SAĞLIK - 13 Haziran 2025 Cuma 17:03

Keneler birden fazla virüsü insana bulaştırıyor

A
A
A
Keneler birden fazla virüsü insana bulaştırıyor

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Üner Kayabaş; kenenin dünya çapında 900 türü olduğunu ve 30 türün insana hastalık bulaştırdığını söyleyerek, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü de dahil birçok virüsü de bulaştırabiliyor dedi.


Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği’nde görevli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üner Kayabaş, son günlerde gündemde olan kene ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "Keneler dünya çapında 900 türü olan ve kendi arasında sert ve yumuşak olmak üzere iki ana gruba ayrılan bir hayvan türü. Bu hayvanlar gözleri olmayan hayvanlardır ve haller organları dediğimiz özellikle etrafa yayılan kokular ve havadaki değişimler ile bu kokuyu alarak özellikle beslenecekleri memeleri buluyor ve onların üzerine yaklaşarak uygun bulduğu bir bölgeden kan emerek yaşamını devam ettiren hayvan türleri.


Bu hayvanın yaklaşık 30 türü insana hastalık bulaştırdığı biliniyor. Bu hastalıklar arasında bugünlerde yoğun bir şekilde gündemde olan KKKA virüsü de dahil birçok virüsü de bulaştırabiliyor.


Adıyaman’dan gelen bir hastamıza Akdeniz benekli ateşi hastalığı tanısı koyduk. Bu da kene ile bulaşmıştı ama antibiyotik ile tedavi edildi. KKKA kenelerle bulaşan viral bir enfeksiyon. Burada kene ile teması olan insanların çok dikkatli olması gerekiyor. Kenenin tutunduğu vatandaşların 2 hafta boyunca KKKA için kendilerinde hastalık belirtileri açısından kendilerini takip etmesi gerekiyor. İçerisinde bulunduğumuz dönemde de bu kene hareketliliğinin arttığını görmekteyiz. İlkbahar ve sonbahar arasındaki dönemde İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunlukla olmak üzere her mevsimde gördüğümüz vakalar oluyor" ifadelerini kullandı.



"Keneye çıplak elle temas etmeyin"


Keneye çıplak elle temas edilmemesi gerektiğinin altını çizen Kayabaş, "Kene, virüsü etraftaki hayvanlardan alabiliyor. Virüs onlarda hastalık yapmıyor. Keneler oralardan virüsü alıp daha sonra hayat döngüsü içerisinde yavrularına da bulaştırıyor. Bir kene 5 bin ila 10 bin arasındaki yumurtayı etrafa bırakıyor. Bizim keneleri tabiattan tamamen kaldırmamız söz konusu değil. Bu döngü devam ediyor. Bizim karşılaşmamamız için önlemler almamız gerekiyor. Birisi vücudunda tutunan bir keneyi gördüğü zaman en kısa sürede kenenin çıkarılması gerekiyor. Bunu vatandaş kendi de çıkartabilir veya sağlık kuruluşuna da gidebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus keneyi çıplak elle tutmayacak. Bir eldiven veya bunu bulamıyorsa bir poşetle çıkarması lazım. Emme süreci kenelerin türüne bağlı olarak değişebiliyor. Eğer fark etmezsek vücudumuzda günlerce kalıyor ve kan emmeye devam ediyor. İhtiyacını karşıladıktan sonra kendini yere bırakıyor" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akenerji’nin Erzin GES’i devreye girdi Akenerji’nin 904 MW’lik Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 7.79 MW’lik Erzin GES’in faaliyete geçmesiyle hibrit tesise dönüştü. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji, Hatay’da bulunan Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (Erzin DGKÇ) bünyesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını tamamladı. Bakanlık kabulü bugün gerçekleştirilen Erzin GES, faaliyete geçti. 7.79 MW kurulu güce sahip Erzin GES ile birlikte Akenerji’nin 904 MW’lık Erzin DGKÇ Santrali hibrit üretim yapısına kavuştu. Santralde üretilen güneş enerjisinin öncelikli olarak tesisin iç tüketimini karşılamak için kullanılması hedefleniyor. Mühendislik, tedarik, kurulum ve devreye alma süreçleri EPC (anahtar teslim) modeliyle tamamlanan projeyle Erzin tesisi, mevcut üretim altyapısını yenilenebilir enerjiye entegre ederek düşük karbonlu üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "Erzin GES’in Bakanlık kabulünü tamamlayarak devreye alınması, Akenerji’nin dengeli üretim portföyü ve enerji dönüşümü vizyonu açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğal gaz santrallerinin arz güvenliği ve sistem dengesi açısından kritik rolünü koruduğu bir dönemde, mevcut altyapımızı yenilenebilir enerjiyle destekleyen hibrit yatırımları stratejik bakımdan değerli buluyoruz" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu proje, hem santral verimliliğini artıran hem de düşük karbonlu üretim hedeflerimizle uyumlu, somut ve rasyonel bir adım. Kısa sürede başarıyla tamamlanan projenin, Akenerji’nin sürdürülebilir büyüme yaklaşımını ve operasyonel yetkinliğini güçlü şekilde yansıttığına inanıyoruz." Erzin GES yatırımıyla birlikte Akenerji; doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgârdan oluşan üretim portföyüne güneşi de katarak kaynak çeşitliliğini artırmış oldu.
Düzce Düzce’de su temelli kalkınma ve turizm zirvesi düzenlendi DÜZCE (İHA) – Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi’nde, bölgenin su kaynaklarının korunarak kalkınma ve turizm alanında değerlendirilmesine yönelik stratejiler ele alındı. Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi" geniş katılımla gerçekleştirildi. Zirvede, Batı Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak projeler masaya yatırıldı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, zirvede yaptığı açıklamada bölgenin doğal kaynaklarını koruyarak kalkınma stratejilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Özlü, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Batı Karadeniz’in geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Zirveye Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz illerinden çok sayıda katılımcı iştirak etti. Batı Karadeniz Federasyonu (BAKFED) üyeleri, akademisyenler ve davetlilerin yer aldığı programda, su kaynaklı turizm potansiyeli, çevresel sürdürülebilirlik, bölgesel kalkınma politikaları ve yeni stratejik hedefler görüşüldü. Program sonunda katılımcılar, bölgenin doğal zenginliklerinin korunarak ekonomik ve turistik değere dönüştürülmesi için ortak çalışma yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında mütalaa açıklandı: 16 yıl 6 aya kadar ceza istendi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasında savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık Ramazan Çetin ve taraf avukatları salonda yer aldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Mahkeme hakimi dava dosyasına bilirkişi raporunun geldiğini ifade ederek tutuksuz sanık Çetin’e söz verdi. Çetin, suçsuz olduğunu dile getirerek, beraatini istedi. SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Beşlioğlu, "İfademi tekrarlıyorum. Ben mesaj atarken stajyer değildi. Ben cinsel amaçlı mesaj atmadım. Muhabbet amaçlı attım. Yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık İlker, "Kendisine dokunmadım, temasım olmamıştır. 6 aydan beri cezaevindeyim. Çoluk çocuğum perişan oldu" iddiasında bulundu. Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluktaki sürelerinin göz önünde bulundurularak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Mağdur kız çocukların annelerinden E.D. ve S.U ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Sanıklar Recep Seven, İbrahim Beşikçioğlu ve Ramazan Çetin tahliyelerini talep etti. "Tüm sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi" Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıklar hakkında, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Ardından ara kararını veren hakim sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, mütalaaya karşı taraflara süre verdi. Sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.