ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 19:57

Mutfakta çıkan yangın evi küle çeviriyordu

A
A
A
Mutfakta çıkan yangın evi küle çeviriyordu

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde bir evin mutfak kısmında çıkan yangın büyümeden söndürüldü.


Olay, İnebolu ilçesi Belen köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şükrü Erbay’a ait evin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Yangını fark eden vatandaşlar yangına kendi imkanlarıyla müdahale etmeye çalıştı. Vatandaşların uzun uğraşıları neticesinde yangın diğer odalara sıçramadan söndürüldü. Yangında evin mutfak kısmında büyük çapta hasar meydana geldi.


Olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından soğutma çalışması yapıldı.



Mutfakta çıkan yangın evi küle çeviriyordu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eski belediye başkan adayına cinayetle sonuçlanan alacak kavgasında müebbet hapis Antalya’da alacak meselesi nedeniyle çıkan ve 70 yaşındaki Hamit Sunbat’ın hayatını kaybettiği silahlı kavgaya ilişkin davada karar çıktı. Tutuklu yargılanan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 18 Nisan 2025 tarihinde saat 13.00 sıralarında Antalya’nın Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Eski Millet İttifakı Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunan Durmuş Ali Arslan, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmek üzere iş yerine gitti. Taraflar arasında çıkan tartışma sırasında Sebahattin Sunbat’ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Sunbat, olaydan 4 gün sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanık hakkında, "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla tehdit" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlamalarıyla dava açıldı. Karar duruşması görüldü Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmaya tutuklu sanık Durmuş Ali Arslan, müştekiler Hayati Sunbat, Azize Sunbat, Sebahattin Sunbat, Enes Sunbat, Sibel Gökalp, Selma Haktanır ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada sanık ve taraf avukatları esas hakkındaki beyanlarını sundu. Savunmasında olay günü Sebahattin Sunbat’ın kendisine Konyaaltı’nda olduğunu ve zararının bir kısmını ödeyeceğini söylediğini ileri süren Arslan, Tamer Ertürk ile dertleşmek istediğini, iş yerine gitmesinde kasıt bulunmadığını savundu. Sebahattin Sunbat’a neden sürekli yalan söylediğini sorduğunu öne süren Arslan, "Önce Tamer, ardından Sebahattin üzerime doğru gelince geri çekilmeye başladım. Tamer beni geri çektiği sırada Sebahattin de ayağa kalkarak üzerime yürümek istedi. Sebahattin’den korktum, çünkü silahı olduğunu biliyordum. Ben oraya sadece zararımı konuşmak için gitmiştim. Bu sırada havaya ateş ettim. Geri çekilip uzaklaşmaya çalıştığım esnada Sebahattin bana 2-3 metre mesafedeydi. Benim silahı ona doğrultmak ya da isabet ettirmek gibi bir kastım yoktu. Sebahattin’e isabet etme ihtimali bulunsa da bunu istemedim, mermi maktule isabet etti. Daha sonra dışarı çıktım. Sebahattin bana küfredince dışarıda da havaya ateş ettim. Ardından yeniden içeri girerek ambulans çağrılmasını istedim. Ben kendimi savunmak istedim. Olayı nasıl olduysa o sinir ve korkuyla anlamadım. Benim Hamit Sunbat’a bir eylemim olmamıştır, ben acılarını paylaşıyorum. Bu olay taksirle gerçekleşmiştir, ben maktule bir eylemde bulunmadım" ifadelerini kullandı. "Bu olay planlı olarak yapılmıştır" Müştekiler, sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatı Mehmet Nasih Aydın ise sanığın olay yerine hazırlıklı şekilde gittiğini savunarak, "Sanık silahı hazır bir şekilde gidip ateş etmiştir. Maktul oğlu için olay yerinde bulunmaktadır, bu olay kaza değildir bu olay planlı olarak yapılmıştır. Sebahattin’e ateş edip öldürmek için sanık oraya gitmiştir" dedi. Aydın, hedefte sapma ve sekme iddialarını da kabul etmediklerini belirterek, "Sanığın ateş ettiği ortam kapalı bir ortamdır, dip dibe sıkışık oturan kişilere ateş etmiştir, bu hedefte sapma değildir, bu kabul edilebilir bir durum değildir. Ayrıca savunmanın sanığın maktulu tanımadığı yönündeki beyanları doğrudur ancak tanımıyor diye kimse kimseyi öldüremez" ifadelerini kullandı. Mahkeme hükmünü açıkladı Taraf avukatlarının beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Durmuş Ali Arslan’ı Hamit Sunbat’a yönelik kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın Sebahattin Sunbat’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, Tamer Ertürk’e yönelik tehdit suçundan verilen 6 ay hapis cezasını ise 18 bin TL adli para cezasına çevirdi. Mahkeme, Arslan hakkında ayrıca ruhsatsız tabanca taşıma suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 250 gün adli para cezası uygulanmasına hükmetti.
Bolu Bolu’da eski muhtara kayıp bilgisayar için zimmet davası: "Kırıldı çöpe attım" dedi Bolu’da 2024 yılında yerel seçimleri kaybeden eski mahalle muhtarı hakkında, belediye tarafından muhtarlığa tahsis edilen dizüstü bilgisayarı yeni muhtara teslim etmediği gerekçesiyle ’Zimmet’ suçundan dava açıldı. Bilgisayarın temizlik yaparken kırıldığını ve çöpe attığını iddia eden eski muhtar, Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Yeni Muhtar Mustafa Arda Kıyasoğlu ise, "Benim amacım herhangi bir kişiyi hedef almak değil, tamamen kamu malını korumaktır" dedi. Olay, Bolu merkez Borazanlar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde muhtar seçilen Mustafa Arda Kıyasoğlu, görevi 2009-2024 yılları arasında muhtarlık yapan Şevki G.’den devraldı. Yeni muhtar Kıyasoğlu, göreve başladıktan sonra Bolu Belediyesi tarafından muhtarlık işlerinde kullanılmak üzere tahsis edilen dizüstü bilgisayarın ofiste olmadığını fark etti. Durumu eski muhtar Şevki G.’ye soran Kıyasoğlu, iddiaya göre "Seni ilgilendirmez, bu devlet ile benim aramda" ve "Bilgisayar kayıp oldu" şeklinde yanıtlar alınca Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. "Tamir edilmeyince çöpe attım" Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan eski muhtar Şevki G., üzerine atılı suçlamaları reddetti. Şevki G. ifadesinde, söz konusu bilgisayarın muhtarlıkta temizlik yapıldığı sırada masadan düşerek kırıldığını belirterek, "Tamircilere götürdüm ancak kullanılamaz hale geldiği söylendi. Ben de bunun üzerine bilgisayar kullanılmaz halde olduğu için çöpe atmak zorunda kaldım" dedi. Kendi imkanlarıyla aldığı masaüstü bilgisayarı kullandığını ve seçimi kaybettikten sonra onu da ihtiyaç sahibi birine verdiğini belirten Şevki G., oluşan kamu zararını karşılamak için belediyeye gittiğini ancak yetkililerin ödeme alamayacaklarını söylediklerini öne sürdü. Ağır cezada yargılanacak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, Bolu Belediyesi’nin bilgisayarı kişisel kullanım için değil, muhtarlık görevi kapsamında tahsis ettiği, görev süresi bitiminde yeni muhtara teslim edilmesi gerektiği vurgulandı. Savcılık, bilgisayarın kırıldığına ve çöpe atıldığına dair herhangi bir resmi tutanak tutulmadığına dikkat çekti. Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame doğrultusunda eski muhtar Şevki G., Türk Ceza Kanunu’nun 247/1 maddesi gereğince ’Zimmet’ suçundan hapis cezası ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma talebiyle hakim karşısına çıkacak. "Mesele şahıslar değil kamu malıdır" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Borazanlar Mahallesi Muhtarı Mustafa Arda Kıyasoğlu, "Göreve geldiğimde bazı demirbaşlarla ilgili eksiklikler olduğunu tespit ettim. Ve bu durumu resmi yollarla ilgili makamlara bildirdim. Süreç içerisinde bazı kişiler tarafından konunun büyütülmemesi yönünde telkinlerde bulunuldu. Ancak ben hiçbir yönlendirmeye rağmen geri adım atmadım. Çünkü burada mesele şahıslar değil, mesele kamu malıdır. Benim amacım herhangi bir kişiyi hedef almak değil, tamamen kamu malını korumaktır. Süreç şu an yargıya intikal etmiş durumdadır. Gerekli değerlendirmeyi Türk adaleti yapacaktır. Adalete güvendiğimi de buradan söylemek istiyorum. Bizim için önemli olan şeffaflık, doğruluk ve devletimizin hakkının korunmasıdır" dedi. Bakan Kurum’dan bilgisayar ve yazıcı desteği Muhtar Kıyasoğlu, eksik bilgisayar sorununu çözmek için birçok kuruma başvuru yaptıklarını belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un kendilerine destek olduğunu söyledi. Kıyasoğlu, "Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum, bizlerin sesini duyarak bir sabah Özel Kalem Müdürü aracılığıyla bizlere bir adet bilgisayar ve son model bir yazıcı göndermiştir. Bizleri görüntülü arayarak bizlerle görüşme sağlamış, her zaman arkamızda olduğunu bizlere söylemiştir. Ayrıca buradan bizleri yarı yolda bırakmayan Çevre, Şehircilik Bakanımıza da teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı.