ÇEVRE - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:43

Bu köprülerden geçmek yürek ister

A
A
A

Giresun'un Bulancak ilçesinde Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü ayıran Pazarsuyu Deresi üzerindeki tahta ve demir asma köprüler, can güvenliğini tehdit ediyor. Özellikle yağışlarla birlikte debisi yükselen dereye rağmen sağlam olmayan köprüyü kullanmak zorunda kalan vatandaşlar, her geçişte adeta ölümle burun buruna geliyor.

Pazarsuyu Deresi üzerinde yıllardır yenilenmeyen ve çürüyen tahtalardan oluşan asma köprü, sel sularının etkisiyle daha da riskli hale geldi. Alternatif geçiş güzergahı bulunmayan köy sakinleri, köprüyü kullanmak zorunda kaldıklarını belirttiler.

Bu köprülerden geçmek yürek ister

Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, kendisini bildi bileli aynı çileyi çektiklerini ifade ederek, köprünün hayati risk oluşturduğunu söyledi. Baş, "Bu köprüde yıllardır mücadele veriyoruz ama sonuç alamadık. Engelli çocuğum var, okula gidip gelirken büyük zorluk yaşıyoruz. Kendim bu köprüden düştüm, yaralandım. Sel suları yüksek olmadığı için boğulmaktan kurtuldum. Annemin cenazesini bile tabutla köprüden geçiremediğimiz için dereden taşımak zorunda kaldık" dedi.

Bu köprülerden geçmek yürek ister

Sel dönemlerinde köprünün daha da tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Baş, "Çelik teller üzerinde, çürümüş tahtalarla karşıya geçiyoruz. Dere taştığında tamamen mahsur kalıyoruz. Ne köye ulaşabiliyoruz ne de ilçe merkezine gidip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Sel suları yükseldiğinde yoldaysak eve geçemiyoruz, evdeysek yola ulaşamıyoruz. Evimizde yangın çıktı, evimiz yandı itfaiye gelemedi" ifadelerini kullandı.

Bu köprülerden geçmek yürek ister

Düşen de var, ölen de

Bölgede yaşayan başka vatandaşların da aynı sıkıntıyı yaşadığını belirten Baş, "Köyümüzün aynı yol güzergahındaki komşularımız, akrabalarımız da kendi imkanlarıyla yaptığı asma ahşap köprüleri kullanıyor. Hatta engelli bir vatandaşımız var, köprüyü kullanmak zorunda kalıyor ve sık sık köprüden düşme vakaları yaşanıyor. Aynı köprüde geçmişte can kayıpları dahi oldu. Ancak vatandaşlar olarak sel sularına rağmen kullanmaya devam ediyoruz ve her an yıkılma riski taşıyan ahşap asma köprülerimizin yapılmasını istiyoruz. Bize araba geçecek beton köprüler değil, can güvenliğimizi sağlayacak yaya köprüler olsa yeter" diye konuştu.

Bu köprülerden geçmek yürek ister

Ahmet Bilge

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Sabiha Gökçen’de "sessiz havalimanı" uygulaması başlıyor İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nda 10 Mayıs itibarıyla terminal genelindeki yolcu bilgilendirmelerinde dijital ve görsel kanalların etkinliğini artırarak yapılan anons sayısını azaltacak "sessiz havalimanı" uygulaması başlıyor. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, Hava Ulaşımını Kolaylaştırma Komitesi (HALİNKOK) ve Airport Operations Committee (AOC) toplantılarında terminal içindeki konforu artırmak amacıyla alınan kararlar doğrultusunda yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. 10 Mayıs Pazar günü itibarıyla "sessiz havalimanı" uygulaması devreye alınıyor. Uygulama kapsamında terminal genelinde yapılan anons sayısı önemli ölçüde azaltılacak. Acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve operasyonel zorunluluklar (istisnai durumlar) dışında anons yapılmayacak. Yolcu deneyimini destekleyen bütüncül yaklaşım Yeni uygulama kapsamında yolcular, uçuş bilgilerini terminal genelindeki uçuş bilgi ekranlarından (FIDS), tercih ettikleri hava yolu iletişim kanallarından (uygulama ve SMS/e-posta bildirimleri), İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı mobil uygulaması üzerinden ve SAVVy Dijital Asistanı kullanarak takip edebilecek. Artan yolcu hacmi, çeşitlenen seyahat ihtiyaçları ve yoğun operasyonel yapı doğrultusunda terminal genelinde yalnızca gerekli görülen anonslar yapılacak. Operasyonel açıdan zorunlu olmayan ve tekrar eden anonslar minimum seviyeye indirilecek. Dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında yaygın şekilde kullanılan sessiz havalimanı yaklaşımıyla havalimanlarında anons sayısı ve kirliliğinin azaltılması hedefleniyor. Acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve istisnai durumların yol açtığı operasyonel zorunluluklar haricinde anons yapılmayacağı için yolcuların uçuş takibini biniş (boarding) kapılarından kontrol etmesi ve kapı kapanış saatlerine dikkat etmesi önem kazanıyor. Sabiha Gökçen Terminali’nde "sessizlik" dönemi Sessiz havalimanı uygulaması, yalnızca anons süreçlerine yönelik bir düzenleme olmanın ötesinde terminal deneyimini bütüncül şekilde ele alan bir yaklaşımın parçası olarak hayata geçiriliyor. "Sessiz havalimanı" uygulaması ile birlikte yolcuların terminal içerisinde geçirdiği süre boyunca ihtiyaç duyduğu bilgiye farklı kanallar aracılığıyla erişebilmesi seyahat sürecinin daha planlı yönetilmesini desteklerken, yön bulma, kapı takibi ve uçuş süreçlerinin daha kolay takip edilmesine de imkan tanıyor. Dijital kanallar, mobil uygulama ve SAVVy ile kesintisiz bilgi akışı Uygulama kapsamında yolcu bilgilendirmelerinde dijital ve görsel kanalların etkinliği artırılarak çok kanallı bir iletişim yapısı oluşturuldu. Terminal genelinde konumlandırılmış uçuş bilgi ekranları (FIDS) ve kapı (gate) ekranları üzerinden sunulan anlık bilgilere ek olarak, İstanbul Sabiha Gökçen mobil uygulaması aracılığıyla da yolcular uçuşlarına ilişkin güncel gelişmeleri takip edebiliyor. Mobil uygulama üzerinden sağlanan uçuş takibi ve anlık bildirimler sayesinde yolcuların seyahat süreçlerine ilişkin bilgilere hızlı şekilde erişimi destekleniyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde uçuş süreçlerinin daha etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlanıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üretken yapay zeka destekli dijital asistanı SAVVy de uygulamanın destekleyici unsurları arasında yer alıyor. Web sitesi, mobil uygulama ve kısa süre önce devreye alınan WhatsApp entegrasyonu üzerinden hizmet veren SAVVy; uçuş bilgileri, terminal hizmetleri, kapı bilgileri, terminal yönlendirmeleri ve havalimanı deneyimine ilişkin sorulara anlık yanıt sunuyor. WhatsApp entegrasyonu sayesinde yolcular SAVVy üzerinden uçuş durumlarına ilişkin güncel bilgilere erişebiliyor, terminal süreçlerine ilişkin destek alabiliyor ve seyahat süreçlerini tek bir kanal üzerinden kolaylıkla yönetebiliyor. Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde 7/24 hizmet veren SAVVy, yolcuların bilgiye erişim süreçlerini hızlandırırken dijital yolcu deneyiminin daha erişilebilir, kullanıcı odaklı ve kesintisiz şekilde sürdürülmesine katkı sağlıyor. Küresel uygulamalarla uyumlu hizmet anlayışı Sessiz havalimanı yaklaşımı, dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında uygulanan çağdaş yolcu deneyimi uygulamaları arasında yer alıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, hayata geçirdiği bu uygulama ile birlikte yolcu memnuniyetine yönelik çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda küresel havacılık standartlarıyla uyumlu hizmet yaklaşımını güçlendirmeye devam ediyor. Teknoloji odaklı, kullanıcı deneyimini merkeze alan hizmet süreçlerini sürekli geliştirmeyi hedefleyen ISG, terminal deneyiminin farklı aşamalarında erişilebilir, hızlı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdürüyor.
Eskişehir ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nde geliştirilen "Hekzagonal Bor Nitrür İçeren Polimer Gres Üretim Yöntemi" başlıklı patent, Nemli A.Ş.’ye devredildi. Devirle ilgili protokol imza töreni ESOGÜ Rektörlük Senato Salonu’nda ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Nemli A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Toy, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Nemli A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Latif Barika’nın da katılımlarıyla gerçekleştirildi. Otomotiv, imalat, havacılık ve savunma sanayi gibi yağlama performansının önem taşıdığı sektörlere yönelik geliştirilen teknoloji, yerli üretim kapasitesine katkı sunabilecek nitelikli bir üniversite-sanayi iş birliği örneği olarak dikkat çekiyor. Buluş sahipleri arasında merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert yer alıyor. Patent devri, akademik çalışmaların sanayiye aktarılması bakımından önemli bir gelişme olurken, aynı zamanda merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik’in bilimsel emeğinin ve akademik katkısının yaşatıldığı anlamlı bir çıktı niteliği de taşıyor. Geliştirilen yöntem, hekzagonal bor nitrür içeren polimer gres üretimine yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. İthal lityum oksit temelli bileşenlerin kullanılmadığı bu teknoloji, ülkemizde üretilebilen hekzagonal bor nitrürün değerlendirilmesine dayanıyor. Bu yönüyle buluşun, özellikle otomotiv ve imalat sanayinde kullanılan gres ürünlerinde yerli üretim imkânlarını güçlendirmesi bekleniyor. Patent devri ESOGÜ’nün Ar-Ge gücünün sanayiye aktarılmasına yönelik somut örneklerden biri olurken, üniversitede geliştirilen akademik bilginin fikri ve sınai mülkiyet hakkına dönüşmesi, ardından sanayi kuruluşlarıyla buluşturulması, araştırma çıktılarının ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesi açısından önem taşıyor. Süreçte ETTOM da aktif rol üstlendi. ETTOM akademide geliştirilen fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, yönetilmesi ve ticarileştirilmesi süreçlerinde araştırmacılara destek sağlıyor. Buluş bildiriminden patent süreçlerine, sanayi ile temas kurulmasından teknoloji devrine kadar uzanan aşamalarda yürütülen çalışmalar, üniversite kaynaklı Ar-Ge çıktılarının sanayiye kazandırılmasına katkı sunuyor. Nemli A.Ş.’ye devredilen patentin, yerli malzeme kullanımını destekleyen yapısı ve sanayi uygulamalarına dönük potansiyeliyle Türkiye’nin katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.