TEKNOLOJİ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:40

Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti

A
A
A
Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti

Menemen Belediyesi’nce Cumhuriyetin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla yapılan gösterim, Menemenlilerden tam not aldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Milli değerlerimizi yarınlara taşımak bizim için onurdur" dedi.


Menemen Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi, özellikle çocuklar başta olmak üzere milli mücadele ruhunu öğrenmek ve yeniden yaşamak isteyenlerin adresi haline geldi. 270 derecelik gösterim alanıyla eşsiz bir görsel ve ses olarak şölen yaşatan merkezde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk temalı gösterim yoğun ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mermerli Mahallesi’nde hizmete giren merkez; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında birçok gösterimini kapalı gişe olarak gerçekleştirdi.



İlçe dışından da yoğun ilgi


Menemen Belediyesi ve Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Menemen Belediyesi’ne ait servis araçlarıyla öğrencilerin de ücretsiz olarak taşındığı Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında 6 bin 140 ziyaretçiyi ağırladı. Şimdiye dek toplam 29 okulun ziyaret ettiği merkez, ilçe dışından da yoğun ilgi görüyor. İzmir’in farklı noktalarından Menemen’e gelen ziyaretçiler, gösterim sırasında milli değerleri bir kez daha güçlü bir şekilde hissederken, Bergama’dan da Osman Nuri Ersezgin İlkokulu, 50 öğrencisiyle ziyaretçiler arasında yerini aldı.



Menemen’de ziyaret alanları artıyor


Menemen Belediyesi’nin ilçede yaptığı yatırımlar, ilçe halkına hitap ettiği kadar ilçe dışından da ziyaretçi çekiyor. Özellikle Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü olan Menemen Belediyesi Çocuk Oyun Köyü’ne gelen aileler, aynı gün içinde Dijital Deneyim Merkezi’ni de ziyaret ettikten sonra hem dinlenip kahve ve çay içmek hem de yemek yemek için Aynısefa Sosyal Tesisleri’ni tercih ediyor.



"Evlatlarımıza milli değerleri aşılıyoruz"


Dijital Deneyim Merkezi’nin kısa sürede yoğun bir ziyaretçi trafiği almasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Dijital Deneyim Merkezi’nin hem evlatlarımızın şanlı tarihimizi öğrenmesi hem de büyüklerin o günleri hissetmesi adına önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Evlatlarımızın eğitimi, milli duyguların aşılanması, sosyal alanda fark oluşturan projelerin oluşturulması gibi konularda Menemen Belediyesi olarak bugüne kadar birçok çalışmaya imza attık ve hemşehrilerimizden takdir gördük. Dijital Deneyim Merkezimiz de açıldığı günden bugüne büyük ilgi görüyor. Henüz bu özel deneyimi yaşamamış tüm hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz" dedi.



Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’nin gelecek 50 yılını uzmanlar planladı Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İSKİ yetkilileri ile ilçe, belde belediye başkanları, kurum müdürlerini bir araya getirdi. Düzce’nin gelecek 50 yıldaki gelişme stratejisine rehber niteliği taşıyan Çevre Düzeni Planı, eksiklerin giderilmesinin ardından uygulamaya koyulacak. Düzce’de imar, tarım, turizm, sanayi ve ticaret stratejilerini yakından ilgilendiren Çevre Düzeni Planı’nın hazırlıkları sona erdi. İlki 2008 yılında hazırlanarak 2020 yılına kadar uygulanan Çevre Düzeni Planı’nın güncellenen veriler ve 2053 yılı projeksiyonunda hazırlanan yeni versiyonu, Başkan Faruk Özlü’nün ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve bakanlık yetkililerinin katıldığı toplantı ile istişare edildi. Toplantıya İSKİ yetkililerinin yanı sıra Düzce ilçe, belde belediye başkanları ile ilgili tüm kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. "Düzce, gelişmesi bir yana genişlemesi gereken bir şehir" Tüm kurumların katkıları ile hazırlanan Çevre Düzeni Planı hakkında konuşan Başkan Özlü, "Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız Düzce İli Çevre Düzeni Planı’nda son aşamaya geldik. Gerçekten uzun bir çalışma oldu. Bu plan üzerinde hep beraber konuşacağız, istişare edeceğiz. Sizlerin de son görüşlerini alarak bu plana son vereceğiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından onaylanacak olan bu plan önümüzdeki en az 50 yıl boyunca Düzce’nin şehir planlaması konusunda bize rehber olacak. Düzce çok merkezde sıkışık kalmış bir halde, bu şehrin büyümesi lazım. Bizim amacımız şehri her anlamda genişletmek. Yaptığımız çalışmalarda örneğin spor kampüsü, adalet kampüsü gibi. Şıralık bölgesi, Düzcespor tesislerinin olduğu yer yaklaşık 137 dönüm, artık o bölge spor kampüsü. Merkezden oraya taşıdık, taşıdığımızda bize kızanlar oldu. Bu şehrin biraz genişlemesi ve rahatlaması lazım" dedi. "Deprem gerçeği ile hazırlanmış bir belge" Düzce’de örnek bir şehirleşme hamlesi yürüttüklerinden bahseden Başkan Özlü, 2019’da alınan kat sınırlaması kararını işaret ederek şunları söyledi: "Kat konusunda hassasiyetlerimiz var. 2019 yılında aldığımız meclis kararı ile Düzce’de 4 katın üzerinde bina yapılamaz dedik. Bu kararımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik, esnemedik. Çevre düzeni planının şehrimizin gelişmesine, büyümesine rehberlik edecek bir plan olduğunu düşünüyorum. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür ediyorum." "Planın uygulanabilir olması güncel ve doğru verilere bağlı" Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ise, "Düzce’nin sahip olduğu konum sebebiyle sanayi, turizm, tarım ve bunlara paralel olarak ticaret sektörünün gelişmesine müsait bir yer olduğunu görüyoruz. Sektörler arası dengenin kurulması adına da bu planın uygulanmasının elzem olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Üzerinde revizyon yaptığımız bu plandan bahsedecek olursak bu plan, Düzce Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi tarafından 2008 yılında 5302 sayılı Kanun kapsamında onaylanmış ve bugüne kadar da yürürlüktedir. Bu plan 2020 yılı projeksiyon alınarak hazırlanmış bir plandı. Şimdi bu revizyon çalışmaları ile gelecek 50 yıllık projeksiyona göre yeniden düzenlendi. Bu planın eksiksiz ve uygulanabilir bir seviyeye getirilmesi için Düzce Belediyesi nezdinde bugün aramızda olan ilçe ve belde belediyelerinin de en kısa zamanda, gelecek 50 yılda öngörülen nüfusa esas imar planlarının güncel halini bakanlığımıza iletmelerini istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli bir konu" dedi. Çevre düzeni planı ayrıntılarının katılımcılar ile paylaşıldığı toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Gaziantep 22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi Gaziantep’te, 22 yaşındaki Osman Çiçek’i öldürdükleri iddiasıyla yargılanan sanıklardan Hacı Ç. ve Tamer Ç. tahliye edildi. Gaziantep’te 18 Ocak 2025 tarihinde, iki aile arasında 40 bin liralık borç nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bıçakların kullanıldığı kavganın büyümesi sonucu 22 yaşındaki Osman Çiçek hayatını kaybetti. Olayla ilgili açılan davada 3. duruşma Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Harun Ç., Hacı Mustafa Ç., Tamer Ç., Mehmet Zeki Ç. Mehmet Ali Ç., tutuksuz sanıklar Döne Ç., Yusuf Ç., Tuncay Ç., maktulün ailesi ve ailenin avukatı ve sanık avukatı hazır bulundu. Duruşmada söz alan aile, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Gizli tanık olay gününü anlattı Duruşmada olay gününü anlatan gizli tanık, "Ben Zeki Ç.’yi tanımam. Harun Ç. komşumdur. Hatırladığım kadarıyla Haluk Ç.’nin engelleyici bir tutumu yoktu, birlikte hareket ediyorlardı. Bıçağı kimin getirdiğini görmedim. Mehmet Ali olay yerine bıçakla gelmedi, bıçak sonradan eline geçti. Bıçağı kimin verdiğini bilmiyorum. Haluk Ç., Osman’ı boğazından tutup yere attı. Mehmet Ali Ç.’nin Osman’ı 2 ya da 3 kez bıçakladığını gördüm. Olay yerinde her iki taraf da vardı. Ben gördüklerimi anlattım" dedi. Sanıklardan şok savunma Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ç., "Kapı açıldığında ben orada değildim, kamera kayıtlarında da yokum. Amcama bıçak verdiğimi söylüyorlar ancak bu doğru değildir, amcam bıçağı yanında getirmiştir. Ben asla kimseye vurmadım, bana da kimse vurmadı. Benim ailem bu olayda mağdurdur. Kız kardeşim üniversite öğrencisiydi, karşı taraftan Arif isimli bir kişi tarafından tehdit edildi ve bu nedenle üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Olay günü evde yatıyordum, babamı çağırdıklarını sonradan öğrendim. Suçum olsaydı adliyeye kendim gelmezdim. Kimseye karşı kasti bir eylemim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Olay günü alkollüydüm" Diğer sanık Mehmet Ali Ç., "Ben olay yerine geldiğimde ağabeylerim zaten yaralıydı. Ağabeylerim konuşmak amacıyla dışarı çıkmıştır. Eğer ellerinde demir ya da sopa olsaydı bu şekilde yaralanmazlardı, onlar da yaralandı. Olay günü alkollüydüm. Bıçağı kendimi ve ailemi korumak amacıyla salladım. Öldürme amacım yoktu, olsaydı kafasına ya da kalbine vururdum. Olay yerine kimse bana bıçak vermedi, bıçak arabadaydı. Arabadan inerken bıçak elimdeydi. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım" Diğer sanık Harun Ç., "Ben Osman’a elimi bile vurmadım. Bana sopa ile kafama vuruldu, darp edildim. Buna rağmen oğluma tokat attım ve ‘git, karışma’ dedim. Karşı taraf küfür etti ve sopayla kafama vurdu. Kızım üniversite öğrencisiydi, tehdit edildiği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım. Bu olayda bile kardeşim Mehmet Ali’nin önüne geçerek engellemeye çalıştım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm" Diğer sanık Tamer Ç., "Olay günü gece saatlerinde eve geldim. Aşağı indiğimde Ali amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm. Ben olayı ayırmaya çalışıyordum. Daha sonra polisler geldi. Olayla bir ilgim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır" Tutuksuz sanık Döne Ç., "Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır. Her sanık farklı beyanlarda bulunmuştur. Meşru müdafaa ve haksız tahrik iddialarını kabul etmiyoruz. Kamera kayıtlarında, kapı kapalı olmasına rağmen içeri girilmeye çalışıldığı ve kapının zorlandığı açıkça görülmektedir. Olayda iştirak ve kasten hareket vardır. Savcılık mütalaasına katılıyoruz. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu" Yunus Ç., "Kamera kayıtlarını izledim. Olayın tamamı kamera kayıtlarında yoktur, kamera sonrasında yaşananlar da vardır. O gün kızım doğmuştu, kuzenim ailesiyle birlikte ziyarete gelmişti. O sırada olaylar başladı. Haluk Ç., Osman’ın kendisine küfür ettiğini söyledi. Haluk’un, kardeşi Mehmet Ali’ye ‘bıçağı bırak’ dediğini gördüm. Kardeşim yere düştükten sonra ‘öldür’ dediğini duydum. Kardeşimi korumak için merdiven altındaki odunlardan annem ve kardeşim aldı. Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu. Ali olay yerinden uzaklaşırken Osman’a bir bıçak darbesi daha vurdu. Ben Osman’ı tutarken Mustafa bana vurdu. Şikayetlerim devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını değerlendirerek tutuklu sanıklar Hacı Mustafa Ç. ve Tamer Ç.’nin tahliyelerine, haklarında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Diğer tutuksuz sanıkların tutuksuz yargılanmalarının devamına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyada esas hakkında karar verilmeden önce iddia makamına esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay geçmişi Olay, 18 Ocak’ta Şahinbey ilçesindeki Fırat Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Osman Çiçek (22), aralarında husumet bulunan 4 şüphelinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırganlar kaçarken ağır yaralanan Osman Çiçek hastaneye kaldırıldı. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Osman Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Çiçek’in cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinden sonra yakınlarına teslim edildi. Cenaze, Yeşilkent Mezarlığı’nda defnedildi. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan polis bıçaklı saldırıyı gerçekleştirdiği tespit edilen M.A.Ç., H.M.Ç., H.Ç. ve Y.Ç. isimli şahısları gözaltına aldı. 4 şüpheli işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Sinpaş Reserve, "Tatil Evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor Sinpaş, Marmaris’te turizmi mevsimsellikten çıkararak yıl geneline yayan yeni projesi Sinpaş Reserve’i tanıttı. "Tatil evi" konseptiyle geliştirilen proje; klasik devremülk anlayışının ötesine geçerek, ikinci konut konforunu profesyonel işletme altyapısı, wellness odaklı yaşam modeli ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Toplam 692 devre mülkten oluşan Sinpaş Reserve, Marmaris’te kesintisiz bir turizm ve hizmet ekonomisi oluşturmayı hedefliyor. Proje; bireysel kullanıcılar için uzun vadeli, planlı ve nitelikli bir tatil deneyimi sunarken, bölge ekonomisine de yılın 12 ayına yayılan kalıcı katkılar sağlamayı amaçlıyor. Değişen beklentiler ve yaşam tarzlarıyla birlikte tatil anlayışının da dönüştüğüne referans olarak yükselen proje her yıl farklı otellerde konaklamak yerine, aidiyet hissi oluşturan, planlı ve uzun vadeli tatil çözümlerine olan ilgiyi merkeze alıyor. Sinpaş Reserve, "tatil evi" yaklaşımıyla kullanıcılarına tanıdık bir konfor alanı sunarken, Marmaris’in yalnızca yaz sezonuna bağlı kalmayan bir destinasyon kimliği kazanmasına katkı sağlıyor. Modern wellness ve sağlıklı yaşam trendlerini odağına alan proje; termal imkanlar, kapsamlı spa ve wellness alanlarıyla sağlık odaklı konaklama deneyimini öne çıkarıyor. Profesyonel işletme modeli sayesinde hem kullanıcıya uzun vadeli değer sunuluyor hem de yerel esnaf, hizmet sektörü ve istihdama kalıcı katkı sağlanıyor. Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olan Sinpaş Reserve, "tatil evi" kavramını yeniden tanımlarken, esnek kullanım kurgusu, profesyonel işletme altyapısı, yüksek hizmet standartları ve yatırım değerini aynı potada buluşturan bütüncül yapısıyla Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü oluşturmayı hedefliyor. "Nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor" Türkiye turizminde beklentilerin sayılarla birlikte dönüştüğünü belirten Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Son veriler Türkiye turizminin büyüdüğünü ve gelirlerin arttığını gösteriyor. Özellikle ziyaretçi başına gecelik harcamanın 100 dolar seviyesine ulaşması, daha uzun süreli, planlı ve kaliteli deneyimlere yönelindiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, ürünün ve yatırım anlayışının da değişmesi gerektiğini gösteriyor. Dünya turizmi artık yalnızca sezonluk tatil değil; sağlıklı yaşam, wellness, spor, deneyim ve uyku turizmi gibi yeni dinamikler etrafında şekilleniyor. Artık tek odak yaz tatili değil. Sağlık turizmi, sürdürülebilir turizm, doğa ve macera turizmi, spor, wellness ve kongre turizmi gibi alanlar öne çıkıyor. Günümüzde nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor" dedi. "Güney Ege yıl boyunca yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı" Marmaris’in ötesinde Güney Ege ölçeğinde bir dönüşüm hedeflediklerini ifade eden Çelik, " Güney Ege, Türkiye turizminin en istikrarlı büyüyen bölgelerinden biri haline geldi. Bölge her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlıyor ancak profilin daha uzun süreli ve daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir yapıya evrilmesi gerekiyor. Marmaris; termal kaynakları, doğa-kültür-deniz potansiyeli, gastronomisi ve erişilebilirliğiyle bu dönüşüm için çok güçlü bir merkez. Güney Ege, mevsimsellik algısını geride bırakan ve 12 ay yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı" diye konuştu. "Ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yayacağız" Dört mevsim turist ağırlayan bir projeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Çelik, "Yaz sezonuyla sınırlı geleneksel turizm döngüsünü kırarak bölgenin ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz. Sezonluk istihdamdan kalıcı istihdama geçişi hızlandırarak yerel işletmelerin ve tedarik zincirlerinin kesintisiz faaliyet göstermesine imkan sağlamayı amaçlıyoruz. Sinpaş Reserve, yalnızca bir kullanım modeli sunmuyor; bölgeye düzenli gelir üreten, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisi inşa ediyor. Kızılbük projemizde kısa sürede ulaştığımız yüzde 85 satış oranı, geliştirdiğimiz yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Sinpaş Reserve ile bu deneyimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Hedefimiz; Türkiye turizmine güven veren, yatırım değeri yüksek, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeler geliştirmek" şeklinde konuştu. "Türk aileleri tatilde de rutin ve aidiyet arıyor" Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, son dönemde değişen tatil tercihlerini değerlendirerek, "Yapılan güncel araştırmalar, insanların tatilde de rutin arayışının güçlendiğini gösteriyor. Her yıl yeniden plan yapmak yerine, kendilerini ait hissettikleri, tanıdık ve zahmetsiz tatil modellerine yöneliyorlar. Türk aile yapısının dinamiklerine baktığımızda; aile ve arkadaşlarla aynı dönemlerde bir araya gelme, birlikte vakit geçirme ve bu buluşmaları sürdürülebilir bir düzene oturtma isteğinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Kızılbük GYO olarak geliştirdiğimiz ürünlere gösterilen ilgi ve müşteri deneyimlerimizden hareketle satışlarımızın önemli bir bölümü, ailelerin ve arkadaş gruplarının her yıl aynı zaman diliminde birlikte tatil yapabilmek amacıyla gerçekleştirdiği tercihlerden oluşuyor. Bu tablo, tatilde dahi planlama, bakım ve işletme detaylarıyla uğraşmadan yalnızca birlikte geçirilen zamana odaklanma beklentisinin arttığını ortaya koyuyor. Uzun yıllar tercih edilen klasik yazlık modeli ise bakım, tadilat, güvenlik ve artan maliyetler nedeniyle giderek bir yüke dönüşüyor. Tatil evi yaklaşımı, aynı mutluluk ve konforu profesyonel işletme güvencesiyle, hiçbir efor sarf etmeden daha düşük maliyetler ve daha yüksek bir hizmet standardıyla sunarak bu ihtiyaca güçlü bir yanıt veriyor." (OE-RU
Bursa Yıldırım Belediyesi ’Fethin’ kitabını yazdı Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında önemli bir projeyi daha hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, ‘Fetih Yolu’ adlı romanı Bursa’ya kazandırdı. Tarihi roman ve hikaye yazarı Hasan Erdem’in kaleme aldığı, Yavuz Selim Doğan’ın resimlediği eser Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Bursa’nın fethinin nasıl gerçekleştiğini, dönemin atmosferini, ecdadın mücadele ruhunu, merhamet ve adalet anlayışını tarihi gerçeklere bağlı kalarak anlatan eser için tanıtım toplantısı düzenlendi. Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen ‘Fetih Yolu’ romanı tanıtım toplantısına, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, eserin yazarı Hasan Erdem, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Kitap tanıtım programıda konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Bursa’nın fethi, yalnızca bir şehrin alınışı değil; bir medeniyetin adalet, merhamet ve hikmet üzerine inşa ettiği büyük yürüyüşün en önemli duraklarından biridir. Osmanlı’nın beylikten cihan devletine uzanan yolculuğunda Bursa, siyasi bir merkez olmanın ötesinde kültürel, ahlaki ve felsefi bir mihenk taşıdır. Bu topraklarda yeşeren anlayış; insanı merkeze alan, farklılıkları zenginlik olarak gören ve kalıcı bir medeniyet tasavvurunu mümkün kılan bir ruhu temsil etmektedir" ifadelerini kullandı. Bu yıl Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini yalnızca tarihi bir olay olarak değil; taşıdığı değerler bütünüyle ele alıyor, bu mirası yeni nesillere aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler de bu anlayışın birer yansımasıdır. Bu kapsamda, ‘Fetih Yolu’ adlı eseri Bursa’ya kazandırmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ‘Fetih Yolu’, yalnızca geçmişi anlatan bir roman değil; bugünü anlamaya ve geleceği daha sağlam temeller üzerine kurmaya katkı sunan bir kültür mirasıdır" diye konuştu. Medeniyetimizin köklü geçmişini ve değerlerini yaşatmanın önemine vurgu yapan Başkan Oktay Yılmaz; "Özellikle gençlerimizin tarihimizle güçlü bir bağ kurmasını, kendi medeniyet köklerini daha iyi tanımasını önemsiyoruz. Bu nedenle Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlediğimiz tanıtım toplantısında öğrencilerimizle bir araya gelmek, bu eseri onların dünyasına taşımak bizler için ayrıca anlamlı olmuştur. Yıldırım Belediyesi olarak, kültür ve sanat yoluyla geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya, Bursa’nın ve medeniyetimizin değerlerini anlatmaya devam edeceğiz. ‘Fetih Yolu’nun bu yolculukta önemli bir iz bırakacağına yürekten inanıyorum. Başta kıymetli yazarımız olmak üzere, bu önemli eserin ortaya çıkmasında emeği, katkısı olan herkese yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Tarihi romanın yazarı Hasan Erdem ise yaptığı açıklamada; "Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında, bu kadim şehrin tarihini ve medeniyet ruhunu anlatan Fetih Yolu adlı eserin Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıkması benim için büyük bir onur. Bu eserle, Bursa’nın fethinin ardındaki mücadele ruhunu, adalet ve merhamet anlayışını genç nesillere tarihi gerçeklere sadık kalarak aktarmayı amaçladım. Kültür ve sanata verdiği destek, tarihe ve medeniyet mirasımıza sahip çıkan vizyonu için Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz’a ve Yıldırım Belediyesi’ne gönülden teşekkür ediyorum. Fetih Yolu’nun, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Düzce’nin gelecek 50 yılını uzmanlar planladı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İSKİ yetkilileri ile ilçe, belde belediye başkanları, kurum müdürlerini bir araya getirdi. Düzce’nin gelecek 50 yıldaki gelişme stratejisine rehber niteliği taşıyan Çevre Düzeni Planı eksiklerin giderilmesinin ardından uygulamaya koyulacak. Düzce’de imar, tarım, turizm, sanayi ve ticaret stratejilerini yakından ilgilendiren Çevre Düzeni Planı hazırlıkları sona erdi. İlki 2008 yılında hazırlanarak 2020 yılına kadar uygulanan Çevre Düzeni Planı’nın güncellenen veriler ve 2053 yılı projeksiyonunda hazırlanan yeni versiyonu, Başkan Faruk Özlü’nün ev sahipliğinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ile bakanlık yetkilileri ile istişare edildi. Toplantıya İSKİ yetkililerinin yanı sıra Düzce ilçe, belde belediye başkanları ile ilgili tüm kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. "Düzce, gelişmesi bir yana genişlemesi gereken bir şehir" Tüm kurumların katkıları ile hazırlanan ve içeriğinde Düzce özelinde birçok parametrenin değerlendirildiği Çevre Düzeni Planı hakkında konuşan Başkan Faruk Özlü, planın öneminden söz ederek; "Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız Düzce İli Çevre Düzeni Planı’nda son aşamaya geldik. Gerçekten uzun bir çalışma oldu. Bu plan üzerinde hep beraber konuşacağız, istişare edeceğiz. Sizlerin de son görüşlerini alarak bu plana son vereceğiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından onaylanacak olan bu plan önümüzdeki en az 50 yıl boyunca Düzce’nin şehir planlaması konusunda bize rehber olacak. Düzce çok merkezde sıkışık kalmış bir halde, bu şehrin büyümesi lazım. Bizim amacımız şehri her anlamda genişletmek. Yaptığımız çalışmalarda örneğin; spor kampüsü, adalet kampüsü gibi. Şıralık bölgesi, Düzcespor tesislerinin olduğu yer yaklaşık 137 dönüm, artık o bölge spor kampüsü. Merkezden oraya taşıdık, taşıdığımızda bize kızanlar oldu. Bu şehrin biraz genişlemesi ve rahatlaması lazım" dedi. "Deprem gerçeği ile hazırlanmış bir belge" Düzce’de örnek bir şehirleşme hamlesini yürüttüklerinden bahseden Başkan Özlü 2019’da alınan kat sınırlaması kararını işaret ederek şunları söyledi: "Kat konusunda hassasiyetlerimiz var. 2019 yılında aldığımız meclis kararı ile Düzce’de 4 katın üzerinde bina yapılamaz dedik. Bu kararımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik, esnemedik. Çevre düzeni planının şehrimizin gelişmesine, büyümesine rehberlik edecek bir plan olduğunu düşünüyorum. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür ediyorum." "Planın uygulanabilir olması güncel ve doğru verilere bağlı" Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ise yaptığı açıklamada Düzce’de imar çalışmalarının hangi beklentiler çerçevesinde hazırlandığı ve bu planların bakanlıkla paylaşılması çağrısında bulunarak şunları söyledi: "Düzce’nin sahip olduğu konum sebebiyle sanayi, turizm, tarım ve bunlara paralel olarak ticaret sektörünün gelişmesine müsait bir yer olduğunu görüyoruz. Sektörler arası dengenin kurulması adına da bu planın uygulanmasının elzem olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Üzerinde revizyon yaptığımız bu plandan bahsedecek olursak bu plan, Düzce Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi tarafından 2008 yılında 5302 sayılı kanun kapsamında onaylanmış ve bugüne kadar da yürürlüktedir. Bu plan 2020 yılı projeksiyon alınarak hazırlanmış bir plandı. Şimdi bu revizyon çalışmaları ile gelecek 50 yıllık projeksiyona göre yeniden düzenlendi. Bu planın eksiksiz ve uygulanabilir bir seviyeye getirilmesi için Düzce Belediyesi nezdinde bugün aramızda olan ilçe ve belde belediyelerinin de en kısa zamanda, gelecek 50 yılda öngörülen nüfusa esas imar planlarının güncel halini bakanlığımıza iletmelerini istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli bir konu." Çevre düzeni planı ayrıntılarının katılımcılar ile paylaştığı oturumda, ilgili kurumların sorumluluk alanlarına ilişkin soruları alındı, cevapların ardından toplantı sona erdi.