EĞİTİM - 28 Nisan 2026 Salı 18:27

Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır

A
A
A
Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır

Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleşen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansında konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" dedi.


Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları" programı Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansına Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmacı olarak katıldı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta Kastamonu Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Konferansta konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, İslam medeniyetinin matematikten astronomiye, coğrafyadan kimyaya kadar pek çok alanda bilime sağlanan katkılarla ilgili bilgiler verdi. Tarihi bilmenin önemine değinen Prof. Dr. Savaş, "Orta Çağ’da Avrupa’da karanlık varken, Müslümanlarda büyük bir güneş varmış, bizler farkında bile değilmişiz. Avrupalılar bizim aydınlıklarımızı aldılar, muhteşem bir şekilde koşarak bugün bizi geçtiler. Dolayısıyla yürüyenlerin koşanları yakalaması çok zor olduğu için, bence çarkı tersine döndürmek gerekiyor. Ama İslam dünyası aşağı yukarı 800. yüzyıla kadar bilime hizmet eden büyük alimlere sahip, alimleri olan bir toplumdur. Bir de Yunanlılar var. Her biri, birbirini takip etmiştir, bunu hiç kimse inkar edemez. Ama İslam dünyası, İslam alimleri bir öncekileri anlamışlardır. Daha sonra, ’üzerine ne koyabiliriz’ demişlerdir. ve yeni teoriler ortaya çıkararak bir öncekini geliştirmişlerdir. Bugün ki Batı, İslam dünyasındaki bilimin doğudan batıya göçüdür. Avrupalıların karanlık çağ dediği dönemde, Müslümanlar, hiçbir zaman hiçbir yerlerde işgal ettikleri topraklarda kimsenin dinine, kültürüne, örneklerine ve dilinle karışmadı. O duygu, o davranış, o meziyet, birçok Hristiyan alimin Müslüman olmasını ve onların bilgilerini de araç olarak kitaplarına dönüştürmelerini sağladı" dedi.


İslam alimlerin bilime katkılarından örnekler vererek konuşmasını sürdüren Savaş, "Müslüman alimler genelde ilmi Müslüman hocalardan öğrenmişlerdir, okullar oluşturmuşlardır. Ama Batılılar ilmi kitaplardan öğrenmişlerdir. Çok acıdır ki 18. yüzyıla gelene kadar Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" diye konuştu.


Program, soru-cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Ekrem Savaş’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.



Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencilerinden oluşan korunun konseri büyük beğeni topladı Kastamonu Üniversitesi’nde 40 öğrenciden oluşan koronun 3 aylık çalışmanın ardından icra ettiği tasavvuf musikisi konseri büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından 20. yıl kuruluş etkinlikleri kapsamında Tasavvuf Musikisi Konseri düzenlendi. Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen konser, Prof. Dr. Sıtkı Akarsu yönetiminde yaklaşık 40 öğrenciden oluşan koro ve orkestra tarafından icra edildi. Konserde 14 farklı eser icra edildi, klasikleşmiş ilahiler de seslendirildi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetlilerin katıldığı konserin ardından katılımcılar öğrencileri tebrik etti. "Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik" Konser için yaklaşık 3 ay boyunca çalıştıklarını dile getiren Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıtkı Akarsu, "Öğrencilerimizle bir dönem boyunca hazırladığımız musiki eserlerini icra ettik. Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik. Bir de kaside okuduk. Dini musi türleri, bizim Türk Sanat Müziği repertuarı dersimizin içeriğinde yer alıyor. Genellikle normal eserleri seslendiriyorduk, ancak bu dönem hem bu türü öğrenebilmek hem de bununla ilgili bir konser verebilmek için tekke ve tasavvuf musikisinde eserler seslendirdik" dedi. Kürdi, Hicaz, Uşşak, Rast ve Segah makamlarında eserler seslendirdiklerini anlatan Akarsu, "Yaklaşık üç aylık bir çalışmanın ürünüydü. Şimdi yine aynı ders kapsamında din dışı eserlerden oluşan Nihavend makamında bir hazırlığımız var, onu da bitirirsek konserini yapacağız" ifadelerini kullandı. Konserde görev alan Müzikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Helin Şahin de, "Gerçekten üç ay boyunca bu eserlerimize çalıştık. Hocamızla güzel bir sonuç ortaya çıkarmaya gayret ettik. Seyircilerimiz geldiğinde tabii ki büyük bir heyecan yaşadık. Allah ve Peygamber sevgisi temalı, çok hüzünlü bir konserdi. Hazırlanırken de sahnede seslendirirken de çok duygulandık, hüzünlendik, hatta ağlayacak raddeye geldim. Bir arkadaşımızın solo performansı beni çok etkiledi. Umuyoruz ki bu konser herkesin gönlüne bir ferahlık vermiştir" ifadelerini kullandı.