KÜLTÜR SANAT - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 12:08

Oytun Erbaş Canik’te

A
A
A
Oytun Erbaş Canik’te

Samsun Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği "Konuşacak Çok Şey Var!" adlı konferans programında Prof. Dr. Oytun Erbaş, vatandaşlarla buluşacak.


Canik Belediyesi, kültür ve sanat alanında alkışları toplayan programlarına yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Birçok farklı alanda önemli çalışmalar gerçekleştiren isimleri vatandaşlarla bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçede "Konuşacak Çok Şey Var!" isimli konferans programı düzenliyor. Tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgiler aktaracak olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, program çerçevesinde ayrıca vatandaşların sorularını yanıtlayacak. İlgisinin yüksek olması beklenen ve Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın nörogelişim konusunda deney ve gözlem çalışmalarına yönelik tecrübelerini aktaracağı ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programı, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.



Kültür ve sanat programlarını vatandaşların talepleri doğrultusunda oluşturduklarına değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Kültür ve sanat alanına yönelik programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Etkinlik takvimimizi, hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda belirliyoruz. Ailelerimizle ve gençlerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçemizde gerçekleştireceğimiz ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.