SAĞLIK - 16 Mart 2026 Pazartesi 10:22

Tarihte kadından bugünün sorunlarına: Endometriozis

A
A
A
Tarihte kadından bugünün sorunlarına: Endometriozis

İzmir’de düzenlenen bir söyleşide, kadınlarda sıklıkla görülen ve şiddetli ağrılara neden olan endometriozis hastalığı ele alındı. Uzmanlar, halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen bu rahatsızlıkta erken tanının önemine dikkat çekti.


Medicana International İzmir Hastanesi ile Bornova Belediyesi iş birliğinde, 1-31 Mart Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında 8 bin 500 yıllık Yeşilova Höyüğü’nde bir etkinlik gerçekleştirildi. Medicana Sağlık Grubu’nun başlattığı "İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi" serisinin ilki olan "Adet Sancısı Adetten Değil" başlıklı programda, kadınların görünmeyen ağrıları konuşuldu. Etkinlikte Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday, hastalığın detaylarını aktararak katılımcıların sorularını yanıtladı.



Dünyada 190 milyon kadını etkiliyor


Endometriozis hastalığının tüm dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkilediğini belirten Doç. Dr. Müjde Canday, bu rahatsızlığın her 10 kadından birinde görüldüğünü aktardı. Canday, "Hastalık bir kanser değil ama kanser gibi davranıyor ve uzun yıllar sessiz kalabiliyor. Gerçek bir tanı konulması için ortalama 8 ila 10 yıla ihtiyaç duyuluyor" dedi.



Şikayetler ciddiye alınmıyor


Şiddetli adet sancısı çeken genç kızların ve kadınların şikayetlerinin çevreleri tarafından çoğu zaman ciddiye alınmadığını ifade eden Canday, "Şımarıklıkla veya durumun psikolojik olmasıyla suçlanıyorlar. Bu genç kadınlar uzun bir süre tıbbi yardım almayı talep bile edemiyor. Bu nedenle kadınlar bu ağrıyla yaşamaya mahkum ediliyor" şeklinde konuştu.



Tanı süreci uzuyor


Tanı alma süreçlerinin uzaması nedeniyle hastaların yıllarca ağrı çektiğini dile getiren Canday, "Bu kadınlar gerçek tanıyı alabilmek için neredeyse 6-7 hekim dolaşıyor. Tanı aldıklarında ortalama 6 ile 10 sene gecikmiş oluyorlar. Ağrıyı konuşmak ve hastadan derin bir öykü almak gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Ana Tanrıça figürleri yapıldı


Söyleşide ayrıca Endolu Kadın Platformu Kurucusu Aylin İleri ve platform üyesi Ece Gauer de kendi hastalık süreçlerine dair deneyimlerini paylaştı. Etkinliğin ardından katılımcılar, rehberler eşliğinde kazı alanını gezdi. Ortaya çıkarılan Ana Tanrıça figürleri hakkında bilgi alan kadınlar, daha sonra düzenlenen kil atölyesinde kendi figürlerini tasarladı.



Tarihte kadından bugünün sorunlarına: Endometriozis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun ’Ara tatilde ekran süresi azaltılmalı’ Ara tatilde ekran kullanımının sınırlandırılması uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, "Günümüzde ekran kullanımı çocuklar arasında hem artmış hem de çok küçük yaşlara kadar inmiştir. Bu nedenle, ara tatilde ailelerin hedefi ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, ara tatil için ebeveynlere önerilerde bulundu. Başlayan ara tatilde doğru tutum sergilenirse çocuklar için güzel bir anı ve sorumluluk fırsatına dönüşebileceğinin altını çizen Öziç, hem ebeveynler hem de çocuklar için güçlü ilişkiler ve doğru kazanımlar adına tatlı molalar olan ara tatilde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. "Ekransız günler belirleyin" Ara tatilde ekran kullanımının sınırlı olmasına dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Bildiğimiz üzere günümüzde ekran kullanımı hem çok küçük yaşlara inmiş hem de çocuklar geçmişe kıyasla ekrana daha uzun süre maruz kalmaya başlamıştır. Bu nedenle ara tatilde hedefimiz ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır. Tatiller çoğu zaman çocuklarımız için ekran maruziyetinin çok arttığı dönemlerdir. Bu durum çocuklarımıza çok büyük zararlar veriyor. Tatilde bir ödül gibi hissedilen ekran sürelerini minimuma hatta mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Eğer ekran kullandırmak zorunda kalırsanız da televizyon, bilgisayar ve internet sürelerini kontrol altında tutarak, çocuğun sosyal yaşantısının ve zihinsel süreçlerinin olumsuz etkilenmemesini sağlamalısınız. Bu sınırlandırma ise yaş dönemine uygun olacak şekilde planlanmalıdır. 0-2 yaş aralığında ekran kullanımı uygun değildir, 2-5 yaş maksimum molalarla 1 saat, 5-10 yaş maksimum molalarla 2 saat, 10 yaş üzeri ise maksimum molalarla 3 saattir. Tatil haftasının en azından bir ya da iki gününü ’ekransız gün’ olarak belirlemelisiniz. Ekran kullanılmadan da yapılabilecek birçok şey var, lütfen TV, tablet, telefonu bir sıkılmama aracı olarak görmelerine izin vermeyin" diye konuştu. "Çocuğunuzla doğada vakit geçirin" Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Çocuğunuzla beraber bolca doğada vakit geçirin. Yürüyüşler, piknik, keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmek kendisinde doğaya karşı ilgi uyandıracaktır. Sanatsal faaliyetlerin bol olduğu tatiller, müze ve sanat galerilerini ziyaret etmek için ideal zamandır. Okul döneminde genellikle masa başında oturmak zorunda kalan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları olduğu için mutlaka yüzme, bisiklet sürme, tenis gibi aktivitelerle çocuğunuzun enerjisini atmasını sağlayın. Çoğunuzla birlikte yemekler yapın, yeni tarifler deneyin. Bu, hem eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar hem de çocuğunuzun mutfak becerilerini geliştirmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.