SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 11:18

Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor

A
A
A
Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor

Kastamonu’da 10 yıl önce annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando ile ilgilenmeye başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, haftanın 6 günü antrenman yaparak uluslararası müsabakalardan altın madalyayla dönebilmek için ter döküyor.


Kastamonu’da 1. sınıf öğrencisiyken annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando yapmaya başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, Türkiye ve uluslararası müsabakalarda elde ettiği başarılarla Taekwando Milli Takımı’na seçildi. 2024 yılında Balkan şampiyonu, 2025 yılında gençler Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra 12.’si düzenlenen bir uluslararası turnuvada şampiyonluk ile Avrupa kulüpler şampiyonu olan Evra Alıcı, dünya ve Avrupa şampiyonalarında altın madalya kazanabilmek için ter döküyor. Antrenörü İsmail Arıkan koordinasyonunda haftanın 6 günü antrenman yapan Evra Alıcı, 30 Ocak’ta Alanya’da gerçekleştirilecek Türkiye grup müsabakalarında, Türkiye Şampiyonasına gidebilmek için ter dökecek.



"Emeklerimin karşılığını fazlasıyla alabiliyorum"


10 yıldır ara vermeden taekwondo ile ilgilendiğini ifade eden Alıcı, "Annemin evimizin yakınındaki bir spor salonuna benden habersiz ismimi yazdırmasıyla başladım. Taekwando’ya başladığımda ilkokul 1. sınıf öğrencisiydim. 10 yıldır da kesintisiz bir şekilde devam ediyorum. Haftanın 3 günü müsabaka antrenmanları yapıyoruz, diğer 3 gün de ağırlık kondisyon antrenmanlarımı yapıyorum. Maçın yakınlık süresine göre antrenman yoğunluğum değişebiliyor. Taekwando benim hayatımda düşünce tarzımı değiştirdi. Emeklerimin karşılığını da fazlasıyla alabiliyorum. Beyaz kuşakla başladım. Şimdi siyah kuşaktayım" dedi.


En büyük hedefinin bu yıl düzenlenecek Avrupa ve dünya şampiyonalarından altın madalyayla dönmek olduğunu dile getiren Evra Alıcı, bu amaçla çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini söyledi.



İsmail Arıkan: "Başarıların tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi"


Evra Alıcı’nın antrenörü İsmail Arıkan ise bugüne kadar 50’nin üzerinde milli sporcu yetiştirdiklerini belirterek, "Bunların ilkini ve pik seviyesini 2025 yılında Evra Alıcı ile birlikte yaşadık. Milli takım adına birçok turnuvaya katıldı ve bunların büyük kısmından şampiyon olarak geri döndü. Bu süreçlerin tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi. Bir ekibimiz var, müsabaka antrenörlüğünü ben yapıyorum. Sporcuların beslenmesine ve dinlenmesine ciddi anlamda önem veriyoruz. Profesyonel bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evra, yıldızlar kategorisinde okul sporları ve Türkiye şampiyonalarında yarışmaya başladı. Bu süreçte önemli tecrübeler elde etti. Yıldızlar kategorisinde son senesinde Türkiye üçüncüsü oldu. Daha sonra gençler kategorisinde yine son yılında Türkiye finali oynayarak Türkiye ikincisi oldu. 2024 yılında Türkiye ikinciliğinin ardından yapılan Balkan Şampiyonası’na milli takım adına katılarak Balkan şampiyonu oldu. 2025 yılında ise gençler Türkiye şampiyonu, 12. uluslararası turnuva şampiyonu ve Avrupa kulüpler şampiyonu oldu. Bulgaristan ve Sırbistan’da düzenlenen organizasyonlarda da ikincilik ve üçüncülük dereceleri elde ettik" diye konuştu.



Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de geçen yılki trafik kazaları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025 verilerine göre, Eskişehir’de geçen yıl meydana gelen 17 bin 63 trafik kazasında 38 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 344 kişi yaralandı. Ülke genelindeki karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5’i yerleşim yeri içinde yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti. Trafik kazalarında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı Türkiye’de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi. Eskişehir’de durum Toplam motorlu kara taşıtı sayısı 394 bin 51 olan Eskişehir’de ise geçen yıl 3 bin 178 ‘i ölümlü ve yaralanmalı olan 17 bin 63 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda, 18’i olay yerinde ve 18’i kaza sonrası 36 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 344 kişi de yaralandı.
İzmir Folkart Arsa Dikili’de müstakil villa imarlı tapu teslimleri başladı İzmir’in önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı ve müstakil villa imarlı tapular edilmeye başlandı. 2025 Kasım ayında satışa çıkan ilk etabın kısa bir sürede tükenmesinin ardından projede ikinci etap arsalar satışa açıldı. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği, 518 müstakil villa imarlı parselden oluşan projede arsalar yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. Arsa sahiplerinin 2027 yılının ilk çeyreği itibariyle evlerini yaptırmaya başlayabileceğini kaydeden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, projeye gösterilen yoğun ilgide Dikili’nin doğal yapısı kadar Folkart markasına duyulan güvenin de etkili olduğunu söyledi. İzmir ve çevresinde bugüne kadar çok sayıda markalı konut projesi geliştiren Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı. İlk etapta satılan villa imarlı arsanın müstakil tapu teslimleri başladı. Projenin ikinci etabında yer alan 300 ile 600 metrekare büyüklükler arasında değişen arsalarda da satışlar sürüyor. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği projede, 3 adet örnek villa da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, 2025 yılı Kasım ayında satışa sunulan Folkart Arsa’nın ilk etabının satışlarının kısa bir sürede tamamlandığını belirterek, "Dikili’nin doğası, sakin yaşam vaadi ve gelişim potansiyeli yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bununla birlikte Folkart’ın markalı konut sektöründe yıllar içinde oluşturduğu güvenin de bu ilgide önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcıların gösterdiği bu ilgi de bizi ayrıca memnun ediyor" dedi. Yaklaşık 200 bin alan üzerinde geliştirilen proje, 518 müstakil villa imarlı bağımsız parselden oluşuyor. 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki arsalar, yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. Altyapı çalışmaları 2027 Mart’ta tamamlanacak Folkart Arsa Dikili’de parsellerin yerleşimi planlanırken arsaların doğal eğimi, güneş yönü ve manzara dikkate alındı. Her parselin güneşten ve manzaradan en verimli şekilde yararlanacağı bir planlama yapılırken, proje genelinde doğayla uyumlu bir yerleşim düzeni oluşturulması hedeflendi. Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından arsa sahipleri, villalarını 2027 yılı ilk çeyreği itibariyle inşa etmeye başlayabilecek. Yatırımcı isterse kendi villasını inşa edebilecek Folkart Arsa modelinde arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse Folkart tarafından hazırlanan mimari projeler arasından seçim yaparak villalarını inşa edebiliyor. Mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planları Folkart tarafından hazırlanan bu projelerde villalar çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak yapılabiliyor. Villa inşa sürecinde yatırımcılar tecrübeli ve güvenilir anlaşmalı firmalara yönlendiriliyor ve süreç Folkart denetiminde yürütülüyor. Folkart tarafından hazırlanan projelere göre inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların maliyetinin, büyüklük ve konumlarına bağlı olarak yaklaşık 4 milyon TL ile 6 milyon TL arasında değiştiği belirtiliyor. Arsa maliyeti de eklendiğinde 8 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişen maliyetlerde müstakil villaya sahip olunabiliyor. Projede sosyal alanlar da yer alıyor Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar bulunuyor. Bu alanların yerleşim planı içinde farklı noktalara dağıtıldığı ve planlı bir yaşam düzeni oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor. Güveni merkeze alan arsa kültürü oluşturmak Folkart Yönetim Kurumu Başkanı Mesut Sancak, Türkiye’de arsa yatırımı uzun yıllardır yatırımcıların ilgisini çektiğini, ancak plansız satışlar, altyapısı olmayan yerler ve denetimsiz gelişen yerleşimler nedeniyle yatırımcı açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, şunları söyledi: "Biz Folkart Arsa Dikili projesini tasarlarken tam da bu belirsizliği ortadan kaldıran bir model geliştirmeyi hedefledik. Folkart Arsa’da yatırımcı yalnızca bir arsa satın almıyor; altyapısı planlanmış, mimari bütünlüğü düşünülmüş ve gelişim süreci belirlenmiş bir yerleşimin parçası oluyor. Müstakil tapulu parseller, hazır altyapı, Folkart güvencesi ve planlı yerleşim yaklaşımı yatırımcılar açısından güvenli bir model oluşturuyor. Kasım 2025’te satışa sunduğumuz ilk etabın çok kısa sürede tükenmesi de aslında bu ihtiyacın güçlü bir göstergesi oldu. Yatırımcılar yalnızca bir arsa değil, şeffaf, planlı ve güvenilir bir yatırım modeli arıyor. Folkart Arsa Dikili’de gördüğümüz yoğun ilgi, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin ve planlı gelişimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Biz bu proje ile yalnızca arsa üretmiyoruz. Geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmayı hedefliyoruz. Amacımız hem yatırımcıyı hem de kentleri koruyan, güveni ve şeffaflığı merkeze alan yeni bir arsa kültürü oluşturmak."
Giresun Bu köprülerden geçmek yürek ister Giresun’un Bulancak ilçesinde Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü ayıran Pazarsuyu Deresi üzerindeki tahta ve demir asma köprüler, can güvenliğini tehdit ediyor. Özellikle yağışlarla birlikte debisi yükselen dereye rağmen sağlam olmayan köprüyü kullanmak zorunda kalan vatandaşlar, her geçişte adeta ölümle burun buruna geliyor. Pazarsuyu Deresi üzerinde yıllardır yenilenmeyen ve çürüyen tahtalardan oluşan asma köprü, sel sularının etkisiyle daha da riskli hale geldi. Alternatif geçiş güzergahı bulunmayan köy sakinleri, köprüyü kullanmak zorunda kaldıklarını belirttiler. Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, kendisini bildi bileli aynı çileyi çektiklerini ifade ederek, köprünün hayati risk oluşturduğunu söyledi. Baş, "Bu köprüde yıllardır mücadele veriyoruz ama sonuç alamadık. Engelli çocuğum var, okula gidip gelirken büyük zorluk yaşıyoruz. Kendim bu köprüden düştüm, yaralandım. Sel suları yüksek olmadığı için boğulmaktan kurtuldum. Annemin cenazesini bile tabutla köprüden geçiremediğimiz için dereden taşımak zorunda kaldık" dedi. Sel dönemlerinde köprünün daha da tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Baş, "Çelik teller üzerinde, çürümüş tahtalarla karşıya geçiyoruz. Dere taştığında tamamen mahsur kalıyoruz. Ne köye ulaşabiliyoruz ne de ilçe merkezine gidip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Sel suları yükseldiğinde yoldaysak eve geçemiyoruz, evdeysek yola ulaşamıyoruz. Evimizde yangın çıktı, evimiz yandı itfaiye gelemedi" ifadelerini kullandı. Düşen de var, ölen de Bölgede yaşayan başka vatandaşların da aynı sıkıntıyı yaşadığını belirten Baş, "Köyümüzün aynı yol güzergahındaki komşularımız, akrabalarımız da kendi imkanlarıyla yaptığı asma ahşap köprüleri kullanıyor. Hatta engelli bir vatandaşımız var, köprüyü kullanmak zorunda kalıyor ve sık sık köprüden düşme vakaları yaşanıyor. Aynı köprüde geçmişte can kayıpları dahi oldu. Ancak vatandaşlar olarak sel sularına rağmen kullanmaya devam ediyoruz ve her an yıkılma riski taşıyan ahşap asma köprülerimizin yapılmasını istiyoruz. Bize araba geçecek beton köprüler değil, can güvenliğimizi sağlayacak yaya köprüler olsa yeter" diye konuştu.
Adana Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.