ASAYİŞ - 30 Nisan 2026 Perşembe 12:22

Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası: "O caninin mezarı bile belli değil"

A
A
A
Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası: "O caninin mezarı bile belli değil"

Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör'ün babası Mustafa Güngör, "Çocukların katili olan bu çocuğun cenaze namazı kılınmadı ve kabri bile yok deniliyor. Yok olmaya mahkumlar" dedi. Hayatını kaybeden Şuranur Sevgi Kazıcı'nın amcası Şeref Kazıcı da, "Bizim şehitlerimizin mezarları belli. O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil" diye konuştu.

Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri mezarlık ziyaretlerini sürdürüyor. Aileler, çocuklarının mezar başlarına gelerek Kur'an-ı Kerim okuyup dualar ediyor.
Okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör'ün babası Mustafa Güngör, Kerem'in okul saldırısında sınıftaki diğer kızlara siper olduğunu ve kurtardığını söyledi. Oğlunun mezarına gelip dualar ettiğini ve oğluyla konuştuğunu da anlatan baba Güngör, "Başına bir şey gelmesinden hep endişe duyarak okula götürürdük. Böyle bir olay yaşandı ve çok üzgünüm. Kerem Erdem bu dünya zindanından kurtuldu diye teselli buluyorum. Yoksa kafayı yiyeceğim. Dün akşam yemek yiyoruz, ‘Kerem nerede' diyorum. İçim cız ediyor Allah kimseye evlat acısı vermesin çok acı bir şey. Her sabah geliyorum Allah bizden daha merhametlidir oğlum, size daha güzel şeyler yediriyor ve içiriyordur, size daha iyi bakıyordur' oğlum diyorum. Tek tesellim o yoksa düşündükçe çok kötü oluyorum. Günahsız ve niyeti ile beraber gitti. O kız çocukları kurtararak gitti, Allah bizi de onların şefaatçisi eylesin. Melek isimli arkadaşı geldi ağlıyor sarılıyor ve o kızımızla konuştum cani kısa süreli gelip gittiği için çocuklara fırsat tanımamış çocuğumuz orada nasıl şehit olmuş ben de bilemiyorum. Birkaç kere gelmiş gitmiş sınıfa" dedi.

Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası:

"Biz çocuğumuzu şımarmasın diye gece seviyorduk"

Çocuğu ile hayallerinin olduğunu söyleyen ve ailelere seslenen baba Güngör, "Bu caninin bedenini beslemişler ruhunu beslememişler. Bu cani ortalama 1.80 boyunda 90 kilogram. İster emniyet müdürü ol, ister öğretmen ol beni hiç ilgilendirmez. Benim çocuğum bir tarafa dünya bir tarafa idi. Benim çocuğumu mahvettiniz, siz bu çocuğu beslemediğiniz için ruhunu benim çocuğum ve bu çocuklar hayatını kaybetti. Ruhunu beslemeyen kim varsa Türkiye'de lütfen iyi bakılsın iyi incelensin. Biz çocuğumuzu şımarmasın diye gece seviyorduk. Böyle bir çocukken birilerinin çocuğu geldi bizim çocuğumuzu hayatından etti. Ailelere sesleniyorum, ben de bir eğitimciyim. Böyle bir canilik ve katliam yapacak düzeye gelemez. Babası hala, 'benim çocuğum zeki idi' diyor. Zeka bir tarafa bizim çocuklar geri zekalı mıydı? Bizim çocuklarımız da zeki idi ve bu çocuk matematikte 15'te 15 yapan bir çocuktu, geleceği uçak mühendisi olmaktı. Hayallerimiz vardı bitirdiniz. Senin o kibrin yüzünden bitti emniyet müdürü. Allah seni bildiği gibi yaptı. Kibriniz aileleri mahvetti" diye konuştu.

Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası:

"Cenaze namazı kılınmadı, kabri de yok"

Katil zanlısının cenaze namazının kılınmadığını ve kabrinin de olmadığını söyleyen baba Güngör, "Bu adam her şeyi hesaplamış silahları ortaya koymuş, benim babam emniyette bekçiydi 27 yıl. Ben babamın silahlarına dokunamazdım. Babam silahı ortaya bırakmazdı. Burada anne de sevgiyi vermediği için çok büyük suçtur. Daha önce silahlarla fotoğraf çektirmiş. Çocuğunu tedavi ettirmez mi? Şimdi kendinin hayatı da bitti, çocuğunun hayatı da bitti. Ne oldu bu kadar insanın ahını alıyorlar. Türkiye'den bu kadar insan geliyor, bizim çocuklarımıza dua ediyorlar, senin çocuğuna ne geliyor? Başka aileler yaşamasın diye söylüyorum. Tedbirini alsınlar, devletin her şeye gücü yetmez, şımarık ve egoist çocuk yetiştirmemeliyiz. Allah başka insanların canlarına vermesin, ülkemizde son bulsun. Çocukların katili olan bu çocuğun evet cenaze namazı kılınmadı ve kabri bile yok deniliyor. Yok olmaya mahkumlar. Biz bunu yok olmaya mahkum etmezsek ve gündeme taşımazsak tekrarlanır" dedi.

Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası:

"O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil"

Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur Sevgi Kazıcı'nın amcası Şeref Kazıcı, yeğeninin mezarı başında yaptığı açıklamada, "Bizim şehitlerimizin mezarları belli. O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil. Ben buradan, sizin vesilenizle, aracılığınızla o imam efendiye de teşekkür etmek istiyorum. Göstermiş olduğu duyarlılıktan sebep Allah hocamızdan da razı olsun" dedi.

"Katilin tek başına olduğuna inanmıyoruz"

Amca Kazıcı, okul saldırganının yalnız olduğuna inanmadığını, arkasında başkalarının da olabileceğini ifade ederek, "Ben bu hadisenin tek başına yapılmış münferit bir hadise olduğuna inanmıyorum. Yani tek başına olmadığına inanıyorum ve bu işin planlı, projeli olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.

Halil Ulubey –Mustafa Kutlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta Bedesten Bölgesi’nde estetik tartışması Kars’ın en yoğun ve turistik noktalarından biri olan Bedesten Bölgesi’nde yer alan beton köprü, son yapılan Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın en dikkat çeken konularından biri oldu. Her gün binlerce vatandaşın ve ziyaretçinin kullandığı köprü, estetik açıdan yetersiz bulunarak eleştirilerin odağına yerleşti. "Vali Ziya Polat: "Şehir dokusu ile uyumlu değil" Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, köprünün mevcut haliyle şehrin tarihi ve mimari dokusuna uyum sağlamadığını açık bir dille ifade etti. Bölgedeki diğer yapılarla kıyaslama yapan Polat, özellikle karşı tarafta bulunan tarihi köprünün estetik değerine dikkat çekti. Polat, "O köprüye bakıyoruz, fotoğraf çekiyoruz, keyif alıyoruz. Ama bizim yaptığımız köprü için aynı şeyleri söylemek mümkün değil" dedi. "Ya Kaldırılsın ya da yeniden düzenlensin" Vali Polat, köprünün tamamen kaldırılması ya da estetik açıdan yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle köprünün korkuluk sisteminin bölgedeki diğer yapılarla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Alternatif olarak, yan tarafta bulunan demir köprünün örnek alınabileceğini ifade ederek öneride bulundu. Polat, "Aynı tarzda yeniden inşa edilmesi veya en azından çelik korkuluklarla daha estetik bir görünüm kazandırılması gerekiyor" diye konuştu. "DSİ’den açıklama: "Proje revize edildi" Toplantıda söz alan DSİ Bölge Müdürü Serdar Kotan ise sürecin teknik boyutuna ilişkin bilgi verdi. Kotan, köprünün yeni bir proje olmadığını ve 2021 yılında ihale sürecinin başlatıldığını belirtti. Kotan, projeye ilişkin son durumu şu sözlerle açıkladı: "Projenin tamamen iptal edilmediği, ancak çeşitli nedenlerle revizyona gidildiği ve Koruma kurulundan onay çıkmaması üzerine tasfiye aşamasına getirildi" şeklinde konuştu. "Şehir estetiği yeniden gündemde" Bedesten Bölgesi’ndeki beton köprü tartışması, şehir estetiği ve kamu projelerinde mimari uyum konularını yeniden gündeme taşıdı. Tarihi dokunun korunması ve yeni yapıların bu dokuya uygun şekilde tasarlanması gerektiği yönündeki görüşler ağırlık kazandı. Vatandaşların yoğun olarak kullandığı bu alanda nasıl bir düzenleme yapılacağı merak konusu olurken, ilgili kurumların alacağı yeni kararlar yakından takip ediliyor. Köprünün geleceği, hem estetik hem de işlevsellik açısından şehir için önemli bir sınav olarak görülüyor.
Ankara Hisarcıklıoğlu, işçilerin bayramını kutladı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emeğin, üretimin ve kalkınmanın en temel unsuru olduğunu belirtti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hisarcıklıoğlu yaptığı açıklamalarda alın teriyle çalışan, üreten ve değer katan tüm emekçilerin, güçlü Türkiye’nin inşasında büyük paya sahip olduğunu belirtti. İşçinin ve işverenin, birbirinden ayrı düşünülemeyecek iki unsur olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, müreffeh Türkiye’ye ancak bu birlik ve beraberlikle ulaşabileceklerini sözlerine ekledi. "TOBB olarak iş dünyamızın her kademesinde emeğin hakkının korunmasını önemsiyoruz" Türkiye’nin büyümesi ve refahının artmasının işçi ve işverenin karşılıklı diyaloğundan geçtiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, emeğin kutsallığını, dayanışmanın gücünü ve birlikte üretmenin önemini bir kez daha hatırladığımız anlamlı bir gündür. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, girişimciliği, yatırımı önemsediğimiz gibi iş dünyamızın her kademesinde emeğin hakkının korunmasını, çalışma hayatının daha adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını da samimiyetle önemsiyoruz. Ülkemizin büyümesi, refahın artması ve küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması; işçi ve işverenin karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği içinde hareket etmesiyle mümkündür. Ortak hedefimiz; daha fazla istihdam, daha güçlü üretim ve herkes için daha müreffeh bir Türkiye’dir. Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum" ifadelerini kullandı.