SPOR - 22 Şubat 2026 Pazar 11:28

Mehmet Can Karagöz: "Altay olarak her hafta gelişip güçleniyoruz"

A
A
A
Mehmet Can Karagöz: "Altay olarak her hafta gelişip güçleniyoruz"

Altay Teknik Direktörü Mehmet Can Karagöz, kulüp tarihinden aldıkları ilhamla bir takım kimliği oluşturduklarını belirterek, "Bu kimliği her geçen hafta daha da geliştiriyor ve güçlendiriyoruz" dedi.


TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay, 22. haftada Tire 2021 FK ile karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlılar, Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda karşılaştığı rakibiyle 1-1 berabere kaldı. Bu sonuçla beraber Altay puanını 20’ye yükseltti. Siyah-beyazlılarda Teknik Direktör Mehmet Can Karagöz de karşılaşmayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Eksiklere rağmen iyi hazırlandıklarını ifade eden Karagöz, destekleri için Altay taraftarına da teşekkür etti.



"İkinci yarı gerçek Altay kimliği vardı"


5 önemli oyuncularının eksikliğine rağmen hafta boyunca maça son derece disiplinli ve detaylı bir şekilde hazırlandıklarını söyleyen Altay Teknik Direktörü Mehmet Can Karagöz, "Ancak ilk yarıda bireysel bir hatadan kaynaklanan gol, oyun planımızı sahaya tam anlamıyla yansıtmamızı zorlaştırdı. Buna rağmen oyun kontrolünü tamamen kaybetmeden devreye girdik. Maç sırasında analiz ekibimin yaptığı canlı video analizler doğrultusunda oyunun içerisindeki problemlerini net şekilde tespit ettik ve gerekli müdahaleleri devre arasında uyguladık. İkinci yarıda sahada; daha doğru konumlanan, topa sahip olan, pas organizasyonunu geliştiren ve reaksiyon gösteren gerçek bir Altay kimliği vardı. Yaptığımız oyuncu değişiklikleri oyunun ritmini lehimize çevirdi ve beraberliği getiren sürecin temelini oluşturdu. Devamında Caner ile bulduğumuz golün ofsayt sebebiyle iptal edilmesi maçın durumunu etkileyen önemli bir kırılma anı oldu" dedi.



"Oyuncularımı tebrik ediyorum"


Sahada gösterilen mücadeleden memnun olduğunu vurgulayan Karagöz, "Ekibim ve takımım için en değerli kazanım; skor ne olursa olsun oyun disiplininden kopmayan, mücadeleden vazgeçmeyen ve sahaya karakter koyan bir Altay kimliğidir. Altay’ın tarihinden aldığımız ilham ile bir takım kimliği inşa ediyoruz ve bu kimliği her geçen hafta daha da geliştiriyor ve güçlendiriyoruz. Tüm oyuncularımı sahadaki duruşları, taktik sadakatleri ve reaksiyon güçleri nedeniyle tebrik ediyorum. Tribünlerde bizi yalnız bırakmayan, her şartta desteğini hissettiren büyük Altay taraftarına da ayrıca teşekkür ediyorum. Bu takım, bu camia ve bu inançla çok daha güçlü bir Altay izleteceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.