EĞİTİM - 10 Nisan 2026 Cuma 12:28

Kastamonu Üniversitesi’nde yapılardaki malzemelerin deprem dayanımı masaya yatırıldı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nde yapılardaki malzemelerin deprem dayanımı masaya yatırıldı

Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü proje kapsamında depremlerde yapılardaki malzeme dayanımı ve zemin etkisi masaya yatırıldı.


Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu’nun yürütücülüğünü üstlendiği "Depremde Yapı Davranışı: Malzeme Dayanımı ve Zemin Etkisi" başlıklı TÜBİTAK destekli proje, açılış programıyla başladı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen açılışta ilk konuşmayı proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu yaptı. Yılmazoğlu, Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle deprem bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, depremin bir doğa olayı olduğunu;,ancak doğru mühendislik uygulamalarıyla ihtimal etkilerinin azaltılabileceğini ifade etti. Yılmazoğlu, etkinliğin içeriğine ilişkin bilgi vererek katkı sunanlara teşekkür etti.


Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ise, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Afet kavramının yalnızca depremle sınırlı olmadığını, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerinin de toplumsal yaşamı etkilediğini ifade eden Küçük, afetlere yönelik hazırlık, planlama ve alınan tedbirlerin afet öncesi ve sonrasındaki etkilerin azaltılmasında belirleyici olduğunu vurguladı.


Deprem risklerinin azaltılması, güvenli yapı tasarımı ve zemin davranışlarının bilimsel temelde ele alınmasını amaçlayan TÜBİTAK destekli program kapsamında, deprem mühendisliği, depreme dayanıklı yapı tasarımı, zemin-yapı etkileşimi ve deprem hasarlarının değerlendirilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler yer alıyor. Dört gün sürecek etkinlik boyunca düzenlenecek dersler, seminerler ve uygulamalarla katılımcılara deprem etkisi altında yapı davranışı, zemin özelliklerinin yapı güvenliğine etkisi ve güncel yaklaşımlar hakkında kapsamlı içerikler sunulacak.



Kastamonu Üniversitesi’nde yapılardaki malzemelerin deprem dayanımı masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Akseki’de "Transdisipliner Mentorluk ve Yerel Kalkınma Çalıştayı" düzenlendi Akseki Kaymakamlığı, Akseki Belediyesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu iş birliğiyle düzenlenen "Akseki Transdisipliner Mentorluk ve Yerel Kalkınma Çalıştayı", ALKÜ Akseki Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Akseki Kaymakamı Yusuf Ilıca, Akseki’nin adından büyük bir memleket olduğunu vurgulayarak, ilçenin gastronomi değerlerinin önemli olduğunu söyledi. Coğrafi işaretli ürünler konusunda geç kalınsa da çalışmaların hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Açılış konferansında konuşan İbni Sina Enstitüsü ve Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Gerontolog Dr. Kemal Aydın ise jeopolitik konum gereği küresel düşünmenin önemine dikkat çekerek, sağlıklı ve uzun yaşamın tüm kurumların gündeminde olması gerektiğini belirtti. Aydın, "Eskiden 70 yaş ’yolun sonu’ olarak görülürdü, bugün ise ’yolun yarısı’ diyoruz. Amaç, uzun yaşarken topluma yük olmadan sağlıklı bir ömür sürmektir. Sağlıklı toplum, güçlü devletin temelidir" dedi. Konuşmaların ardından oturumlara geçildi. "Gerontoloji, Turizm ve Yerel Kalkınma" başlıklı ilk oturumda; Uluslararası Sağlık Turizmi ve Eğitimi Derneği Başkanı Dr. Mehmet Kanpolat, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Kazım Erol, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, ALKÜ Akseki MYO Müdürü Öğr. Gör. Recep Baltacı ve ekonomist Murat Köysüren sunum yaptı. "Kültürel Miras ve Gastronomi" başlıklı ikinci oturumda ise Limak Hotels Antalya-Yalova Culinary Direktörü Halil Gökmenoğlu, mutfak tarihi araştırmacısı Asuman Dokgöz, ALKÜ Spor Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Özgür Nalbant, mimar Kerim Yüksel, ALKÜ Mimari Restorasyon Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Meydan Palalı ve proje yönetim uzmanı/gazeteci Esra Özkan Çiçek konuşmacı olarak yer aldı. Çalıştay, farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla Akseki’nin yerel kalkınma potansiyelinin ele alındığı oturumların ardından sona erdi. Çalıştayın açılışına Akseki protokolünün yanı sıra ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı da katıldı.
Erzurum Vali Baruş, brifing aldı Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne gerçekleştirdiği ziyarette, il genelinde yürütülen sosyal hizmet çalışmalarına ilişkin kapsamlı bir brifing aldı. İl Müdürü Hasan Aykut tarafından sunulan brifingde; sosyal devlet anlayışı doğrultusunda dezavantajlı birey ve gruplara yönelik sunulan hizmetlerin kapsamı, yürütülen projeler ve sahadaki uygulamalar ayrıntılı şekilde ele alındı. İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 605 personel ile çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar, şehit yakınları ve gazilere yönelik koruyucu, önleyici, destekleyici ve rehabilite edici hizmetlerin etkin ve bütüncül bir yaklaşımla sürdürüldüğü ifade edildi. Aile ve toplum hizmetleri kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde; Aile Eğitim Programı (AEP) ile 2 bin 372 kişiye ulaşıldığı, bireylerin aile içi iletişim, hukuk, ekonomi, sağlık ve medya okuryazarlığı alanlarında bilinçlendirildiği, aile danışmanlığı hizmetleri kapsamında ise özellikle risk grubundaki bireylere yönelik 93 kişiye birebir rehberlik ve psikososyal destek sunulduğu belirtildi. Ayrıca Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi kapsamında çok sayıda gencin ekonomik olarak desteklendiği, doğum yardımları kapsamında ise ailelere önemli tutarlarda mali katkı sağlandığı aktarıldı. Çocuk hizmetleri alanında; korunmaya muhtaç çocuklara yönelik bakım ve koruma hizmetlerinin titizlikle yürütüldüğü, bu kapsamda 219 çocuğun kuruluş bakımında bulunduğu, bin 925 çocuğun ise aile yanında desteklendiği ifade edildi. Koruyucu aile hizmetlerinden 67 çocuğun yararlandığı, evlat edindirme çalışmalarıyla çocukların aile ortamında büyümelerinin teşvik edildiği vurgulandı. Engelli ve yaşlı hizmetleri kapsamında; bireylerin öncelikle kendi aile ortamlarında desteklenmesinin esas alındığı, bu doğrultuda 5 bin 909 vatandaşın evde bakım hizmetinden yararlandığı, bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde ise yüzlerce engelli ve yaşlı bireye yatılı hizmet sunulduğu ifade edildi. Ayrıca erişilebilirlik çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğü, yapılan saha taramaları ve verilen erişilebilirlik belgeleri ile engelsiz yaşamın desteklendiği belirtildi. Kadına yönelik hizmetler çerçevesinde; kadına karşı şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaların titizlikle yürütüldüğü, koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının uygulandığı, kadın konukevinde kadınlar ve çocuklara güvenli barınma imkânı ile birlikte psikososyal destek sağlandığı ifade edildi. Şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetler kapsamında; il genelinde bulunan şehit yakınları ve gazilere yönelik istihdam, sosyal destek, psiko-sosyal danışmanlık, aile ziyaretleri ve çeşitli hak ve hizmetlerin etkin bir şekilde sunulduğu, devletin şefkat elinin her zaman yanlarında olduğu vurgulandı. İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projelerle; toplumsal farkındalığın artırılması, aile yapısının güçlendirilmesi ve dezavantajlı bireylerin sosyal hayata katılımının desteklenmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Ayrıca sportif ve kültürel faaliyetlerle çocukların, gençlerin ve engelli bireylerin sosyal gelişimlerinin desteklendiği, farklı branşlarda yürütülen faaliyetlerle önemli kazanımlar elde edildiği belirtildi. Vali Aydın Baruş, gerçekleştirilen çalışmaların toplumun her kesimine dokunan önemli hizmetler olduğunu ifade ederek, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara daha hızlı ve etkin şekilde ulaşılması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Samsun Profesör açıkladı: "Evlilik kanseri önlüyor" ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan çalışmaya göre, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser riskinin evlilere kıyasla daha yüksek olduğunun görüldüğünü aktaran Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranlarının evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 68, hiç evlenmemiş kadınlarda ise yaklaşık yüzde 83 daha yüksek olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişkiye yönelik yapılan büyük ölçekli bir araştırmayı değerlendirdi. Özkaya, "Geçen hafta yayınlanan ve ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan büyük bir araştırmaya göre, evliliğin kanser riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor ve hiç evlenmemiş yetişkinlerin kansere yakalanma riski, evlenmiş olanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranları, boşanmış veya dul kalmış erkekleri de içeren evli erkeklere göre yüzde 68 daha yüksektir. Hiç evlenmemiş kadınlarda ise bu oran daha da yüksektir ve yüzde 83 olarak bildirilmiş. Bu yeni gözlem, evlenmenin kanseri önlediği veya insanların evlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak evlilik, kanserin daha erken teşhis edilmesi ve daha iyi hayatta kalma oranıyla zaten ilişkilendirilmektedir. Evli bireyler genellikle (ancak her zaman değil) daha güçlü destek sistemlerine, daha büyük ekonomik istikrara sahiptir ve kanser tedavi rejimlerine uyma olasılıkları daha yüksektir. Bundan şunu çıkarmak gerekiyor: Evli değilseniz kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeniz, ihtiyaç duyabileceğiniz taramaları yaptırmanız ve sağlık bakımınızı güncel tutmanız gerektiği anlamına geliyor" dedi. Kadın ve erkek arasındaki fark Özkaya şunları söyledi: "Erkekler ve kadınlar biraz farklı örüntüler gösterdi. Hiç evlenmemiş erkeklerin kansere yakalanma olasılığı, evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha fazlayken, hiç evlenmemiş kadınların kansere yakalanma ihtimali, evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 85 daha fazlaydı. Bu, daha geniş bir eğilimin küçük ama dikkate değer bir tersine dönüşünü temsil ediyor: Erkekler genellikle sağlık ve sosyal faktörler açısından evlilikten kadınlardan daha fazla fayda görüyor. Bu durumda ise kadınlar evlilikten erkeklerden biraz daha fazla fayda görmüş gibi görünüyor. Evlilik ile kanser arasındaki en güçlü bağlantılar, enfeksiyon, sigara veya alkol kullanımıyla ilgili kanserlerde ve kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme ile ilgili kanserlerde görüldü. Araştırmacılar, meme, tiroit ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere, güçlü tarama programlarına sahip kanserler için daha zayıf bağlantılar buldular. Daha az sigara içen, daha az alkol tüketen, kendine daha iyi bakan ve sosyal hayata daha fazla entegre olan kişilerin evlenme ihtimallerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Yine de araştırmacılar, evlilik ile kanser arasındaki bağlantının 50 yaş üstü yetişkinlerde daha güçlü olduğunu buldular; bu da insanların yaşlandıkça ve kanser risk faktörlerine maruz kaldıkça, evlilikle ilişkili faydaların daha belirgin hale gelebileceğini düşündürüyor. Aslında buna şu gözle bakmak gerekiyor. Eğer bekarsanız ve daha izole bir yaşam sürüyorsanız, tarama veya önleme faaliyetlerine katılma olasılığınız daha düşüktür. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz olarak tüm halkımıza sadece kanser taramalarında değil her türlü sağlık sorunlarınıza ve sorularınıza evli veya bekar ayırt emeksizin hizmet verdiğini hatırlatmak istiyoruz." (FAU-