KÜLTÜR SANAT - 08 Mart 2026 Pazar 10:46

Bir zamanlar Türkiye’nin kağıdını üretiyordu, şimdi tarihini anlatıyor

A
A
A
Bir zamanlar Türkiye’nin kağıdını üretiyordu, şimdi tarihini anlatıyor

Kocaeli’de bulunan Seka Kağıt Müzesi, 1934’ten 1990’lı yıllara kadar kullanılan dev üretim makineleriyle Türkiye’nin kağıt sanayisindeki tarihi gelişimini ziyaretçilerine sunuyor. 70 metrelik kağıt makinesi, tonlarca ağırlığındaki çelik silindirler, Alman üretimi hamur sistemleri ve dönemin enerji panoları müzenin en dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.


Dünyanın en büyük kağıt müzesi olma özelliğini taşıyan 12 bin 345 metrekarelik alanda kurulu 4 katlı ve 18 salonlu yapı, endüstriyel mirası gelecek nesillere aktarıyor. Türkiye’nin kağıt ihtiyacının önemli bir bölümünü uzun yıllar boyunca karşılayan ve binlerce kişiye istihdam sağlayan tesis, 2004 yılında faaliyetini durdurmasının ardından uygulanan endüstriyel dönüşüm projesiyle 2016’da müze olarak hizmete açıldı.


Müzenin sergi alanlarında 70 metre uzunluğundaki kağıt makinesi, tonlarca ağırlığındaki çelik silindirler, hamur sistemleri ve dönemin enerji panoları öne çıkıyor.



"Bu makineler ileri mühendislik örneği"


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şefi Hüseyin Saban, müzede sergilenen makinelerin dönemin ileri mühendislik örnekleri olduğunu belirtti. Makinelerin yaklaşık yüzde 90’ının Alman menşeli olduğunu aktaran Saban, "1934’lü yıllarda Almanya’dan trenlerle getirilen parçalar burada monte edildi. O dönemin endüstriyel üretim standartlarına göre oldukça gelişmiş bir sistem kurulmuş" dedi.



"Türkiye’nin ilk kağıt mühendisleri ve ustaları burada yetişti"


İlk yıllarda üretim hattında Alman mühendislerin görev yaptığını, kurulum ve ilk işletme süreçlerinin onların kontrolünde yürütüldüğünü anlatan Saban, aynı dönemde Türk gençlerinin de çıraklık ve kalfalık sistemiyle üretim hattında eğitim aldığını kaydederek, "1950’li yıllara gelindiğinde tesis tamamen Türk mühendis ve ustaların kontrolüne geçti. Yani burada yalnızca kağıt üretilmedi; aynı zamanda Türkiye’nin ilk kağıt mühendisleri ve ustaları da yetişti" diye konuştu.



Tek başına üretim hattı: 1 numaralı kağıt makinesi


Fabrikanın en eski üretim hattını oluşturan "1 numaralı kağıt makinesi" hakkında teknik bilgiler veren Saban, J.M. Voith firmasına ait 1934 yapımı makinenin 70 metre uzunluğunda ve 2,65 metre eninde olduğunu dile getirdi. Saban, makinenin tek başına komple bir üretim hattı gibi çalıştığını belirterek, şöyle konuştu:


"Sistem; oluşum bölümü, pres sistemi, 48 kurutma silindiri ve perdah kalenderden oluşuyor. Tüm üniteler mekanik olarak senkronize çalışacak şekilde tasarlanmış. Hamur ilk olarak tel bölümünde ince bir tabaka halinde yayılıyor. Vakum sistemiyle suyun büyük kısmı burada uzaklaştırılıyor. Ardından pres bölümünde mekanik basınç uygulanarak nem oranı düşürülüyor. Daha sonra 48 silindirli kurutma grubuna giriyor. Silindirler kademeli ısı transferi sağlayarak kağıdın kontrollü şekilde kurumasını sağlıyor. Son aşamada kalender bölümünde yüzey düzgünlüğü ve kalınlık standardı sağlanarak bobin haline getiriliyor."



Hamur hazırlamada fiziksel parçalama süreci


Hamur hattındaki makinelerin üretim kalitesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Saban, "Schleifer makinesi"nin tomrukları yüksek mukavemetli taş sistemiyle mekanik olarak liflerine ayırdığını, bunun tamamen fiziksel bir parçalama süreci olduğunu anlattı.


Liflerin daha sonra teksif makinelerinde elenerek yabancı maddelerden arındırıldığını ifade eden Saban, "Refiner’lar lifleri saçaklandırarak yüzey alanını artırıyor. Liflerin birbirine tutunma kapasitesi bu aşamada yükseliyor. Bu da doğrudan kağıdın mukavemet değerini etkiliyor. Yani dayanıklılık burada belirleniyor. Politiks çoklu karıştırıcı sistemdir. Hamurun homojenliği, yoğunluğu ve katkı maddelerinin dağılımı bu aşamada kontrol edilir. Üretimde kalite standardının korunması için kritik bir ünitedir" şeklinde konuştu.


Saban, enerji altyapısının da mekanik üretim sistemine entegre planlandığını bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:


"1934’lü yıllara ait Siemens marka elektrik panosu hala sergileniyor. Alternatörle üretilen enerji bu pano üzerinden dağıtılıyordu. Güç santrali sistemi, beş ayrı üretim hattına enerji sağlayacak şekilde tasarlanmıştı. Schleifer’den başlayan süreç, teksif, refiner ve hamur depoları üzerinden 1 numaralı kağıt makinesine ulaşıyordu. Tüm makineler entegre bir sistem olarak çalışarak üretimi tamamlıyordu. Bu yapı, döneminin tam anlamıyla endüstriyel mühendislik örneğidir."



Bir zamanlar Türkiye’nin kağıdını üretiyordu, şimdi tarihini anlatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Kumarhaneye çevrilen iş yerine suçüstü operasyon Sakarya’nın Karasu ilçesinde polis ekiplerince kumar oynandığı tespit edilen bir iş yerine düzenlenen operasyonda, tombala oynarken suçüstü yakalanan 80 kişiye toplamda 1 milyon TL civarında idari para cezası uygulandı. Operasyonda kumar oynatmak için kurulan kamera ve yayın sistemlerine el konulurken, iş yeri faaliyetten men edildi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kumarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Karasu ilçesindeki bir iş yerinde "tombala" tabir edilen kumar oyununun oynatıldığı belirlendi. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adrese baskın düzenledi. Operasyon esnasında içerisinde 80 kişinin kumar oynadığı iş yerinde yapılan aramalarda, kumar oynatmak için özel olarak kurulmuş düzenekler ele geçirildi. Aramalarda tombala makinesi, üzerinde rakamlar yazılı 90 tombala topu, çok sayıda tombala kartı, bir miktar nakit para ile çekiliş anlarını ekranlara yansıtan kamera yayın sistemi ve 2 televizyon ele geçirildi. Operasyon anında içeride bulunan ve kumar oynadığı tespit edilen 80 şahsa, toplamda 1 milyon TL’ye yakın idari para cezası kesildi. İş yerini işleten ve tombala çekilişini gerçekleştiren 2 şüpheli hakkında ise "Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlamak" suçundan adli işlem başlatıldı. Söz konusu işletme, polis ekiplerince mühürlenerek faaliyetten men edildi.
Ankara Milli Muharip Uçak KAAN’da kadın mühendislerin emeği gökyüzüne taşındı Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı Milli Muharip Uçak KAAN kapsamında üretilen bir komponent, konsept tasarımdan montaja kadar tüm aşamalarda kadın çalışanların emeğiyle hayata geçirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırlanan özel çalışmada bir komponentin tasarım, imalat, kalite kontrol, yüzey işlemleri, montaj hazırlığı ve nihai entegrasyon süreçleri tamamen kadın mühendis, teknisyen ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yürütüldü. Ortaya çıkan komponent başarıyla KAAN-1 üzerine entegre edilerek gökyüzüne uzanan yolculuğundaki yerini aldı. Üretimden entegrasyona: Tüm süreç kadınlara emanet Savunma ve havacılık sanayiinde yüksek hassasiyet, kalite disiplini ve mühendislik mükemmeliyeti gerektiren üretim süreçleri bu özel çalışmada tamamen kadın profesyoneller tarafından yönetildi. Proje kapsamında komponentin program faaliyetleri, tasarım çalışmaları, üretim planlaması, imalat operasyonları, tolerans ve kalite kontrolleri, nihai montaj ve entegrasyon hazırlıkları kadın çalışanların sorumluluğunda gerçekleştirildi. Bu çalışma, yalnızca bir üretim başarısını değil aynı zamanda Türk kadınının savunma sanayiindeki artan rolünü, teknik yetkinliğini ve liderliğini sembolize etmektedir. Gökyüzüne yükselen bir mesaj Yüksek teknolojiye dayalı projelerde kadın istihdamının artırılması, sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve kurumsal dönüşüm açısından stratejik önem taşımaktadır. Millî Muharip Uçak KAAN projesinde görev alan kadın mühendisler ve teknisyenler, yalnızca bir parçayı üretmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’nin havacılık vizyonuna da güçlü bir imza attı.
Kütahya Kütahya’da "Filistin Film Günleri" tanıtımı Kütahya’da düzenlenecek "Filistin Film Günleri"nin tanıtımına yönelik basın lansmanı gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği iş birliğinde Türkiye genelinde eş zamanlı olarak "Filistin Film Günleri" etkinliğinin düzenleneceğini söyledi. Etkinlik kapsamında üç filmin sinema salonlarında izleyiciyle buluşacağını belirten Ünal, gösterilecek filmlerden No Other Land adlı yapımın 2025 yılında düzenlenen Academy Awards kapsamında En İyi Belgesel dalında Oscar ödülünü kazandığını ifade etti. Ayrıca The Voice of Hind Rajab filminin En İyi Uluslararası Film dalında Akademi Ödülleri’ne aday gösterildiğini, All That’s Left of You filminin ise Ürdün tarafından aynı dalda aday adayı olarak gösterildiğini kaydetti. "Filistin Film Günleri" Filistin Film Günlerinin Filistin’de yaşanan insan hikâyelerini, yerinden edilme, savaşın siviller üzerindeki etkilerini ve kuşaklar arası travmaları sinemanın evrensel dili aracılığıyla izleyiciye ulaştırmayı amaçladığını ifade eden Müdür Ünal, "Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen etkinlik, toplumsal dayanışma ve ortak insani değerler çerçevesinde farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Türkiye olarak biz en başından beri Filistinli kardeşlerimizin yanında yer alıyor, onların acılarına ortak oluyoruz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ’Biz Filistin’i yeni öğrenmedik’ diyerek hareket ediyoruz. Filistin hepimizin kırmızı çizgisidir ve İsrail bu çizgiyi sürekli olarak ihlal etmektedir. İşte buradan hareketle Filistin meselesini istatistiklerle, net ifadelerle ve delilleriyle kamuoyuna duyurmak, toplumsal hafızamızı diri tutmak adına Filistin Film Günleri Etkinliğimizi başlatıyoruz" diye konuştu. Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen açılışa AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yönetici ve personeli ile davetli misafirler katıldı.