ASAYİŞ - 26 Nisan 2026 Pazar 08:22

Kastamonu’da dağlık alanda uçurumdan düşen genç için ekipler seferber oldu

A
A
A
Kastamonu’da dağlık alanda uçurumdan düşen genç için ekipler seferber oldu

Kastamonu’nun Küre ilçesinde dağlık alanda dolaştığı sırada dengesini kaybederek uçuruma düşen genç için ekipler seferber oldu. 30 metrelik uçuruma düşen genç, ekiplerin çalışmasıyla güçlükle düştüğü yerden kurtarıldı.


Edinilen bilgiye göre, Küre ilçesine bağlı Karadonu Köyü sınırlarında bulunan Doğanlar Kalesi mevkiinde dağlık alanda gezen 22 yaşındaki A.T.C., dengesini kaybederek uçuruma düştü. Yaklaşık 30 metre yuvarlanarak düştüğü yerde kayalıklara sıkışan A.T.C. için yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), itfaiye, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, yaralı gence ulaşmak için çalışma başlattı. Zorlu arazi şartlarına rağmen ekipler, güçlükle yaralı gence ulaştı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan genç, ekiplerin müşterek çalışması sonucu sedyeye alınarak güçlükle uçurumdan çıkartılabildi. Ambulansın beklediği noktaya kadar getirilen genç, ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.



Kastamonu’da dağlık alanda uçurumdan düşen genç için ekipler seferber oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Çarşının 10 kiloluk Prens’i Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor. Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O sesleniş, o sesleniş oldu" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu" Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum" Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "Mağazamıza enerji ve bereket verdi" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "Otobüse binecekken onu görmeye gelen var" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana Sıcaklar etkisini artırmadan 3 kişi serinlemek isterken öldü Adana’da havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek amacıyla sulama kanalı ve göle giren 3 kişi boğularak hayatını kaybederken, kentte her yıl ortalama 25-30 kişinin serinlemek isterken hayatını kaybettiği öğrenildi. Adana’da havaların yavaş yavaş ısınmaya başlamasıyla birlikte serinlemek isteyen gençler Seyhan Nehri, sulama kanalları ve Seyhan Baraj Gölü’ne girmeye başladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da serinlemek isterken ölüm vakaları kendini gösterdi. Henüz sıcaklar çok başlamamışken bir haftada 3 genç sulama kanalı ve gölde boğularak can verdi. Adana’da tablo ağır Adana’da özellikle yaz aylarında sulama kanalları, gölet ve barajlarda boğulma vakaları sık sık yaşanıyor. Verilere göre kentte son 10 yılda 250’den fazla kişi boğularak hayatını kaybetti. Bu da her yıl ortalama 25 ila 30 kişinin boğularak can verdiğini ortaya koyuyor. Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, sulama kanallarının güçlü akıntı ve ani derinlik değişimleri nedeniyle son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, vatandaşları bu alanlardan uzak durması konusunda uyarıyor, ancak buna rağmen gençler özellikle sulama kanallarına girmeye devam ediyor. Ayrıca TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 2023 yılında bu sayı 572 olarak kayıtlara geçerken, bazı veriler son yıllarda bu rakamın yıllık ortalama 900 ila bin 200’ü bulabildiğine işaret ediyor.