SAĞLIK - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 14:03

"Kemik tümörlerinde erken tanı hayat kurtarıyor"

A
A
A
"Kemik tümörlerinde erken tanı hayat kurtarıyor"

Erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısının yüksek olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, "Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar" dedi.


VM Medical Park Gebze Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Erdoğan, kemik tümörü hakkında açıklamalarda bulundu. Kemik tümörünün kısaca tamını yapan Doç. Dr. Erdoğan, "Kemik tümörü, kemik dokusunda anormal hücre çoğalması sonucu oluşan iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) kitlelerdir. Vücudun her bölgesinde görülebilmekle birlikte, en sık diz çevresi (femur ve tibia uçları), pelvis, omurga ve kol-bacak kemiklerinde rastlanır" dedi.



"Gece artan kemik ağrıları görülebilir"


Kemik tümörlerinde görülebilecek belirtilerden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, "Kemik tümörleri başlangıçta belirti vermeyebilir. Ancak zamanla özellikle gece artan kemik ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve sebebi açıklanamayan kırıklarla kendini gösterebilir. İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik ve bazı tümörlerde ateş, terleme gibi sistemik şikayetler de görülebilir" şeklinde konuştu.



"30-60 yaş aralığında daha yaygın"


Hangi yaş gruplarında daha fazla görüldüğünü kaydeden Erdoğan, "Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kötü huylu kemik tümörleri genellikle 10-20 yaş arası çocuk ve ergenlerde görülürken, kondrosarkom gibi kıkırdak kökenli tümörler 30-60 yaş arası yetişkinlerde daha yaygındır. 60 yaş sonrası ise kemiklere başka organlardan yayılan metastatik tümörler sık görülür. Li-Fraumeni sendromu ve retinoblastom gen mutasyonları gibi genetik yatkınlıklar da riski artırır" diye konuştu.



Tanı konma süreci


Doç. Dr. Erdoğan, tanı konma sürecine ilişkin, "Tanıda ilk basamak röntgen çekimidir. Tümörün kemikte oluşturduğu erime veya yoğunlaşma alanları bu yöntemle tespit edilebilir. Manyetik rezonans (MR) tümörün boyutunu ve yumuşak dokuya yayılımını gösterirken, bilgisayarlı tomografi (BT) kemik yapılarını daha detaylı inceler. Kemik sintigrafisi ile tüm vücut taranarak yayılım olup olmadığı araştırılır. Kesin tanı ise biyopsi ile konur. Kan testlerinde alkalen fosfataz (ALP) yüksekliği gibi bulgular, osteosarkomda yardımcı olabilir" şeklinde konuştu.



"Erken tanıda tedavi başarısı yüksektir"


Erdoğan, erken evrede teşhis edilen kemik tümörlerinde tedavi başarısı yüksek olduğunu da ifade ederek, "Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 70-80’e çıkabilirken, ileri evrelerde bu oran yüzde 20’lere kadar düşebilmektedir. Ayrıca erken tanı ile metastaz riski azalır, daha az agresif tedavi yöntemleri yeterli olabilir ve uzuv kaybı yaşamadan cerrahi yapılma şansı artar" ifadelerini kullandı.



"Kemoterapi ya da cerrahi tedavi uygulanabilir"


Tedavi sürecine de değinen Doç. Dr. Erdoğan, "Tedavi planı tümörün türüne, yayılımına ve hastanın genel sağlık durumuna göre multidisipliner bir kurul tarafından belirlenir. Cerrahi tedavi, tümörlü dokunun temiz sınırlarla çıkarılmasını amaçlar. Uzuv koruyucu cerrahiler öncelikli tercih edilirken, gerekli durumlarda amputasyon yapılabilir. Kötü huylu tümörlerde kemoterapi ameliyat öncesi (neoadjuvan) veya sonrası (adjuvan) uygulanabilir. Ewing sarkomu gibi radyosensitif tümörlerde radyoterapi de tedaviye dahil edilir. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi, özellikle dirençli ya da metastatik tümörlerde alternatif yöntemler olarak gündemdedir. İyi huylu tümörlerde ise takip, radyofrekans ablasyon veya kriyoterapi gibi minimal girişimsel yöntemlerle de başarılı sonuçlar alınabilir" dedi.



"Tedavi sonrası iyileşme süreci uygulanan yönteme bağlı değişebilir"


Tedavi sonrası iyileşme sürecinin, uygulanan yönteme bağlı olarak değiştiğini dile getiren Doç. Dr. Erdoğan, "Cerrahi sonrası 6-12 haftalık bir iyileşme süreci olurken, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkileri zamanla azalır. Fizyoterapi ile hareket kabiliyeti ve kas gücü yeniden kazanılır. Psikolojik destek, özellikle genç hastaların tedavi sürecini daha sağlıklı atlatmalarında büyük rol oynar. Erken evrede teşhis edilen ve tümör tamamen çıkarılan hastalar, yaşam kalitesini büyük ölçüde koruyarak normal hayatlarına dönebilmektedir. Ancak düzenli kontroller, ilk 5 yıl içerisinde daha sık yapılmalıdır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Berberde tıraş olan şahsa satırla saldırmıştı, o anların görüntüsü ortaya çıktı Mersin’in Anamur ilçesinde bir berberde tıraş olan daha önceden tartıştığı şahsa satırla saldırıp yaralayan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin tutuklandığı olay anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Olay, dün ilçeye bağlı Yeşilyurt Mahallesi’ndeki bir berberde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, şüpheli S.Ü. (43), aralarında daha önce tartışma yaşanan T. T.’nin (58), tıraş olduğu berbere elinde satırla gitti. Berberde tıraş olan şahsa satırla vurarak yaralayan S.Ü.’ye, T.T.’de kendini savunmak için elinde aldığı keserle vurdu. Durumun bildirilmesi üzerine kısa sürede olay yerine gelen güvenlik güçleri şüpheli S.Ü.’yü yakaladı. Yaralanan T.T. ise ilçe devlet hastanesine kaldırılarak tedavi altındı. Yaralının durumunun iyi oluğu öğrenildi. Olayda kendisi de hafif yaralanan şüpheli polis tarafından yakalanmasının ardından ifadesi alınıp Anamur Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı. Olay anına ait iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler ise ortaya çıktı. Görüntülerde berber koltuğunda T.T. tıraş olurken, satırla gelen şüpheli S.Ü.’nün saldırma anları ve çıkan arbede yansıdı. Devamında ise arayan girenlerin olduğu daha sonra şüphelinin araçla ayrıldığı da yer aldı.
Mersin Berberde tıraş olan şahsa satırla saldırmıştı, o anların görüntüsü ortaya çıktı Mersin’in Anamur ilçesinde bir berberde tıraş olan daha önceden tartıştığı şahsa satırla saldırıp yaralayan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin tutuklandığı olay anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Olay, dün ilçeye bağlı Yeşilyurt Mahallesi’ndeki bir berberde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, şüpheli S.Ü. (43), aralarında daha önce tartışma yaşanan T. T.’nin (58), tıraş olduğu berbere elinde satırla gitti. Berberde tıraş olan şahsa satırla vurarak yaralayan S.Ü.’ye, T.T.’de kendini savunmak için elinde aldığı keserle vurdu. Durumun bildirilmesi üzerine kısa sürede olay yerine gelen güvenlik güçleri şüpheli S.Ü.’yü yakaladı. Yaralanan T.T. ise ilçe devlet hastanesine kaldırılarak tedavi altındı. Yaralının durumunun iyi oluğu öğrenildi. Olayda kendisi de hafif yaralanan şüpheli polis tarafından yakalanmasının ardından ifadesi alınıp Anamur Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı. Olay anına ait iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler ise ortaya çıktı. Görüntülerde berber koltuğunda T.T. tıraş olurken, satırla gelen şüpheli T.T.’nin saldırma anları ve çıkan arbede yansıdı. Devamında ise arayan girenlerin olduğu daha sonra şüphelinin araçla ayrıldığı da yer aldı. (HİV-
Mersin Tarsus’ta 6 bin 167 sağlıksız ürüne el konuldu Mersin’in Tarsus ilçesinde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan 6 bin 167 ürüne el konulurken, 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ekipler tarafından kent genelinde bakkal ve marketlere yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Toplam 45 iş yerinin kontrol edildiği denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan ürün bulundurduğu belirlenen 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Denetimlerde toplam 6 bin 167 ürüne el konulurken, ürünlerin yaklaşık piyasa değerinin 4 milyon 150 bin TL olduğu bildirildi. Öte yandan, 4 öğrencinin zehirlenmesiyle gündeme gelen işletmede yapılan incelemelerde ise 322 ürünün müsadere edilerek imha edildiği, ilgili işletme hakkında da yasal süreç başlatıldığı öğrenildi. "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, denetimlere ilişkin yaptığı açıklamada, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini vurgulayarak, "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Çocukların sağlığıyla oynayan, son kullanma tarihi geçmiş ya da menşei belirsiz ürünleri vatandaşımıza reva gören anlayışa asla sessiz kalmayacağız. Ben bu milletin, bu kentin, yetimin hakkını savunmakla mükellefim. Kendi ailem söz konusu olduğunda nasıl taviz vermediysem, halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir kişi ya da işletmeye karşı da asla ödün vermeyeceğim. Tarsus’ta vatandaşın sağlığıyla oynayan kim olursa olsun, karşısında belediyemizin kararlı duruşunu görecektir" dedi.