GÜNDEM - 22 Mayıs 2026 Cuma 16:50

Onikişubat Belediyesi, ikinci kır düğün salonunu kazandırıyor

A
A
A
Onikişubat Belediyesi, ikinci kır düğün salonunu kazandırıyor

Onikişubat Belediyesi, hayata geçirilen ve yoğun talep gören Kavlaklı Kır Düğün Salonu’nun ardından ikinci kır düğün salonu da Önsen Mahallesi’ne kazandırılıyor. İnşasına başlanan ve bin kişilik kapasitesiyle dikkat çeken modern tesis, genç çiftlerin en özel günlerine ev sahipliği yapacak.


Kavlaklı’da hizmete açılan kır düğün salonunun kısa sürede büyük ilgi görmesi ve bu yıl için neredeyse tüm rezervasyon günlerinin dolması üzerine harekete geçen Onikişubat Belediyesi, vatandaşlardan gelen yoğun talepleri karşılıksız bırakmadı. Özellikle düğün organizasyonlarında artan maliyetler karşısında genç çiftlere destek olmak amacıyla planlanan ikinci tesis, Önsen Mahallesi’nde yükselmeye başladı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği ve 2026-2035 yıllarını kapsayan "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonu kapsamında ayrı bir anlam taşıyan yatırım; aile kurumunun güçlendirilmesi, gençlerin evlilik süreçlerinin desteklenmesi, nüfus yapısının korunması ve sosyal yaşamın canlandırılması hedefleri doğrultusunda hayata geçiriliyor. Onikişubat Belediyesi’nin genç çiftlere yönelik bu önemli yatırımı, aile yapısını koruyan ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler arasında dikkat çekiyor.


Doğayla iç içe konumlandırılan 1000 kişilik Kır Düğün Salonu, ferah açık alanları ve şık detaylarıyla Onikişubat’ın en prestijli sosyal tesislerinden biri olmaya hazırlanıyor. Kır konseptine uygun peyzaj düzenlemeleri, geniş oturma alanları, modern sahne sistemi, güçlü ses ve aydınlatma altyapısı ile her ayrıntının titizlikle düşünüldüğü tesis, unutulmaz organizasyonlara ev sahipliği yapacak.


Salon çevresinde oluşturulacak yürüyüş yolları, süs havuzları, fotoğraf çekim alanları ve geniş otopark düzenlemeleri sayesinde vatandaşlara konforlu ve huzurlu bir ortam sunulacak. Özellikle açık havada, doğanın içerisinde düğün yapmak isteyen çiftler için Önsen’de inşa edilen tesis, bölgenin yeni gözdesi olacak.


Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede vatandaşların yoğun talebinin kendilerini yeni yatırımlara yönlendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Göreve geldiğimiz günden bu yana vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını önceleyen, sosyal yaşamı güçlendiren projeleri hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Kavlaklı’da hizmete sunduğumuz Kır Düğün Salonumuz kısa sürede çok yoğun ilgi gördü. Bu yıl için neredeyse boş gün kalmaması, vatandaşlarımızın bu hizmete ne kadar ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koydu. Biz de gençlerimizin taleplerini karşılamak adına ikinci kır düğün salonumuzu Önsen Mahallemize kazandırıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonu doğrultusunda aile kurumunun güçlenmesine katkı sağlayacak her projeyi çok kıymetli görüyoruz. Biz bu projelerde ticari bir amaç gütmüyoruz. Amacımız; genç kardeşlerimizin evlilik hayallerine destek olmak, aile kurumunu güçlendirmek ve vatandaşlarımızın mutlu günlerinde yanlarında olmaktır. Özellikle artan düğün maliyetleri nedeniyle zorlanan çiftlerimize belediye olarak katkı sunmak istiyoruz. Modern yapısı, doğayla iç içe konsepti ve uygun fiyat politikasıyla Önsen Kır Düğün Salonumuzun da büyük ilgi göreceğine inanıyoruz. İnşallah burada nice yuvalar kurulacak, nice mutluluklara şahitlik edeceğiz."


Onikişubat Belediyesi tarafından vatandaşların ekonomik şartları düşünülerek belirlenen uygun ücret politikası da büyük takdir topluyor. Tesisin hafta içi 10 bin TL, hafta sonu ise 15 bin TL gibi ulaşılabilir fiyatlarla hizmet vermesi planlanırken, bu yönüyle özel sektör salonlarına güçlü bir alternatif sunması hedefleniyor.


Önsen Mahallesi’nin çehresini değiştirecek yatırımın tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sosyal hayatın daha da hareketlenmesi beklenirken, genç çiftler de hem ekonomik hem modern bir ortamda en özel günlerini yaşama fırsatı bulacak. Belediye tarafından hayata geçirilen proje, Onikişubat’ta aile yapısını güçlendiren, gençleri destekleyen ve sosyal dayanışmayı artıran önemli yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Milli Aile Haftası başladı: Aile Durağı açıldı Millî Aile Haftası kapsamında düzenlenen açılış programında aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kamuoyuyla paylaşılırken, ayrıca farkındalığın artırılması amacıyla "Aile Durağı"nın açılışı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından mayıs ayının son haftası olarak ilan edilen Millî Aile Haftası kapsamında Samsun’da düzenlenen açılış programıyla birlikte farkındalık etkinliklerinin startı verildi. Programın ardından Samsun Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi karşısında konumlandırılan "Aile Durağı"nın açılışı gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa Vali Vekili Abdulkadir Demir başkanlık ederken, Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk, Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin, ilçe kaymakamları, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin temsilcileri ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ve kurum müdürleri katıldı. Programda konuşan Vali Vekili Abdulkadir Demir, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunun, aileyi toplumun temeli olarak ele alan güçlü bir yaklaşım olduğunu belirtti. 2026-2035 dönemini kapsayan bu vizyonun insanı merkeze alan ve güçlü aile yapısını stratejik bir unsur olarak gören önemli bir politika olduğuna dikkat çekti. Demir, her yıl mayıs ayının son haftasının Millî Aile Haftası olarak kutlanacağını hatırlatarak, bu haftanın aile bağlarını güçlendiren ve toplumsal değerleri pekiştiren önemli bir farkındalık süreci olacağını ifade etti. Ailenin yalnızca bireylerin bir arada yaşadığı bir yapı olmadığını vurgulayan Demir, sevgi, merhamet, dayanışma ve fedakârlığın kuşaktan kuşağa aktarıldığı temel kurum olduğunu söyledi. Etkinlik kapsamında "Aile ve Nüfus On Yılı"na ilişkin kamu spotu ve tanıtım filmleri de katılımcılara sunuldu. Hafta boyunca kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin katkılarıyla çeşitli etkinlikler, eğitim ve farkındalık programlarının gerçekleştirileceği bildirildi. Millî Aile Haftası kapsamında ayrıca huzurevlerinde kalan yaşlılar, çocuk evlerinde bulunan çocuklar, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler, koruyucu aileler ve evlat edinen ailelere yönelik ziyaretler yapılacağı, toplumun farklı kesimlerini kapsayan çalışmalar yürütüleceği ifade edildi. Bunun yanı sıra "Üç Kuşak Bir Sofra" buluşmalarıyla aynı aileden üç neslin bir araya getirileceği etkinliklerin düzenleneceği belirtildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Aile Durağı" projesinin ise vatandaşların aile odaklı sosyal hizmetlere ve farkındalık çalışmalarına daha kolay erişimini sağlaması hedefleniyor.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizin, bölgesinin güvenli limanı olduğu bir kere daha görülmüştür" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye’nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen "22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan çalışmaları kıymetli bulduğumu ifade ederek, "Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, ilkokul çağındaki gençlerimizden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama ekonominin tüm bileşenleri sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette, manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor. Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasaları görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir önemi ve dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız" dedi. Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır. Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlık bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalar da bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD’nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor" diye konuştu. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz" Devlet olarak İstanbul’u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi’nde tertiplediğimiz yatırımlar için güçlü merkez Türkiye programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk. Bugün de İstanbul Finans Merkezi’ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere Tek Durak Ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye’nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz" diye konuştu. "SPK’ya çok önemli sorumluluklar düşüyor" 2014 yılında hazırladıkları strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 22 Mayıs’ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart’ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi Finansal Okuryazarlık başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti. Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada Sermaye Piyasası Kurulunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK’ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır. Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir. Eğer atıl vaziyette duran üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.