KÜLTÜR SANAT - 12 Ocak 2026 Pazartesi 09:20

Kahramanmaraş’ta nostalji durağı: Antikaların arasında zaman yolculuğu

A
A
A
Kahramanmaraş’ta nostalji durağı: Antikaların arasında zaman yolculuğu

Kahramanmaraş’ta geçmişin izlerini bugüne taşıyan antika dükkânı, kentin kültürel hafızasına katkı sunuyor. Yıllar içinde biriktirilen yüzlerce eşyanın sergilendiği mekân, nostalji meraklılarının yanı sıra hatıralarını tazelemek isteyenlerin uğrak noktası haline geldi.


Kahramanmaraş’ta uzun yıllardır antika biriktiren Mustafa Çot, dükkanında geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Çıkrık, gaz lambası, kömürlü ütü, el dikiş makineleri, eski radyolar, plak çalarlar ve fotoğraf makinelerinin yer aldığı mekân, ziyaretçilerini adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor.


Antikacı Çot, dükkanına giren herkesin burada farklı bir duygu yaşadığını belirterek, "Bu kapıdan girdiğiniz zaman önüyle arkası arasında yaklaşık 100 yıl var. Biz 70’li yılların çocuklarıyız. Çocukluğumuzda artık kullanımı bitmiş, unutulmaya yüz tutmuş birçok ürün burada. İnsan bu eşyaların arasında huzur buluyor. Bir çay içip sohbet etmek bambaşka bir keyif veriyor. Misafirlerimiz ’5 dakika bakabilir miyim’ diye geliyor ama saatlerce kalıyorlar. Çünkü herkesin bu eşyalarda bir anısı var ya da merak ettikleri şeyleri soruyorlar. Biz de bildiğimiz kadarıyla anlatıyoruz. 2026 yılında ülkemizde böyle yerlerin olması memleketimiz için büyük bir kazanç. Burası insanı eskiye götürüyor, farklı duygular yaşatıyor. Bazen insan duygulanıyor. Herkese bu tür mekânları ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.


Antika ürünleri satmak istemediğini de dile getiren Çot, "Antika eşyaları almak isteyenler oluyor ama biz satmak istemiyoruz. Çünkü onlarla bir yaşanmışlığımız var. Vitrinimize girdikten sonra kardeşimiz, arkadaşımız gibi oluyorlar. İki gün gelmeyince burayı özlüyoruz. Bakırdan ahşaba, eski teyplerden makaralı sistemlere, plak çalarlardan fotoğraf makinelerine kadar binlerce ürünün bulunduğu dükkânın, dijital çağda geçmişi yaşamak isteyenler için özel bir adrestir. Zamana yolculuk yapmak isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu.



Kahramanmaraş’ta nostalji durağı: Antikaların arasında zaman yolculuğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep HKÜ, Türkiye’den FEDE’ye kabul edilen ilk yükseköğretim kurumu oldu Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), yükseköğretimde uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda önemli bir başarıya imza atarak Avrupa Eğitim Federasyonu’na (Federation for European Education-FEDE) kabul edilen Türkiye’deki ilk yükseköğretim kurumu oldu. Avrupa merkezli saygın bir akademik ağ olan FEDE üyeliği sayesinde HKÜ, Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalardan yükseköğretim kurumlarıyla daha güçlü iş birlikleri kurmayı, ortak akademik projeler yürütmeyi ve uluslararası girişimlerde aktif rol almayı hedefliyor. "Üniversitemizin küresel görünürlüğünü daha da artırmayı hedefliyoruz" FEDE üyeliğinin üniversite açısından stratejik bir adım olduğunu belirten HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Avrupa Eğitim Federasyonu’na kabul edilen Türkiye’deki ilk yükseköğretim kurumu olmak, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun güçlü bir göstergesidir. Bununla birlikte, Coursera ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde öğrencilerimizin küresel ölçekte tanınan programlara erişimini genişleterek eğitimde dijital dönüşüm sürecimizi daha da güçlendiriyoruz. Uluslararası açılımımızı somut adımlarla desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, 25 öğrencimize Berlin, Londra, Dublin ve Barcelona olmak üzere dört farklı şehirde mesleki staj imkânı sunulacak olup, ilgili anlaşmalar tamamlanmıştır. Ayrıca Özbekistan ve Kazakistan’da açılması planlanan temsilciliklerimizle üniversitemizin uluslararası akademik ve kurumsal etki alanını daha da genişletmeyi hedefliyoruz. FEDE üyeliğiyle birlikte öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni iş birlikleri ve akademik fırsatlar oluşturarak üniversitemizin küresel görünürlüğünü artırmaya devam edeceğiz" dedi. Eğitimde kalite güvencesi, yenilikçi öğretim yöntemleri ve uluslararası akademik etkileşimi merkeze alan HKÜ, FEDE çatısı altında yürütülecek çalışmaların yanı sıra, uluslararasılaşma ve dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda Coursera ile daha önce gerçekleştirdiği iş birliğiyle öğrencilerine küresel ölçekte tanınan sertifika ve mikro yeterlilik programlarına erişim imkânı sunuyor.
Gaziantep Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Barut: "Sık idrara çıkma ve yanma sistit habercisi olabilir" Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, sistit hakkında önemli bilgiler paylaştı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, erken tedavi edilmeyen sistitin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Barut, "İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve alt karın ağrısı gibi şikayetlerle kendini gösteren sistit, toplumda oldukça sık görülmesine rağmen çoğu zaman ihmal ediliyor" dedi. Doç. Dr. Osman Barut, "Kadınlarda idrar kanalının kısa olması nedeniyle bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle sistit kadınlarda erkeklere göre daha sık karşımıza çıkmaktadır. Sistit, idrar kesesinin (mesanenin) iltihaplanmasıdır. Genellikle bakterilerin idrar yolundan mesaneye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Özellikle kadınlarda daha sık görülen bu hastalık, her yaş grubunda görülebilmektedir. Sistitin en yaygın belirtileri arasında idrar yaparken yanma ve ağrı, sık idrara çıkma isteği, alt karın ve kasık ağrısı, bulanık ya da kötü kokulu idrar yer alıyor" ifadelerini kullandı. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" Bazı hastalarda idrarda kan görülebildiğini belirten Doç. Dr. Barut, ileri vakalarda ateş ve bel ağrısının da tabloya eklenebileceğini söyledi. Tedavi edilmezse böbreklere ilerleyebilir Sistitin basit bir enfeksiyon gibi algılanmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Barut, "Tedavi edilmeyen sistit, enfeksiyonun böbreklere yayılmasına ve daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kendi kendine ilaç kullanımı ya da tedaviyi ertelemek hastalığın tekrarlamasına yol açar" şeklinde konuştu. Kimler risk altında Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, "Yetersiz sıvı tüketimi, idrarı uzun süre tutmak, hijyen kurallarına dikkat etmemek, bağışıklık sisteminin zayıf olması, menopoz dönemi ve diyabet gibi kronik hastalıklar sistit riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Sistitten korunmak için bol su içilmesi, idrarın uzun süre tutulmaması, kişisel hijyene dikkat edilmesi ve şikâyetlerin başlaması halinde vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulması büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle sistit kısa sürede kontrol altına alınabilir. Hastalarımızın belirtileri hafife almadan uzman görüşü alması, yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır" diye konuştu.