EĞİTİM - 23 Nisan 2026 Perşembe 12:34

Yükseköğretimin Oscar’ı İzmir Ekonomi’de

A
A
A
Yükseköğretimin Oscar’ı İzmir Ekonomi’de

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), dünyanın en saygın yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education tarafından düzenlenen THE Awards Asia’da birinciliğe ulaşarak büyük başarıya imza attı. Yükseköğretimin Oscar’ı olarak anılan organizasyonda, ‘Çevresel Liderliğe Üstün Katkı’ kategorisinde Asya kıtasındaki tüm üniversiteleri geride bırakan İzmir Ekonomi, adını zirveye yazdırdı. Hong Kong’da düzenlenen final töreninde ödülü teslim alan İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Üniversitelerin sürdürülebilirlik için birer ‘yaşayan laboratuvar’ olarak nasıl konumlanabileceğini somut uygulamalarla ortaya koyduk. İzmir’den yükselen bu vizyonun uluslararası alanda karşılık bulması, bizim için son derece kıymetli" diye konuştu.


THE Awards Asia’nın finalistleri, aylar süren kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Asya kıtasındaki yüzlerce üniversitenin iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma odaklı projeleri ile kurumsal vizyonları detaylıca incelendi. Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanında bütüncül bir yaklaşım geliştiren İzmir Ekonomi Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal stratejiye entegre eden anlayışı ve ölçülebilir etki çıktıları ile fark oluşturarak birinciliğe ulaştı.



Prof. Dd. Biresselioğlu liderlik etti


Sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümüne yön veren çalışmalar; İEÜ Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi’nin (SENLAB) çatısı altında, Rektör Yardımcısı ve Merkezin Direktörü Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu’nun liderliğinde hayata geçirildi.



Avrupa çapında projeler


İEÜ, Türkiye’de sürdürülebilir enerji alanında açılan ilk yüksek lisans programının kurucusu olarak bu alandaki akademik dönüşümün öncülerinden biri oldu. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı (SKA) müfredatına, araştırma faaliyetlerine ve yönetişim yapısına sistematik biçimde uyarlayan İEÜ, Sürdürülebilirlik Ofisi aracılığıyla bu dönüşümü kurumsal zemine taşıdı. SENLAB bünyesinde yürütülen çalışmalar sayesinde İEÜ, çok sayıda Horizon Europe projesinde aktif rol aldı ve Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu.



"Fark oluşturmaya devam edeceğiz"


İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki öncü çalışmalarla küresel ölçekte fark oluşturmaya devam edeceklerini ifade etti. Prof. Dr. Biresselioğlu, "İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak sürdürülebilirliği bir ‘başlık’ ya da ‘proje alanı’ olarak değil, üniversitenin tüm ekosistemine entegre edilmiş temel bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Kampüsümüzü; öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin ve paydaşlarımızın aktif rol aldığı birer ‘yaşayan laboratuvar’ haline dönüştürme vizyonuyla hareket ediyoruz. Sürdürülebilirlik; ekonomik kalkınmadan toplumsal refaha, yönetişimden inovasyona kadar birçok alanı kapsayan bütüncül bir dönüşüm süreci. Bizler bilgi üreten kurumlar olmanın yanında, bu bilginin sahada uygulanmasını sağlayan, çözüm geliştiren ve toplumu dönüştüren yapılar olmak zorundayız" diye konuştu.



"Yeni sorumluluklar yüklüyor"


Prof. Dr. Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversitemizde enerji verimliliğinden karbon ayak izinin azaltılmasına, döngüsel ekonomi uygulamalarından sürdürülebilir kampüs tasarımına kadar pek çok alanda somut adımlar attık. Ancak bizim için asıl değerli olan, bu çalışmaların öğrencilerimizin öğrenme deneyiminin bir parçası haline gelmesi. Öğrencilerimizin gerçek problemlere çözüm üreten, sorumluluk alan bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz. Bu ödül, İzmir’den yükselen bir vizyonun Asya kıtasında karşılık bulduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bize daha büyük bir sorumluluk da yüklüyor. Çünkü sürdürülebilirlik; sürekli gelişen, sürekli yeniden düşünülmesi gereken bir süreç. Biz de bu bilinçle, üniversitemizi daha dirençli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir geleceğin öncülerinden biri haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."



Yükseköğretimin Oscar’ı İzmir Ekonomi’de

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te 23 Nisan gururu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Edremit’te Şehit Hamdibey Meydanı’nda düzenlenen resmi törenin ardından kapalı spor salonunda gerçekleştirilen görkemli gösterilerle kutlandı. İlkokul öğrencilerinin hazırladığı sahne performansları izleyenlerden büyük alkış topladı. Balıkesir’in Edremit ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sabahın erken saatlerinden itibaren büyük bir heyecanla kutlanmaya başlandı. Kutlamaların ilk adresi olan Şehit Hamdibey Meydanı’nda saat 10.00’da düzenlenen törende, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çelengi Atatürk Anıtı’na sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın gür bir sesle okunmasının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, bayram coşkusunu paylaşmak üzere Kapalı Spor Salonu’na geçti. Saat 11.00 itibarıyla başlayan salon programı, ilçedeki okulların öğrencilerinin ortaklaşa hazırladığı dev bir görsel şölene dönüştü. Programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Esmen, günün anlam ve önemine vurgu yaparak Gazi Meclis’in açılışının ve çocuklara armağan edilen bu bayramın gururunu paylaştı. Kutlamalar kapsamında ilçe genelinde düzenlenen çeşitli yarışmalarda başarı elde eden öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından program, öğrencilerinin hazırladığı koreografilerle devam etti. Çocukların sahadaki enerjisi ve yetenekleri salonu dolduran binlerce vatandaş tarafından ayakta alkışlandı. Edremit’teki bu anlamlı bayram şöleni, öğrencilerin sergilediği zengin kültürel motiflerle bezeli halk oyunları gösterisi ile zirveye ulaştı. Rengarenk kıyafetleri ve uyumlu figürleriyle sahneyi dolduran miniklerin performansı, 23 Nisan coşkusunu tüm ilçeye yaydı. Tören, protokol üyeleri ve gösteri yapan grupların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona ererken, çocukların mutluluğu yüzlerine yansıdı. Törene Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Sinop Sinop’ta huzur ve güven için kritik zirve Sinop’ta "İl Güvenlik ve Asayiş Toplantısı", Vali Dr. Mustafa Özarslan başkanlığında gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Vali Yardımcısı Taner Bolat, ilçe kaymakamları ve ilgili kurum müdürleri katıldı. Toplantıda; asayiş ve güvenlik tedbirleri kapsamında il genelinde emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerince yürütülen çalışmalar ele alındı. Trafik tedbirleri çerçevesinde şehir içi ve şehirler arası yollarda yoğunlaştırılan uygulamalar, alkol denetimleri ve kazaların önlenmesine yönelik faaliyetler değerlendirildi. Kamu düzeni ve huzur uygulamaları kapsamında suçun oluşmadan önlenmesine yönelik tedbirler ile umuma açık alanlarda gerçekleştirilecek denetimler görüşüldü. Ayrıca eğitim güvenliği, okul çevrelerinde alınan önlemler ve öğrenci servislerine yönelik denetimler de toplantının gündeminde yer aldı. İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda; okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler ve ailelerle iş birliği içinde erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Özarslan, çocukların güvenliğinin en hassas konu olduğunu vurgulayarak, "Okullarımız sadece eğitim verilen yerler değil, aynı zamanda çocuklarımızın kendilerini huzur içinde hissettiği güvenli alanlardır. Bu nedenle eğitim ortamlarında en küçük bir zafiyete dahi asla müsaade etmeyiz" dedi. Güvenlik konusunun yalnızca kolluk tedbirleriyle sınırlı olmadığını belirten Özarslan, aileden başlayıp topluma yayılan çok yönlü bir sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Özarslan, okul yönetimleri, öğretmenler, rehberlik servisleri ve ailelerle güçlü iş birliğinin sürdürüleceğini belirterek, "Hedefimiz; Sinop’ta her çocuğumuzun kendini güvende hissettiği, huzur içinde eğitim aldığı bir ortamı kararlılıkla sürdürmektir" diye konuştu.
Yozgat Vali koltuğuna oturdu, ilk talimatı okul güvenliği oldu Yozgat’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında temsili olarak Valilik makamına oturan öğrenci, talimatını okul güvenliği üzerine verdi. Yozgat Emniyet Müdürü’nü telefonla arayan minik vali, eğitim kurumlarındaki güvenlik tedbirlerinin arttırılmasını istedi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ilk olarak meydandaki Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başlayan program Yozgat Valiliği’nde makam devir teslim töreni ile devam etti. Temsili vali koltuğuna Fatma Temel Turhan Ortaokulu 6`ncı sınıf öğrencileri Sultan Zümra Şaşmaz ve 5’inci sınıf öğrencisi Onur Görpeli geçti. Onur Görpeli, kent genelindeki çocukların huzuru ve güvenliği için kolları sıvadı. Makam koltuğuna oturduktan sonra kısa bir açıklama yapan minik vali, çocukların eğitim hayatlarını daha güvenli bir ortamda sürdürmelerinin öncelikli hedefleri olduğunu belirtti. Ardından İl Emniyet Müdürü’nü telefonla arayarak talimatlarını ileten çocuk vali, okul çevrelerinde denetimlerin sıkılaştırılmasını ve güvenlik önlemlerinin artırılmasını istedi. Yozgat Emniyet Müdürü Necmettin Koç ise "56 okulumuzda şehir merkezinde tedbirlerimiz alınmıştır. 163 okulumuzda da ilçelerimizde tedbirlerimiz alınmıştır. Toplam 219 okulumuzda bütün tedbirler alınmıştır" diyerek cevapladı. 23 Nisan programı kapalı spor salonunda Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan’ın ve il protokolünün katıldığı programla devam etti. Çeşitli okullardan gösteriler yapan minikler bayramı coşkuyla kutladı.
Aydın 7 yaşındaki Pars, Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açtı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan ilkokul 1. sınıf öğrencisi Pars Danışan, özel izinle Güney Kutbu’na çıkarak burada 14 gün yaşadı. Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açıp çevrenin ve tabiatın korunmasını isteyen Pars Danışan’ın, kutuba çıkan en genç Türk çocuğu olduğu ve buraya da özel izinle gittiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan turizmci Murat Danışan ile ev hanımı Ebru Danışan’ın ilkokul 1. sınıfa giden 7 yaşındaki çocukları Pars Danışan, buzullarda yaşayan hayvanları çok merak ettiğini belirterek ailesinden kendisini Antarktika’ya götürmesini istedi. Pars’ın bu ısrarlı talepleri karşısında çocuklarının isteğini yerine getirmek isteyen baba Murat Danışan girişimlerde bulundu. Çocukların ve yaşlıların sağlık ve güvenlik açısından gidişinin yasak olduğu Güney Kutbu’na 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan’ın gidebilmesi için İngiltere’deki firmalar aracılığıyla özel, istisnai izin çıkarıldı. Bu çerçevede Pars’ın sağlık raporu ve yüzme bildiğine dair belgeler istendi. Tüm belgeleri hazırlanan Pars, zorlu bir yolculuğu başarı ile atlatarak hayalini gerçekleştirdi. "Yolculuk bir hafta sürdü, 14 gün kutuplarda yaşadı" Bu zorlu yolculuk ve Güney Kutbu’nda geçecek 2 haftalık süreye dayanabileceğini kanıtlayan 7 yaşındaki Pars Danışan’a istisnai izin verildikten sonra anne Ebru Danışan ve baba Murat Danışan ile birlikte yola çıkıldı. Aile, Aydın’ın Kuşadası ilçesinden başlayan yolculuğun ardından bir hafta süren zorlu süreç sonrası Antarktika’ya, yani Güney Kutbu kıtasına ulaştı. Çok sevdiği buzul hayvanlarını izleyerek 14 gün geçiren Pars Danışan, dünyanın en tehlikeli deniz geçitlerinden biri olan Drake Geçidi’nin 3 gün süren zorlu geçişini tamamladıklarını ve hiç korkmadığını söyledi. Atlas, Pasifik ve Güney Okyanusları olmak üzere 3 okyanusun kesiştiği bu sert sularda dalgalar 10-15 metreye ulaşırken, rüzgârın hızı 100 km/saatin üzerine çıkabildi. Bu zorlu yolculuğu tamamlayarak Güney Kutbu’na çıkan 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan, burada Türk bayrağını açarak "Dünyamızı koruyalım. Lütfen dünyamızı kirletmeyelim" mesajı verip Türkiye’deki tüm çocuklara selamlarını iletti. Yolculuğunu sağ salim tamamlayıp Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki evine dönen Pars Danışan, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek Güney Kutbu’nda yaşadıklarını anlattı. Çocuğunun bu isteğini özel izinle gerçekleştirdiğini belirten baba Murat Danışan, "Çok istiyordu, yaşı tutmadığı için zorluklar vardı. İngiltere’de tanıdık firmalar vardı. Onların da yardımıyla özel sigortalar yaptırarak bu seyahati gerçekleştirip Pars’ın isteğini yerine getirdik" dedi. Pars’ın en büyük hayallerinden birinin Güney Kutbu ve burada yaşayan hayvanları yakından görmek olduğunu belirten anne Ebru Danışan ise, "Doğru hazırlık yapıldığında bence çocuklar her ortama uyum sağlayabilir. Biz de doğru hazırlık yapıp Pars’ın bu hayalini gerçekleştirmiş olduk" dedi.