ÇEVRE - 09 Şubat 2026 Pazartesi 09:11

Gebze tabiat parkındaki donatı alanları yenilendi

A
A
A
Gebze tabiat parkındaki donatı alanları yenilendi

Gebze Gaziler Dağı Tabiat Parkı’ndaki sosyal donatı alanlarında bakım ve onarım çalışması gerçekleştirildi.


Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, vatandaşların yoğun olarak kullandığı parkta çalışma yürüttü. Ekipler, parktaki oturma ve piknik alanları, kamelyalar, çocuk oyun grupları ile spor aletlerinin bakım ve boyama işlemlerini yaptı.


Donatı elemanlarının verniklenerek kullanım ömürlerinin uzatıldığı çalışmayla, oyun ve spor alanlarında oluşabilecek risklerin en aza indirilmesi ve vatandaşlara daha güvenli ortam sunulması hedefleniyor.



Gebze tabiat parkındaki donatı alanları yenilendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor Bahçeşehir Üniversitesinden (BAU) mezun olduktan sonra eğitimine ABD’de devam eden Nazlı Efe’nin, mimarlık ve sanatı buluşturarak oluşturduğu eserleri "Artist in the Marketplace (AIM) Bienali" kapsamında Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. New York’ta yaşayan gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterilen Nazlı Efe, balmumu ve gazlı bez kullanarak ürettiği enstalasyonlar ve heykellerinin sergilenmesinden ötürü büyük heyecan duyduğunu söyledi. Türkiye’de BAU Mimarlık ve Tasarım bölümünü bitirdikten sonra ABD’de sanat eğitimi alan Nazlı Efe, disiplinler arası çalışmalarıyla New York’ta gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterildi. Bronx Müzesi’nin New York sanat sahnesindeki gelecek vadeden sanatçıları keşfetme ve destekleme misyonu tarafından seçilen 28 sanatçının eserleri Ocak ayından itibaren Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. 45 yıldır devam eden, "Artist in the Marketplace" adıyla bilinen AIM Fellowship programı kapsamında düzenlenen ve 29 Haziran’a kadar açık kalacak sergi büyük ilgi gördü. Gothamist tarafından "2026’da mutlaka görülmesi gereken 8 bienal arasında gösterilen AIM Bienali’nde eserleri yer alan Nazlı Efe, eserlerinin Bronx Müzesi’nde sergilenmesinden dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi. Eserlerini oluşturmasında Kıbrıs ve Anadolu kadim kültüründe ilham aldığını söyleyen Nazlı Efe, eserlerinin temasının "koruma" olduğunu söyledi. Su, gazlı bez ve erimiş balmumunun sanat eserlerinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Nazlı Efe; "Balmumu, tarihî olarak doğal bir koruyucu olarak kullanılagelmiştir; benzer şekilde gazlı bez de iyileştirme ve bakım temalarını beraberinde getirir. Bu nedenle bu sergimizin ana teması koruma oldu" dedi. "Hepimiz su dolu kesede hayata başladık’’ Eserlerini oluşturmada iyileştirici gücü olan suyun yerinin çok önemli olduğunu da belirten Efe sözlerine şöyle devam etti: "Su, hepimizi bağlayan ortak noktamız, hepimiz hayata su dolu bir kese içinde başladık. Su ile çalışmak, varlık ve canlılıkla derin bir bağ kurmamı sağlıyor. Bu sebeple eserlerimin yapım sürecinde su içeren teknikler kullanıyorum. Bu teknikler kültürümüzde var olan kurşun dökme ve ebru gibi yöntemler. Bu metotları uyarlayarak ve çağdaş sanat dünyasına taşıyarak enstalasyon ve heykeller üretiyorum." Su ve balmumu Anadolu’da yüzyıllardır devam eden kurşun dökme geleneğini farklı şekilde yorumlayan Nazlı Efe, kurşun yerine erimiş balmumu kullanmasıyla da dikkat çekti. Eserlerinde kurşun dökmeden uyarladığı yöntemleri de kullanan Efe "Türkiye’de erimiş kurşunun suya atıldığı ve ortaya çıkan şekillerin yorumlandığı asırlık bir kehanet uygulaması olan kurşun dökmeden derinden etkilendim. Son çalışmalarımda, kurşun yerine balmumu ile çalışarak bu ritüeli uyarladım. Balmumu su ile buluştuğunda, Rorschach mürekkep testini hatırlatan şekiller oluşturur. Bu formlar, bilinçdışını uyararak hatıralarımı ve duygularımı su yüzüne çıkarır. Balmumu formlar, buluntu nesnelerle birlikte enstalasyonlarımın maddeî dilini oluşturur" dedi. Nazlı Efe kimdir Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesini bitiren Nazlı Efe, bir süre yaptığı akademik çalışmaların ardından ABD’ye giderek Pratt Institute’ta sanat eğitimini tamamladı. Mimarlık eğitimini sanatla birleştiren disiplinler arası bir sanatçı olan Efe, su, bilinçdışı ve hafıza temalarını araştıran enstalasyonlar, heykeller ve performanslarıyla dikkat çekti. New York’ta yaşayan ve sanat dersleri veren Nazlı Efe’nin eserleri Sotheby’s Institute of Art, RAINRAIN Gallery ve New Art Dealers Alliance’ta sergilendi. Stutzman Ailesi Vakfı "Heykel Ödülü Özel Takdir" ve "Pratt Üstün Başarı Ödülü" gibi birçok ödül almayı başardı.
Sivas Yakalandığı hastalık, ata tohum mücadelesine engel olmadı Kanser hastalığıyla mücadele eden emekli öğretmen Mustafa Bakay, kısırlaştırılmış tohumlara karşı yıllardır ata tohumlarını yaşatmak için çalışıyor. Kendi yetiştirdiği sebzelerden elde ettiği tohumları çoğaltarak ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtan Bakay, sağlık sorunlarına rağmen ata tohumu mücadelesinden vazgeçmedi. İsrail ve Hollanda gibi ülkelerden temin edilen kısırlaştırılmış tohumlara inat, doğal ve yerli üretimi savunan emekli öğretmen Mustafa Bakay, yıllardır ata tohumlarını yaşatmak için büyük bir özveriyle çalışıyor. Kendi imkânlarıyla yetiştirdiği sebzelerden yeniden tohum elde eden Bakay, bu tohumları çoğaltarak ücretsiz şekilde vatandaşlara dağıtıyor. Hayatını ata tohumunun geliştirilmesine ve gelecek nesillere aktarılmasına adayan Bakay, modern tarımın dayattığı kısırlaştırılmış tohumlara karşı yerli ve endemik bitkilerin korunmasını bir yaşam mücadelesi haline getirdi. Yıllar boyunca Anadolu’nun farklı bölgelerinden topladığı ata tohumlarını özenle çoğaltan Bakay, bu tohumların yok olmaması için büyük bir çaba sarf etti. Yakalandığı kanser hastalığına rağmen ata tohumu davasından vazgeçmeyen Mustafa Bakay, sağlık sorunları nedeniyle Sivas’ta düzenlenen ata tohumu dağıtım etkinliğine katılamadı. Ancak programa telekonferans yoluyla bağlanan Bakay, "Ata tohumlarını ve endemik bitkileri koruma davasında bizi yalnız bırakmadınız. Ben bu konuda Sivas’a güveniyorum. Sizleri gördükten sonra Sivas’a olan özlemim bir nebze olsun hafifledi. Aranızda olmayı çok isterdim ama sağlık problemlerinden dolayı katılamadım" ifadelerini kullandı. "Aramıza dönecek" Hocanın rahatsızlığından dolayı etkinliği sürdürme görevini üstlendiklerini söyleyen Birlik ve Dayanışma Bahçeleri Grubu Yönetim Kurulu üyesi Ömer Ada, "Vatandaşlarımızla Birlik ve Dayanışma Bahçelerimizin geleneksel hale getirdiği yıllık ata tohumu takas, dağıtım etkinliği yapacağız. Hocamızın rahatsızlığından dolayı bugün bu görevi biz sürdürüyoruz, kendisine de buradan şifalar diliyoruz. Hocamız şu an tedavi görüyor ve doğal besleniyor. Bu doğal beslenmesinden dolayı da hastalığı iyileşme evresinde. Kendisinin ata tohumuyla beslenmesi dolayısıyla iyileşmesinde öncü oldu, kanser hastasıyken artık tahlilleri temiz çıkıyor. Yakında inşallah kendisi de aramıza dönecek. Ata tohumunun en büyük özelliği sürdürülebilir, genetiğinin bozulmamış olması yani gelecek yıl tekrar ekebiliyor olmamız ve eski tat, aroma, kokunun olduğu o lezzetli tatlar bu tohumlarda bulunuyor. Aldığımız hibrit tohumlarla ertesi sene tekrar dikim yapamayız ve aynı tat, aromayı bulamayız. Ata tohumları hastalıklara karşı da dirençlidir, diğer tohumlarda belli bir takvim vardır" dedi. "Dedelerimizin kullandığı tohumdur" Programa katılan Oğuz Şahin, "Çiftçiyim, tarımla uğraşıyorum. Ata tohumu bildiğimiz gibi diğer ülkelerin kimyasal, biyolojik hastalıklı tohumlarını almak yerine eskiden babaannelerimizin, dedelerimizin kullandığı tohumdur. Hiçbir kimyasal, zararlı etkenleri yoktur, doğal bizim atalarımızın tohumlarıdır. İnşallah daha çok yaygınlaşır ve diğer ülkelerden almak zorunda kalmayız" diye konuştu. Programa katılan Nuh Cinli ise "Bu yıl ilk defa katılıyorum. Allah ne verdiyse bereket versin deyip başlayacağız. Ata tohumu genetiğiyle oynanmamış, tamamen doğal olduğu için tercih ettik ve geldik" şeklinde konuştu.
Mardin Mağdur kadınlar için açılan güzellik merkezinde çalışanın, ödemeleri kendi IBAN’ına yönlendirdiği iddiası Mardin’in Artuklu ilçesinde mağdur kadınlara istihdam sağlamak amacıyla açılan bir güzellik merkezinde çalışan bir kadının, yaklaşık 9 ay boyunca müşterilerden alınan ödemeleri kendi IBAN hesabına yönlendirdiği iddia edildi. Mardin’de güzellik merkezi sahibi Günay Bilbay, iş yerlerinde Gamze G. ve Melek G. isimli iki kardeşin çalıştığını, Gamze G.’nin yaklaşık 9 ay boyunca görev yaptığını savundu. Çalışanlarına güvendiklerini belirten Bilbay, başka bir personelin kasada usulsüzlük olduğu yönündeki beyanı üzerine durumdan şüphelendiklerini ve söz konusu çalışanı işten çıkardıklarını ifade etti. Bilbay, "İşten çıkardıktan sonra sayısız müşterimiz bize ulaştı. Müşteriler, ödemeleri onun IBAN’ına yaptıklarını söylediler. Dekontlar tek tek tarafımıza ulaştı. Beş farklı bankadan, annesinin ve kendisinin ortak olduğu hesaplara attırmış. Lazer işlemlerinin yapıldığı yerde tüm paraların kendi IBAN’ına attığını kendi ağzıyla itiraf etti" dedi. Ödemelerin iade edileceğine dair sözler verilmesine rağmen herhangi bir geri ödeme yapılmadığını dile getiren Bilbay, "Bundan sonra ’ödeyeceğim’ diyerek bizi sürekli oyaladılar. Her defasında annesi, dayısı ve amcası devreye girdi. Özellikle amcasına bir buçuk ay boyunca güvendim ve inandım. Ancak meğerse beni oyalıyormuş ve yalan söylüyormuş. Sürekli pazartesi, salı diyerek söz verdi ama hiçbir ödeme yapılmadı. Zamanla beni oyaladığını ve doğruyu söylemediğini fark ettim. Uzun süredir bekliyorum ve oyalandığımın farkındayım. Bunun dışında bir kuyumcunun daha mağdur edildiğini öğrendim, o kuyumcu da bana ulaştı. Meğerse daha önce çalıştığı birkaç yerde de benzer hırsızlık olayları yaşanmış. Bunları sonradan öğrendim. Ben bu olayın kesinlikle arkasında durmak istiyorum. Adalete güveniyorum. Bugün bana yapan, yarın bir başkasına da yapar. Zaten daha önce başkalarına da yapmış, onlar da bana ulaştı. Bu yüzden yaptığı hatanın bedelini ödemesini istiyorum " şeklinde konuştu. Öte yandan işletmenin avukatı ve aynı zamanda işletme sahibinin kızı olan Gurbet Bilbay da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Mardin Barosuna kayıtlı avukat olduğunu belirten Bilbay, güzellik merkezinin kar amacıyla değil, mağdur kadınlara istihdam sağlamak için kurulduğunu vurguladı. Gurbet Bilbay, "Yaklaşık 9 ay- 1 yıl öncesinde, iki kız kardeş olan Gamze G. ve Melek G. iş yerimize başvuruda bulundu. Kendilerine güvendik ve iş yerini emanet ettik. Ancak zamanla tüm müşterilerin yaptığı ödemelerin, yani bütün dekontların kendi hesaplarına attığını öğrendik. Biz kendilerinden hiçbir şekilde şüphelenmedik. Yaklaşık 8-9 ay sonra durumdan şüphelenmemiz üzerine müşterilerimizle iletişime geçtik ve dekontları tek tek topladık. Kendisinden şikayetçiyiz ve ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum" diye konuştu. Başka işletmelerden de benzer mağduriyet iddialarının kendilerine ulaştığını aktaran Bilbay, "Olayla ilgili olarak bize başka mağdurlar da ulaştı. Aynı şekilde başka iş yerlerini de sıkıntıya sokmuş. Bununla ilgili gerekenin yapılmasını talep ediyorum. Söz konusu iki kardeşin İstasyon Mahallesi’nde oturuyor. Farklı güzellik merkezlerinde çalıştıkları ve benzer mağduriyetlere sebep olmuşlar. Bu durum, birçok işletmenin güveninin sarsılmasına neden olmuştur. Farklı güzellik merkezlerinde de çalışıp paraları kendi hesaplarına attırmışlar. Biz mağdurlara ulaştık. Kendi müşterilerimizden dekontları topladık ve diğer mağdurlarla da iletişime geçtik. Kendilerinin bize yaptığı tek açıklama ’şeytana uydum’ şeklinde olmuştur. Bu açıklama kesinlikle kabul edilemez. Bugüne kadar tarafımıza herhangi bir ödeme de yapılmamıştır. Bununla alakalı ceza almasını istiyorum. Tekrar belirtmek isterim ki, bizim bu iş yerini açmaktaki amacımız kesinlikle kar elde etmek değil, mağdur kadınlara iş imkanı sağlamaktı " ifadelerini kullandı. Olayla ilgili hukuki sürecin başlatıldığı öğrenildi.