ÇEVRE - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 21:31

Kastamonu’da "Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik" çalıştayı

A
A
A
Kastamonu’da "Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik" çalıştayı

Kastamonu Üniversitesi’nde "Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik" çalıştayında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, sel, taşkın, fırtına, kuraklık ve heyelan gibi afetlerin Türkiye’yi her geçen gün daha fazla etkilediğini belirterek, bunun için afetlere karşı dayanıklı yapıların, sağlam düşünce yapılarıyla kurulabileceğini kaydetti.


Kastamonu Üniversitesi İç Su ve Deniz Balıkları Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 14-16 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen "Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik" başlıklı çalıştay, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda açılış töreniyle başladı. Afetlere karşı dirençli şehirler oluşturma hedefiyle düzenlenen çalıştay; bilim insanları, uzmanlar ve ilgili kurum temsilcilerini bir araya getiriyor. Üç gün sürecek etkinlik, kentsel alanlarda meydana gelebilecek hidrometeorolojik afetlere karşı daha dayanıklı yapılar ve sistemlerin geliştirilmesine yönelik bilimsel ve teknik katkılar sunmayı amaçlıyor.


Çalıştay, Kastamonu Valiliği, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü, Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Kastamonu Doğa ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, Bozkurt Belediyesi, Türk Kızılayı Kastamonu Şubesi ve Türk Hava Yolları Kastamonu Müdürlüğü gibi birçok paydaş kurumun desteğiyle gerçekleştiriliyor. Etkinliğin koordinatörlüğünü ise Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Bekir Taştan üstleniyor.



"Afetlere karşı dayanıklı yapılar, sağlam düşünce yapılarıyla kurulur"


Öğrencilerin verdiği konser sonrası başlayan çalıştayda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, iklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit değil, hayatın merkezinde yer alan bir gerçeklik olduğunu belirtti.


Sel, taşkın, fırtına, kuraklık ve heyelan gibi afetlerin Türkiye’yi her geçen gün daha fazla etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Küçük, "2021 yılında Bozkurt’ta yaşadığımız o elim sel felaketi, sadece bir doğa olayı değil; aynı zamanda bir uyarı, bir dönüm noktasıydı. Bugün bu salonda bir araya gelişimiz, o uyarıyı dikkate aldığımızın ve bu süreci bilgiyle, bilimle ve birlikte akılla dönüştürmeye kararlı olduğumuzun bir göstergesidir. Türkiye’nin dört bir yanından kıymetli akademisyenler, bilgilerini, deneyimlerini ve vizyonlarını bizlerle paylaşmak üzere buradalar. Bu ulusal iş birliği, afetlere karşı geliştirilecek çözüm önerilerine çok katmanlı ve çok sesli bir bakış kazandıracaktır. Afetlere karşı dirençli şehirler, yalnızca sağlam yapılarla değil, sağlam düşünce yapılarıyla kurulur. Bu yapı, bilimsel öngörüyle, disiplinler arası yaklaşımla, toplumsal farkındalıkla ve kurumsal dayanışmayla inşa edilir ve şunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki: Kastamonu, bu bütüncül yapının kurulabileceği nadide şehirlerden biridir. Üniversite olarak, bu süreçte hem akademik çalışmalarla hem de yerel paydaşlarımızla yürüttüğümüz projelerle aktif ve sorumluluk sahibi bir rol üstleniyoruz. Bugünkü çalıştayda, geçmiş afetlerden öğrendiklerimizle, geleceğe dair daha hazırlıklı olmanın yollarını konuşacağız. Dirençli şehirler, bilgiyi paylaşan, birlikte düşünen insanların elinde yükselir. Bugün atılacak her adım, yarının daha güvenli ve sürdürülebilir şehirleri için değerli bir yapı taşı olacaktır" dedi.



"Riskleri en aza indirmek için dirençli şehirler kurmalıyız"


Vali Yardımcısı Aydın Ergün de, 21. yüzyılda iklim değişikliği ve artan nüfus nedeniyle kentlerin doğayla uyum sağlayamamasının pek çok afete zemin hazırladığını belirtti.


Sadece müdahaleye değil, aynı zamanda afetlere öncesinden hazırlıklı olmaya, riskleri en aza indirmeye ve dirençli şehirler kurmaya odaklanmak gerektiğini vurgulayan Ergün, sel, fırtına, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınları gibi iklim temelli afetlerin artık daha sık ve daha ağır sonuçlarla karşılarına çıktığını belirtti. Vali Yardımcısı Ergün, "2000-2019 döneminde yaşanan afet sayısı, 1980-1999 dönemine göre neredeyse iki katına çıkmıştır. Bu afetlerin en büyük etkisi ise altyapısı kırılgan, hazırlık düzeyi düşük olan kentlerde görülmektedir. Küresel ısınmanın etkisiyle; buzulların erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesi, su kaynaklarının azalması, tarımsal verimliliğin düşmesi gibi sonuçlar, milyarlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit etmektedir. Özellikle kıyı ve nehir kenarında kurulu kentler, sel ve taşkın gibi hidrometeorolojik afetlerle daha fazla karşı karşıya kalmaktadır. Ne yazık ki Kastamonu olarak bizler de bu afetlerin acı sonuçlarına yabancı değiliz. 2021 yılında ilimizin Bozkurt, Abana ve Çatalzeytin ilçelerinde yaşanan büyük sel felaketi, hafızalarımızda derin izler bırakmıştır. Bu yaşananlar bize, afetlere karşı yalnızca müdahale değil, öncesinde hazırlık, dirençli şehirler inşa etme ve riskleri minimize etme vizyonunun ne denli hayati olduğunu göstermiştir" şeklinde konuştu.



"Dirençli şehirler, ortak sorumlulukla inşa edilir"


AFAD İl Müdürü Dr. Suat Tüfekçi ise, iklim değişikliğinin etkilerine en açık alanların başında kentlerin geldiğini vurgulayarak, yoğun nüfus, altyapı yetersizlikleri ve doğal kaynakların aşırı kullanımının şehirleri savunmasız bıraktığını ifade etti. Geleceğin en büyük sorunların birisi olacak olan hidrometeorolojik afetlere kentlerin dirençli hale getirmek zorunda olduklarını kabul etmek zorunda olduklarını söyleyen Tüfekçi, "Yeşil alanların artıracağız, dayanıklı altyapı sistemleri inşa edeceğiz, erken uyarı sistemleri ve kriz planlarını ortaya koyacağız. Toplumsal farkındalığı ve katılımı artıracağız. AFAD Başkanlığımız koordinesinde 81 ilimizde risk planlaması yaklaşımı doğrultusunda İl Risk Azaltma Planları hazırlanmış ve hayata geçirilmiştir. İlimizde de yine üniversitemizde 2 gün süren çalıştay sonucunda Kastamonu İl Risk Azaltma Planı hazırlanmış ve hayata geçirilmiştir. Bu kapsamdan toplam 2 amaç 10 hedef ve 211 eylem belirlenmiştir. Belirlenen 4 afet türünden birisidir. Bunlardan biriside hidrometeorolojik ve iklim değişilikliği kaynaklı afet riskleridir. Bu konuda 91 eylem belirlenmiş ve eylemlerin yüzde 72’si tamamlanmıştır. İlimizdeki temel risklerin bu kapsamda yüzde 50’ye yakını iklim değişikliği ile ilgilidir" diye konuştu.


Kentsel dirençliliğin bu sorunlara çözüm sunabileceğini belirten Tüfekçi, "Bireylerden kamu yöneticilerine, akademisyenlerden şehir plancılarına kadar herkes bu sürecin aktif bir parçası olmalı. Bu amaçla yarının nesilleri için dirençli şehirler kuracağız, dirençli şehirlerde yaşayacağız" dedi.



"Afet yönetimi ile bilimsel bilgi arasında köprü kurmalıyız"


Kastamonu Üniversitesi İç Su ve Deniz Balıkları Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü aynı zamanda Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu da, çalıştayın bilimsel, teknik ve yerel bilgiyi afet risklerini azaltma doğrultusunda bir araya getirmeyi hedeflediğini belirtti. Son 30 yıla dönüp baktıklarında İzmir’de, Bartın’da, Zonguldak’ta, Kastamonu’da, Giresun’da, Trabzon’da ve Rize’de yaşanan sel felaketlerinde 149 kişinin hayatını kaybettiğini söyleyen Mutlu, "Bu sel felaketleri hepimizi çok üzmüştür. Bizlere hepimizin daha çok çalışmamız gerektiğini ve kentsel dirençlilik noktasında toplumumuzu daha bilinçli olması zaruriyetini bir kez daha ortaya koymuştur" diye onuştu.


Üniversitenin araştırma misyonu doğrultusunda, bilimsel bilgi ile afet yönetimi arasında güçlü bir köprü kurulmasının önemine değinen Prof. Dr. Mutlu, Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda yaşanan sel ve heyelan olaylarından çıkarılacak derslerle daha dirençli yapılar inşa etmenin yollarının bu çalıştayda tartışılacağını vurguladı.


Konuşmaların ardından çalıştayın düzenlenmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür belgeleri takdim edildi.



İlk gün bilimsel sunumlarla tamamlandı


Programın devamında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ümran Kömüşcü, "İklim Değişikliği Nedenleri ve Batı Karadeniz’e Etkisi" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Ardından İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, "Sel-Taşkın Tehlikesine Karşı Dirençlilik Perspektifinde Bozkurt (Kastamonu)" başlıklı çalışmasını katılımcılarla paylaştı.


Çalıştayın ikinci gününde Cemil Meriç Salonu’nda teknik sunumlar ve kentsel dirençlilik oturumları gerçekleştirilecek; afetlere karşı stratejik yaklaşımlar detaylı şekilde ele alınacak.


Etkinliğin son günü olan 16 Mayıs’ta ise katılımcılar, 2021 yılında büyük bir sel felaketine sahne olan Bozkurt-Abana bölgesine düzenlenecek teknik gezi kapsamında afet alanlarında yerinde incelemelerde bulunacak.



Kastamonu’da "Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Kentsel Dirençlilik" çalıştayı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Kuşadası’ndan Gümüşhane dağlarına kaçtı Gümüşhane’nin doğa sporlarındaki öncü kuruluşu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), kış sezonunun zorlu ama keyifli yürüyüşlerinden birini gerçekleştirdi.Kelkit ilçesine bağlı Ünlüpınar Beldesi Çengi Deresi mevkiinden başlayan yürüyüş, eski yol güzergahı takip edilerek 2 bin 20 metre rakımlı Ziyarettepe Geçişi’ne kadar tırmanışla sürdü. Ardından inişe geçen ekip toplamda 11 kilometrelik parkuru Gökçepınar köyü üzerinden Kelkit-Gümüşhane karayoluna inerek tamamladı.Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut başta olmak üzere toplam 29 sporcunun katıldığı yürüyüşte kar kalınlığının yer yer yarım metreyi bulduğu rotada, soğuk hava nedeniyle sertleşen zemin sporcuları zaman zaman zorlasa da eşsiz manzaralar yorgunlukları unutturdu."Gökyüzü özellikle bugün çok hareketliydi"Etkinliğe katılan akademisyen Fatma Cebeci Aydın, her yıl aynı rotayı büyük bir keyifle yürüdüklerini belirterek, "Çok güzel kareler yakaladık bu yürüyüşte yine. Kar var, ağaçlar var. Gökyüzü özellikle bugün çok hareketliydi. Bulutların hızlı bir şekilde değişimi vardı rüzgar vardı. Bu da bize çok güzel kareler oluşturdu" dedi."Bu etkinlikler Gümüşhane için çok büyük kazanımlardan bir tanesi"Pazar günlerini evde geçirmek yerine doğaya çıktıklarını kaydeden Aydın, "Hem spor yapmış oluyoruz hem doğadaki temiz havadan faydalanmış oluyoruz. GÜDAK’la böyle bir imkana da kavuşmuş oluyoruz. Bu da zaten Gümüşhane için çok büyük kazanımlardan bir tanesi. Biz her zaman bütün doğaseverleri Gümüşhane’yi görmeye, Gümüşhane’deki bu güzellikleri, bu doğayı ziyaret etmeye davet ediyoruz. Tabii her zaman yine getirdiğiniz çöplerinizi de yanınızda götürmeniz şartıyla" diye konuştu."Mental yorgunluğu doğada atıyoruz"Parkur hakkında da bilgi veren Aydın, "Yolda oldukça yoğun kar vardı ama bizden önce geçmiş olan bir araç vardı onun izinden yürüdük. Bu bizim işimizi biraz kolaylaştırdı. Genelde kar yürüyüşleri zaten çok kolay olmuyor. Daha fazla efor sarf etmek zorunda kalıyorsunuz normal yürüyüşlere göre ama bunun da ayrı bir keyfi var. Çünkü daha fazla efor harcadığınızda fiziksel olarak yorulmak aynı zamanda mental olarak da o yorgunluğu atmanızı sağlıyor. Bunun da böyle bir avantajı var" ifadelerini kullandı.Kuşadası’ndan Gümüşhane Güzelliğine KaçışYürüyüşün en dikkat çeken ismi ise Aydın Kuşadası’ndan gelen Nurettin Başak oldu. Aydın’dan kış yürüyüşüne katılmak üzere Gümüşhane’de yaşayan çocuklarının yanına gelen Nurettin Başak, Ege Bölgesi’nde pek çok dağcılık grubuyla yürüdüğünü belirterek, "Güzel bir parkur. Teşekkür ederiz emeği geçenler için. Vali Bey’imizle geldik. Harika bir doğa. 2020 rakamından indik Pekün Dağı’ndan. Şu anda Gümüşhane’ye doğru gidiyoruz. Emeği geçen arkadaşlara dostlara teşekkür ederim. Gruba çok teşekkür ederim. Kuşadası’nda çeşitli gruplarla yürüyordum zaten. Burası daha berrak, güzel, daha el değmemiş, daha insansız. Zaten insanlar gittiği yeri kirletiyor. Artık Ege bitti, beton yığını oldu. Burada harika bir doğa, harika kar var. Çok memnun oldum" dedi.Kış mevsiminde pistlerin uygun olmasıyla birlikte bir hafta kayak bir hafta doğa yürüyüşü yapan GÜDAK kulübü, parkurları çığ riski olmayan bölgelerden titizlikle seçiyor ve kış boyunca da Gümüşhane’nin tanıtımını sürdürüyor.
Denizli Denizli’de 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne 2. dalga operasyon: Gözaltına alınan 17 kişiden 12’si tutuklandı Denizli’de geçtiğimiz şubat ayında 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne yönelik düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12’si daha tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Denizli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, il genelinde bulunan organize suç örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında ’suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde kasten adam öldürme, kasten yaralama, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı silah ticareti yapma ve mala zarar verme’ suçlarına karışan suç örgütüne yönelik olarak 04 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 31 şüpheli tutuklandı. Organize suç örgütünün tamamen çökertilmesi amacıyla KOM ekipleri tarafından devam ettirilen çalışmalarda, organize suç örgütü ile bağlantılı oldukları tespit edilen 17 şüphelinin yakalanması için ikinci dalga operasyon düzenlendi. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen eş zamanlı operasyonlarda ’örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı silah ticareti yapma’ suçlarından haklarında arama kararı çıkartılan 17 şüpheli yakalandı. Emniyetteki sorgularının ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 5’i hakkında adli kontrol kararı verilirken, 12 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. İkinci dalga operasyonla birlikte organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda tutuklanan örgüt üyesinin sayısı 43’e yükseldi.