ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 16:19

Eyüpsultan’da torun ‘Gezmeye’ diye çıkardığı anneannesini öldürdü: 5 gözaltı

A
A
A

Eyüpsultan’da madde bağımlısı Volkan G.’nin birlikte yaşadığı 93 yaşındaki anneannesi Fatma Demircan’ı gezmeye diye çıkarıp Arnavutköy’de öldürmesi olayına ilişkin 5 şüpheli gözaltına alındı. Öldürülüp cesedi göl kenarına bırakılan Fatma Demircan’ın cansız bedenine ulaşma çalışmaları sürerken gözaltına alınan 5 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Olay, 21 Ocak’ta Eyüpsultan’da meydana geldi. Akşam saatlerinde Gülay G., bir süredir haber alamadığı annesi Fatma Demircan hakkında Eyüpsultan Akşemsettin polis merkezine giderek "Markete gittim, eve döndüğümde annem yoktu" diyerek kayıp müracaatında bulundu. İddiaya göre, 93 yaşındaki Fatma Demircan, torunlarından biri olan Volkan G.,(47) ile bir süredir birlikte yaşıyordu. Olay üzerine polis ekipleri jandarmayla iletişime geçerek bir süredir haber alınamayan Fatma Demircan’ın izine ulaşmak için ortaklaşa çalışma başlattı. Gülay G., haber alamadığı annesi Fatma Demircan’ı oğlu Volkan G., ile birlikte kendi imkanlarıyla aramaya başladılar ardından Arnavutköy Balaban köyüne gittiler. Köydeki vatandaşlarla da iletişime geçip kaybolan Fatma Demircan’ı aradıklarını söylediler. Anne ve oğlunun bu sürede köy muhtarıyla konuştukları da öğrenildi. Gülay G. ve oğlu Volkan G.,nin Arnavutköy’e gidip kayıp Fatma Demircan’ı aramaları üzerine ekipler çalışmalarına bu alanı da ekledi.

Torun Volkan G., evde bilekleri kesili ve baygın halde bulundu

Fatma Demircan’ın ikamet ettiği Eyüpsultan’daki evine inceleme için giden ekipler, Demircan’la birlikte yaşayan torun Volkan G.,’yi evde baygın ve bilekleri kesili halde buldu. Baygın halde bulunan Volkan G.’nin ardında bir de intihar notu bıraktığı öğrenildi. Tedavi için Volkan G., Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Buradaki tedavisi tamamlanan Volkan G., ifadesi alınmak üzere emniyete getirildi.  

Arabada tartıştığı anneannesini öldürüp cesedini Arnavutköy’de boş alana bırakmış

Burada ekiplere verdiği çelişkili ifadenin ardından kardeşi Birkan G., annesi Gülay G. ve Babası Veli G.’de gözaltına alındı ve işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Şüphelilerden Volkan G.’nin burada polise verdiği ifadesinde "Anneannesini hava alması için gezemeye çıkardığını, ardından araçla ilerlediği sırada arka koltukta oturan anneannesinin bastonla kendisine vurduğunu, kendisinin de bastonu alıp onun kafasına vurduğunu, hareketsiz kaldığını, ölmüş olacağını düşünerek korktuğunu ve cesedi Arnavutköy ilçesi Balaban köyüne götürdüğünü, boş bir alana bıraktığını sonrasında ise oradan ayrıldığını ve cesede ne olduğunu hatırlamadığını söyledi. Volkan G.’nin ifadesinin devamında ertesi gün boş alana bıraktığı cesedi mezara gömmek için bir markete gidip kazma kürek ve mezar çiçeği aldığını söylediği de öğrenildi.

Kadavra köpekleri tepki verdi Fatma Demircan’a ait eşyalar göl kenarında bulundu

Savcı eşliğinde yapılan keşif çalışmaları kapsamında Volkan G., polis ekipleriyle birlikte Arnavutköy ilçesi Balaban köyünde bulunan Terkos Gölü çevresine gidildi ve yer gösterimiyle Volkan G., cinayeti nasıl işlediğini o gün neler yaşandığını anlattı. Volkan G.’nin anlattıklarından hareketle ekipleri iş makinesi ve kadavra köpekleri ile birlikte göl çevresine yoğunlaştı. Köpekler eşliğinde yapılan çalışmalarda köpeklerin tepki verdiği yerde torunu tarafından öldürüldüğü iddia edilen Fatma Demircan’a ait kıyafetler ve saç örnekleri bulundu. Bulunan örnekler olay yeri inceleme ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak eşleştirme amaçlı incelenmek üzere Adli Tıpa gönderildi

5 şüpheli adliyeye sevk edildi

Fatma Demircan’ın öldürülmesine ilişkin torunları Volkan ve Birkan G., kızı Gülay G. ve Damadı Veli G.’ ve Volkan G’nin eski eşi Meltem Y. Gözaltına alınmıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 5 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Lokman Sarıkurt - Kerem Akca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Manavgat Belediyesine yönelik "rüşvet" davasında sanıklar dinlendi Antalya’nın Manavgat Belediyesine yönelik ’rüşvet’ davasında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara’nın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. Niyazi Nefi Kara ifadesinde, "O baklava görüntülerinde asıl mağdur E.T. değil benim" dedi. Manavgat Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara’nın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması, Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmanın ikinci gün oturumunda Niyazi Nefi Kara ve eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet E.T.’nin de aralarında olduğu 41 sanık, müştekiler ve avukatlar salonda hazır bulundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirten sanık Niyazi Nefi Kara, cezaevinde aylardır ses kayıtlarını okuduğunu belirterek, "O baklava görüntülerinde asıl mağdur E.T. değil benim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Tutuklu sanıklardan S.C.B. de temizlik ihalesinin verilmesine ilişkin yetkisinin bulunmadığını, tanık ve sanıklarla bir yakınlığının bulunmadığını, kimseden para almadığını belirterek, tahliyesini talep etti. Tutuklu sanık M.K. ise hakkındaki dolandırıcılık beyanlarını kabul etmediğini, Niyazi Nefi Kara döneminde zenginleştiğine ilişkin tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Müşteki Z.S., sanıkların kendisine 150 milyon liradan fazla ceza yazdığını, haraca dönen isteklerden dolayı şikayetçi olduğunu kaydetti. Tutuklu sanık M.E.T., parayı getiren tanık C.C.’nin kendisine baklava kutusunda paranın Z.S.’den alındığını açıkladığını belirterek, "Kamuoyuna yansıyan videoda C.C., ’Sana verecek olduğum komisyon’ ifadesini kullanıyor. Ben kendisiyle hiçbir zaman komisyon anlaşması yapmadım, alkol istemedim. Bu videoda yaşanan kurgu dolu kumpastır. Tutuksuz yargılanmayı istiyorum. 5 metrekare bir odada 7 aydır kimseyle görüşmeden yaşıyorum. Bir avlumuz dahi yok. Ciddi sağlık sorunları yaşıyorum. Depresyon ilacı kullanıyorum, ağlama krizlerim başladı. İlkokula yeni başlayan bir kızım var. Tahliyemi istiyorum, en kötü ihtimalle ev hapsini talep ediyorum" dedi. İlk duruşmada olduğu gibi bu duruşmada da rahatsızlanan sanık M.E.T., sağlık ekiplerince hastaneye götürüldü. Sanıklardan M.O.K. beraatını talep ederken, tutuklu sanık H.C.G. savunmasını yazılı olarak sunacağını belirterek tahliyesini talep etti. Diğer sanıkların ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksiklerin giderilmesi ve yeni tanıkların dinlenmesi için oturumu 10 Mart tarihine erteledi.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Oturduğunuz apartman da, apartmanın daire sayısı da, apartmanın su deposu da Ankaralıları değil sizi ilgilendirir. Ne güzel ne kadar şanslısınız sularınız kesilmiyormuş Mansur Yavaş. Anlaşılıyor ki belediye hizmetinden kesintisiz istifade ediyorsunuz. Fakat her Ankaralı vatandaşımız sizin kadar şanslı değil. Belediyecilik hizmeti alamıyor. Gençlerin haykırdığı gerçeği bir kez daha söyleyelim, belli ki hala farkında değilsiniz" ifadelerini kullandı. Ankara’da su kesintisi sorununa dikkati çeken Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey. Açıklamanıza bakılırsa bunun da sorumlusu apartman yöneticileri galiba. Ey apartman yöneticileri, lütfen Mansur beyden özür dileyiniz. Belli ki su deposu olmayan ve planlı su kesintisi yaşayan apartmanların bir kastı var. Evlerin musluklarından sürekli suların akması için günde en az iki üç saat su kesintisi gerekiyormuş. Bu kadarcık fedakarlık da yapılmıyorsa kabahat da belediyenin olamaz ama değil mi? Bu anlayışa kalırsa o su depolarını dolduracak su da bulunamayacak" dedi.