EĞİTİM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 17:12

Kastamonu Üniversitesi’ne ’spor dostu kampüs’ unvanı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’ne ’spor dostu kampüs’ unvanı

Kastamonu Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde "Spor Dostu Kampüs"unvanı aldı.


Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından üniversitelerde sağlıklı yaşamı ve spor kültürünü teşvik etmek amacıyla yürütülen "Spor Dostu Kampüs" projesi kapsamında Kastamonu Üniversitesi, "Spor Dostu Kampüs" unvanı almaya hak kazandı. Spor altyapısı, katılımcı çeşitliliği, düzenli olarak gerçekleştirilen fiziksel aktivite imkanları, spor kulüplerinin etkinliği ve sporun kampüs yaşamına entegrasyonu gibi birçok başlık altında yapılan kapsamlı değerlendirmeler neticesinde belirlenen üniversiteler kamuoyuyla paylaşıldı. Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ödül töreninde, "Spor Dostu Kampüs" unvanı kazanan üniversiteler açıklandı. Üniversitemiz de bu önemli listeye adını yazdırarak, kampüste sunduğu spor imkânlarının İlimiz halkı dâhil olmak üzere geniş bir kesime hitap etmesiyle örnek gösterildi.


Törene katılan Kastamonu Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, ödülü Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın elinden aldı.


Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bu yıl ilk kez verilen "Spor Dostu Kampüs" unvanlarının, gençliğe yönelik bütüncül yaklaşımlarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Özvar, üniversite öğrencilerinin büyük kısmının hareketsiz bir yaşam sürdüğünü belirterek, yükseköğretim kurumlarının gençlerin yaşam alışkanlıklarını iyileştirmede önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu vurguladı. "Spor Dostu Kampüs" projesinin yalnızca bir farkındalık girişimi değil, aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal sorumluluğu kapsayan kurumsal bir dönüşüm stratejisi olduğunu belirten Özvar, bu kapsamda yapılan başvuruların 45 kriter üzerinden titizlikle değerlendirildiğini, sonuçta 47 üniversiteden 48 kampüsün unvana layık görüldüğünü dile getirdi. Unvanın, üç yıl süreyle geçerli olacağı bilgisi de paylaşıldı.


Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yaptığını ve bu alandaki ivmeyi sürdürmek istediklerini ifade etti. Üniversitelerin bu sürece aktif biçimde katılmasını önemsediklerini belirten Bakan Osman Aşkın Bak, akademik hayatın içinde öğrencilerin zihinsel olarak da destekleneceği spor ortamlarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Üniversite gençliğinin, yöneticilerin ve idari kadroların spora daha fazla dahil olmasını arzu ettiklerini dile getiren Bak, sporun hayatın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini sözlerine ekledi.


İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da konuşmasında spor dostu kampüs baremini geçen üniversitelerin gençlerin doğru üniversite tercihi yapmalarında onlara yol göstereceğini düşündüğünü belirterek, "İnşaallah Türkiye’deki bütün üniversite kampüsleri spor dostu kampüs olur, inşaallah üniversite neslimizin sporda çok daha aktif biçimde yer aldığı, üniversite seviyesindeki lisanslı sporcu sayımızın arttığı ve bu şekilde uluslararası müsabakalarda ülkemizin madalya sayısının, göndere çektiği bayrak sayılarının arttığını görmek nasip olur" şeklinde konuştu.


Konuyla ilgili konuşan Rektör Topal, "Üniversitemizin spor kültürüne verdiği değerin karşılığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, Spor Bilimleri Fakültemize, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığımıza, öğrenci topluluklarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Sporun birleştirici gücünü yalnızca kampüsümüzde değil, Kastamonu genelinde de yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Rektör Topal,, destek ve teşviklerinden ötürü Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür etti.


Kastamonu Üniversitesi bünyesinde bulunan spor salonları, açık alan spor sahaları, yürüyüş parkurlarında öğrenci kulüplerinin katkılarıyla yıl boyunca düzenlenen etkinlikler, sağlıklı yaşam kültürünün hem kampüs genelinde hem de Kastamonu’da yaygınlaşmasını sağlıyor. "Spor Dostu Kampüs" unvanı, yalnızca mevcut altyapının yeterliliğini değil, spor kültürünün üniversite yaşamına entegrasyonunu ve sürdürülebilir gelişimini de kapsayan kapsamlı bir değerlendirme süreci sonunda veriliyor.



Kastamonu Üniversitesi’ne ’spor dostu kampüs’ unvanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne 2. dalga operasyon: Gözaltına alınan 17 kişiden 12’si tutuklandı Denizli’de geçtiğimiz şubat ayında 31 üyesi tutuklanan suç örgütüne yönelik düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12’si daha tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Denizli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, il genelinde bulunan organize suç örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında ’suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde kasten adam öldürme, kasten yaralama, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı silah ticareti yapma ve mala zarar verme’ suçlarına karışan suç örgütüne yönelik olarak 04 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 31 şüpheli tutuklandı. Organize suç örgütünün tamamen çökertilmesi amacıyla KOM ekipleri tarafından devam ettirilen çalışmalarda, organize suç örgütü ile bağlantılı oldukları tespit edilen 17 şüphelinin yakalanması için ikinci dalga operasyon düzenlendi. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen eş zamanlı operasyonlarda ’örgüte üye olmak ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı silah ticareti yapma’ suçlarından haklarında arama kararı çıkartılan 17 şüpheli yakalandı. Emniyetteki sorgularının ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 5’i hakkında adli kontrol kararı verilirken, 12 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. İkinci dalga operasyonla birlikte organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda tutuklanan örgüt üyesinin sayısı 43’e yükseldi.
Gümüşhane Prof. Dr. Nafiz Maden: "Rize-Çayeli açıklarında petrol sızıntısı analizleri olumlu çıktı" Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denizdeki petrol sızıntısından alınan numunelerde yapılan analizlerin olumlu sonuçlar verdiği belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize-Çayeli açıklarında yıllardır bilinen petrol sızıntısına ait numunelerde yapılan analizlerin "doğal ham petrol" bulgularını kesin olarak doğruladığını açıkladı. Prof. Dr. Maden, elde edilen sonuçların bölgenin petrol potansiyeline yönelik güçlü kanıtlar sunduğunu vurgulayarak "Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. Prof. Dr. Nafiz Maden ayrıca Türkiye envanterine eklenen "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" sondaj gemilerinin de enerji güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek 2025’te yayımladıkları akademik çalışmada Türkiye’nin dış politika, etkinlik ve enerji güvenliği açısından artık bölgesinde ‘köprü ülke’ değil ‘merkez ülke’ konumuna yükseldiğini vurguladı. "Sızıntı doğal kaynaklı ham petrolden kaynaklanıyor" Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntılarından alınan numunelerden çıkan sonuçların olumlu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Nafiz Maden, "Karadeniz’le ilgili çalışmalarımız da var. Osmanlı döneminden beri bilinen Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısı üzerine iki numune aldık. Bunlardan biri TPAO’ya gönderildi ve olumlu sonuç geldi. Diğer numuneyi de üniversitemizin laboratuvarlarında analiz ettik; sonuçlar TPAO analizlerini teyit etti. Bu da sızıntının doğal kaynaklı bir ham petrolden geldiğini ortaya koyuyor. Uydu görüntülerinde daha önce bir sızıntı noktası tespit edilirken, son çalışmalarda iki farklı noktadan sızıntı olduğunu belirledik. Bu bulgu jeofizik verilerimizle de örtüşüyor. Enerji Bakanımızın 31 Aralık 2025’te yaptığı ’Önümüzdeki aylarda Doğu ve Orta Karadeniz’de sondaj ve arama çalışmaları yapılacak’ açıklaması bizleri umutlandırdı. Hem benim hem de Rizeli hemşerilerimizin beklentisi, Rize açıklarına bir sondaj gemisinin gönderilmesidir. Enerji Bakanımızı ve TPAO Genel Müdürümüzü Rize-Çayeli’ne davet ediyoruz. Karadeniz’in adı kara olsa da bahtı açıktır. Batı Karadeniz’de doğal gaz keşfettiğimiz gibi Doğu Karadeniz’de, özellikle Trabzon ile Hopa arasındaki bölgede petrol rezervi bulacağımıza inanıyorum" diye konuştu. "Gümüşhane, Bayburt, Erzurum ve Erzincan’da petrol potansiyeline sahip" Akademik olarak gerçekleştirilen diğer çalışmalar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Nafiz Maden, "Bir diğer çalışmamız ise Bayburt, Gümüşhane, Erzurum ve Erzincan bölgesinin petrol potansiyeli üzerine. 1933’ten bu yana Bayburt’un Ortaçimağıl köyünde tespit edilmiş bir petrol sızıntısı vardı. Cevat Eyüp Taşman ve meslektaşları o dönemde ilk raporları hazırlamıştı. Biz bu çalışmaları devam ettirdik ve bölgedeki vatandaşların aktarımlarıyla yeni sızıntı alanlarını belirledik. Bayburt’un Saruhan, Ortaçimağıl, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde petrol sızıntıları tespit ettik. Aldığımız numuneleri TPAO’ya gönderdik ve olumlu sonuçlar aldık. Ayrıca Gümüşhane’de iki farklı sahada petrol sızıntısına rastladık; bahar aylarında bu bölgelerde daha detaylı incelemeler yapmayı planlıyoruz. Sonuç olarak, Türkiye’nin denizde ve karada yürüttüğü enerji arama faaliyetleri oldukça olumlu sonuçlar doğurmuştur. Aldığımız yeni sondaj gemileri, ülkemizin bölgedeki enerji güvenliğine büyük katkı sağlamaktadır. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında GKRY, Yunanistan ve İsrail’in oluşturduğu bir blok bulunuyor. Türkiye burada güçlü duruşunu sürdürmektedir. Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumak bizim için önemlidir. Afrika’dan Hazar Denizi’ne, Balkanlar’dan Karadeniz’e kadar yaptığımız çalışmaların meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. Bu süreçte üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız" diye konuştu.
Bilecik Bilecik’te "Marul Daha Bi’ İyi" Projesi ile üretim tescillendi Bilecik’in Söğüt ilçesinde "Marul Daha Bi’ İyi" Projesi uygulamalarıyla marul üretimi tescillendi. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "İyi Tarım Uygulamalarının Yaygınlaştırılması ve Kontrolü" Projesi kapsamında, Bilecik’in Söğüt ilçesinde hayata geçirilen "Söğüt’te Marul Daha Bi’ İyi" Projesi başarıyla tamamlandı. Mikroklima iklimi ve örtü altı sebze üretimiyle öne çıkan Söğüt ilçesinde, Geçitli ve Hamitabat köylerinde faaliyet gösteren 10 üretici, İyi Tarım Uygulamaları kapsamında üretim gerçekleştirdi. Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık ile teknik ekip, proje sürecinde üreticilerle bir araya gelerek çalışmaları yerinde inceledi. Yapılan denetimler ve analizler sonucunda, projeye katılan 10 üreticinin tamamının pestisit kalıntısız üretim yaptığı tespit edildi. Üreticiler, bu kapsamda İyi Tarım Uygulamaları Sertifikası almaya hak kazandı. Öte yandan, 2026 yılında İyi Tarım Uygulamaları yapan üreticilere dekar başına 527 TL destek sağlanacağı bildirildi. Sertifikalar, Söğüt ilçesine bağlı Hamitabat Köyü’nde düzenlenen törenle üreticilere takdim edildi. Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık, "İyi Tarım Uygulamaları ile hem üreticimizin emeğini koruyor hem de tüketicimize sağlıklı ve güvenilir gıda sunuyoruz. Söğüt’te elde edilen bu başarı, ilimiz genelinde örnek teşkil edecek niteliktedir" dedi.