SAĞLIK - 17 Mayıs 2026 Pazar 13:39

Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli

A
A
A
Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli

Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi.


Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz.


Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi.


Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.


Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Glutensiz yaşama Şahinbey desteği Şahinbey Belediyesi, çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Şahinbey Belediyesi, Başkan Mehmet Tahmazoğlu öncülüğünde sosyal belediyecilik çalışmalarını sürdürerek çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Sosyal Market aracılığıyla, çölyak hastalarına her ay 74 çeşit glutensiz ürün ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Glutene karşı hassasiyeti bulunan ve özel beslenmek zorunda olan vatandaşlar Sosyal Market içerisinde oluşturulan özel bölümde un, makarna, atıştırmalık, pasta ve çeşitli temel gıda ürünleri vatandaşlara ücretsiz şekilde sunuluyor. Verilen hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getiren çölyak hastaları, özellikle glutensiz ürünlerin hem zor bulunması hem de yüksek maliyetli olması nedeniyle yapılan desteğin büyük önem taşıdığını belirterek Başkan Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti. "Hastalarımızın yanındayız" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şahinbey Belediyesi olarak dezavantajlı gruplarımıza her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Çölyak hastası olup glutene karşı alerjisi olan vatandaşlarımıza Türkiye’de ilk glutensiz marketi açtık. Çünkü bu ürünleri piyasada bulmak gerçekten çok zor ve oldukça pahalı. Şahinbey Belediyesi olarak çölyak hastası kardeşlerimize unundan pastasına kadar 74 çeşit ürünü her ay ücretsiz olarak vermeye devam ediyoruz" dedi.
İstanbul 32. Kağıthane Yağlı Güreşleri Kırkpınar’ı aratmadı Kağıthane Belediyesi’nin Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında bu yıl 32’ncisi düzenlenen yağlı güreş etkinlikleri Kağıthane Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Kağıthane Belediyesi ev sahipliğinde geleneksel olarak düzenlenen 32’inci Kağıthane Yağlı Güreşleri Hasbahçe etkinlik alanında gerçekleştirildi. Müsabakalarda federasyona kayıtlı 500 sporcu mücadele etti. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin İstanbul’daki alternatifi olan Kağıthane Yağlı Güreşleri her yaştan sporcuyu ve Kırkpınar Altınkemer Başpehlivanları Yusuf Can Zeybek, Recep Kara, Mustafa Taş, Fatih Atlı gibi Türkiye’nin en ünlü başpehlivanlarını misafir ederken, İstanbullulara da unutulmaz bir gün yaşattı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, çok sayıda davetliler ve seyirciler katıldı. "Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Çok güzel bir günde güzel ilçemiz Kağıthane’de Başkanımızın ve sahipliğinde bir aradayız. Yağlı güreş geleneklerimizin en önemli spor dallarından bir tanesi. Başkanımız da bu geleneği her sene daha da büyüterek devam ettirmeye öncülük ediyor. Küçük yaşlardan başlayan bu etkinlik geleceğin sporcularını yetiştirilmesi adına önemli bir deneyim oluşturacak. Özgüvenli ve özbenliği gelişmiş geleceğe güvenle bakan bir nesil için mutlaka bir spor dalının bünyesinde olması kıymetli. Sporun her alanında Kağıthane’mizin her bir noktasında önemli tesisler, önemli organizasyonlar gerçekleştirildi. Buraya katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum. Nice güzel yağlı güreş organizasyonlarına da Kağıthane’mizle buluşacak. Burası aynı zamanda Osmanlı’nın da sayfiye yeri. Yani bütün yaz dönemlerinin geçirildiği bir bölge bu açıdan da bu geleneğin burada yaşanması çok daha anlamlı ve kıymetli" dedi. "Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ise "Bugün burada 500’den fazla sporcumuz kol bağlamış olarak müsabakaya çıkıyorlar, onlarla beraber inşallah gün içerisinde Kağıthane Belediyesi olarak düzenlediğimiz yağlı başpehlivan güreşleri ile bir aradayız. 1700’lü yıllardan başlayan bugüne kadar gelen Sadabad devrinden, lale devrinden başlayan bugüne kadar gelen bir serüven ve burada ata sporumuzu güzel bir şekilde yaşatmış oluyoruz. Ülkemizin önemli başpehlivanları Kağıthane’mizde olacak" şeklinde konuştu. "500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak" Alanda konuşma yapan Kırkpınar Başpehlivanı Recep Kara, "Bugün burada sezonumuz daha yeni açıldı. Kağıthane’deyiz Sadabad çayırında ata sporumuz yağlı güreşin şöleni var. Kağıthane Belediyesi’ne burada ata sporumuzu yaşattığı için teşekkür ediyorum. Seyircimizin ilgisi de gayet güzel, hava güzel, bizlere de iyi güreşler yapmak kalıyor. 500 sporcumuz kayıt yaptırdı. 22 tane de Kırkpınar en seçkin başpehlivanı burada güreş tutacak. Ata sporumuzu seyircimizin karşısında en güzel şekilde yaşatacağız" ifadelerini kullandı. Başpehlivan Mustafa Taş ise, "Başpehlivanlık kategorisinde buranın son şampiyonuyum. 2024 yılında yapılmıştı en son. Büyüklerimizi izleyerek başpehlivanlık hayali kurarak bu sahalara çıkmıştık. Allah’a şükürler olsun hayal ettiğimiz her şey nasip oldu. İnşallah Kırkpınar’da da 2026 yılında altın kemer alıp hayatımıza devam etmek istiyoruz" diye konuştu. Her yıl severek güreşleri izlediğini belirten Sevda Farsakoğlu, "Kağıthane’de oturuyorum, her sene güreşleri izlemeye gelirim, seviyoruz severek izliyoruz. Mevlüt Başkanımız sürekli her yıl bu organizasyonu yapıyorlar, bizde izlemeye fırsatı buluyoruz" dedi. Etkinliğe ilk defa katıldığını belirten bir vatandaş," İlk defa geliyorum, güreşleri izlemek için geldim çocuğumu da getirdim, kültürümüzü öğrensin, güreşlerle ilgili bilgi sahibi olsun ailecek geldik. Heyecanlıyız güzel bir ortam böyle etkinliklerin devamını talep ediyoruz" dedi.
Adana Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.