SAĞLIK - 05 Şubat 2026 Perşembe 11:15

Rahim ağzı kanserine karşı "Güç sende" söyleşisi

A
A
A
Rahim ağzı kanserine karşı "Güç sende" söyleşisi

Acıbadem Kent Hastanesi ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Güç Sende" söyleşisinde, rahim ağzı kanseriyle mücadelede erken teşhisin önemi anlatıldı. Katılımcılar, bilgilendirme toplantısının ardından Japon iyileştirme sanatı Kintsugi atölyesinde bir araya gelerek farkındalık etkinliğine imza attı.


Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı ve 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında düzenlenen "Güç Sende" söyleşisinde, rahim ağzı kanserinin aşı, tarama ve farkındalıkla önlenebileceğine dikkat çekildi. Acıbadem Kent Hastanesi ile Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, uzmanlar ve katılımcılar rahim ağzı kanseriyle mücadele yöntemlerini konuştu. Sanatçı Berna Laçin’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin ardından katılımcılar, Japon iyileştirme sanatı olarak bilinen "Kintsugi" atölyesine katılarak farkındalık çalışmasına destek verdi.



"Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kadının HPV pozitif olduğu tahmin ediliyor"


Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Türkiye ve dünyadaki rahim ağzı kanseri verilerini paylaştı. Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının yüz binde 4,5 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. İtil, bu oranın gelişmemiş ülkelerde yüz binde 30 seviyelerine kadar çıktığını kaydetti.


Bulaşma oranlarına ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. İtil, "Türkiye’de yaklaşık 8 ila 10 milyon kadının HPV pozitif olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca serviks kanseri öncüsü lezyonların görülme sıklığı çok daha yüksektir" dedi.


Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) stratejisine değinen İtil, hedeflerin tutturulması halinde hastalığın yok edilebileceğini vurguladı. İtil, "Hedef kitlenin yüzde 90’ının aşılanması, toplumun en az yüzde 70’inin taranması ve tarama sonucu pozitif çıkan veya lezyon tespit edilen hastaların yüzde 90’ının tedaviye erişiminin sağlanması gerekmektedir. Bu hedefler tutturulduğunda, serviks kanseri bir ülkeden tamamen yok edilebilir. Avustralya, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkeleri gibi aşılama oranlarının yüksek olduğu bölgelerde, 2030 yılından sonra serviks kanserinin tamamen eradike edilmesi öngörülmektedir" ifadelerini kullandı.



"30-65 yaş aralığındaki kadınlara ücretsiz tarama yapılıyor"


Prof. Dr. İtil, kamuoyunda HPV ve aşılamayla ilgili bilgi kirliliği yaşandığına dikkat çekerek, doğru bilgilendirmenin önemine işaret etti. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) şubelerinin her ilde hizmet verdiğini hatırlatan İtil, şunları söyledi:


"Bugüne kadar yaklaşık 16 milyon kişi tarandı. 30-65 yaş aralığındaki kadınlara ücretsiz HPV ve serviks kanseri taraması yapılmaktadır. HPV pozitif çıkan hastalara daha sık tarama, kolposkopik inceleme ve gerektiğinde biyopsi gibi ileri tetkikler uygulanmalıdır. Serviks kanseri, yüzde 99,5 oranında HPV kaynaklı olduğu için sebebi bu kadar net bilinen, yoğun tarama programları ve aşılamayla önlenebilen ender kanser türlerinden biridir."



Berna Laçin: "Sağlık sorunları utanç kaynağı olmamalı"


Etkinliğin moderatörü Sanatçı Berna Laçin, kadın sağlığı konularının kültürel kodlar nedeniyle konuşulmaktan çekinildiğini ancak bu durumun sağlığı olumsuz etkilediğini belirtti. Kadınların tarihsel süreçte sağlık alanında geri planda kaldığını ifade eden Laçin, "Kendi meselelerimiz hakkında konuşmaktan çekindik ve utandık. Ancak bu buluşmayı, sağlık sorunlarının ayıp olmadığını bilmek, vücudumuzu tanımak ve farkındalık kazanmak adına bir bilgilendirme faaliyeti olarak nitelendirebiliriz" şeklinde konuştu.


Meme kanserindeki farkındalığın rahim ağzı kanseri için de oluşturulması gerektiğini vurgulayan Laçin, aşılamanın önemine değindi. Laçin, "Rahim ağzı kanseri özelinde bir aşı mevcuttur. Devletin bu aşılamaları üstleneceğine dair duyumlar alıyoruz, bu çalışmaların bir an önce hayata geçmesini umuyorum. Böylece gençlerimiz, henüz hastalıkla tanışmadan önlem alabilir. Önleyici tedbirler, hem birey hem de toplumun sağlık yükü açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.



"Meme kanserine gösterilen hassasiyeti rahim ağzı kanserine de göstermeliyiz"


Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk ise derneğin kadın kanserlerine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla yola çıktığını ifade etti. Kanserin küresel ölçekte en sık görülen ikinci ölüm sebebi olduğunu hatırlatan Öztürk, "Meme kanseri, hakkında sıkça konuşulan bir alan olmakla birlikte, benzer sıklıkta görülmesi ve önlenebilir nitelikte olması nedeniyle rahim ağzı kanseri konusunda da bir kampanya yürütmekteyiz. Özellikle çocukluk çağından itibaren uygulanabilen bir aşısının bulunması, hastalığın tedavisinin ve koruyuculuğunun mümkün olması büyük önem arz etmektedir" açıklamasında bulundu.



Rahim ağzı kanserine karşı "Güç sende" söyleşisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te ‘Eğitime Katılım Okula Devam Çalıştayı’ düzenlendi Siirt’te devamsızlık yapan öğrencileri tespit etmek ve eğitime teşvik etmek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğünce "Eğitime Katılım Okula Devam Çalıştayı" düzenlendi. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin devamsızlık nedenlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalıştay, Öğretmenevi konferans salonunda düzenlendi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personellerinden oluşan gruplar ile devamsızlığın azaltılmasına yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. İl Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz, öğrencilerin okulu terk etmesini ve devamsızlık yapmalarını istemediklerini belirtti. Saz, öğrencileri bütüncül olarak değerlendirdiklerini söyleyerek, "Eğitim- öğretim faaliyetlerinde okula devamlılığının mutlaka sağlanmasını istiyoruz. Bu manada çalıştayın diğer bir özelliği de İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak merkezde ve ilçelerde hep birlikte tek bir şekilde organizasyon yapmayı ve bir farkındalık oluşturmayı istiyoruz. Tabi bu sadece bu eğitim-öğretim yılı için değil. Sonraki yıllarda da aynı şekilde bu farkındalık oluşturmak istiyoruz. Çalıştayın çıktıları bizim için yol haritası olacaktır" dedi. Çalıştayda, il müdürlüğündeki şube müdürü çalışma arkadaşlarının olduğunu kaydeden Saz, "Okul müdürlerimiz, müdür yardımcılarımız ve okul aile birliği başkanlarımız var. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüzden sosyologlarımız, psikologlarımız var. Yine Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzden antrenörlerimiz, gençlik liderlerimiz var. Mahalle muhtarlarımız ve aynı zamanda imamlarımız var. Bunlarla işbirliği içerisindeyiz. İnşallah Siirt’te bu eğitim öğretim yılında devamsızlıkları çok aza çekeceğimizi düşünüyoruz. Gelecek yıllı eğitim ve öğretim yılına da bir yol hatırası çizmiş olacağız" diye konuştu.
İzmir İzmir’de imam hatiplilerden kan bağışı seferberliği ÖNDER İmam Hatipliler Derneği ve Türk Kızılay iş birliğiyle düzenlenen "İyilik kanımızda var" kampanyası kapsamında, İzmir’de kan bağışı seferberliği başlatıldı. Türkiye genelinde 81 ilde ve ilçelerdeki 680 imam hatip derneğinin katılımıyla hayata geçirilen proje, İzmir’de Konak Meydanı’nda düzenlenen basın açıklaması ve kan bağışı etkinliği ile başladı. Toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve kalıcı bir gönüllülük kültürü oluşturmayı hedefleyen kampanya çerçevesinde; 15 Temmuz Şehitleri Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Kemalpaşa İmam Hatip Ortaokulu, Şehit Ömer Halis Demir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İzmir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde de eş zamanlı olarak kan bağışı stantları kuruldu. "Hedefimiz kan bağışını sürekli hale getirmek" Kampanyanın açılışında konuşan İzmir ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı İzzet Gündüz, Türk Kızılay’ı ile iş birliği içinde 81 ili kapsayan bir hareket başlattıklarını belirtti. Gündüz, "Türk Kızılay’ı ile ortak bir çalışma çerçevesinde başlattığımız ve ’İyilik için bir adım at, iyilik kanımızda var’ mottosuyla yola çıktığımız bu projede temel hedefimiz; kan bağışını bir günlük değil, sürekli ve sürdürülebilir hale getirmek ve bu alışkanlığı toplumumuza kazandırmaktır" dedi. Her bağışçı için 3 fidan Türkiye’nin en geniş sivil toplum ağını oluşturan camialarını, öğrencileri, velileri ve gönüllüleri Türk Kızılay’ı çatısı altında bir araya getirdiklerini ifade eden Gündüz, organizasyonların 2026 yılı boyunca Türk Kızılay’ı İzmir Şubesi iş birliğiyle farklı lokasyonlarda devam edeceğini bildirdi. Kampanyanın çevresel boyutuna da dikkat çeken İzzet Gündüz, "Kampanya kapsamında her bağışçımıza bir sertifika takdim edilecek ve Türk Kızılay’ı tarafından bağışçılarımızın adına üçer adet fidan dikilecektir. Böylece hem kan bağışı yaparak insan sağlığına hem de fidan dikimiyle doğaya katkıda bulunmuş oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Kilis Kilis Belediye Başkanı Bilecen: "Yatay mimariyi esas alacağız" Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, deprem sonrası kentte yürütülen yıkım çalışmalarının tamamlandığını, acil yıkılması gereken bina kalmadığını belirterek, imar planlarında yatay mimarinin esas alınacağını ve 6 Şubat depremlerinin toplumda derin izler bıraktığını söyledi. Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, deprem sonrası kentte yürütülen yıkım çalışmalarının tamamlandığını ve acil yıkılması gereken bina kalmadığını belirterek, imar planlarında yatay mimarinin esas alınacağını ifade etti. Kilis’te orta ve ağır hasarlı çok sayıda bina bulunduğunu ifade eden Başkan Bilecen, "Şu anda Kilis’te mahkemelik olan, çözülmesi gereken yapılar var. Ancak acil yıkılması gereken hiçbir bina kalmamıştır. İl Özel İdaresi, AFAD ve Kilis Belediyesi olarak yıkım süreçlerini tamamladık. Küçük ölçekli yıkımları belediye olarak biz yaptık, büyük yapılar ise ihale yoluyla firmalar tarafından yıkıldı" dedi. "Bu şehirde artık yatay mimarinin olması gerekiyor’’ İmar çalışmalarında yatay mimariyi tercih ettiklerini vurgulayan Bilecen, "Bu şehirde artık yatay mimarinin olması gerekiyor. Ruhsat verirken ve imar planlaması yaparken 7-8-10 katlı binalar yerine 3-5 katlı yapıları tercih ediyoruz. Büyük Mercidabık Ovası gibi geniş bir alan varken geçmişte neden bu kadar yüksek binalar yapıldığını anlamış değilim. Belediye olarak A2 imar alanları açmak istiyoruz. Daha refahlı, daha konforlu, daha insancıl ve depreme dayanıklı konutlar hedefliyoruz" şeklinde konuştu. ‘’Belediye başkanı imkanlarına sahip olsaydım çok daha fazlasını yapardım" 6 Şubat depremleri sırasında belediye başkanı olmadığını hatırlatan Bilecen, "O dönemde herhangi bir vatandaş gibi elimden geleni yapmaya çalıştım. Belediye başkanı imkanlarına sahip olsaydım çok daha fazlasını yapardım" ifadelerini kullandı. ‘’Toplam 74 deprem şehidimiz var’’ Depremin bıraktığı manevi yaralara dikkat çeken Bilecen, "6 Şubat, Hatay’daki insanların neşesini aldı, Kahramanmaraş’taki insanların neşesini aldı. Kilis’te insanlarımızın akrabalarını aldı. Kilis merkezde 3 vatandaşımız olmak üzere toplam 74 deprem şehidimiz var. Yaklaşık bin yapı yıkıldı. Maddi kayıpları konuşmuyoruz bile, çünkü asıl acı kalbimizde" dedi. "İnsan olduğumuzu hatırlamak için deprem olması gerekmiyormuş’’ Depremin insanlara önemli bir ders verdiğini söyleyen Başkan Bilecen, "İnsan olduğumuzu hatırlamak için deprem olması gerekmiyormuş. Aynı dili konuşmak, aynı bayrak altında olmak da şart değilmiş. Bugünün garantisi yok, yarının garantisi yok" şeklinde konuştu. "İlk anda roket düştü sandım’’ Deprem anında yaşadıklarını da anlatan Bilecen, "İlk anda roket düştü sandım. Kilis’te fay hattı yok denirdi, 3. derece deprem bölgesi olduğumuz söylenirdi. Ama gördük ki Kilis’te de deprem olabiliyormuş. Kilis’te deprem oluyorsa Türkiye’nin üçte ikisinde deprem olabilir" dedi. ‘’İnşallah 6 Şubat’ta kimse eğlenmez’’ 6 Şubat’a saygı çağrısında bulunan Bilecen, "Herkesi deprem bölgesine karşı daha saygılı olmaya davet ediyorum. İnşallah 6 Şubat’ta kimse eğlenmez, düğün yapmaz, müzik dinlemez. Herkes ellerini semaya açıp dua eder. Bence sadece Türkiye değil, tüm dünya deprem bölgesine saygı duymalıdır" diye konuştu.