GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 11:24

Abdülkadir Güneş: "Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, arttı"

A
A
A
Abdülkadir Güneş: "Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, arttı"

Kayseri Ziraat Odaları Birliği Başkanı Abdülkadir Güneş; Kayseri’de çiftçi sayısının azalmadığını aksine arttığını söyleyerek, yağışlardan memnun olduğunu ifade etti. Türkiye’de planlı üretime geçildiğini dile getiren Güneş, emeği geçenlere teşekkür etti.


Kayseri Ziraat Odaları Birliği Başkanı Abdülkadir Güneş, Kayseri’deki tarımsal üretim konusunda değerlendirmelerde bulundu. Kar ve yağmurun çiftçi için can suyu olduğunu söyleyen Güneş, karın felaket değil, bereket olduğunu belirtti. Çiftçiler için iklimin öneminden bahseden Güneş, "Kar için bazen ‘beyaz felaket’ diyorlar. Ben bu söylemde bulunanları şiddetle kınıyorum. Kar beyaz felaket değil, beyaz berekettir. Olumsuzluklar olabilir, yollar kapanabilir ama kar berekettir. Biz çiftçiler olarak yağan kardan, yağmurdan oldukça memnunuz. Hem yeraltı suları zenginleşiyor hem barajlar doluyor hem de kar bizim üretimimiz için bir ilaç. Kar bize ilaç gibi geldi. Geçen yıl bu kadar kar ve yağmur yağmamıştı. İnşallah bu haftada yağacak. Barajların doluluk oranı gün geçtikçe yükseliyor. Şükürler olsun çok iyi gidiyor. İnşallah önümüzdeki aylarda böyle güzel gider. Bereketli bir üretim yılı olur. Üretime Türkiye’nin ihtiyacı var. Geçen yıl soğuktan etkilendik. Meyvelerimiz olmadı. Geçen yıl tam 45 ilimizde meyve olmadı. Geçen yıl çok büyük derecede onun zararını çektik. Devletimizde geçen yıl bu zararın ödemesini yaptı. İnşallah bu yıl öyle bir durum olmaz. Geçen yıl hem soğuk vardı hem de kuraklık vardı. Türkiye’de 45 ilde böyle bir afet yaşandı. Çok şükür bu yıl iyi gidiyor. Çok fazla soğuk yok. Kar yağsa yağmur yağsa diye temenni de bulunacağımız bir durum yok. Çok şükür bu yıl iyi gidiyor" dedi.



"2025 yılı bize ders olsun"


2025 yılında yağışın az olması ve ürünlerin soğuk almasının üretimi çok etkilediğini söyleyen Abdülkadir Güneş, "Bizim her şeyimiz iklim şartlarına bağlı. Bizim kazancımızın iyi olması için iklim şartlarının iyi olması lazım. Örneğin geçen yıl kazancımız iyi değildi. Biz buna devletin ya da hükümetin suçu demiyoruz. Türkiye’de bir doğal afet yaşandı. Bizden kötü olan illerde vardı. Bunun altından da çok şükür alnımızın akıyla çıktık. Eğer bu yılda geçen yıl gibi olursa kazancımız biter. Geçen sene Yahyalı, Develi ve Yeşilhisar’da yaklaşık 250 bin ton elmamız yok oldu. Bu sene inşallah afet olmaz. Geçen yılki afette bize bir ders olsun. Bu soğuk almayı nasıl önleyebiliriz? Nasıl koruyabiliriz? Bu konularda çalışmamız lazım" diye konuştu.



"Çiftçi sayımız arttı"


Kayseri’de çiftçi sayısının azalmadığını aksine arttığını dile getiren Güneş, "Kayseri’deki çiftçi sayısını, ekilen alan miktarını bilmeden konuşanlar var. Kayseri’deki çiftçi sayısı azaldı diyenler var. Bilmeden konuşanlar var. Kayseri’de çiftçi sayısı azalmadı, aksine arttı. Ekili alan düşmedi, arttı. Şu anda her yer ekiliyor. Biz ‘her yıl devlet bizi desteklesin, bütün masrafımızı devlet versin’ demiyoruz. Bizde biraz özentilik var. Devlet traktör kredisini düşürdü herkes de iddia için sıfır traktör aldı. Gitti sıfır biçer döver aldı. Ben bunu olumlu görmüyorum. Onun yerine işini görecek kazada traktörün varsa o parayla tarla alınmalı" ifadelerini kullandı.



"Kaçak su kullananlara tim kuruldu"


Ekimlerin bölgenin iklim şartlarına bağlı olarak yapılacağını ve sadece belirlenen bölgede belirlenen ürünlerin üretiminin yapılacağını aktaran Güneş, bu kurallara uymayanlar ve kaçak su kullananlar için tüm kurulduğunu ifade ederek, "Üreticimiz ekeceği ürünü il ve ilçe müdürlüğünün belirlediği havzadaki ürünlere göre ekmek zorunda. Kocasinan ilçemizde, arpa, buğday, nohut, mercimek, fasulye ve yeşil mercimek ile beraber 12-13 tane ürün var. Örneği Kocasinan’da patates ekimi kapalı. Patates üretimi Kocasinan’da yasak. Ekerse hem cezası var hem de devletimiz suda vermeyecek. Bu yıl karar alındı. Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek Bey bu işe oldukça duyarlı. Geçenlerde de toplantı yapıldı. Şimdi kaçak patates ekimi yapanlara ve kaçak su kullananlara özel tim kuruldu. Ekim yapılmayan yerde kesinlikle patates ekimi yapılmayacak. Kaçak su kullanılıyorsa motorları sökülecek. Borular sökülecek ve oralara su verilmeyecek. Biz ‘vatandaş ekmesin’ demiyoruz. ‘İhtiyaç kadar eksin’ diyoruz" şeklinde konuştu.



"Planlı üretim yapılacak"


Planlı üretime geçildiğini söyleyen Güneş, "Biz kabak çekirdeği ile ay çekirdeğinin üretim planlaması kapsamına alınması için öneride bulunduk. Yani Türkiye genelinde planlı üretime geçtik. 2024 yılında çalışmalar başladı. 2025 yılı itibariyle planlı üretime geçtik. Bu bir milattır. Tarım Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bu çok büyük bir proje. Bakanımız her şeyi göze aldı. İşi gücü rast gelsin. Bizde bu konuda destekçisiyiz. Artık herkes ne ekeceğini bilecek. Herkes ne satacağını bilecek. Avrupa’da da sistem bu şekilde işliyor. Devletimiz ‘üret’ diyor. ‘Planlı üretim sistemimize uyarsan ben sana desteğimi vereceğim’ diyor. Devlet desteğimizin yarısının Mart ayının başında ödenir diye düşünüyoruz. Yarısı da Nisan ayının başı gibi ödenir diye bekliyoruz. Bahar döneminde çiftçimizin yakıt ve gübre alacağı dönemdeyiz. Bu paralar ödenirse üreticimize can suyu olur. Tohum ve gübre desteği devletimizin çiftçiye karşılıksız verdiği bir destek" dedi.



"Elitaş’a indirimli kredi teşekkürü"


AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş’a indirimli kredi konusunda verdiği destekler için teşekkür eden Abdülkadir Güneş; "Bağ-Kur prim borcu olan trafik cezası borcu olan devlete herhangi bir borcu olan indirimli krediden yararlanamaz. Tarım Kredi’ye gittiğimizde bizden temiz kağıdı isteniyor. O da nedir? Devlete herhangi bir borcun olmayacak. Bunlar varsa indirimli krediden yararlanamıyorsun. Bu durum yürürlüğe girdi. Biz bunu Mustafa Elitaş Bakanımıza izah ettik. Valimiz Gökmen Çiçek’e ve milletvekilimiz Dursun Ataş’a izah ettik. Bu şartlarda hiçbir çiftçi indirimli kredi kullanamaz. Diyelim ki 2 ay Bağ-Kur primini ödeyemedik. Köyde çiftçilik yapıyoruz. Bağ-Kur primini nereden ödeyelim. Bunu biraz yumuşatmışlardı. Genelge de ‘Bağ-Kur borcun varsa ilgili birime giderek, 250 bin TL’nin üzerindeki borcun var ise yapılandırma yaptır. İlk taksitini öde. Geri kalan kısmı da taksitlendir’ deniliyordu. Bu da bizi mutlu etmedi. ‘Böyle olmaz’ dedik. Bu da çiftçimizi zorda bırakır. Elitaş Bakanımız, Cumhurbaşkanımızla görüştüğünü, inşallah bu durumun çözüme kavuştuğunu söyleyerek, bana dönüş yaptı. Kendisine teşekkür ediyorum. Geçen haftada kararname geldi. 400 bin TL’ye kadar Tarım Kredi’den alışveriş yapanlar muaf tutuldu. 400 bin TL’nin üzerinde kredi kullanacak kişiler için temiz kağıdı isteniyor. İyi oldu aksi takdirde hiçbir çiftçimiz indirimli kredi kullanamıyordu" şeklinde konuştu.



"Valimizle inşallah birkaç yıl daha çalışırız"


Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in her konuda kendilerine yardımcı olduğunu ve ilerleyen yıllarda da kendisiyle uzun yıllar çalışmak istediklerini dile getiren Güneş sözlerini şu şekilde tamamladı;


Bize destek olan her konuda katkı sağlayan bir valimiz var. Geçen yıl bir sorunumuz vardı. Destekleme ödemelerin bir sorun yaşadık. Valimizin yanına gittik. İlçenin yetkilisini aradı. ‘Bu ödemeleri yapmalıyız. Çiftçimizi mağdur etmemeliyiz’ dedi. Bu konuda çiftçimizin haklı ya da haksız olduğunu devletimiz bilir. Ödeme yapılmazsan mağdur olacağımızı belirtti. ‘İmzalamazsan ben sorumluluğu alırım. Çünkü bu çiftçinin hakkı. Alması lazım.’ dedi. Biz valimizden memnunuz. İnşallah birkaç yıl daha çalışırız. Üretime de katkı sağlıyor. Bir ilin valisi üretime bu kadar önem veriyorsa burada üretim olur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.