SAĞLIK - 28 Nisan 2025 Pazartesi 15:45

Libyalı hasta, Ege’de ilk kez yapılan ’peroral kolanjiyoskopi’ ile sağlığına kavuştu

A
A
A
Libyalı hasta, Ege’de ilk kez yapılan ’peroral kolanjiyoskopi’ ile sağlığına kavuştu

Safra yolunda rahatsızlığı bulunan 47 yaşındaki Libyalı hasta, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde, Ege Bölgesi’nde ilk kez yapılan ‘peroral kolanjiyoskopi’ ile sağlığına kavuştu.


İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde, karaciğer nakli sonrası gelişen safra kaçağı ve buna bağlı safra sıvısının çevre dokularında birikmesi şikayeti ile başvuran Libya uyruklu 47 yaşında erkek hasta, Ege Bölgesi’nde ilk kez gerçekleştirilen ‘randevu yöntemiyle peroral kolanjiyoskopi’ sayesinde sağlına kavuştu.


İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde, karaciğer nakli sonrası gelişen safra kaçağı ve buna bağlı safra sıvısının çevre dokularında birikmesi şikayeti ile başvuran Libya uyruklu 47 yaşında erkek hastaya Ege Bölgesi’nde ilk kez yenilikçi bir tıbbi müdahale gerçekleştirildi. Türkiye’de yalnızca sınırlı merkezde uygulanabilen ‘randevu yöntemiyle peroral kolanjiyoskopi’ adlı ileri düzey girişimsel bir tedaviyi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Ferit Çelik ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Kamil Doğan iş birliğiyle başarıyla tamamladı. Ameliyat sonrası hastanın sağlığına kavuştuğunu söyleyen Doç. Dr. Çelik, randevu yöntemiyle peroral kolanjiyoskopi’nin dünyada sayılı merkezlerde uygulandığını ve Türkiye’de literatür çalışması yapıldığında sınırlı sayıda vaka bildirildiğini belirtti.



‘Başarılı bir şekilde gerçekleştirdik’


Libyalı 47 yaşında erkek hastanın ilk önce canlıdan karaciğer nakli olmak için Türkiye’ye geldiğini söyleyen Doç. Dr. Çelik, "2 ay önce karaciğer nakli gerçekleştirildi. Ancak hastamızda nakilden sonra sık görülen anastomoz bölgesinde kaçak oluştu. Girişimsel Radyoloji ve Gastroenteroloji olarak randevu yöntemi ile ERCP kararı aldık ve Peroral Kolanjiyoskopi denilen yöntem ile safra yollarının direk görüntülenmesi ile safra kanallarına müdahale yöntemi uyguladık. Bu yöntem ile ağız yolundan safra kanallarındaki poşun içerisine kamera ile tel gönderildi. Peroral Kolanjiyoskopi ile girilerek girişimsel radyolojinin safra yolundaki büyük boşluğa yolladığı tel görülerek yakalanıp on iki parmak bağırsağına çıkarıldı. Daha sonra tel üzerinden safra yollarından bütünlük sağlamak amacı ile bir stent taktık ve bütünlük sağladık. Normal şartlarda poş geniş olduğu için teli görmeden almamız zor ya da imkansız olurken, bu yöntemle görerek safra kanalındaki kaçak ve bozukluk başarılı bir şekilde ameliyatsız gerçekleştirildi" dedi.



‘Başarı ile sonuçlandırmayı amaçlıyoruz’


Hastaya karaciğer naklinden sonra gelişen anastomoz bölgesinde kaçak nedeni ile cilt üzerinden ameliyatsız safra sisteminin boşaltılma işlemi uygulandığını dile getiren İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Kamil Doğan, "Bu yöntemle anastomoz bölgesinde kaçağın üstesinden gelememiştik. Bu anastomoz bölgesinde kaçak canlıdan nakillerde en sık karşılaştığımız durumdur. İzmir ve çevresinde ilk kez kolanjiyoskopi ile işlem gerçekleştirdik. Hastamız sağlığına kavuştuğu için çok mutluyuz. Bu tür vakaları yine başarı ile sonuçlandırmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.


İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Tıbbi Direktör Prof. Dr. Ahmet Memiş ise "Hastanemiz, uzun süreden beri, rutin hasta dışında ileri derecede dünyada yapılan en üst seviyede tedaviler konusunda elinden geleni yapmaya çalışan bir hastane. Mümkün olduğu kadar hem dijital dünyada hem de tıp dünyasındaki gelişimleri takip ederek günümüzün ilerisine gitmeyi hedefleyen bir hastane. Öncü bir hastane olmayı hedefliyoruz ve ona göre de işler yapıyoruz" ifadesine yer verdi.



Libyalı hasta, Ege’de ilk kez yapılan ’peroral kolanjiyoskopi’ ile sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir" Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum "Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.