ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 12:09

Kardeşini ahıra kilitleyip ateşe verdiği iddia edilen şahsın yargılamasına devam edildi

A
A
A
Kardeşini ahıra kilitleyip ateşe verdiği iddia edilen şahsın yargılamasına devam edildi

Kastamonu’nun Cide ilçesinde kardeşini kilitleyip ahırı ateşe verdiği iddia edilen sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık, mahkemede suçsuz olduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti.


Cide ilçesi Başköy köyü Pire Mahallesi’nde 29 Temmuz 2025’te yaşanan olayda Mecit B.’ye ait iki katlı evde çıkan yangın kısa sürede büyüyüp bitişikteki samanlığa sıçradı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında iki katlı ev kullanılmaz hale gelirken, Mecit B. (65) ile Mevlüt B. (78) kardeşler yaralandı. Sağlık ekiplerince sevk edildikleri Cide Devlet Hastanesinde tedavileri tamamlanan kardeşlerden Mevlüt B., yangını bilinçli çıkarttığı ve kendisini öldürmeye çalıştığı gerekçesiyle kardeşi Mecit B.’den şikayetçi oldu. Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Mecit B. hakkında "canavarca hisle veya eziyet çektirerek üstsoydan kardeşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı.


Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına sanık, tanıklar, avukatlar hazır bulunurken tanıklar SEGBİS aracılığıyla bağlandı.


Tanık olarak dinlenen Mecit.B.’nin eşi G.B., sanığın eşiyle aynı bahçeye ev yaptırdığını, bundan dolayı aralarında sorun yaşandığını söyleyerek, "Yangın olduğu gün ben Cide’deydim. Haber ettiler, yangından öyle haberim oldu. Mevlüt bana Mecit’in onu nasıl yaktığını anlattı, sonra komaya girdi. Hastanede Mevlüt’ün videosunu kızım çekti, eğer ölürse elimizde kanıt olsun istedik" dedi.


komşu M.K. ise, "Ben evimde yatıyordum, bağırma seslerini duyunca dışarı çıktım. Mecit’i o an görmedim. Mevlüt evin önündeydi, ‘ambulans, ambulans’ diye bağırıyordu. Ambulansı ben aradım. Mevlüt, ’beni Mecit yaktı’ diye bir şey söylemedi. Karakol komutanı ile olay yerine gittim, her şey yanmıştı" diye konuştu.


Bir diğer tanık F.K. de, "Sabah bağırma sesiyle uyandık. Mevlüt ‘yardım edin, ambulans çağırın’ diyordu. Eşim ambulansı aradı, sonra ambulans geldi. Bizden kıyafet istediler, verdik. Aralarında ne yaşandığını bilmiyorum, yangın yerine gitmedim. Mevlüt’ün, ‘yanıyorum, su tutun’ dediğini duydum. Mecit’in yaktığına dair bir şey duymadım" şeklinde konuştu.


Mecit B. de savunmasında "Tanıklar doğru konuşmuyor. Benim böyle bir suçum yok. Olay miras meselesinden kaynaklanıyor. Yangını ben çıkarmadım, beraatimi ve tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı.


Avukat savunmalarını da dinleyen mahkeme heyeti, sanığın tutukluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Kardeşini ahıra kilitleyip ateşe verdiği iddia edilen şahsın yargılamasına devam edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Çivisiz Cami’ye hayran kaldı Kastamonu Üniversitesi öğrencileri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve halk arasında ’Çivisiz Cami’ olarak bilinen Mahmut Bey Camii’ni inceledi. Kastamonu Valiliği himayelerinde, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) koordinasyonunda yaklaşık 4 yıl süren çalışmalar neticesinde, 2023 yılında, "Anadolu’nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri" kategorisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Mahmut Bey Camii’ne Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından teknik gezi düzenlendi. Üniversite öğrencileri, caminin bulunduğu bölgede Kastamonu Müze Müdürlüğü koordinesinde, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anar Azizsoy’un akademik danışmanlığında kazı çalışmalarının sürdüğü alanda Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Hikmet Haberal koordinasyonunda öğrenciler incelemelerde bulundu. Öğrencilere Haberal tarafından, cami ve kazı çalışmaları yapılan hamam hakkında bilgi verildi. "Şehre çok yakın olmasına rağmen Mahmutbey Camii’ne ilk kez geliyorum" Camiyi herkesin görmesi gerektiğini söyleyen Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğrencisi Melike Bektaş, "Caminin etkileyici bir görseli var. Tavanları, süs işlemeleri, renkleri çok ilginç. Aslında şehre çok yakın bir yer ama ilk defa geliyorum. O da Hikmet Haberal hocamız sayesinde oldu. Buranın tarihinin çok eski olduğunu öğrendim" dedi. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Sedef Karaca ise, "Çok mutluyuz, çok değerler gördük. Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii’nde bulunuyoruz. Hocalarımız sayesinde gelip bu tarihi yapıyı görme imkanı bulduk. Caminin detayları ve çivi kullanılmadan yapılmış olması ilginç" diye konuştu. Düzenledikleri geziyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da, "İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencilerimizle birlikte bugün Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii’ne geldik. Burada caminin tarihçesinden kültürel değerlerinden bahsettik. Caminin en önemli özelliği ise Candaroğulları Beyliği döneminde yapılmış olmasıdır, 1366 yılında inşa edilmiştir. Bu cami, 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer aldı. Akabinde Mahmutbey Camii, Kastamonu’nun en önemli turizmi destinasyonlarından birisi haline gelmiştir" şeklinde konuştu.
Gaziantep Kronik ağrıların tedavisinde radyofrekans dönemi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, radyofrekans tedavisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda bu tür ağrıların tedavisinde öne çıkan radyofrekans yöntemi, özellikle cerrahi dışı seçenek arayan hastalar için dikkat çekiyor. Radyofrekans tedavisinin, ağrıya neden olan sinirlerin kontrollü şekilde tedavi edilmesi esasına dayandığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Bu yöntemde özel iğneler aracılığıyla hedef sinir dokusuna ulaşılır ve radyo dalgaları kullanılarak ağrı iletimi azaltılır. Minimal invaziv bir işlem olup genellikle kısa sürede tamamlanır" dedi. Tedavinin özellikle uygun hasta grubunda etkili sonuçlar verdiğini vurgulayan Koca, "Radyofrekans tedavisi; fizik tedavi, manuel terapi, kuru iğneleme, nöral terapi, proloterapi gibi konservatif ve girişimsel tedavi yöntemlerine rağmen yeterli yanıt alınamayan ve ağrıları devam eden hastalar açısından önemli bir tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte, şikayetlerinin kaynağı cerrahi gerektiren bir patolojiye dayanmayan ya da kendisine cerrahi tedavi önerilmiş olmasına rağmen ameliyatı tercih etmeyen hastalar için de etkili ve güvenilir bir alternatif tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Uygun hasta seçiminin tedavi başarısındaki en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Koca, "Her ağrıya uygulanabilecek bir yöntem değildir. Doğru endikasyonla uygulandığında hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlanabilir" şeklinde konuştu. İşlem sonrası sürecin konforlu olduğunu belirten Koca, "Radyofrekans tedavisinin en önemli avantajlarından biri ameliyatsız bir yöntem olmasıdır. İşlem sonrasında hastalar genellikle saatler içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir" dedi. Yan etkilerin genellikle sınırlı olduğunu ve işlemin deneyimli hekimler tarafından yapılması gerektiğini belirten Koca, "Uygun teknik ve doğru hasta seçimi ile komplikasyon riski oldukça düşüktür" şeklinde konuştu. Uzmanlar, kronik ağrı tedavisinde radyofrekans yönteminin özellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen ve cerrahi dışı çözüm arayan hastalar için etkili ve güvenilir bir seçenek sunduğunu belirtiyor.