EĞİTİM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 10:52

Ahşap oyma sanatı, bu kursla gelecek kuşaklara aktarılıyor

A
A
A
Ahşap oyma sanatı, bu kursla gelecek kuşaklara aktarılıyor

Selçuklu Devletinden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatı, Kastamonu’da açılan kurs ile gençlere öğretiliyor.


Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Kastamonu El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle "Ahşap Şekillendirici Kursu" açıldı. "Ormancılık ve Tabiat Turizmi" alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel birikimini uygulamaya dönüştürme misyonu doğrultusunda yürütülen kursa 15 kursiyer katıldı. 412 saat sürecek kurs kapsamında katılımcılara, ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin tanıtımı ve kullanımı, temel yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik uygulama işlemlerine yönelik bilgi ve beceriler kazandırılacak. Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında açılan kursta, kursiyerlerin, alçak ve yüksek yüzey oymacılığı tekniklerini uygulayabilme, motifleri simetrik ve tekrarlı biçimde yüzeye aktarabilme ve ahşap yüzeylerde estetik bütünlük oluşturabilme becerilerinin geliştirilmesi de hedefleniyor.


Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak kursta verilen eğitimler, bölgenin ahşap üretim potansiyeline uygun nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlayacak.


"Kursiyerlere 412 saat boyunca kapsamlı eğitimler verilecek"


Kurlsa ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim üyesi Mehmet Karamanoğlu, "Kursumuzda, katılımcılara geleneksel el işçiliği ile çağdaş uygulama becerilerini bir arada kazandırmayı hedefliyoruz. Kursiyerler ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin kullanımı, yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik işlemleri gibi birçok konuda hem teorik hem uygulamalı eğitim alacaklardır. Bunun yanında alçak ve yüksek yüzey oymacılığı, motiflerin simetrik ve tekrarlı uygulanması ve estetik yüzey oluşturma gibi alanlarda da teknik yetkinlik kazanmaları amaçlanmaktadır" dedi.


"Nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından önemli"


Ahşabın Kastamonu’nun ekonomik ve kültürel yapısında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Karamanoğlu, Kastamonu Üniversitesi’nin ‘Ormancılık ve Tabiat Turizmi’ ihtisaslaşma alanındaki akademik birikimini sektörle buluşturduklarını belirterek, "Özellikle gençlerin ve üretime katılmak isteyen bireylerin geleneksel ahşap işleme tekniklerini öğrenerek yeni tasarım anlayışlarıyla birleştirmesi, gelecekte katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle kursumuzun, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından da önemli bir işlev üstleneceğine inanıyoruz. Üniversite-kamu iş birliğiyle gerçekleştirilen bu eğitim programının, ilerleyen süreçte farklı ahşap işleme alanlarında yeni eğitim ve üretim modellerine de örnek olmasını hedefliyoruz. Ayrıca ahşap kültürünün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir üretim anlayışının da önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.


"Bu mirası gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz"


Ahşap oymacılığının tarihine değinen Karamanoğlu, "Ahşap oymacılığına baktığımızda, geçmiş dönemlerden çok farklı mimari ve mobilya süsleme sanatları söz konusudur. Bunlar Roma dönemi, Rönesans dönemi gibi çok farklı tarihi dönemler olmakla birlikte mobilya işçiliği ve oymacılığı çok farklı aşamalardan geçmiştir. Ahşap oymacılığını önemli kılan en önemli hususlardan bir tanesi Türk Osmanlı süslemesinin özellikle geometrik şekillerin aşırı derecede yaygın olması açısından kültürel bir mirasa sahibiz. Bu mirası kursumuz vasıtasıyla da gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz" şeklinde konuştu.


"Kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkartacağım"


Kursta eğitim alan Gülçin Boz ise aldığı eğitimler sayesinde önemli bilgiler edindiğini kaydederek, "Bir ahşap ürünün şekillendirme aşamalarını öğrendim. İlerleyen zamanlarda yine öğrendiğimiz bilgileri kullanarak bir ahşap ürünü ortaya çıkaracağız. Yani kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkarmış olacağım. Bu da benim için manevi anlamda çok güzel bir duygu" ifadelerini kullandı.


"Her gün kursa gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum"


Uzun süredir ilgi duyduğu ahşap sanatlarında kurs sayesinde kendisini geliştirme fırsatı bulduğunu belirten Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gülizar Cengiz de, "Ağacı sevdiğim için ahşabı da seviyorum. Bir de bu iş biraz sabır gerektiriyor. Ahşaba kibar davranmanız gerekiyormuş, onu öğrendim. Ahşaba daha usul yaklaşmanız gerekiyor. Eğer biraz fazla derine gitmeye çalışırsanız kırılıyor. Onun için yavaş yavaş, kibar kibar müdahale etmek gerektiğini öğrendim. Benim için güzel oldu. Her gün buraya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İşim bitse de bir an önce kursa gitsem diyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da eczacılar günlerini kutladı Aydın Eczacı Odası tarafından düzenlenen14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nün 187. yılı kutlandı. Programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, her geçen gün artan eczacılık fakültelerinin sektörde hem de gençlerin istihdamı açısından ciddi sıkıntılar getirdiğini belirterek "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir" diyerek yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması gerektiğini söyledi. Program çerçevesinde ilk olarak Aydın Valiliği önünde Atatürk anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra geleneksel hale gelen eczacılar kahvaltısında bir araya geldiler. Bilimsel eczacılığın 187. yılı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, 187 yıldan bu yana mesleği bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ettiklerini belirterek "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır" dedi. Bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temasının "Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri - Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı" olarak belirlendiğini kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, "Eczaneler artık birçok ülkede birinci basamağın etkin bir bileşeni haline gelmiştir. Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Son verilere göre ülke nüfusumuzun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik hastalık yükünün artış gösterdiğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu yeni tanıların; 6 milyonu obezite, 700 bini kardiyovasküler risk, 150 bini hipertansiyon, 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır. Bunların yanı sıra her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz." Diyerek bu verilerin daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi. Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet sunumlarının; gereksiz kamu harcamalarını azaltacağını, erken risk tespiti sağlayacağını ve ulusal ölçekte veri üreteceğini kaydeden Karaarslan, plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşandığını söyledi. "Fakülte sayısı 64’e ulaştı" Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan açıklamasında "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında bin 448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868’eyükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir" diye konuştu. Konuşmasına başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırıma da değinerek uluslararası hukukun giderek işlevsizleşmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını da kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan, "Aydın Eczacı Odası olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Bunun yanında eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır." dedi.
Muğla Yatağan’da Geleceğe İz Kültür ve Değerler Şöleni gerçekleştirildi Muğla’nın Yatağan ilçesinde "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni" yapıldı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından 2026 yılının "Muğla Gençlik Yılı" ilan edilmesi kapsamında; Yatağan Kaymakamlığı himayelerinde, Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni", Yatağan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Programa; Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Cumhuriyet Başsavcısı Baki Bozkaya, İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Bostan, ilçe protokolü, öğretmenleri ve öğrenciler katıldı. Programda; Yatağan Anadolu Lisesi Halk Oyunları Ekibi tarafından sergilenen halk oyunları gösterisi, sahnelenen "Ormancı" türküsünün hikâyesini konu alan tiyatro gösterisi ve Türk Halk Müziği konseri büyük beğeni topladı. Öğrencilerin kültürel mirasımıza sahip çıkan performansları izleyicilerden takdir alırken, program sonunda ilçedeki okullar tarafından hazırlanan yöresel yemekler, el sanatları çalışmaları ve sergi alanı misafirlerin ziyaretine açıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bostan : "Kültürel değerlerimizin yaşatılmasına katkı sunan tüm öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz" dedi.