GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 16:59

Balıkçılara 19,7 milyon liralık destek

A
A
A
Balıkçılara 19,7 milyon liralık destek

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2022’den bu yana 19,7 milyon liralık destek sağladığı proje kapsamında toplam bin 569 balıkçıya ulaştı. Son etapta 340 balıkçıya 6 milyon liralık ekipman desteği verildi.



Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, denizcilik faaliyetlerine ve yerel ekonomiye katkı sağlamak amacı ile hayata geçirilen "Küçük Ölçekli Balıkçıların Desteklenmesi Projesi" kapsamında 5’inci destek paketinin dağıtımını gerçekleştirdi. Törende 12 metre altı küçük ölçekli balıkçı teknesine sahip olan 340 balıkçıya teknelerin bakım ve onarım süreçlerinde kullanılabilecek çeşitli ekipman ve malzemeleri içeren kolileri dağıtıldı.



"Üretmemiz çok önemli"


KBB Başkanı Tahir Büyükakın, üretimin her alanına verdikleri desteğin önemine değinerek, bu anlamda can suyu sağlamaya çalıştıklarını ifade etti. Tarım ve hayvancılığın yanında balıkçılığın da sürdürülebilir olması için projeler ürettiklerini belirten Büyükakın, "Bu toplumun üretmesi lazım. Dolayısıyla bu şehrin belediyesinin, bu şehrin insanı her ne yapıyorsa o alanda destek vermesi gerekir. Söz konusu hayvancılıksa o alanda, balıkçılıksa o alanda destek veriyoruz. Bugünkü malzemelerimizi de kooperatif başkanlarımızdan gelen talepler doğrultusunda dağıtıyoruz" dedi.



"19.7 milyon liralık destek verdik"


Projenin müsilaj döneminde başladığını hatırlayan Başkan Büyükakın, "Bugün 340 balıkçı kardeşimiz 6 milyon liralık destek alıyor. 2022 yılından bugüne kadar toplam 19 milyon 700 bin liralık destek verdik. Buradaki amacımız, sizin işlerinizi biraz daha kolaylaştırmak ve balıkçılık devam etsin diye teşvik etmek. Bizim, denizin bereketine odaklanmamız lazım. Bugüne kadar İzmit Körfezi’ne 54 bin balık bıraktık. Bir yandan denizi temizliyoruz bir yandan da balıklar yuva yapsın diye yapay resifler bırakıyoruz. Deniz temizliği ile ilgili yaptığımız çalışmaların Avrupa’da eşi benzeri yok. 23 arıtma tesisimizle de evlerdeki kanalizasyon sularını denize bırakmıyoruz. Denizdeki bereketin artması için bunların yapılması gerekiyor" diye konuştu.



"Birlikte hareket etmeliyiz"


Dünya nüfusunun her geçen yıl arttığını hatırlatan Başkan Büyükakın, bu nedenle de gıdanın büyük önem kazandığını ifade etti. Büyükakın, "Toprak ekilmediği zaman, denizde balık kalmadığı zaman bu insanlar ne yiyip ne içecek? Denizi ve toprağı muhafaza etmediğimizde gıda güvenliği riski ile karşılaşacağız. Akıllı idarecilerin hem tarımı hem hayvancılığı hem de denizi desteklemesi gerekiyor. Biz yeşil vatanı da mavi vatanı da koruyoruz. Bu noktada herkese görevler düşüyor. Avlanma kurallarına uymamız gerekiyor. El ele vereceğiz. Neyi destekleyeceğimize hep beraber karar verip, İzmit Körfezi’nin hayatta kalması için hep birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı.


Konuşmanın ardından tekne sahiplerine, destek malzemesi kolileri teslim edildi.



2022’den bu yana destek veriliyor


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılından bu yana sürdürülen proje ile küçük ölçekli balıkçılar düzenli olarak desteklenirken aynı zamanda denizlerde daha güvenli ve sürdürülebilir bir avcılık yapılmasına katkı sağlıyor. Her yıl genişletilerek devam eden proje kapsamında hazırlanan paketlerde zehirli boya, beyaz boya, macun, çizme ve yağmurluk gibi bakım ve çalışma sürecinde ihtiyaç duyulan temel ekipmanlar yer alıyor. Projeden bugüne kadar bin 569 balıkçı faydalandı.



Balıkçılara 19,7 milyon liralık destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda başta Vali Mehmet Makas olmak üzere kutlama mesajı yayınladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Düzce’de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Vali Mehmet Makas mesajında, "Bugün, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siz değerli çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Bu özel gün, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin en anlamlı neticelerinden birisidir. Milli Mücadele’nin sonunda yurdun dört bir yanından gelen temsilcilerin fedakarca çalışmalarıyla kurulan TBMM vatan savunmasında emeği geçen tüm Türk milletinin iradesinin ortaya konduğu kutlu bir yapı olmuştur. Yeniden dirilen bir milletin destansı kahramanlığı, aynı zamanda kalbi bizimle atan tüm coğrafyalardaki kardeşlerimize umut ve ilham kaynağı olmuştur. Geçmişinde birçok badire atlatmış Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, Milli Mücadelenin ardından şerefle kazandığı Gazilik payesini, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminde de terör örgütünün saldırılarına göğüs gererek tekrar kazanmıştır. Meclisimiz, milli iradenin tecelligahı olarak ilelebet varlığını sürdürmeye devam edecektir. Millet olarak gözümüzün nuru, yarınlarımız olan evlatlarımıza verdiğimiz değeri anlatan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada eşi ve benzeri olmayan bir anlayıştır. Varoluş mücadelesinin ardından elde edilen zaferin, geleceğimizin teminatı çocuklara atfedilmesi ne denli büyük bir millet olduğumuzun ispatıdır. Sevgili evlatlarımız, tarihimizden ve köklü medeniyetimizden aldığımız güçle, sizlerin coşkusuyla Türkiye Yüzyılı’nda dünyaya yeniden nizam verecek olan asil milletin birer evladı olduğunuzu unutmamalısınız. Bu duygu ve düşüncelerle, Milli Mücadelenin Başkomutanı, TBMM’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm Dünya çocuklarının bu müstesna bayramını yürekten kutluyorum" ifadelerinde bulundu. Özlü "Çocuklarımız, milletimizin ortak emanetidir" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, bağımsızlık mücadelemize resmiyet kazandıran TBMM’mizin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihinde ilan edilen Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 106. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Yaşanan okul katliamları, gençlerin ve çocukların suça karıştığı süreçte daha da önem kazanan insani değerlere atıf yapan Başkan Özlü; çocuklar için her imkanın kararlı şekilde seferber edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başkan Özlü mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve umutla kutlarken; çocuklarımızın sadece bayramlarda değil, her gün güven içinde, sevgiyle ve huzurla büyümesi gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Ne yazık ki son dönemde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan, yüreklerimizi dağlayan okul şiddeti olayları; çocuklarımızın özellikle dış etkenler ve dijital çağın kontrolsüz ortamında risk altında olduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Bu tür hadiseler, yalnızca bireysel değil; toplumsal bir sorumlulukla ele alınması gereken çok önemli meselelerdir. Çağın getirdiği zorunluluklar ve handikaplar ile aile ilgisinden de uzak kalmış çocuklarımız; siber zorbalık, zararlı içerikler, bağımlılık ve kimlik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada sorumluluk almamak, geleceğimizi riske atmaktır. Çocuklarımız için bizim üstlendiğimiz sorumluluk, onlara yetenekleri ve beklentilerine hitap edecek sosyal ortamlar inşa etmektir. Bunlara kütüphanelerimizi, spor merkezlerimizi, bilim ve gençlik merkezlerimizi ve gönüllük çalışmalarımızı örnek olarak gösterebiliriz. Biz, çocuklarımıza ve gençlerimize yaklaştıkça eminiz ki onlar da bizim en büyük paydaşımız, destekçimiz, arkadaşlarımız olacaktır. Hedeflediğimiz geleceği inşa ederken ailelerle iş birliği içinde olmalı, kurumlar olarak gereken hassasiyeti hiç vakit kaybetmeden göstermek zorundayız. Çünkü çocuklarımız; sadece ailelerinin değil, aziz milletimizin ortak emanetidir. Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu eşsiz bayramın ruhuna yakışır şekilde; hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde haksızlığa uğrayan, zulüm altında olan ve adaletsizliğe maruz bırakılmış tüm çocuklarımızın bir an önce hak ettikleri yaşam şartlarına erişmesini tüm kalbimle diliyorum. Tüm çocuklarımızın gözlerinin korkuyla değil umutla parladığı bir gelecek dileğiyle; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun." Erdoğan Bıyık "23 Nisan milletimizin yeniden doğuşunun ve hür yaşama azminin sembolüdür" Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erdoğan Bıyık, mesajında "Aziz milletimizin bağımsızlık aşkıyla tutuşan yüreği, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Gazi Meclisimizin açılışıyla birlikte tüm dünyaya bir kez daha haykırılmıştır. O gün, esarete boyun eğmeyen bir milletin iradesinin tescillendiği şanlı bir gündür. İstiklal mücadelemizin en karanlık günlerinde dahi umudunu yitirmeyen milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tek yürek olmuş; egemenliğin yalnızca millete ait olduğunu cihana duyurmuştur. Bu yönüyle 23 Nisan, yalnızca bir meclisin açılış günü değil; aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlık ateşinin ve hür yaşama azminin sembolüdür. Ulu Önder Atatürk’ün, böylesine büyük anlamlar taşıyan bu özel günü dünyada ilk kez bir devlet başkanı olarak çocuklara hediye etmesi, O’nun geleceğe olan inancının, çocuklara verdiği değerin ve milletimizin yarınlarına duyduğu güvenin en somut ifadesidir. Bugün yalnız Türkiye’nin değil; dünya üzerindeki tüm çocukların yüreğinde yeşeren bu bayram, insanlığa armağan edilmiş evrensel bir barış ve kardeşlik çağrısıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; başta ülkemizin ve Düzce’mizin çocukları olmak üzere tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Gaziantep SANKO Üniversitesinde "Ameliyathanede güvenli cerrahi" konferansı düzenlendi SANKO Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Ameliyathane Hizmetleri Programı tarafından "Ameliyathanede Güvenli Cerrahi" konulu konferans düzenlendi. Sağlık alanında eğitim gören öğrenciler ile akademisyenleri bir araya getiren etkinlikte, cerrahi süreçlerde hasta güvenliğinin önemi ve enfeksiyon kontrolüne yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı konferansta yaptığı konuşmada, "Serviste veya yoğun bakımda yatan hastalarda, hatta poliklinik hastalarında dahi asepsi ve antisepsi kurallarına hem hastalarımızın sağlığı hem de kendi sağlığımız için mutlaka riayet etmemiz gerekmektedir" dedi. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde alınması gereken önlemler ve sağlık çalışanlarının bu konudaki sorumluluklarını dadetaylı şekilde değerlendiren Prof. Dr. Dağlı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SHMYO Müdürü Prof. Dr. M.Metin Bayram ise cerrahi alan enfeksiyonlarının sağlık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, "Elimizdeki bilimsel veriler, cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta güvenliği, morbidite ve mortalite oranları ile sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerinde ciddi ve çok yönlü bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, ameliyathane giriş çıkışları dahil olmak üzere tüm cerrahi süreçlerin, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından belirlenen standartlara titizlikle uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı. Ameliyathanede güvenli cerrahi SANKO Üniversitesi Tıp FakültesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıDoç. Dr. Mustafa Tanrıverdi de konferansa konuşmacı olarak katılarak "Asepsi ve Antisepsi İlkeleri" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Tanrıverdi, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı. Asepsi ve antisepsi ilkelerinin önemine değinenDoç. Dr. Tanrıverdi,bu kurallara uyulduğu takdirde hastalık ve ölüm oranlarında belirgin bir azalma sağlanabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Melik ise "Cerrahi Alan Enfeksiyonları" başlıklı sunumu ile cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Cerrahi alan enfeksiyonları, ameliyat sonrası dönemde hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden ve hastanede yatış süresini uzatan önemli komplikasyonlar arasında yer almaktadır" diye konuştu. Ayrıca, bu enfeksiyonların gelişim mekanizmaları ve risk faktörlerinin doğru anlaşılmasının önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melik, ameliyathane ve anestezi teknikerlerinin sorumluluklarına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Melik, öğrencilerde farkındalık oluşturmanın gerekliliğini dile getirerek, güvenli cerrahi uygulamalarının temel ilkelerinin eğitim sürecinde etkin şekilde aktarılması gerektiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Uzm. Hemşiresi Songül Karakuzulu da "Ameliyathane Giriş-Çıkış Kuralları" başlıklı sunum ileameliyathane kurallarına uyumun hayati önem taşıdığını anlattı. Karakuzulu, "Güvenli cerrahinin sağlanmasında ameliyathane giriş ve çıkış kurallarına eksiksiz uyum büyük önem taşımaktadır. Enfeksiyon riskinin azaltılması, ancak bu kuralların tüm ekip tarafından bilinçle ve titizlikle uygulanmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.
Ankara 2 çocuğun yaralandığı "pitbull" davasında sanığın annesine de suç duyurusu Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 2 çocuğu yaralayan ’pitbull’ cinsi köpeğin sahibi, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığın annesi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile taraf avukatları ve müşteki baba Adem Öztürk katıldı. Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından tutuklu sanığa söz verdi. Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde bulunmadığını, annesinin araması üzerine durumu öğrendiğini iddia etti. "Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum" Duruşmada söz alan sanık Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiş olabilir. Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum. Hiçbir zaman cezai yaptırım uygulanmadı" dedi. Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını iddia eden sanık, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü, tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum" ifadelerini kullandı. "Köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır" Baba Adem Öztürk ise olay esnasında otoparkta bulunduğunu, pazardan geldikten sonra çocuklarını eşiyle birlikte yukarı gönderdiğini, bu sırada kapı arasından köpeğin aniden dışarı çıkarak çocuklarına saldırdığını söyledi. Öztürk, "Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşmayı bilmeyen yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de, benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir. Söz dinleyen bir köpek olsaydı o kadar uğraşmazlardı" diye konuştu. Sanık, müşteki ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın annesi Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi.