EKONOMİ - 28 Nisan 2026 Salı 09:17

Yeni nesil ambalaj için üniversite-sanayi iş birliği

A
A
A
Yeni nesil ambalaj için üniversite-sanayi iş birliği

Üniversite ile sanayiyi aynı platformda buluşturan ThinkPack-Ambalajın Geleceği Paneli’nde, ambalajın artık yalnızca bir koruma unsuru değil; sürdürülebilirlik, marka değeri ve ihracat gücünü belirleyen stratejik bir alan olduğu vurgulandı. Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sektör temsilcileriyle birlikte geliştirdiği yenilikçi tasarımlar, ambalajda dönüşümün yönünü ortaya koyarken; uzmanlar, döngüsel ekonomiye uyum sağlayamayan işletmelerin rekabet yarışında geride kalacağına dikkat çekti.


Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, Ege İhracatçı Birlikleri ve 4.12 Design Hub iş birliğinde gerçekleşen "ThinkPack - Ambalajın Geleceği Paneli"nde sürdürülebilirlik, tasarım ve döngüsel ekonominin ambalaj sektörünün geleceğini şekillendiren temel unsurlar olduğu belirtildi.



Sektörle temas vurgusu


Panelin açış töreninde yaptığı konuşmada geçen ay Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) çatısı altında gerçekleştirilen ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı kapsamında 16 endüstriyel tasarım öğrencisi, 4 mentör ve 4 ambalaj firmasının iki gün boyunca birlikte çalıştığını dile getiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, "Bu çalışma sonunda 8 uygulanabilir ambalaj tasarımı ortaya çıktı. Bu tablo gençlerimize fırsat verildiğinde, doğru rehberlik sağlandığında ve sektörle temas kurduklarında ortaya çıkan sonuçların son derece etkileyici olacağını gösteriyor. Panelimizde bu süreci bir adım ileri taşıyor ve çalıştayda ortaya çıkan tasarım fikirlerini kamuoyuyla paylaşıyoruz. Günümüzde ihracat yapmak isteyen her firma, ürün kadar ambalajını da yeniden düşünmek zorunda. Özellikle mobilya, gıda, tekstil, kozmetik, kimya ve e-ticaret gibi birçok sektör için ambalaj, doğrudan marka değerine etki eden bir unsur." diye konuştu.



Ambalaj gümrükte en güçlü diplomatik pasaport


Açış töreninde ambalajın sadece bir dış kabuk olmadığını vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "Küresel ticaret savaşlarının yaşandığı günümüzde, ambalaj, ürünün gümrük kapılarından geçişini sağlayan en güçlü diplomatik pasaportudur. Ancak, dünya sadece üreteni değil akıl katanı da ödüllendiriyor. Bugün burada sergilenen tasarımlar sanayiciye şunu söylüyor: Eskiyi daha hızlı üretmeyin, yeniyi daha akıllı kurgulayın. Döngüsel ekonomi başlığı artık akademik makalelerin süslü bir cümlesi olmaktan çıktı. Ambalajda sürdürülebilirliği sağlamayan her işletme, ihracat pazarlarında oyun dışı kalacaktır." dedi.



Yaşayarak öğrenme


Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller de ambalajın, döngüsel ekonomi açısından da odaklanılması gereken bir konu olduğuna dikkat çekerek, "Türk sanayicisinin ihracatta var olabilmesi için hem daha iyi nitelikte ürünler hem de onun ara yüzü olan ambalajı daha iyi yapması gerekiyor. Biz dörtlü sarmal yapı dediğimiz; üniversite-özel sektör, kamu ve STK ‘yı buluşturan yapıyı çok önemsiyoruz. Üniversite olarak bir farklılığımız da öğrencilerimize birinci sınıfta bölüm ayırt etmeksizin üç zorunlu ders veriyoruz; analitik muhakeme ve kritik düşünce, tasarım düşüncesi ve girişimcilik ve iş planlaması dersi. Böylece öğrencilerimizi yeni nesil üniversite yaşamına hazırlamış oluyoruz" diye konuştu.



Çalıştaya katılan öğrencilere sertifika


28 Şubat - 1 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen "ThinkPack Çalıştayı" kapsamında, sektör profesyonelleri ile bir araya gelerek yenilikçi projeler geliştiren öğrencilere katılım belgesi verildi. Katılım belgesi alan ve eserleri sergilenen; Arda Başa, Hayrullah Umut Arslan, Tuana Nehir Baran, Nazlıcan Ulukaya, Beste Kahya, Duru Azarsız, Sudenaz Gürel, Ceren Tekin, Dilara Topçu, Buse Ergeçmiş, Mustafa Yiğit Aksu, Onur Sözen, Begüm Muhterem, Buse Deniz, Beyza Nur Dovalıoğlu, Sıla Şirin belgelerini Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Lale Dilbaş’tan aldı.



Yeni nesil ambalaj için üniversite-sanayi iş birliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ömrü 10 gün, koparmanın cezası araba parası Manisa Spil Dağı Milli Parkı’nda yılda sadece bir kez açan, yalnızca 10 gün canlı kalabilen endemik Manisa lalesi yüzünü gösterdi. Doğaseverlerin fotoğraflamak için adeta akın ettiği laleyi koparmanın cezası ise bu yıl 699 bin 245 lira oldu. Spil Dağı Milli Parkı’nda yılda yalnızca bir kez açan ve sadece 10 gün yaşayabilen endemik tür Manisa lalesi çiçek açtı. Koruma altındaki laleyi koparmanın cezası ise 2026 yılı için 699 bin 245 TL olarak açıklandı. Manisa ile İzmir illeri arasında bulunan, 1517 metre yüksekliğe sahip Spil Dağı Milli Parkı’nda baharın habercisi olarak bilinen Manisa lalesi, havaların ısınmasıyla birlikte açmaya başladı. Her yıl genellikle 28 Nisan ile 3 Mayıs tarihleri arasında çiçek açan ve yaklaşık 10 gün canlı kalabilen laleler, ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Doğaseverler eşsiz güzelliği yerinde görmek ve fotoğraflamak için Spil’e çıkıyor. "Neredeyse araba parası kadar cezası var" Spil Dağı Milli Parkı’nda açan Manisa lalesini görmek için gelen ziyaretçilerden Erdal Arslan, Manisa’nın meşhur lalelerini görmek için arkadaşlarıyla birlikte Spil’e çıktıklarını söyledi. Arslan, "Senede bir açıyor zaten bu laleler. Sadece bunları görmek için bile gelmeye değer. Güzel bir doğa manzarası var. Sakın koparmayın, çünkü koparmanın cezası 700 bin liraya yakın. Bir araba parası kadar cezası var. Bu da ne kadar değerli olduğunu gösteriyor" dedi. Laleleri fotoğraflamak için geldiğini söyleyen Özcan Soydam ise, "Manisa’da çok değerli bir çiçek. Yılda bir kez açıyor. Fotoğrafını çekmek istedim. Koparmanın cezası da çok yüksek. Dalında olması daha güzel" diye konuştu. Bir başka ziyaretçi de, "Fotoğraflarını çekmek bile güzel bir duygu. Umarım kimse koparmaz" ifadelerini kullandı. Ceza 699 bin 245 TL’ye yükseldi Yetkililer, lalelerin doğadan koparılmasının biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirterek vatandaşları yüksek idari para cezasına karşı uyardı. Koruma altındaki Manisa lalesini koparmanın cezası 2022’de 109 bin 593 TL, 2023’te 244 bin 315 TL, 2024’te 387 bin 142 TL, 2025’te 557 bin 212 TL olurken, 2026 yılında ise 699 bin 245 TL’ye yükseldi.
Gaziantep Doç. Dr. Murat Doğan: "Çocuklarda büyüme geriliğine dikkat" Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan, çocuklarda sıkça göz ardı edilen büyüme geriliği hastalığına dikkat çekerek erken teşhisin önemini vurguladı. Doç. Dr. Murat Doğan, "Aileler çoğu zaman çocuklarının gelişimini fark etmekte gecikebiliyor. Oysa büyüme geriliği erken dönemde tespit edilirse tedavi başarısı oldukça yüksektir. Büyüme geriliği, çocukların yaş ve cinsiyetlerine göre beklenen boy ve kilo değerlerinin altında kalmasıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur" dedi. "Yaşıtlarına göre geri kalma" Büyüme geriliğinin en belirgin işaretinin çocuğun akranlarına kıyasla daha kısa boylu veya düşük kilolu olması olduğunu belirten Doğan, "Büyüme hızında belirgin yavaşlama, iştahsızlık ve beslenme sorunları, gelişim basamaklarında gecikme, sık hastalanma, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Nedenleri çok çeşitli olabilir" Büyüme geriliğinin yalnızca genetik faktörlerden kaynaklanmadığını ifade eden Doç. Dr. Murat Doğan, "Yetersiz beslenme, hormon eksiklikleri, kronik hastalıklar ve psikososyal etkenler bu duruma yol açabilir. Bu nedenle mutlaka uzman değerlendirmesi gereklidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı hayat boyu etkiyi değiştirir" Düzenli boy ve kilo takibinin önemine değinen Doç. Dr. Murat Doğan, "Çocuğunuzun büyümesini düzenli olarak takip edin. ‘Zamanla düzelir’ düşüncesiyle hareket etmeyin. Erken tanı sayesinde çocuklar sağlıklı büyüme potansiyeline ulaşabilir" diye konuştu. Büyüme geriliğinde tedavi sürecinin altta yatan nedene göre değiştiğini belirten Doç. Dr. Murat Doğan, beslenme düzenlemelerinden hormon tedavilerine kadar farklı yaklaşımların uygulanabileceğini ifade etti. Toplumda farkındalık artmalı Medical Point Gaziantep Hastanesi olarak çocuk sağlığına yönelik bilinçlendirme çalışmalarına önem verdiklerini belirten Doç. Dr. Murat Doğan, ailelerin düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.