EKONOMİ - 19 Mayıs 2026 Salı 15:44

Kamuda "eşit işe eşit ücret" talebi

A
A
A
Kamuda "eşit işe eşit ücret" talebi

ALKON Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar, kamuda aynı işi yapmalarına rağmen statü farkı nedeniyle işçi ve memur arasında oluşan maaş uçurumuna tepki gösterdi.


Adalet ve Liyakat Konfederasyonu (ALKON) Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (Debsen) Teşkilat Sekreteri Yusuf Uçar, kamuda görev yapan personeller arasındaki ücret adaletsizliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.


Devlet kurumlarında güvenlik görevlisi başta olmak üzere birçok unvanda statü farkından kaynaklı maaş uçurumları oluştuğunu ifade eden Yusuf Uçar, "Statüleri ne olursa olsun personellerimiz aynı nizamiyede beklemekte, aynı devriyeyi atmakta ve aynı risklere göğüs germektedir. Ancak bugün gelinen noktada, işçi statüsündeki personel ile memur statüsündeki personel arasında uçurum boyutuna ulaşan bir maaş dengesizliği ortaya çıkmıştır. Aynı kulübede nöbet tutan, aynı riski paylaşan çalışanlar arasında oluşturulan bu makas, çalışma barışını kökünden zedelemektedir" dedi.


Sendika ve konfederasyon olarak duruşlarının net olduğunu belirten Uçar, amaçlarının işçi maaşlarının düşürülmesi olmadığını, aksine tüm emekçilerin refah içinde yaşamasını savunduklarını söyledi. Ancak üniversite mezunu, 657 sayılı kanuna tabi devlet memurlarının haklarının geride kaldığına dikkat çeken Uçar, "’Eşit işe eşit ücret’ anayasal bir ilkedir. İşçi personelin maaşlarının; yıllarca dirsek çürütmüş, üniversite mezunu olmuş devlet memuru olan güvenlik personelinden fersah fersah yüksek olması kabul edilemez. Bu durum memurumuzun çalışma motivasyonunu ve devlete olan aidiyet duygusunu yok etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.



"Maaşlar ivedilikle iyileştirilmelidir"


Destek personeli, iklimlendirme personeli, itfaiye, sağlık hizmetleri, büro yönetimi, teknik hizmetler (tekniker/teknisyen) ve ulaştırma gibi teknik ve idari birimlerde çalışan sözleşmeli ve kadrolu personellerin de aynı sistemin mağduru olduğunu söyleyen Uçar, unvan ve statülerin emeği değersizleştirme aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi.


Yetkili mercilere çağrıda bulunan Yusuf Uçar, çözüm önerilerini şu maddelerle sıraladı:


"Maaşlar ivedilikle iyileştirilmelidir. Memur statüsündeki güvenlik ve destek personelinin maaşları, yapılan işin niteliği, riski ve sorumluluğu göz önüne alınarak derhal yukarı çekilmelidir. Tazminat ve ek ödemeler tanımlanmalıdır. Aradaki bu derin ücret farkı, ek ödemeler veya acilen yürürlüğe sokulacak güvenlik ve destek hizmetleri tazminatı gibi düzenlemelerle telafi edilmelidir. Eğitim ve liyakat ödüllendirilmelidir. Eğitimi ve niteliğiyle öne çıkan memurun emeğini değersizleştiren bu çarpık sisteme son verilmelidir. İmtiyaz değil, adalet istiyoruz. Bizler kimseden bir imtiyaz ya da lütuf beklemiyoruz; bizler yalnızca adalet istiyoruz. Memurumuzun cebindeki yangın sönene ve emeğinin tam karşılığı verilene kadar meydanlarda, masalarda ve her platformda mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da veliler ve öğretmenler aynı parkurda yarıştı Ordu’nun Ünye ilçesinde 10 farklı oyundan oluşan ’Veli-Öğretmen Parkur Yarışması’ renkli görüntülere sahne oldu. Ünye Anafarta İlkokulu’nda, aileler ile eğitimciler arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve öğrencilerin gelişimine katkı sağlamak amacıyla yürütülen "Güçlü Bağlar, Okul-Veli İşbirliği" projesi kapsamında, okul bahçesinde geniş katılımlı program gerçekleştirildi. Okulun Müdür Yardımcısı Ayla Yener’in koordinatörlüğünde ve Rehber Öğretmen Ezgi Çelebi’nin proje yürütücülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte; veliler, öğretmenler ve öğrenciler bir araya gelerek top, kağıt, tabak, bulmaca, sepet, balon ve kelime üretme gibi 11 farklı eğlenceli oyunlarla aynı parkurda yarıştı. "Eylül ayından bu yana birbirinden anlamlı etkinlikler planladık" Eylül ayından itibaren yoğun bir emekle çalıştıklarını ifade eden Rehber Öğretmen Ezgi Çelebi, "Bizler Anafarta İlkokulu olarak, ’Güçlü Bağlar, Okul-Veli İşbirliği’ projesi kapsamında eylül ayından itibaren ailelerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte birbirinden anlamlı etkinlikler planladık. Bu doğrultuda şimdiye kadar; anne-kız yemek yarışması, baba-oğul futbol turnuvası, anne-öğretmen-öğrenci bilgi yarışması düzenledik. Son etkinliğimiz olarak da öğretmen ve velilerimiz arasındaki iletişimi daha da kuvvetlendirmek adına 10 farklı oyundan oluşan bir ’Veli-Öğretmen Parkur Yarışması’ gerçekleştirdik. Velilerimiz ve öğretmenlerimizin oluşturduğu takımlarla hem eğlendik hem de daha sağlıklı bir iletişim ortamı kurma yolunda güçlü bir adım attık. Projemize katılarak bizlere destek olan tüm velilerimize teşekkür ederiz" dedi. "Güçlü ve anlamlı bir iletişim köprüsü kuruldu" Okul, aile ve öğrenci işbirliğindeki güçlü iletişimin önemine dikkat çeken Müdür Yardımcısı Ayla Yener ise, "Bu eğitim-öğretim yılında rehberlik servisimizin öncülüğünde, velilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte son derece başarılı projelere ve çalışmalara imza attık. Süreç boyunca düzenlediğimiz çeşitli oyun ve etkinliklere velilerimizin, öğretmenlerimizin ve tüm öğrencilerimizin büyük katkısı oldu. Bu anlamda öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz arasında çok güçlü ve anlamlı bir iletişim köprüsü kuruldu. Velilerimizin değerli iş birlikleriyle gerçekleştirdiğimiz tüm etkinliklerin amacına ulaşmasının mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu. Okul bahçesinde renkli görüntülere sahne olan etkinlik, yarışmaların ardından çekilen fotoğraf çekimiyle sona erdi.
İstanbul Paymix-4 operasyonu: 61 şüpheliye baskın, 96 mal varlığına el konuldu İstanbul merkezli 7 ilde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik yürütülen Paymix soruşturmasının 4’üncü ayağında, İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 61 şüpheliden 59’u yakalanırken, şüphelilere ait 96 taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konuldu. Ayrıca 657 banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından, 7258 sayılı Kanuna Muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları kapsamında yürütülen Paymix soruşturmasının çok yönlü sürdüğü öğrenildi. Soruşturmanın önceki aşamalarında gerçekleştirilen Paymix-1, Paymix-2 ve Paymix-3 operasyonlarında, yasa dışı bahis faaliyetlerine finansal ve teknik altyapı sağladığı değerlendirilen kişi ve şirketlere yönelik adli işlemler yapıldığı, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına el koyma ve bloke tedbirleri uygulandığı, bazı şirketlere ise TMSF’nin kayyım olarak atandığı belirtildi. Öte yandan Paymix-3 operasyonunda yasa dışı bahis sitelerine ait dijital altyapı ve sunucu sistemleri üzerinde yapılan teknik incelemelerde çok sayıda yasa dışı bahis sitesi verisi, kullanıcı kaydı, banka hesabı ve dijital veriye ulaşıldığı kaydedildi. Kripto para üzerinden maaş ödemesi iddiası Devam eden soruşturma kapsamında, Paymix-3 operasyonunda ele geçirilen dijital veriler ve yasa dışı bahis sitelerine ait sunucular üzerinde yapılan adli bilişim incelemelerinin derinleştirildiği belirtildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda, yasa dışı bahis organizasyonunun operasyonel işleyişinde kullanılan VPN ve RDP erişim kayıtları, IP/GSM eşleşmeleri, uzak masaüstü kullanıcı profilleri, Telegram verileri, tarayıcı geçmişleri ile finans, banka, canlı destek, VIP ve fraud birimlerine ilişkin dijital izlerin tespit edildiği öğrenildi. İncelemelerde ayrıca, organizasyonda görev aldığı değerlendirilen bazı şüphelilerle ilişkilendirilen kripto varlık adreslerinin belirlendiği, bu adreslere organizasyon içerisindeki görevleri karşılığında ödeme ve maaş niteliğinde kripto varlık transferleri yapıldığına ilişkin bulgulara ulaşıldığı ifade edildi. Söz konusu transferlerin suç gelirlerinin aktarılması ve aklanması yönünden de değerlendirildiği kaydedildi. 7 ilde eş zamanlı operasyon Elde edilen teknik ve mali bulgular doğrultusunda yasa dışı bahis sitelerinin dijital altyapısına erişim sağladıkları, bahis organizasyonunun teknik, finansal, operasyonel ve iletişim süreçlerinde rol aldıkları değerlendirilen 61 şüpheli hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Ankara, Eskişehir, Manisa, Muğla, İzmir ve Antalya İl Jandarma Komutanlıklarınca 20 Mayıs’ta eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda şüphelilerin yakalanması, suç delillerinin ele geçirilmesi ve dijital materyallerin muhafaza altına alınmasına yönelik arama, el koyma ve yakalama işlemleri yapılırken, çok sayıda dijital materyalin ele geçirildiği öğrenildi. Aynı zamanda operasyon kapsamında 61 şüpheliden 59’unun yakalandığı, firari durumda bulunan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen 12 araç, 30 konut, 54 tarla ve arsa olmak üzere toplam 96 taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulduğu, 61 kişiye ait 657 banka ve kripto para hesabına ise bloke işlemi uygulandığı bildirildi.
Mersin Yeşil Kart yanılgısı gurbetçileri maddi riskle karşı karşıya bırakıyor Avrupa’dan Türkiye’ye yabancı plakalı araçlarıyla gelen gurbetçiler için ’sıla yolu’ sezonu başlarken, sigorta uzmanları sürücülerin en sık yaptığı hataya dikkat çekti. Uzmanlar, ’Yeşil Kart’ ya da sınırda yaptırılan standart trafik sigortasının sanıldığı gibi tam koruma sağlamadığını belirterek, eksik sigorta kapsamının ciddi maddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Gurbet Kasko Kurucusu Abdulcelil Alkış, birçok gurbetçinin ’Yeşil Kartım var, kaza olursa tüm masrafları sigorta karşılar’ düşüncesiyle hareket ettiğini ifade ederek, bu algının yanlış olduğunu söyledi. "Yeşil Kart kendi aracınızı değil karşı tarafı korur" ’Yeşil Kart’ın uluslararası bir sorumluluk sigortası olduğunu vurgulayan Alkış, "Bu poliçe, kusurlu olduğunuz bir kazada karşı tarafa verdiğiniz zararı belirli limitler dahilinde karşılıyor. Ancak kendi aracınızda oluşan hasarı kasko yoksa karşılamıyor. Vatandaşlarımız Türkiye’ye girişte yasal zorunluluğu yerine getiriyor ama kendi araçlarını güvence altına almış olmuyor" dedi. Hasar maliyetleri hızla yükseliyor 2026 yılı itibarıyla standart trafik sigortasında maddi hasar teminatının araç başına 400 bin TL, kaza başına ise 800 bin TL seviyesinde olduğunu belirten Alkış, yeni nesil araçlarda oluşan hasar maliyetlerinin bu limitleri aşabildiğini kaydetti. Far sistemleri, radarlar, sensörlü tamponlar, elektronik sürüş destek sistemleri ve ithal yedek parçaların maliyetleri artırdığına dikkat çeken Alkış, "Basit görünen bir kazada bile yetkili servis ve orijinal parça maliyetleri yüz binlerce liraya ulaşabiliyor. Standart sigorta limiti yetersiz kalırsa aradaki fark kusurlu sürücüden talep ediliyor" ifadelerini kullandı. "Borç Avrupa’da da takip edilebilir" Türkiye’de oluşan tazminat dosyalarının yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayabileceğini belirten Alkış, Avrupa’da yaşayan gurbetçilerin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Hukuki süreç sonunda borcun sürücünün yaşadığı ülkeye taşınabileceğini ifade eden Alkış, "Bu durum yalnızca tatil bütçesini değil, Avrupa’daki banka hesabını, maaşı ya da mal varlığını da etkileyebilir. Yıllarca çalışılarak oluşturulan birikimler yanlış sigorta algısı nedeniyle risk altına girmemeli" diye konuştu. Uzmanlardan ek güvence önerisi Uzmanlar, sıla yoluna çıkmadan önce yalnızca araç bakımının değil, sigorta kapsamının da detaylı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. ’Yeşil Kart’ın hangi ülkelerde geçerli olduğu, Türkiye’deki teminat limitleri, kendi araç hasarını kapsayıp kapsamadığı ve limit üstü zarar durumunda sorumluluğun kimde olduğu konularının mutlaka incelenmesi gerektiği ifade edildi. Alkış ayrıca, yabancı plakalı araç sahiplerinin kısa süreli kasko, yüksek limitli ihtiyari mali mesuliyet sigortası ve yol yardım hizmetlerini değerlendirmesi gerektiğini belirterek, "Gurbetçilerimiz genellikle yol planına ve araç bakımına odaklanıyor. Oysa olası bir kazada belirleyici olan poliçenin içeriğidir. Kendi aracınızı, karşı tarafın zararını ve yolda kalma riskini birlikte düşünmek gerekiyor" dedi. Sektör temsilcileri ise özellikle yaz aylarında sınır kapılarında yoğunluk yaşanmadan önce poliçe işlemlerinin online tamamlanmasının zaman kaybını önlediğini ve sürücülere daha bilinçli karar alma imkanı sunduğunu kaydetti. Uzmanlar, sıla yoluna çıkacak gurbetçilere "Yeşil Kart önemli bir belge olsa da tek başına tam koruma sağlamıyor" uyarısında bulunarak, küçük görünen kazaların dahi yüksek maliyetli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.