EKONOMİ - 20 Şubat 2026 Cuma 10:33

Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi

A
A
A
Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi

Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) mekanizmasının, jeotermalin tüm entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA) modeli adıyla uygulanmasını talep ediyor.


Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının sadece rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını, jeotermalin pek çok alanda değer zinciri oluşturabilen yapısıyla Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğü en yüksek kaynakları arasında yer aldığını vurguladı.



En az iki jeotermal kullanım alanı


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücünün artışında çok önemli işlev yüklenen YEKA modelinin; jeotermal enerjinin entegre kullanım alanlarından iki ve daha fazla sektörü kapsayacak şekilde kurgulanması gerektiğine dikkat çeken Kındap, "Bir yatırım ve iş modeli olarak düşündüğümüz JEKA projesi, ilk aşamada Maden Tetkik Arama Kurumu’nun keşfini yaptığı, jeotermal potansiyeli belirlenen ya da bilinen alanlarda rahatlıkla gerçekleşebilir. JEKA yarışmaları yatırımcılara; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik, Kurutma Tesisleri gibi entegre kullanım alanlarından ikisi ve daha fazlasını yatırım planına alacak şekilde konumlandırılabilir." dedi.



Yerli ekipman şartı aranmalı


Bu modelde daha fazla yatırımcı ve sektörün değer zincirine dahil olarak, sermaye gücü yüksek firma ve girişim gruplarının ilgisinin çekilebileceğine işaret eden Ali Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli üretim şartlarının korunması, ekipman üretiminde ise Türkiye’de konuşlu şirketlerin katma değer zincirinde yer alması gerektiğini belirtti.


JEKA modeli ile jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulmasının mümkün olduğunu sözlerine ekleyen JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:



Öncelik keşfi tamamlanan alanlarda


"Son derece pratik ve uygulanabilir olduğunu düşündüğümüz bu modelin detaylarını, yakın zamanda enerji bürokrasimiz ile paylaşacağız. JEKA’lar, keşfi henüz yapılmamış sahalarda tahsis edilecek arama lisanslarına, tıpkı petrol aramalarında olduğu gibi farklı finansman araçları ile destek sağlanabilir. Dünya Bankası gibi kredilendirme kurumlarının, örnekleri Türkiye’nin farklı illerinde yerel yönetimler eliyle yapılan temiz enerji değer zincirine teşvik sağlaması sağlanabilir; bu alanda koordinasyonu Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) yönetebilir. Bu durumda proje daha kapsayıcı olurken, saha keşiflerinin çoğalması; sermaye gücü olan yerli ve yabancı şirketlerin yeni sahalar geliştirebilmesi mümkün olacaktır. Elbette ve öncelikle halen keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek için bu modelin son derece uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Mevsimsel faktörlerden etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörü ile 7/24 enerji üretebilen jeotermal santraller, ‘baz yük’ olma özellikleri ile tüm dünyada sürdürülebilir enerji üretiminin vazgeçilmez unsurları arasındadır."



"OTB’ler ile entegre olmalı"


JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin de (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olarak kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip olan Türkiye’nin, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kındap, enerji üretimi için akışkan sıcaklığı verimli olmayan jeotermal sahalarda, enerji dışı kullanım alanlarına ilişkin destekler sağlanabilir. Bugün itibarıyla sayıları 43’e ulaşan OTB’lerin, jeotermal enerji kaynaklarının üzerinde konumlandırılması, kaynak ve üretim verimliliğini maksimize edecektir."



Rakamlarla jeotermal sektörü


Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda.


Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.


Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak açıklarken, bu potansiyelin ancak yüzde 11’i kullanılıyor.


150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.



Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de selin zarar verdiği köprüde tahkimat çalışması tamamlandı Mersin Büyükşehir Belediyesi, sel sonrası Cengiz Topel Caddesi üzerindeki köprüde oluşan dolgu kaybına karşı gece boyunca yürüttüğü tahkimat çalışmasını tamamlayarak yolu sabah saatlerinde yeniden trafiğe açtı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentte yaşanan yoğun yağış ve sel felaketinin izlerini silmek için 7/24 esasıyla yürüttüğü çalışmalara ara vermeden devam ediyor. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Mezitli ilçesi Viranşehir Mahallesi Cengiz Topel Caddesi ve Mezitli Deresinin üstünde bulunan köprüde, geçtiğimiz günlerde yaşanan afette sel sularının neden olduğu dolgu kaybına karşı kapsamlı bir tahkimat çalışması gerçekleştirdi. Yaşanan afet ve yoğun yağışlar sonrası Yol Yapım Bakım ve Onarım Başkanlığı ekipleri, sel sularının köprü ayaklarında oluşturduğu dolgu kaybına karşı harekete geçti. Vatandaşları can ve mal güvenliğini korumak amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında, köprüde dolgu yenileme işlemleri titizlikle sürdürülerek tamamlandı. Aşırı yağışların debisini artırdığı akarsu yatağında, suyun oluşturduğu aşınmanın köprü statiğine zarar vermemesi adına teknik incelemelerini tamamlayan ekipler, hızlıca aksiyon aldı. Köprü yaklaşımlarında boşalan dolgu malzemesinin oluşturabileceği riskleri bertaraf etmek amacıyla, vatandaşların mağdur olmaması için akşam saat 20.00’de güvenlik önlemleri eşliğinde başlatılan çalışmalar sabah saatlerine kadar devam etti. 30 personel ve 10 iş makinesiyle yürütülen çalışmalar neticesinde dolgu yenileme işlemleri tamamlanarak, yol sabah saat 08.00 itibarıyla yeniden trafiğe açıldı.
Adana Adana’da ’Yüzyılın Konut Projesi’nin kuraları çekildi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Adana’da 12 bin 400 konut için düzenlenen kura çekilişi ile hak sahipleri belirlendi. Türkiye genelinde hayata geçirilen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Adana’da yapılacak 12 bin 400 konut için Adana Müze Konferans Salonu’nda noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirildi. Toplam 165 bin 173 başvurunun yapıldığı projede, 12 bin 400 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi. "Yeni Türkiye Yüzyılını inşa edeceğiz" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, "Türkiye, her yıl 20-25 bin depremle sınanıyor. Tek bir aileyi bile evsiz bırakmama konusunda kararlıyız, azimliyiz. Bu ülke üretiyor, bundan gurur duyabilirsiniz. Bu, sizin dua ve desteklerinizle gerçekleşen bir başarıdır. Bu azim ve gayret bizde var. İnşallah bu 500 bin konut hayata geçecektir, arkası devam edecektir. Dua ve destekleriniz olduğu müddetçe Türkiye, Cumhur İttifakı ile birlikte Yeni Türkiye Yüzyılını inşa edecektir. Yeni Türkiye Yüzyılı demek, dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almak demektir" ifadelerini kullandı. Suver, kuralarda kazanamayanların üzülmemesi gerektiğini belirterek, ilerleyen süreçte konut kampanyalarının geleceğini söyledi. "Kira ve konut fiyatları düşecek" Adana Valisi Mustafa Yavuz ise, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde asrın felaketi önce asrın dayanışmasına daha sonra asrın inşasına dönüştü. İşte bugün asrın inşasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu proje, sadece bugünün değil yarınların da ihtiyaçlarını gözeten yüzyılın konut projesi. Yapılan çalışmalarda sadece binalar değil sosyal yaşamlar da inşa edilecek. Yeni konutların yapılmasıyla birlikte hem kiraların düşmesinde hem de konut fiyatlarının satışında düşüşler yaşanacak" diye konuştu. Programa, kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.
Kırıkkale Kırıkkale Üniversitesi ile Tüpraş’tan ortak staj programı ve akademik iş birliği Kırıkkale Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, bu yıl ikinci kez öğrencilerle buluşuyor. Rafineri sahasında uygulamalı öğrenme imkânı sunan programın yanı sıra bahar döneminde ilk kez açılacak Proses Emniyeti dersiyle iş birliği akademik alana da taşınıyor. İş birliğiyle öğrencilerin, sektörün ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle donatılması hedefleniyor. Kırıkkale Üniversitesi ile Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinden Tüpraş arasında geçen yıl başlatılan Temel Rafinericilik Staj Programı, bu yıl ikinci kez 20 Temmuz - 14 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Kırıkkale Meslek Yüksekokulu ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerine yönelik tasarlanan program, gençlere rafinericilik alanında uygulamalı saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sunmayı amaçlıyor. Bu yıl programa ilk kez dahil edilen Proses Emniyeti dersi, öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği, endüstriyel farkındalık ve risk analizi alanlarında yetkinlik kazanmalarına odaklanıyor. İş birliği protokolünü sürdürmek üzere Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, Tüpraş Kırıkkale Rafineri Müdürü Tolga Temur, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Lüy, Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özgür Selvi ve Tüpraş Kırıkkale İnsan Kaynakları Müdürü Seval Erdoğan’ın katılımıyla imza töreni düzenlendi. Törende, üniversite-sanayi iş birliğinin gençlerin mesleki gelişimine ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Staj Programını tamamlayan öğrenciler, Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. İlk kez 2025-2026 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde açılacak Proses Emniyeti dersi kapsamında ise öğrencilere, şirket tarafından endüstriyel tesislerde emniyet kültürü, risk değerlendirme yöntemleri, temel proses ekipman ve kontrol sistemlerine ilişkin eğitimler verilerek bu alanda yetkinliklerini geliştirmeleri sağlanacak. Staj başvuruları 9 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde şirket tarafından Kırıkkale Üniversitesi’nde öğrencilere staj programının içeriği ve süreçlerine ilişin bilgi aktarmak üzere bir tanıtım semineri de düzenlenecek. "Tüpraş olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceğiz" Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi Müdürü Tolga Temur, programla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Kırıkkale Üniversitesi ile geçen yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı’nı sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yıl iş birliğimizi genişleterek müfredata dahil ettiğimiz Proses Emniyeti dersiyle, öğrencilerin, rafineri ve petrokimya gibi yüksek güvenlik hassasiyetine sahip tesislerde kullanılan ekipmanları, kontrol mekanizmalarını ve emniyet sistemlerini tanımasını hedefliyoruz. Gençlerimizin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını ve teorik bilgilerini sahada uygulamalı deneyimle pekiştirmelerini son derece önemsiyoruz. İş birliğimizin büyümesine katkı sağlayan Kırıkkale Üniversitesi yönetimine ve sürece değerli destekleriyle eşlik eden akademisyenlerimize teşekkür ederiz. Şirket olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, işletmede yaz stajı programının öğrencilerin mesleki gelişimi açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programının bitimindeki sertifika töreninde hem Ülkemizin güzide kuruluşlarından birinin faaliyetlerini yerinde görme hem de öğrencilerimizin kısa sürede bu ekosistemde yer almalarının neden olduğu özgüveni ve gururu hissetme fırsatı buldum. Öğrencilerimizin ve iş birliği yaptığımız Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi yetkililerinin yüzünde gördüğüm memnuniyet, hedeflenen çıktıların elde edildiğinin ve iş birliğimizin verimliliğinin bir göstergesi olmuştur. İçinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında da aynı programa devam edilmesi kararı alınmıştır. Ayrıca, tarafların ortak niyet beyanıyla başlatılan süreç sonunda, Üniversitemiz Senatosunun kararına istinaden bu yıl ilk defa açtığımız Proses Emniyeti dersiyle iş birliğimizin kapsamı daha da genişletilmiştir." Şirket, Kırıkkale Üniversitesi ile yürüttüğü bu başarılı staj modelini Batman Rafinerisi’nde de uygulamaya devam ediyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda sürdürmeyi ve Üniversite iş birlikleriyle daha fazla gencin enerji sektörüne adım atmasına katkı sağlamayı hedefliyor.