GÜNDEM - 21 Şubat 2026 Cumartesi 13:23

Teravih namazı için 5 kilometre yürümek istemiyorlar

A
A
A
Teravih namazı için 5 kilometre yürümek istemiyorlar

Kayseri’de daha önce gündeme gelen Kemal Sunal’ın tel örgüsüyle ikiye bölünen bir köyün hikayesini anlattığı Propaganda filmindeki gibi tel örgüyle ikiye bölünen mahalle sakinleri, Ramazan’da teravih namazı kılmak için 5 kilometre yol yürümek zorunda kalıyor.


Kayseri’ye 28 kilometre uzaklıktaki Sarımsaklı Mahallesi sakinleri mahallelerinin ortadan ikiye bölünmesine daha öncede tepki göstermişti. Ortadan ikiye bölünen mahallede cami demir yolunun karşı tarafında kalırken, ramazanın başlamasıyla teravih namazlarını eda etmek için 5 kilometre yol yürümeleri gerekiyor. Camiye ulaşmak istediklerini dile getiren Sarımsaklı sakinleri alt geçit talep ediyor.



"Bir alt geçitten geçilecek olsa cami yaklaşık 50 metre yürüme mesafesinde"


Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, "Şu anda bulunduğumuz yer şehir merkezine 200 kilometre uzaklıkta değil, bir dağ başında da değiliz. Şehrin merkezine çok yakın bir mesire alanındayız. Burada daha önce de dile getirmiş olduğumuz bir demir yolu sorunu var. Demir yolu yüzünden köy ikiye bölünmüş durumda; tel örgülerle kapatmışlar. Daha önce gündeme geldi ve vatandaşların mağduriyetlerini gidermek için buraya bir alt geçit yapılması sözü verildi. Bir atasözü "El elin eşeğini türkü söyleyerek arar" deri. Fakat burada el yok, burada el devlet. Mahallede bir cami var. Bir alt geçitten geçilecek olsa cami yaklaşık 50 metre yürüme mesafesinde. Demir yolunun diğer tarafında kalan köylüler alt geçitten 2 dakika içerisinde camisine gider ve teravihini eda eder. Fakat şu anda burada yaşayan vatandaşların tam 5 kilometre yol yürümeleri gerekmektedir" şeklinde konuştu.



"İnsanlar camiye gidebilmek için 5 kilometre yolu nasıl yürüyecek"


Mahalle Muhtarı Can Öcal da, "İnsanlar camiye gidebilmek için 5 kilometre yolu nasıl yürüyecek. Yaşlı bir vatandaşımızı buradan yürütelim; nasıl camiye ulaşacak? Bir hastamızı karşıya geçirmek için ne yapmamız gerekiyor? Devlet alt geçit yapmadan bu tel örgüleri ve demir yolunu neden yapmış? Halk mağdur. Devlet kurumları Sarımsaklı ’ya yapılan bu zulmü bıraksın. Birileri diyor ki, ‘Ben çekirdek çitleyerek bu işleri hallediyorum.’ Bir kişi bile aramadı. Halk bunları hak etmiyor. Hizmet için gelip bakmaları gerekiyor ama hiç kimse umursamıyor. Karşıya geçebilmek için bataklıktan geçmemiz gerekiyor. Ramazana 1 gün kaldı, halk isyan ediyor. Yaşlısı, genci işe gidecek, camiye gidecek; resmen 2026’da değil, 2016’da yaşıyoruz. 2026’ya girmişiz, bu tel örgü hâlâ duruyor. Yerleşim yeri eski olduğu için köy nüfusunun büyük bir kısmı 60 yaş üstü vatandaşlardan oluşuyor. Yürüme sıkıntısı olan kişiler nasıl camiye gidip gelecek? Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Devletin bunu düşünmesi lazım" ifadelerini kullandı.



"Biz ‘Buraya tel çektiniz, niye çektiniz?’ demiyoruz ama bizim karşıya geçmemizi sağlayın"


Mahalle sakinlerinden Turan Erciş de, "Devlet yine sağ olsun, burada bize karşı bir tehlike gördüğü için tel örgü çekmiş. Bizi biraz daha detaylı düşünmeleri lazım. ‘Bu vatandaş nereden geçecek?’ demeleri lazım. Biz ‘Buraya tel çektiniz, niye çektiniz?’ demiyoruz ama bizim karşıya geçmemizi sağlayın. Benden daha yaşlı vatandaşlar var, nasıl geçelim? Köyü resmen ikiye böldüler. Biz alt geçit istiyoruz. Yoksa camiye gitmek için dolanmamız gerekiyor" dedi.



"Alt geçit yapmak için müsait yerimiz de bulunuyor"


Mahalle sakinlerinden Mustafa Çırpar ise, "Oldukça mağdur durumdayız. Tel örgü çekilince her taraftan yolumuz kesildi. Camiye gidemiyoruz; ramazanda teravihe gidemeyeceğiz. Burada bir alt geçit olması lazım. Alt geçit yapmak için müsait yerimiz de bulunuyor. Alt geçit yapılsa millet rahat eder ve camimize, bakkalımıza gider geliriz. Mağdur durumdayız, biz alt geçit istiyoruz" diye konuştu.



Teravih namazı için 5 kilometre yürümek istemiyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Müdür Bülent Küçük: "Kütahya 3 büyük organizasyona ev sahipliği yaptı" Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, hafta sonu kentte eş zamanlı düzenlenen üç büyük organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, Kütahya’nın sporun birleştirici gücünü ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütahya’nın adeta bir spor şölenine sahne olduğunu belirten Küçük, Türkiye Oryantiring Federasyonu 1. Milli Takım Seçme Yarışları’nda sporcuların doğayla iç içe zorlu parkurlarda mücadele ettiğini söyledi. Aynı zamanda Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası’nda azim ve kararlılığın sahaya yansıdığını vurguladı. Genç sporcuların sahne aldığı Anadolu Yıldızlar Ligi Kros Yarı Final Yarışları’nın da büyük heyecana sahne olduğunu belirten Küçük, organizasyonların unutulmaz anlara ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular, antrenörler ve idarecilerle birlikte Kütahya’nın sadece müsabakaların değil; dostluk, kardeşlik ve fair-play ruhunun da merkezi hâline geldiğini ifade eden Küçük, tribünlerden yükselen alkışların ve sahalardaki mücadelenin şehrin spor kültürünü en iyi şekilde yansıttığını söyledi. Küçük, gerçekleştirilen organizasyonlarla birlikte Kütahya’nın güçlü tesis altyapısı, tecrübeli organizasyon yapısı ve misafirperverliğiyle örnek bir ev sahibi olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Sporun ve gençliğin şehri Kütahya, her geçen gün daha büyük organizasyonlara imza atmaya devam ediyor" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" başlıklı konferans, Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademi ve geleneksel sanatları bir araya getirdi. Türk Sanatları Topluluğu tarafından organize edilen programa, Rektör Süleyman Kızıltoprak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Müzeler Koordinatörü Pınar Yazkaç’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan Münevver Üçer, tezhip sanatının klasik kuralları ile çağdaş yaklaşımlar arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Geleneksel sanatların günümüz estetik anlayışıyla nasıl harmanlanabileceğini anlatan Üçer, tezhip sanatının sabır ve disiplin gerektirdiğini vurgulayarak gençlere özgün bir tarz geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Uluslararası sanat ortamına da değinen Üçer, Türk süsleme sanatlarının yurt dışında gördüğü ilgiyi örneklerle aktardı. Konuşmasında eğitim yöntemlerine de değinen Üçer, geleneksel atölye anlayışı ile akademik eğitimin birlikte yürütülmesinin önemine işaret etti. Diğer konuşmacı Kaya Üçer ise kalem işi sanatının teknik özellikleri ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu sanatın özellikle mimari yapılardaki yerini ele alan Üçer, tarihi süreçteki kullanım alanlarını örneklerle açıkladı. Etkinlikte ayrıca sanatın yalnızca büyük şehirlerde değil, farklı şehirlerde de gelişebileceğine vurgu yapılarak, öğrencilerin bulundukları coğrafyayı avantaja dönüştürebilecekleri ifade edildi.
Eskişehir Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.