TEKNOLOJİ - 27 Haziran 2025 Cuma 14:17

Bu merkez Kocaeli sanayisine nefes aldıracak

A
A
A
Bu merkez Kocaeli sanayisine nefes aldıracak

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde faaliyet gösteren GOSB Teknopark’ta kurulan "Mesleğe İlk Adım Merkezi", Yazılım sınıfının ilk mezunlarını verdi. Gençlere istihdam fırsatı sunan proje, bölge sanayisinin nitelikli personel ihtiyacına da çözüm olacak.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, GOSB Teknopark ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) iş birliğiyle hayata geçirilen "Mesleğe İlk Adım Merkezi"nin tanıtım programı gerçekleştirildi. GOSB Teknopark’ta gerçekleştirilen programda, Merkez’de Yazılım bölümünde eğitim alan öğrenciler mezuniyet heyecanı da yaşadı.



"Hem firmaların ihtiyacını giderecek hem de gençlere umut olacak"


Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında merkezin 2024 yılında faaliyete geçirildiğini kaydeden Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu, "Bu proje sadece GOSB Teknopark’a hizmet etmeyecek, aynı zamanda buradaki diğer teknoparklara ve bölgedeki diğer firmalara da hizmet edecek. Ayrıca, bir taraftan firmaların ihtiyacını giderirken, diğer taraftan kendi imkanlarıyla işe girememiş gençlere de umut olacak. Yazılım sınıfından mezun olan gençlerimizin önemli kısmı istihdama fiili olarak girmiş durumda. Projenin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.



"Böyle bir projenin uygulayıcısı olmaktan gurur duyuyoruz"


GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş, projenin önemine dikkat çekerek, "Bu proje gençlerimizin yalnızca istihdam edilebilme kabiliyetlerini değil; aynı zamanda onların nitelikli, üretken ve vizyon sahibi olmalarını sağlayacaktır. GOSB Teknopark olarak böyle bir projenin uygulayıcısı olmaktan gurur duyuyoruz. Gençlerimize yol gösteren, emeğiyle, katkısıyla projemize güç veren tüm kurumlara ve paydaşlara teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



"Gençler iş imkanına kavuşacak"


Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise, "Günümüzde bir taraftan istihdam problemi yaşanırken, bir taraftan kalifiyeli, nitelikli eleman, yetişmiş eleman sorunu yaşanmakta. Özellikle Kocaeli gibi sanayi kentinde bu sorunları biliyoruz. Bu projeyle bir nebze de olsa burada eğitim alacak gençlerin hem iş imkanına kavuşmaları hem de firmaların yetişmiş eleman bulma noktasında ihtiyaçlarını görmelerini umut ediyoruz. Bu projeyi hayata geçirenlere teşekkür ediyorum" dedi.



"İstihdam edildikleri bilgilerini aldık, bu da bizi çok mutlu etti"


GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, Mesleğe İlk Adım Merkezi’nin tanıtım lansmanında Yazılım sınıfının ilk mezunlarını vermesinin mutluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın (MARKA) destekleriyle, GOSB Teknopark A.Ş.’nin bünyesinde Mesleğe İlk Adım Merkezi kuruldu. Merkez bünyesinde Teknopark firmalarımızda istihdam edilmek üzere yılda 100’ün üzerinde genci yetiştireceğiz. Bu yıl 4 sınıfımız var. Yazılım, Mekanik Tasarım, Satış ve Finans sınıflarımız var. Bugün Yazılım sınıfımızın ilk mezunlarını verdik. Arkadaşlarımızın da yavaş yavaş istihdam edildikleri bilgilerini aldık, bu da bizi çok mutlu etti" ifadelerini kullandı.



"Firmaların nitelikli istihdam taleplerini bu merkezden karşılayacağız"


Mesleğe İlk Adım Merkezi’nin sadece GOSB’a hizmet vermeyeceğinin altını çizen Çemberci, sözlerine şöyle devam etti:


"Çevredeki bütün paydaşların, aktörlerin desteğiyle bölgemizin projesi olarak kaydedildi. Bundan sonraki süreçte başta bizim Teknopark firmalarımız olmak üzere, bölgedeki teknoparkların bine yakın firmasının, bölgemizi besleyen 14 organize sanayi bölgesinin firmalarının nitelikli istihdam taleplerini inşallah bu merkezden karşılayacağız. Bu merkezi hep birlikte farklı sınıflar açarak, firmaların talepleri doğrultusunda geliştireceğiz."



Bu merkez Kocaeli sanayisine nefes aldıracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Selektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada öldürülen 3 kişinin cenazeleri teslim alındı Antalya’nın Serik ilçesinde dün gece saatlerinde selektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada hayatını kaybeden 3 kişinin cenazeleri Antalya Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alınarak toprağa verilmek üzere Serik Akbaş köyüne götürüldü. Polisteki ifadesi tamamlanan Katil Zanlısı Ahmet B., olay anında yanında bulunduğu öğrenilen O.V. isimli arkadaşı ile birlikte adliyeye sevk edildi. Serik ilçesi Kökez Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde dün gece saat 02.00 sıralarında meydana gelen olayda Ahmet B. (25) ile Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran arasında araçla seyir halindeyken selektör yapma nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, Gündoğmuş’ta Orman Muhafaza Memuru olarak görevli olduğu öğrenilen Ahmet B. yanında bulunan tabanca ile Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran’a ateş ederek çeşitli yerlerinden vurdu. 3 kişi hayatını kaybetti Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, Bilgin Korkut ve Oğuz Avcı’nın olay yerinde, ağır yaralanan Emre Savran ise kaldırıldığı Serik Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Şüpheli Ahmet B. ise olayın ardından polis merkezine giderek teslim oldu. Cumhuriyet savcısının ilk incelemesinin ardından cenazeler Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Cenazeler yakınlarına teslim edildi Olayda hayatını kaybeden ve akraba oldukları öğrenilen inşaat mühendisi Bilgin Korkut, güvenlik görevlisi Emre Savran ile inşaat işçisi Oğuz Avcı’nın cenazeleri Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Hayatını kaybeden 3 akrabanın yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görülürken cenazeleri aynı araçla toprağa verilmek üzere Serik Akbaş Köyü’ne götürüldü. Olayın ardından teslim olan Ahmet B. ile olay anında araçta bulunan arkadaşı O.V. polisteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.