ASAYİŞ - 05 Mart 2026 Perşembe 13:41

Eski eşini bıçaklayan sanık: "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi"

A
A
A
Eski eşini bıçaklayan sanık: "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi"

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde olaydan bir hafta önce boşandığı eski eşini sokak ortasında 15 yerinden bıçaklayan sanık, aldatıldığını iddia ederek, "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi. Olay günü sinir krizindeydim" dedi. Müşteki eski eşi ise, "Onu aldatmadım. ’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek evlilik sürecinde ona hediye ettiğim bıçakla beni bıçakladı" ifadelerini kullandı.


Olay, 1 Şubat’ta Şirinköy Mahallesi Halide Edip Adıvar Caddesi’nde meydana geldi. Tuba Y. (30), yeni boşandığı eski eşi Tuncay H. (38) tarafından sokak ortasında çeşitli yerlerinden defalarca bıçaklandı. O anları gören mahalleli, sopalarla şahsı linç etmeye çalıştı. Yerden kalkarak eski kocasını linç etmeye çalışan vatandaşları uzaklaştırmaya çalışan kadın, "O benim çocuklarımın babası" dedi. Olay yerine gelen polis ekipleri, havaya ateş açarak kalabalığın elinden kurtardığı Tuncay H.’yi gözaltına aldı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tuncay H., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede, tarafların 24 Ocak’ta anlaşmalı şekilde boşandıkları, olay sebebiyle Tuba Y.’nin vücudunda 15 bıçak yarası ve kemik kırığı olduğu bilgisine yer verildi.



"Olayda kullandığı bıçağı evlilik sürecinde kendisine ben hediye etmiştim"


Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 3. duruşmasına "kadına ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan tutuklu sanık Tuncay H., müşteki Tuba Y. ve taraf avukatları katıldı. Sanıktan şikayetçi olan Tuba Y., "Tuncay kıskanç biridir, onu aldattığımı iddia ediyordu. Ancak evlilik birliği içerisinde kendisini hiç aldatmadım. Olaydan bir hafta kadar önce boşandık. Çocukların velayetini Tuncay aldı. Olay günü çocuklarım ile görüş günümdü. Onları almak için yola çıktım. Tuncay, beni arayarak, ’Çocukları almaya gelmeyecek misin?’ dedi. Ardından akıllı saatlerinin şarjı olmadığını ve bu şekilde onları gönderemeyeceğini söyledi. Tuncay ile yolda karşılaştık. İlk bıçak darbesini elime vurdu. Bu bıçağı evlilik sürecinde kendisine ben hediye etmiştim. Tır şoförlüğü yaptığı için meyve sebze doğraması için almıştım. Açılır kapanır bir bıçaktı. ’Motordan in, konuşacağız’ dedi. Elime bıçak darbesini vurduktan sonra cebine koydu. Daha sonra evin tam tersi istikametine, ıssız yere beni götürmek istedi ancak gitmek istemedim" dedi.



"’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek beni bıçakladı"


Birçok yerinden bıçaklandığını söyleyen Tuba Y., "Daha sonra sırtıma, böbreğime ve bacaklarım olmak üzere birçok yere bıçağı sapladı. Ben de tekmeleyerek onu engellemeye çalıştım. ’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek beni bıçakladı. Bıçağı kalbime saplayacakken avucumu açtım ve onu engellemeye çalıştım ancak avucumdan bıçaklandım. Yerde yatar vaziyetteyken bıçağı boğazıma dayadı, o esnada insanlar beni kurtardı. Hatta insanlar onu linç etmeye çalıştığı esnada, ’Yapmayın, o çocuklarımın babası’ dedim. Onun, ’Beni bırakın, ambulans çağırın’ dediğini duymadım. Kendisini aldatmadım. ’Adam olsaydın sen yapsaydın’ gibi cümleler kurmadım. Evlilik birliği içinde aldatmak söz konusu değildir. Buna dair telefonumun incelenmesine, HTS baz istasyonundan kayıtların alınmasına rızam vardır. Elimde kalıcı hasar oluştu, şikayetçiyim" diye konuştu.



"Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi"


Savunması için söz verilen Tuncay H. ise, "Tuba beni aldattığı için kendisinden boşandım. Olay anında kendimde değildim. Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi. Olay günü sinir krizindeydim. Ben kendime yeni rota çizdim. Bundan sonra onun yüzünü görmeyeceğim" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.



"Bana ’Adam olsaydın’ dedi"


Öte yandan, sanık ilk duruşmadaki savunmasında olay gününe ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:


"Olay günü eski eşim çocukları görmek için bana gelecekti. Çocuğum epilepsi hastası, o yüzden ben GPS özellikli kol saati almıştım, gerektiğinde çocuklarımı takip edebilmem için. Oğlum kol saatini bulamayınca bulana kadar çocuğu göndermeyi düşünmedim. Bunun üzerine kızım da bunu annesine haber vermiş. Annesi de bu duruma sinirlenmiş olacak ki bana, ’Çocukları senden alacağım o zaman, sen göreceksin çocuk nasıl gösterilmiyormuş’ şeklinde sözler söyledi. Bu sırada evin önüne gelmiş miydi hatırlamıyorum. Ben de çocuklar bunları duymasın diye dışarıya çıktım, neden böyle yaptığını sordum. ’Çocuk hasta GPS cihazı olmazsa çocuğu nasıl takip edeceğiz’ dedim. Tartıştık. ’Sen yaptıklarından utanmıyorsun, bir de beni tehdit ediyorsun. Madem alacaktın mahkemede neden çocukları verdin?’ dedim. Bu şekilde tartıştık. ’Ben seni aldatmadım’ diyordu. ’Hani bana kendini ispatlayacaktın’ dedim, o da bana ’Adam olsaydın’ dedi. Bu lafın üzerine sinirlendim, o andan sonrasını hatırlamıyorum. Cebimde eşimin bana hediye olarak aldığı cep çakısı vardı. Onu hep yanımda taşırdım, çünkü tornavida ve pense özelliği vardı. O an özel olarak yanıma almamıştım, o an nasıl bıçakladığımı hatırlamıyorum. Olay esnasında bir an kendime geldim. Ellerimdeki kanı görünce elimdeki bıçağı yere attım. Etraftaki insanlar bana saldırdıklarında, ’Beni bırakın, ona yardım edin, ambulans çağırın’ diye bağırdım. Pişmanım, beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum."



Eski eşini bıçaklayan sanık: "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 20 kişi adliyeye sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Bu kapsamda düzenlenen operasyonda 20 kişi gözaltına alınmıştı. Yakalanan şüphelilerin ifade işlemleri tamamlandı. Zanlılar, bu sabah hastanede sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra soruşturmanın yürütüldüğü Anadolu Adalet Sarayı’na gönderildi.
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcılarına 20 ilde operasyon: 73 şüpheli yakalandı İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda, korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 73 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul ve İzmir’de korsan dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen şüphelilerin yakalanması amacıyla çalışma başlattı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konuldu Polisin yaptığı teknik ve fiziksel takip ile istihbarat çalışmasının ardından, dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen kişilerin kimlikleri ve adresleri tespit edildi. Emniyet ekiplerince İstanbul başta olmak üzere 20 ilde belirlenen adreslere ve söz konusu korsan çağrı merkezlerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyonlarda 73 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh işlemi uygulandığı belirtildi. Dolandırıcılık şebekesinin kurduğu kirli çark deşifre edildi, 50 milyon liralık vurgun açığa çıktı. Kendilerini "kamu görevlisi" olarak tanıtıyorlar Buna göre suç ağının, İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğü, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. 50 milyon liralık vurgun açığa çıkarıldı Şebeke üyelerinin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon lirayı aşan bir vurgun gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyon kapsamında yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere Siber Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların polisteki işlemleri
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.