GÜNDEM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 13:58

Kartalkaya faciası sonrası denetlenen otelle ilgili gözler yeniden Kartepe’de

A
A
A
Kartalkaya faciası sonrası denetlenen otelle ilgili gözler yeniden Kartepe’de

Kartalkaya’daki otel yangını sonrası denetim kapsamına alınan Kartepe’deki The Green Park Otel için gözler pazartesi gününe çevrildi. Halihazırda konaklamaya kapalı olan tesisle ilgili yapılacak kontrollerin ardından son durum ve uygulanacak işlemler netlik kazanacak.


Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından, Türkiye genelinde konaklama tesislerine yönelik denetimler sıkılaştırıldı. Bu süreçte Kartepe’de bulunan The Green Park Otel de incelemeye alındı. Yapılan kontrollerde yangın güvenliği, imar ve ruhsatla ilgili eksiklikler tespit edildi. Kartepe Belediyesi tarafından eksiklerin giderilmesi için süre verilen otelde, istenilen düzenlemelerin tamamlanamaması üzerine Mart 2025’te mühürleme işlemi uygulandı. Ancak işletmenin yargı yoluna başvurmasıyla birlikte mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi.



Pazartesi denetim yapılacak


Öte yandan, 1 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile yangınla ilgili eksikliği bulunan yapılara 31 Aralık 2025’e kadar süre tanınmıştı. The Green Park Otel’i de kapsayan bu sürenin sona ermesiyle birlikte belediye ekiplerinin 5 Ocak Pazartesi günü yeniden denetim yapacağı, otelinin son durumu hakkında karar netleşeceği belirtildi.



Tesis konaklamaya kapalı


Öte yandan, The Green Park Otel yetkilileri, otelin yeniden mühürlendiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kartepe Turizm A.Ş.’ye ait tesisle ilgili kamuoyunu yanıltıcı ifadelere yer verildiği savunularak, tesisin mühürlenmesine ilişkin kesinleşmiş herhangi bir işlem bulunmadığı vurgulandı. Yetkililer, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 2025/534 Esas sayılı dosyasında yürütmeyi durdurma kararı verildiğini ve bu nedenle idari işlemlerin uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını ifade etti. Açıklamada ayrıca, tesiste planlı renovasyon ve tadilat çalışmalarının sürdüğü, bu sürecin işletmenin kendi iradesiyle ve misafirlerin can ve mal güvenliği öncelik alınarak yürütüldüğü belirtildi. Bu kapsamda otelin geçici olarak konaklamaya kapalı olduğu, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının aksine herhangi bir risk ya da mağduriyetin söz konusu olmadığı kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.