SAĞLIK - 03 Eylül 2025 Çarşamba 11:09

Uzmanından ailelere kritik uyarı: "Okulun ilk günü çocuk psikolojisine dikkat"

A
A
A
Uzmanından ailelere kritik uyarı: "Okulun ilk günü çocuk psikolojisine dikkat"

Yeni eğitim ve öğretim yılının miniklere başlamasıyla birlikte, milyonlarca çocuk için okulun kapıları yeniden aralanıyor. Psikolog Beyza Sürmen, bu heyecan dolu sürecin çocuklar ve ebeveynler için beklenmedik psikolojik zorlukları da beraberinde getirebildiğini söyledi.



Psikolog Beyza Sürmen; ayrılık kaygısından, okulun ilk günü çocuk psikolojisine adım adım çözüm önerileri sunulabileceğini söyleyerek, "Yaz tatilinin ardından çalan ilk ders zili, yalnızca çocuklar için değil; anne-babalar ve öğretmenler için de güçlü duyguların kapısını aralıyor. Okul kapısındaki ilk ayrılık, karın ağrısı, ‘gitmek istemiyorum’ cümleleri ve gözyaşları. Bu geleneksel tablo çocuklar ve aileleri için yazı mı? Okulun ilk günü, kriz değil düzenlenebilir bir geçiştir. Doğru hazırlanmış aile ve okul, birkaç gün içinde kaygıyı meraka ve coşkuya dönüştürebilir" dedi.


Sürmen, "Ebeveyn kaygısı, çocuğa görünmez bir telgraf gibi ulaşır. Sakin bir ses, kararlı bir duruş ve söze bağlılık, çocukta ‘güvenli base’ etkisi oluşturur" diyerek, ebeveyn kaygısının da çocuklara ‘radyo sinyali gibi’ geçtiğini söyledi.


Beyza Sürmen, "Rutin önerileri, kısa vedalaşma protokolleri, sınıf içi tanışma ritüelleri ve hikâye-oyun temelli regülasyon teknikleri; evde ve okulda hemen uygulanabilir nitelikte. Okulun ilk günü, sadece çocuğun değil, aynı zamanda anne babanın da kalbinin hızla çarptığı bir gündür" ifadelerini kullandı.


Beyza Sürmen, yeni bir dünyanın kapılarını aralayan çocuklar için okulun, bazen endişe ve kaygı dolu bir maceraya dönüşebildiğini belirterek, "Bir yanda annesinin elini bırakmak istemeyen çocuk, diğer yanda sınıfta keşfedeceği oyuncaklara merakla bakan aynı çocuk ve çelişkili duygu durumu oldukça doğal" dedi.


Çocuk psikolojisi açısından bakıldığında, okulun ilk günü yaşanabilecek kaygı ve ağlama krizlerinin, çocuğun güvenli aile ortamından ayrılmanın getirdiği doğal bir tepki olduğunu dile getiren Sürmen, ailelerin bu duruma karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.


Psikolog Sürmen, "Bu gözyaşları, ’Burada güvende miyim?’, ’Annem babam geri gelecek mi?’ gibi pek çok sessiz soruyu içinde barındırır" diyerek, ailelere bu duyguları görmezden gelmek yerine, anlamaya çalışmalarını tavsiye etti.


Beyza Sürmen, ayrılma kaygısının her çocuğun duygusal gelişiminde normal bir aşama olduğunu, ancak bu durumun uzun sürmesi halinde çocuklarda okul fobisi gibi daha ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Sürmen, "Okul fobisi nasıl yenilir?" sorusunun cevabının sevgi, sabır ve gerektiğinde profesyonel destekle bulunacağını ekledi.


Sürmen, ağlayan bir çocuğa "Ağlama" demek yerine, "Seni anlıyorum, yeni bir yere gitmek biraz korkutucu olabilir" gibi cümlelerle duygularını kabul etmenin önemli olduğunu söyledi.


Okulun ilk günü sürecinde öğretmen-veli işbirliğinin de hayati önem taşıdığına dikkat çeken Beyza Sürmen, "Öğretmen, çocuğunuzun en güvenli limanlarından biri olabilir. ilk günden itibaren kurulacak sağlam bir iletişim, olması muhtemel sorunların önüne geçebilir" dedi.


Sürmen, her çocuğun okula adaptasyon süreci farklı işlediğini, içe dönük ve dışa dönük karakter tiplerine göre yaklaşımların da değişmesi gerektiğini söyledi. Dışa dönük çocukların daha hızlı sosyalleşirken, içe dönük çocukların gözlem yapmayı tercih ettiğini belirten Sürmen, ailelere bu kişilik farklılıklarına saygı duymalarını önerdi.


Ailelere Okulun İlk Günü Psikolojisini doğru yönetmek için Psikolog Beyza Sürmen, 8 adımlık yol haritasında şu ifadelere yer verdi:


"Sakin ebeveyn, sakin çocuk, duyguyu onaylayın, kısa ve tutarlı veda, rutin güven üretir, ön-görüşme ve tanışma, hikâye ve oyunla prova, öğretmenle açık hat ve sabır ve tutarlılık."


Sürmen, "Okulun ilk günü, çocuğun hayatındaki en kritik dönemeçlerden biridir" diyerek sözlerine şu şekilde devam etti:


"Pozitif bir ilk deneyim, uzun vadeli akademik başarıya zemin hazırlar. Ancak yaşanan travmatik bir deneyim, okuldan soğumaya ve öğrenmeye karşı isteksizliğe neden olabilir. Bu süreçte hem çocuklar hem de aileler için birlikte düzenleyeceğimiz seanslarla sizlere yardımcı olabiliriz. Bu süreçte yalnız olmadığınızı unutmayın. Uzmanlardan destek almaktan kaçınmayın."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.