GÜNDEM - 26 Eylül 2025 Cuma 10:18

Dünya Eczacılar Günü’nde Ali Dağı’na ’Yeşil Nefes’

A
A
A
Dünya Eczacılar Günü’nde Ali Dağı’na ’Yeşil Nefes’

Talas Belediyesi; 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü dolayısıyla Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileriyle birlikte Ali Dağı’nda fidan dikim etkinliği gerçekleştirdi. Programda meyve ve çam fidanları toprakla buluşturularak hem çevreye katkı sağlandı hem de geleceğe nefes olacak yeni yaşam alanları oluşturuldu.


Etkinlikle ilgili değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; eczacılığın yalnızca ilaç ve tedaviyle sınırlı bir meslek olmadığını, aynı zamanda toplum ve çevre sağlığına duyarlılığı da beraberinde getirdiğini söyledi. Başkan Yalçın; "Dünya Eczacılar Günü vesilesiyle düzenlenen bu etkinlik, eczacılarımızın topluma katkısının güzel bir örneği oldu. İnsan sağlığına hizmet eden eczacılarımızın, doğaya da nefes olacak bu çalışmada yer alması son derece anlamlıdır. Talas Belediyesi olarak çevreye değer katan bu tür faaliyetleri her zaman desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Ali Dağı’nda gerçekleştirilen fidan dikimi, hem Dünya Eczacılar Günü’ne anlam kattı hem de Talas’ın yeşil dokusuna katkı sundu.



Dünya Eczacılar Günü’nde Ali Dağı’na ’Yeşil Nefes’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.