ASAYİŞ - 31 Ocak 2026 Cumartesi 18:23

Yabancı öğrencileri taşıyan minibüs şarampole uçtu: 17 yaralı

A
A
A

Karabük’te yabancı öğrencileri taşıyan minibüsün kontrolden çıkarak şarampole uçması sonucu 17 kişi yaralandı.

Kaza Keltepe Kayak Merkezi yolunda meydana geldi. Yasin Ö. idaresindeki 78 ACL 031 plakalı minibüs kayak merkezi dönüşü kontrolden çıkarak şarampole uçup, alt yola düştü.

Uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtulan araçtaki sürücü ile 16 yabancı öğrenci yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar hastanelere kaldırıldı.

Cibuti ve Senegalli oldukları belirlenen öğrencilerin Karabük Üniversitesinde öğrenim gördükleri öğrenildi.

Rıdvan Bostancı - Tunakan Yıldırım - Samet Oğuzhan Doğan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yüzlerce kişiye mezar olan Rönesans Rezidans’ın enkazından sağ kurtulan kadın yaşadıklarını unutamıyor Hatay’da Rönesans Rezidans, depremin ilk saniyelerinde yerle bir olup yüzlerce insana mezar oldu. Rezidansın enkazından 2 gün sonra kurtarılan Cemile İncili, yaşadıklarını unutamadığını belirterek, aynı enkazda kaybolan ablasından ve yeğeninden gelecek haberi umutla beklediğini söyledi. Asrın felaketinde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Depreme Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde bulunan bine yakın insanın hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans’ta yakalanan 59 yaşındaki Cemile İncili, enkazdan ikinci günde kurtarıldı. Tedavi olup iyileştikten sonra hayata yeniden başlayan İncili, aynı enkazda birlikte olduğu ablası Mevlüde ve yeğeni Mehmet Şükrü İncili’nin cesetlerinin bulunmaması üzerine cenazelerinden gelecek haberi 3 yıldır umutla bekliyor. Rönesans Rezidans’ın depremin ilk anlarında yıkıldığını ifade eden Cemile İncili, enkaz altında çığlık çığlığa kalmanın zor olduğunu anlatarak, "Depreme Rönesans’ta yakalanmıştık. Ablam Mevlüde Yıldız ve yeğenim Mehmet Şükrü İncili, üçümüz aynı odaya toplanmıştık. Rönesans binası çok kısa sürede yıkılıp enkazın altında kaldık. Enkaz altındayken o acıyı yaşamak, çığlık çığlığa kalmak çok zordu. Sesimizi duyan kimse yok mu diye enkazın içinde çok bağırdık ama duyan olmadı. Depremden 2 gün sonra ben kurtarıldım. Ben kurtarıldıktan sonra ablam ve yeğenimden hiç haber alamadım. O sırada ben ameliyatlar geçirdim. Tedaviden 3 ay sonra ben sevdiklerimi aramaya başladım. Çünkü o süreç boyunca kendilerinden herhangi bir ipucu bulamadık. Bu süre boyunca gitmediğim kurum ve yetkili kalmadı. Amacım sadece sevdiklerimi bulmaktı. Yeğenimin, ’hala nefes alamıyorum, yardım edin’ demesi, ablamın sürekli acı çekip inlemesine ve o kadar sıkıştım ki molozların altında öleceğimi hissettim" dedi. Depremde sonra yeğeni ve ablasının bedenini bulamadığını söyleyen İncili, "Ablam bana, ’hakkını helal et’ dedi. Ablam canım benim ve ona o kadar zor şartlarda ’helal olsun’ dedim. Çünkü biz o enkazın içinde halen birbirimizi düşünüyorduk ve birbirimizin kurtulmasını istiyorduk ama çok çaresizdik. Depremden 3 yıl sonra iyileştim. Ben her gittiğim yerde kimse yok mu, yardım edin diye bağırıyorum" ifadelerini kullandı.