SAĞLIK - 04 Eylül 2025 Perşembe 09:40

Uzmanı yüksek topuklu ayakkabılara karşı uyardı: "Doğal duruşu bozabilir"

A
A
A
Uzmanı yüksek topuklu ayakkabılara karşı uyardı: "Doğal duruşu bozabilir"

Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Muhammed Melez, yüksek topuklu ve dar ayakkabıların uzun süreli kullanımında ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili bilgi verdi.


Yüksek topuklu ve dar ayakkabılar, kadınlarda hoş ve zarif bir görünüm sağlıyor olsa da insan ayağının ergonomisine uymadıkları için çeşitli sağlık sorunlara neden olabiliyor. Yüksek topuklu ayakkabılar zamanla ağrı, duruş bozuklukları ve uzun vadede ayak hasarına yol açabiliyor.


"Şık ve uzun görünmek isterken doğal duruşunuzu bozabilirsiniz"


Yüksek topuklu ayakkabıların doğal duruşu bozduğunu söyleyen Op. Dr. Muhammed Melez, "Dar ve yüksek topuklu ayakkabılar, kadınların daha şık görünmesini sağlamasının yanı sıra onları daha uzun boylu gösterir. Ancak yüksek topuklu ayakkabılar doğal duruşu bozmaktadır. Giyildiğinde ayak topuğunu parmakların üzerine çıkaran yüksek topuklu ayakkabılar, göz alıcı ama doğal olmayan bir duruş oluşturmaktadır. Şıklık ve uzun görünmek için tercih edilen ayakkabılar vücut ağırlığını ayakların ön kısmına kaydırmaktadır. Bu da zamanla ayaklarda sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca ayak parmaklarının ayak kemikleriyle birleştiği noktada (falankslar ve metatars başları) bükülmesine neden olarak, vücudun doğal yastıkçığını ayak tabanının altından kaydırmakta ve bölgeye ek baskı uygulamaktadır" dedi.


"Omurga eğriliklerine yol açabilir"


Melez, "Rahatsızlığa ve ayak hasarına neden olmalarıyla bilinen bu ayakkabılar, özel günlerde ve sosyal etkinliklerde popüler bir seçenek olmaya devam etmektedir. Yapılan araştırmalarda uzun süreli kullanım nedeniyle yüksek topuklu ayakkabıların kadınların omurgasına, kalçalarına, dizlerine, ayak bileklerine ve ayaklarına zarar verdiği, hatta duruşlarını ve yürüyüşlerini değiştirdiği belirlenmiştir. Özellikle kemikleri henüz tam olarak gelişmemiş genç kadınlarda omurga eğriliğine bile neden olduğu tespit edilmiştir" ifadelerini kullandı.


Muhammed Melez, topuklu ayakkabıların vücuttaki olumsuz etkilerini ise şu şekilde sıraladı:


"Yüksek topuklu ayakkabılar, bel ağrısından ayak bileği burkulmalarına kadar pek çok olumsuz etkiye neden olabilmektedir. Bel ağrısı; yüksek topuklu ayakkabılar ayaklarda dengeli yük dağılımına engel olduğu için ve özellikle bel bölgesinde inflamasyona, ağrı ve sızıya neden olabilir. Ayak ağrısı; Yüksek topuklu ayakkabılar estetik açıdan iyi görünse de genellşkle kullanıcıyı rahatsız eder. Yüksek topuklu ayakkabı kullanmayanlar buna alışmakta zorlanabilmektedir. Alışma aşamasında uzun süre kullanım sonucunda bu tür ayakkabılar rahatsızlığın ve ayak ağrısının nedenidir. Bu sürede topukta, belde, ayak tabanında veya parmaklarda keskin ağrılar ortaya çıkar. Damarlara baskı; Yüksek topuklu ayakkabıların uzun süre kullanımı kan damarlarının normal seyrini bozmakta ve ayağa uygulanan baskı nedeniyle kan akışı kısıtlayarak ve vasküler (damar) yapılara zarar verebilir. Omurgada kamburlaşma; yüksek topuklu ayakkabıların uzun süre kullanımı vücut aksını bozduğu için sırtın normalden daha fazla kamburlaşmasına yol açabilir. Topuğun yüksekliği, sırttaki kamburluk derecesiyle orantılıdır. Kamburluk zamanla üst ve alt sırtta şiddetli ağrıya neden olabilir. Değişen ayak yapısı; uzun süre yüksek topuklu ayakkabı giymek ayağın doğal yapısını değiştirebilir ve başparmak çıkıntısı ya da çekiç parmak gibi deformitelere yol açabilir. Kas ve tendon sorunları; bu ayakkabılar ayaktaki kas ve tendonları, özellikle de Aşil tendonunun çalışma mekanizmasını bozabilir. Zamanla Aşil tendonunun kısalması ile ağrı ve sertliğe neden olabilir. Zayıflamış bağlar; yüksek topuklu ayakkabıların uzun süre kullanımı bağları zayıflatabilir. Yüksek topuklu ayakkabıların sık kullanımı bağların gücünü olumsuz etkileyip, ikincil ayak ve ayak bileği problemlerine sebep olabilmektedir.


Diz ağrısı; yüksek topuklu ayakkabı giymek, vücut ve bacaklarda çalışma aksında yaptığı dengesizlik nedeni ile diz ekleminin yük taşıma mekanizmasını bozarak artroza (kireçlenme) neden olabilmektedir. Ayak bileği burkulmaları; hem düz hem de engebeli zeminlerde yüksek topuklu ayakkabı giymek, ayak bileği burkulmasına, düşmelere ve ayak bilekleri ile dizlerde kırılmaya dene olabilir. Tırnak batması; uzun süreli kullanımda parmakların duruşunu bozan bu ayakkabılar, tırnak batmasına neden olabilmektedir. Ayak sağlığının korunması vücut sağlığı açısından da çok önemlidir. Günlük yaşamda mümkün olduğunca rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. Topuklu ve dar ayakkabıların olumsuz etkilerinin görülmesi durumunda mutlaka doktora danışılmalı ve ayaklar mümkün olduğunca dinlendirilmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Zeytin sektörünün büyük buluşması İzmir’de başladı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" dedi. İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100’ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir’de başladı. 2 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi’ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100’ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.
Gaziantep Malatya’nın dolu hasarı ve sanayi yatırımları TBMM gündeminde AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, TBMM’de yaptığı açıklamada 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışı sonucu yaklaşık 20 bin dekarlık tarım alanında yüzde 5 ile 40 arasında değişen oranlarda zarar oluştuğunu, hasarın ise lokal düzeyde kaldığını belirtti. Ölmeztoprak, Meclis’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede Malatya’nın kalkınma süreci, 6. Bölge teşviklerinin devamı ve yatırım başlıklarını gündeme taşıdı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Malatya’da etkili olan dolu yağışı ve sanayi yatırımları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ölmeztoprak dolu hasarı ve yeni sanayi sitesini meclis gündemine taşıdı 26 Nisan’da Malatya’da etkili olan dolu yağışına ilişkin sahadan elde edilen ilk verileri paylaşan Ölmeztoprak, "26 Nisan’da Malatya’mızda etkili olan dolu yağışı sonrası bazı ilçelerimizde tarım alanlarında lokal düzeyde etkilenmeler meydana gelmiştir. İlk tespitler yaklaşık 20 bin dekar alanda yüzde 5 ile 40 arasında değişen etkilenmelere işaret etmektedir. Ancak bu durum il geneline yayılmış bir tablo değildir. Sahada teknik ekiplerimiz çalışmalarını tamamlamış, kesin tespitler kısa süre içerisinde netleşecektir. Diğer taraftan, Malatya’mızda asrın afetini asrın ihyasına dönüştürme gayreti ve üretimi yeniden ayağa kaldırma iradesiyle Altay Kışlası alanında kurulan yeni sanayi sitesi şehrimiz için önemli bir kazanımdır. 714 iş yeri teslim edilmiş, 192 iş yerinin daha temeli atılmış, 600’ün üzerinde yeni dükkânın planlaması sürmektedir. Çiftçilerimizin de esnafımızın da emeğini korumak için var gücümüzle, süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Bakanlıklarımız, bürokrasimiz, komisyonlarımız, belediyelerimiz ve Valimiz ile iletişim ve koordinasyon içerisinde çözü odaklı yaklaşım ve adımlarla gayret göstermeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Kacır ile kapsamlı görüşme Milletvekili Ölmeztoprak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya gelerek Malatya’nın kalkınma süreci ve yatırım planları üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Görüşmede, Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Malatya için hazırlanan projeler, üretim altyapısını güçlendirecek sektörler ve planlanan yatırımların teknik ile mali boyutları değerlendirildi. Üretim kapasitesini artıracak ve istihdama katkı sağlayacak projelerin hızlandırılması talep ettiklerini belirten Ölmeztoprak, Malatya’nın 6. Bölge teşviklerinden yararlanmaya devam etmesinin önemine dikkat çekti. Bu desteklerin 2026 yılı sonrasında da sürdürülmesi gerektiğini Bakan Kacır’a iletti. Teşviklerin özellikle deprem sonrası toparlanma sürecinde sanayi yatırımları ve istihdam açısından önemli rol oynadığı ifade edildi. Ölmeztoprak, Altay Kışlası alanında yürütülen çalışmaların mevcut durumunu, dükkân sayısının artırılması, farklı sektörlerin aynı alanda planlanması ve inşa sürecinin daha hızlı ilerlemesine yönelik talepleri dile getirdi. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların da ele alındığını belirten Ölmeztoprak, bölgedeki yatırım süreçleri, finansal imkânlar ve destek mekanizmaları üzerine değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Malatya’nın üretim gücünü artırmaya yönelik adımların güçlendirilmesi için taleplerin iletildiğini kaydetti. TBMM’de Malatyalıları ağırladı Milletvekili Ölmeztoprak, TBMM’de Malatya’dan gelen heyetleri de ağırladı. Arapgir İlçe Başkanı Ali Fikri Konukçu, Akçadağ Doğanlar Mahalle Muhtarı İbrahim Doğan ve Battalgazi Hacı Abdi Mahalle Başkanı Cumali Meşe ile bir araya gelen Ölmeztoprak, vatandaşların taleplerini dinlediklerini ifade etti. AK Parti grup toplantısından önemli mesajlar AK Parti Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitaplarını takip ettiklerini belirten Milletvekili Ölmeztoprak, gündeme ilişkin öne çıkan başlıkları da paylaştı. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bölgemizin içinden geçtiği sancılı dönemde köken, meşrep, mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz" ifadelerine dikkat çekmiştir. Bizler de bu anlayışla hareket etmenin önemine inanıyoruz" dedi. Ölmeztoprak, "Cumhurbaşkanımızın "Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız" sözleriyle ifade ettiği gibi ‘hizmet anlayışımızın önümüzdeki süreçte de devam edeceğine inanıyoruz. Ayrıca Türkiye’nin uzun yıllardır hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuştuğu ve bundan geriye dönüş olmayacağını bu kazanımın korunarak sürdürüleceği yönündeki değerlendirmelerini de çok kıymetli buluyoruz" ifadelerine yer verdi.