SAĞLIK - 17 Eylül 2025 Çarşamba 10:28

Dünyada 4 vakadan biri olan Myastenia Gravis hastası Türkiye’de tedavi edildi

A
A
A
Dünyada 4 vakadan biri olan Myastenia Gravis hastası Türkiye’de tedavi edildi

Kahramanmaraş’taki HG Hospital’de gerçekleştirilen operasyonlarla, dünyada yalnızca 4 kişide görülen nadir Myastenia Gravis vakasına yakalanan kadın hasta sağlığına kavuşmaya başladı. Uzun süredir tedavi gören hastanın başarılı ameliyatlarla yeniden toparlandığı bildirildi.


Kahramanmaraş’ta yaşayan 33 yaşındaki Hatun Bolat, Myastenia Gravis (MG) hastası oldu. Hastanın farklı bir Myastenia Gravis formuna sahip olduğu, bu durumun dünyada yalnızca birkaç kez raporlandığı öğrenildi. Tanı süreci güçlükle ilerlerken, hastanın yaklaşık 20 kilo kaybettiği, 30 kiloya kadar düştüğü ve 4 yıl içinde 7-8 kez ameliyat geçirmek zorunda kaldığı kaydedildi. Çeşitli merkezlerde tedavi edilmeye çalışılan Hatun Bolat, HG Hospital’de Genel Cerrahi, Nöroloji, Yoğun Bakım ve Anestezi ekiplerinin ortak değerlendirmesiyle ameliyata alındı.


Operasyonları gerçekleştiren HG Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Mehmet Yazar, "Hastamız çok nadir bir vakaydı. Dünyada yalnızca 4 kez raporlanan, bağırsaktan başlayan bu Myastenia Gravis formu, ömür boyu bir cerrahın karşısına belki bir defa çıkabilecek düzeyde ender görülen bir hastalık. Normalde bu rahatsızlık göz kaslarında güçsüzlükle başlar ancak Hatun’da bağırsaktan başlayan bir form gelişti. Bu nedenle tanı koymak oldukça zordu. Hastamız yaklaşık 20 kilo kaybetti, 30 kiloya kadar düştü ve 4 yıl boyunca 7-8 kez ameliyat olmak zorunda kaldı. Ameliyatların bir kısmı bağırsak yapışıklıklarından, bir kısmı da beslenme problemlerinden kaynaklandı. Bu süreçte yoğun beslenme desteği sağladık, günlük kalori hesapları yaptık. Çok ciddi solunum ve beslenme sorunları yaşadı, hatta zaman zaman ölüm riskiyle karşı karşıya kaldı. Bu bir ekip çalışmasıydı. Cerrah arkadaşlarımız, hemşirelerimiz, yoğun bakım ekibimiz günlerce yanında oldu. Biz de ailemiz için yapmadığımız titizlikle Hatun’un beslenmesini takip ettik" dedi.



Türkiye’de başarıyla tedavi edilmiş oldu


Hastanın sağlığına kavuşma süreceğine girdiğine değinen Doç.Dr. Yazar," Çok şükür artık sağlığına kavuşma sürecine girdi. Bu vaka, dünyada bildirilen en ağır Myastenia Gravis formlarından biri olarak değerlendirilebilir ve Türkiye’de başarıyla tedavi edilmiş oldu. Bu tür vakalar bir cerrahın ömründe belki bir kez karşısına çıkar. Hastamızda bağırsaktan başlayan çok nadir bir form vardı. Çok şükür artık sağlığına kavuşma sürecine girdi. Bu nadir hastalığın tedavisinde Türkiye’de önemli bir başarıya imza atıldı" ifadelerini kullandı" diye konuştu.


33 yaşındaki hasta Hatun Bolat ise, ben mg hastasıyım dünyada 3-4 kişiden biriyim. Biz ilk başlarda ilaç, doktor bulamamıştık"ifadelerini kullandı. Tedavisinin belki birilerine umut ışığı olacağına da değinen Bolat, " Allah herkese şifa versin. 11. Ameliyatımı oldum. Fatih hocayla karşılaşmak bizim ve kentimiz için çok büyük bir şans"diyerek düşüncelerini anlattı.


Hastanın ağabeyi Orhan Alaybeyoğlu ise, "Fatih Mehmet Hocamız Akdeniz ve Kahramanmaraş anlamında çok büyük bir değer bu hastalıkla ilgili çözüm bulabilecek en önemli hocalarımızdan biridir" diyerek teşekkür etti.



Dünyada 4 vakadan biri olan Myastenia Gravis hastası Türkiye’de tedavi edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.