreci insanlarmış, ‘Bir an önce toprakla bütünleşelim’ düşüncesindelermiş. Kandıra civarında gezerken beyefendi vefat etmiş. Cenaze bize geldiğinde ilk etapta gayrimüslim olduğunu düşündüğümüz için İstanbul’daki azınlık mezarlığına göndermeyi planladık. Ancak eşi, ‘Kocamın bazı hallerinden şüpheleniyorum, İslami belirtileri vardı’ dedi. Yapılan araştırmada, Diyanet’in yayımladığı İhtida Öyküleri kitabında yıllar önce Müslüman olduğunun ancak bunu gizlediğinin yer aldığı ortaya çıktı. Bu durum bizi şaşırtmıştı. Müslümanlığına sevindik, Allah rahmet eylesin. Gerçekten farklı ve unutamadığımız bir vakaydı."

Recep Barış Aksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’daki şüpheli ölümde sır perdesi aralanıyor Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 60 yaşındaki adamın evinde ölü bulunmasıyla ilgili soruşturma kapsamında, cam balkon yapan 2 usta gözaltına alındı. Şüphelilerin doğalgaz çıkış borusunu balkonun içerisinde bıraktıkları ve buradan sızan gazdan dolayı çiftin zehirlendiği iddia edilirken, mahkemeye çıkarılan 2 usta adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 20 Şubat 2026 günü saat 18.10 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Anafartalar Sokak No:53’te meydana geldi. Yılmaz Uğur (60) ve eşi Hatice Uğur’dan haber alamayan yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunması üzerine adrese sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Merdivenli araçla balkondan daireye giren ekipler, yaptıkları ilk incelemede Yaşar Uğur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Ekipler Hatice Uğur’u ise baygın şekilde bulurken Hatice Uğur ambulansla hastaneye kaldırıldı. Öte yandan çiftin olaydan bir gün önce balkonu camla kapattıkları öğrenildi. Bunun üzerine cam balkon işini yaptıkları belirlenen H.B. ile M.B. isimli şahıslar polis merkezine çağrıldı. Şüphelilerin doğalgaz çıkış borusunu balkonun içerisinde bıraktıkları ve buradan sızan gazdan dolayı çiftin zehirlendiği iddia edilirken, Cumhuriyet Savcısının talimatıyla gözaltına alınan iki şüpheli mahkemeye sevk edildi. Şüpheliler mahkemedeki ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Antalya Joao Pereira: "Her zaman sorumluluğu üstüme alan biriyim" Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, RAMS Başakşehir mağlubiyetinin ardından, "Ben her zaman sorumluluğu üstüme alan biriyim. Birinci yarı kötü oynadık bunu kabul ediyorum’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Corendon Alanyaspor, RAMS Başakşehir’e 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Normalde maçlara iyi başlıyoruz. Bugün bunu başaramadık. Bugün o günlerden biri değildi. Bugün çok kötü bir ilk yarı oynadık. Başakşehir bugün çok iyi bir ilk yarı oynadı. Baskılarımızı çok iyi yapamadık. Bazı pozisyonlara girdik. Daha sonra penaltı pozisyonu vardı. Son zamanlarda ceza sahası içinde ufak bir dokunuş Alanyaspor lehine penaltı oluyor. Birkaç hafta önce Beşiktaş’a karşı maçın hakimi bizdik. Yine ufacık bir dokunuş belki penaltı verilmişti aleyhimize bir karar. Bu iki maç üzerine konuşuyorum ve örnek veriyorum. Çünkü bu maçların birinde çok iyi oynuyorduk. Beşiktaş’a karşı. Lehimize basit bir penaltı verildi. Bugün tam tersi kötü bir oyun sergilerken aleyhimize basit bir penaltı. Rakibi de tebrik etmek gerekiyor. Çok iyi bir ilk yarı oynadılar. Bugün bize bir hayli zorluk çıkardılar. İyi oyuncuları var. Ve çok iyi bir hocaları var’’ dedi. "Sadece bir açıklama istiyorum" Maçta verilmeyen penaltı ile ilgili konuşan Pereira, "İkinci yarı işler biraz tersine döndü. Biz daha iyi oynadık. Daha iyi baskı yaptık ve golü bulduk. Tabii ki konuşmak kolay ama 2-2’yi yakaladığımız bir pozisyon var. El ile iptal edilen bir pozisyon var. VAR’a neden gidilmedi bilmiyorum. Çünkü benzer bir pozisyon Kemen’e yapıldı. Bizim lehimize penaltı verilmedi. Bu dünyanın her yerinde penaltıdır. Japonya’da Portekiz’de İsviçre’de fark etmez. Her yerde penaltıdır. Sadece bir açıklama istiyorum. Bu VAR ne zaman devreye girip girmediğini ile alakalı. Bu yüzden kaybettik de demiyorum. Çünkü ben her zaman sorumluluğu üstüme alan biriyim. Birinci yarı kötü oynadık bunu kabul ediyorum. Alanya’ya gerekirse bir hakem yollasınlar. Bize konuşsun. Bize anlatsın. Biz ne zaman VAR’a gidilip gidilmediğini gerçekten bu şekilde anlayamıyoruz ve üzülüyoruz. Özetlemek gerekirse birinci yarı kötü oyun oynadık. Buna rağmen iki tane ciddi pozisyona girdik. Şans yakaladık. İkinci yarı çok daha iyi bir oyun vardı. Rakip zaman geçirmeye başladı. Bunlar normal. Futbolda oluyor. Bugün 7 dakika duraklama verildi. Bu fena değildi. Rakip bazı değişiklikler yaptı. 5’liye döndüler. Tehlike olmaya başlamıştık. Oyuncularımı özellikle ikinci yarıdaki çabadan dolayı tebrik ediyorum. Bugün beraberlik için çabalardılar yakaladılar ama gol iptal oldu. Taktik de benim için çok önemli ama taktiği hiç kimse sormuyor. Rakip 4-2-3-1 oyun kurarak başlayacaktı. Bu bekletildiğimiz bir şeydi. Stoperleri iyi pozisyon alıyordu. Buna hazırlanmıştık. Bireysel olarak çok iyi oyuncuları var zaten. Bize zorluk çıkarttılar. İkinci yarı adam adama daha ön baskıya döndük. Bu sefer biz onlara zorluk çıkarmaya başladık. Maça ikinci bölgeye başlamıştık. Sonra adam adamaya dönmeye başladık. Oyuncularımda iyi iş çıkarttılar. Çok iyi oldu. Ama maalesef puan alamadık’’ şeklinde konuştu.