ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 16:18

Çarptığı araca levye ile saldırdı, giderken ışıklı çiçek buketi bıraktı

A
A
A

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde park halindeki iki araca çarpan alkollü sürücü, levye ile zarar verdiği otomobilin üzerine ışıklı çiçek buketi bırakıp olay yerinden uzaklaştı. Park yerinden çıkamadığı için sinirlendiğini iddia eden sürücünün neden olduğu olayda, araç sahiplerinden biri 160 bin lira zarara uğradı. Olay anı saniye saniye cep telefonu kamerasına yansırken, mağdur vatandaş yaşananları anlattı.

Olay, dün gece saatlerinde Yarımca Mahallesi Tolga Sokak’ta meydana geldi. M.A. idaresindeki cip, sokakta park halinde bulunan iki otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobillerden biri yaklaşık 1-2 metre sürüklenirken, diğeri ise 8-10 metre geriye itilerek kaldırıma çıktı. Vatandaşların bağırmasına aldırış etmeyen sürücü, çarptığı otomobillerden birinin yanına giderek araçtan aldığı levye ile arka camını kırdı, tekmeledi. Ardından kendi aracının plakasını sökerek bagajına atan M.A., yeniden olay yerine gelerek camını kırdığı otomobilin üzerine ışıklı bir çiçek buketi bıraktı ve olay yerinden uzaklaştı. Bu ilginç anlar saniye saniye cep telefonu kamerasına yansıdı.

İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Olayla ilgili tutanak tutulurken, mağdur vatandaşlar karakola giderek şikayetçi oldu. Yakalanan M.A.’nın alkollü olduğu belirlendi. Gözaltına alınan şahıs, adliyeye sevk edildi.

"Aracın üzerine ışıklı bir çiçek buketi bıraktı"

Olayda otomobili zarar gören Hakan Savaş, yaşananları anlattı. Savaş, "Dün gece geç saatlerde ses duydum. Eşim beni uyandırdı. Dışarıda bir aracın araçlara çarptığını, bizim aracımıza vurduğunu ve çarpıp sürükleyerek 1-2 metre geriye götürdüğünü söyledi. Pencereyi açtığımda aracın, komşumuzun gri renkli aracına çarptığını gördüm. Aracı 8-10 metre sürükleyerek kaldırıma çıkardı. Biz o sırada bağırıyorduk. Elimizde kanıt olsun diye telefonla kayda başladım. Buna rağmen şahıs yaptıklarına devam etti. Daha sonra çarptığı aracın biraz ilerisinde durdu, aracından levye çıkartarak gitti ve araca saldırdı. Camlarını kırdı, tekme attı. Ardından aracın plakasını söküp bagajına attı. Daha sonra tekrar geri geldi ve aracın üzerine ışıklı bir çiçek buketi bıraktı. Tüm bağırmalarımıza rağmen olay yerinden uzaklaştı" dedi.

"İfadesinde, ’Park yerinden çıkamadım’ dediği söyleniyor"

İhbar üzerine adrese polis ekiplerinin sevk edildiğini ifade eden Savaş, "Tutanak tutuldu. Karakolda şikayetçi olduk. Şahıs daha sonra yakalandı ve alkollü olduğu ortaya çıktı. Daha önce de alkolden ehliyetinin alındığını öğrendik. Duyduğumuz bilgilere göre ifadesinde ’Park yerinden çıkamadım’ dediği söyleniyor ancak bir insan park yerinden çıkamadığında sağa sola saldırmaz. En kötü ihtimalle 112’yi arar. Bunun alkolün etkisiyle yapılmış bir davranış olduğunu düşünüyorum" diye konuştu

"Aracımızda 160 bin TL hasar var"

Mağdur olduklarını vurgulayan Savaş, "Serviste yapılan hasar tespitinde aracımda 160 bin liralık hasar olduğu söylendi. Mahkeme sürecinde uzlaşmaya açığım. Zararım karşılanırsa davamdan vazgeçebilirim. Benim için önemli olan mağduriyetimin giderilmesi. Bu araç eşimin işe gidip geldiği araç. Mağdur durumdayız. Şikayetçiyiz, konuyu avukatımıza bildirdik" ifadelerini kullandı.

Recep Barış Aksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Battalgazi’de yaşlı vatandaşlara okuma yazma desteği Battalgazi Belediyesi, Ahmet Kekeç Kütüphanesi’nde yaşlı vatandaşlara yönelik okuma yazma kursu başlattı. Battalgazi Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, ilçede yaşayan yaşlı vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak amacıyla yeni bir eğitim çalışmasını hayata geçirdi. Bu kapsamda Ahmet Kekeç Semt Kütüphanesi’nde açılan okuma yazma kursu ile bugüne kadar temel eğitim imkânına erişememiş vatandaşlara destek veriliyor. Alanında deneyimli eğitmenler tarafından verilen kurslarda katılımcılara temel okuma ve yazma becerileri kazandırılıyor. Dersler, yaşlı bireylerin öğrenme hızına uygun şekilde planlanırken, uygulamalı anlatım yöntemleriyle eğitim süreci destekleniyor. Kurs sayesinde katılımcıların hem günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları aşmaları hem de sosyal bir ortamda bulunarak kendilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Hayatın her döneminde öğrenmenin mümkün olduğunu ortaya koyan çalışma kapsamında kursa katılan vatandaşlar, yeni bilgiler edinmenin yanı sıra özgüvenlerini artırarak günlük işlerini daha bağımsız şekilde yapabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Kursla birlikte özellikle daha önce eğitim fırsatı bulamamış kadınların kendi hayatlarına daha güçlü şekilde yön verebilmeleri amaçlanıyor. "Okumak benim çocukluk hayalimdi" Kursa katılan Şengül Toy, okuma yazma öğrenmenin kendisi için büyük bir hayal olduğunu belirterek şunları söyledi: "Ben okumayı çok istedim. Küçüklüğümden beri hayalimdi. Çocuklarım okula gitti ama ben onlara yardımcı olamadım, karnelerini okuyamadım. O sevinci yaşayamadım. Kur’an okumayı öğrendim ama okumak hep içimde kaldı. Şimdi devletimiz bize bu imkânı verdi, çok şükür." Şengül Toy, okuma yazma öğrenmek isteyen herkesi kursa davet ederek, "Okumanın yaşı yok. Herkes gelsin öğrensin. Bir harf de olsa bizim için çok kıymetli. Biz geldiğimiz için çok memnunuz, inşallah öğreniriz" diye konuştu.
İstanbul Bilim, teknoloji ve afet yönetimi buluştu: TÜBA çalıştayında kritik mesajlar İstanbul’da düzenlenen "Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı"nda ‘ahlaki deprem’ vurgusu öne çıktı. Uzmanlar, 6 Şubat depremlerinin yalnızca fiziki yıkımı değil, sistemsel eksiklikleri de ortaya koyduğunu belirtirken; dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının riskleri büyüttüğüne, üniversite kampüslerinin afet anlarında kritik merkezler haline geldiğine ve yapay zekâ destekli erken uyarı ile hasar tespit sistemlerinin yeni dönemin anahtarı olduğuna dikkat çekti. Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı"nda, kamu yöneticileri ve akademisyenler afetlere hazırlık, risk azaltma ve bilimsel çalışmaların önemini ele aldı. Çalıştayda, 6 Şubat depremleri sonrası edinilen tecrübeler ışığında yeni stratejiler ve teknolojik çözümler masaya yatırıldı. Açılış konuşmalarını ise İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya ve TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Mehmet Emin gerçekleştirdi. "Afetlerden ders çıkaran toplumlar riskleri azaltıyor" İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Sözen, "Kutsal değerleri olmayan, sadece dünyevi yaşamını en iyi şekilde dizayn eden bazı toplumlardaki hassasiyetin kaynağını da bilmek gerekiyor. Bizde 7, 7,5, 8 şiddetinde depremler olabileceği düşüncesi bile ciddi bir tedirginlik oluşturuyor. Ancak bazı toplumların afetlerden ders çıkararak altyapılarını ve sistemlerini buna göre kurduklarını görüyoruz" dedi. Sözen sözlerini şöyle sürdürdü: "6 Şubat depreminden sonra İstanbul Valiliği olarak Türkiye Afet Müdahale Planı ve risk azaltma planları kapsamında çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Yerel ve merkezi yönetimler, üniversiteler, güvenlik birimleri ve ilgili tüm kurumların katılımıyla toplantılar gerçekleştiriliyor. Amaç, alınan önlemlerin topluma yansımasını artırmak ve afet anında hızlı müdahale ile kayıpları en aza indirmektir." "Ahlaki deprem, fiziksel yıkımı büyütüyor" Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise "Depremin etkilerinin çarpan etkisiyle artmasına neden olan bir ‘ahlaki deprem’ gerçeğiyle de karşı karşıyayız. Bu durumun fiziksel yıkımı nasıl büyüttüğünü yaşadığımız afetlerde açıkça gördük. Asrın felaketi olarak tanımladığımız depremler, hem can kayıpları hem de ekonomik maliyetler açısından büyük sonuçlar doğurdu. Bu yıl Amerika’da düzenlenecek G20 Zirvesi kapsamında, doğal afetler başlığında Türkiye’nin deneyimlerini uluslararası platformda paylaşacağız. Doğaya müdahale ederken dere yataklarının korunması büyük önem taşıyor. Bu alanların yapılaşmaya açılması, felaketlerin maliyetini katlayarak artırıyor" açıklaması yaptı. Prof. Dr. Şeker, "Ayrıca yaptığımız gözlemlerde üniversite kampüslerinin afet anlarında kritik merkezler haline geldiğini gördük. Barınma, enerji ve temel ihtiyaçların karşılanabildiği bu alanlar, kriz yönetiminde önemli rol üstleniyor" şeklinde konuştu. "Yapay zekâ ile afet yönetiminde yeni dönem" "Üniversitemiz, afetlerin azaltılması ve afet teknolojilerinin geliştirilmesi hedefiyle çok disiplinli çalışmalar yürütmektedir" diyen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya, "6 Şubat depremi sonrasında özellikle Hatay başta olmak üzere sahada hasar tespiti, yapı analizi ve tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Geçici barınma sistemleri, hızlı üretim teknikleri ve altyapı yönetimi üzerine saha araştırmaları gerçekleştirildi. Bu verilerle afet yönetimi için yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi geliştirildi" dedi. Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü: "TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yürütülen projelerde, sismik hareketlerin yapay zekâ ile analiz edilmesi ve risklerin daha erken öngörülmesi hedefleniyor. Ayrıca uydu verileriyle entegre edilen sistemlerle hasar haritaları oluşturularak arama-kurtarma ve lojistik faaliyetler için otomatik altyapı kurulması amaçlanıyor. Üniversitemizde kurulan Afet ve Acil Yardım Koordinatörlüğü ile öğrenciler ve personel arama-kurtarma konusunda eğitilerek sertifikalandırılıyor. Hedefimiz, mezunlarımızın ülkenin her yerinde afetlere müdahale edebilecek donanıma sahip olmasıdır." "Afet yönetiminde öncelik risk azaltma olmalı" Afetlerin çoğu zaman yanlış yer seçimi, eksik mühendislik hizmetleri ve yetersiz mevzuatın sonucudur olduğunu belirten TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin da şöyle konuştu: "Türkiye, jeolojik yapısı ve sosyoekonomik dinamikleriyle çoklu afet risklerinin kesişim noktasında yer alıyor. Kuzey Anadolu Fayı’ndan Doğu Anadolu Fayı’na uzanan hatlar; heyelanlar, yangınlar, kuraklık gibi risklerle birlikte birbirini tetikleyen karmaşık süreçler oluşturuyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri ise sistemlerin ciddi şekilde test edildiği bir dönüm noktası oldu. Afet yönetimi tek bir kurumun değil, disiplinler arası ve çok aktörlü bir süreçtir. Küresel ölçekte de afetlerin etkileri sınırları aşarak farklı coğrafyalarda hissedilmektedir. Bu nedenle uluslararası iş birliği, veri paylaşımı ve erken uyarı sistemleri büyük önem taşıyor. En temel dönüşüm ise müdahale odaklı anlayıştan, risk azaltma ve önleme odaklı yaklaşıma geçiştir. Çünkü afet gerçekleştikten sonra kayıpları tamamen telafi etmek mümkün değildir."
Çanakkale Çanakkale Kara Savaşları’nın yıl dönümünde Fransız ve İngiliz anıtlarında tören düzenlendi Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü nedeniyle Şehitler Abidesi’nde düzenlenen anma programının ardından Fransız ve İngiliz anıtlarında da tören düzenlendi. Fransız Askeri Mezarlığı’ndaki törenlere, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jilly Morris, yabancı ülkelerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Konuşmaların ardından Türkiye ve Fransa ulusal marşları okundu. Marşların okunması sonrasında ise Fransız Askeri Mezarlığı’ndaki yabancı ve Türk askerlerin mektuplarına sesli ve yazılı bir şekilde ulaşılabilen QR kod tanıtıldı. Ardından mezarlara karanfil bırakılması ve anı defterinin imzalanmasıyla tören son buldu. Fransız Askeri Mezarlığı’ndaki törenin ardından İngiliz Helles Anıtı’ndaki törene geçildi. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Çanakkale Savaşları’nda hayatını kaybedenler için dua edilen törende, İncil’den de bölümler okundu. Türkiye Cumhuriyeti adına Vali Doç. Dr. Ömer Toraman ve yabancı ülkelerin temsilcileri tarafından anıta çelenk bırakıldı. Saygı duruşunda bulunularak, iki ülkenin milli marşlarının okunması ile tören sona erdi.