KÜLTÜR SANAT - 15 Eylül 2025 Pazartesi 13:06

Arkeolojik kazılarla Kayseri’nin bilinmeyenleri ortaya çıkartılıyor

A
A
A
Arkeolojik kazılarla Kayseri’nin bilinmeyenleri ortaya çıkartılıyor

’Açık Hava Müzesi’ olarak tabir edilen ve tarihinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Kayseri’de devam eden arkeolojik kazılarda şehrin bilinmeyenleri ortaya çıkartılıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun; "Kazılar yapıldıkça sürekli yeni veriler alıyoruz" dedi.


1067’de Selçuklu komutanı Afşin ile Türk hakimiyetine giren Kayseri; Selçuklu Devleti, Eratna Beyliği, Dulkadiroğulları, Kadı Burhanettin, Karamanoğulları ve Osmanlı Devleti dönemlerini yaşamış, başta Selçuklular olmak üzere her dönemde önemli bir Türk kültür merkezi olmuştur. İçinde hemen hemen bütün uygarlığa ait izleri halen barındıran ve ’Açık Hava Müzesi’ olarak tabir edilen Kayseri’de; birçok arkeolojik kazılar da yıllardır devam ediyor. Devam eden kazılarda sürekli yeni veriler alındığını ve bu sayede şehrin bilinmeyen yönlerinin öğrenildiğini aktaran İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun; "Şehrimiz, gerçekten birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Yani her noktasında farklı bir değer bulabiliyorsunuz. Burada sürekli kazı çalışmaları var. Örneğin Kültepe’den başlayacak olursak; biliyorsunuz 1948 yılında Prof. Dr. Tahsin Özgüç hocamızın başlattığı kazılar aralıksız şekilde günümüze kadar devam etmiş. Daha sonra Prof. Dr. Kutlu Emre devam etmiş ve şu anda da Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu hocamızla beraber kazı çalışmaları devam ediyor. Kültepe’ye baktığımız zaman; aslında şehrimizin de tarihi anlamda ismini en çok duydukları, bildikleri yerlerden. Çünkü nedeni şu; Kültepe çok farklı özellikleriyle ön plana çıkıyor. Biliyorsunuz; biz şehrimizin sürekli ticaret şehri olduğundan bahsederiz ki; günümüze kadar nasıl bir ticaret geldiyse, Anadolu Selçuklular dönemindeyken çok önemli bir ticaretken ve Kültepe’nin bugünün, günümüzden 4 bin yıl öncesinin çok önemli bir ticaret merkezi. Şehrin hafızası ve belleğine baktığımızda, geçmişten gelen bir ticari geçmişi var ve bu devam ediyor. Bunu da biz; Kültepe’deki kazılardan açığa çıkan tabletler bize ticaretle ilgili önemli veriler sunuyor. Burada hangi ürünler alınıp satıldı, yani doğrudan yazı olduğu için ve Anadolu’da kullanılan ilk yazının merkezi olması açısından zaten Kültepe bu yönüyle ön plana çıkıyor. Yazı olduğu için o dönemden aktarılan bir bilgi değil, kaynağından bilgiye erişmemizi sağlıyor. Fikri hocamız her yıl yaptığı kazılarda çeşitli verilere ulaşıyor. Medya aracılığı ile ve sempozyumlar, makalelerde de değiniyor. Sadece ticaretle kalan bir kısım değil; Kültepe’de bizim Karum dediğimiz ticaretin yapıldığı nokta ve bunun dışında da şehrin olduğu, sarayın olduğu ve yönetim kesiminin olduğu alanlarda çalışmalar yapıyor. Kayseri’nin, şehrimizin bahsettiğimiz 5 bin yıllık ve 7 bin yıllık sürece ulaşan verileri ortaya koyuyoruz. Bu anlamda Kültepe çok önemli. Kil tabletler değil ama topraktan yapılmış kap, kacaklar var burada. Özellikle seramik dediğimiz bu eserler de dönemin sanat anlayışını çok üst düzey biçimde yansıtıyor. Kültepe’de çalışma yapıldıkça yeni veriler hep alıyoruz ve bu yeni verilerle şehrimizin bilinmeyen kısmını öğrenmiş oluyoruz" dedi.


Kazıların uzun yıllar devam edeceğini de sözlerine ekleyen Dursun; "Fikri hocamızın kazıları devam ediyor ve inşallah uzun yıllar da devam edecektir. Farklı kazılar da var; Keykubat Sarayı kazısı, Selçuklu dönemine ait bir kazı. Burada da Prof. Dr. Erbaş hocamız tarafından kazılar gerçekleştiriliyor ama bu yıl bir ara verdiler, gelecek yıl inşallah çalışmalarımız devam edecek" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in kabrinde hüzünlü bayram İstanbul Büyükçekmece’de akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının kabri başında geçirdi. Anne Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının mezarı başında geçirdi. Oğlunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram sabahını çocuğunun mezarı başında geçiren Demirel ailesi dualar etti. Baba Cevdet Demirel, "Mutlaka bu olayların üzerinde durulması lazım. Kimler bu işin içerisinde varsa cezalarını almasını istiyorum. Bu çocukları yönetenler var. Kim yönetiyorsa bunların hepsinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tekrar diyorum ki idam istiyoruz" diye konuştu. "Lütfen adalet gelsin ki başka anneler yanmasın" Çocuğunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan anne Müşerref Demirel ise, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik. Ama bugün kabristanda kutluyoruz. Kamera tekrar incelensin. Sokak ortasında iki tane vahşi çocuk bu cesareti kimden alıyorlar. Bu kadar insanın içinde çocuğum vahşice katledildi. Lütfen adalet gelsin ki başka çocuklar, başka anneler yanmasın" şeklinde konuştu. "Herkese bayram geldi ama bize gelmedi" Öte yandan 1 Mayıs’ta Iğdır’da arkadaşı tarafından şakalaşırken silahla vurulması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki Berat Irmak’ın teyzesi Şükran Duran da aileye destek ziyaretinde bulundu. Şükran Duran, "Herkese bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Hüzünlüyüz. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması. Ne olursunuz artık bu yasayı yürürlüğe koyun. Başka annelerin, babaların ciğeri yanmasın. Ben de Berat Irmak’ın teyzesiyim. Abdulbaki Demirel için taziyeye geldik. Olmayan bayramımızda yaralarımızı birlikte saralım diye geldik" dedi.
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.