EKONOMİ - 29 Aralık 2025 Pazartesi 09:22

Jeotermal, 2025’te yatırım uykusundan uyandı

A
A
A
Jeotermal, 2025’te yatırım uykusundan uyandı

2025 yılı, Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücüne 1758 Megavat (MW) seviyesinde pay sahibi olan jeotermal enerjide yatırım uykusundan uyanıldığı bir yıl oldu. Türkiye Elektrik iletim A.Ş (TEİAŞ) verilerine göre bu yıl içerisinde baz yük konumunda olan 67 MW kurulu güçte jeotermal enerji santrali devreye alınırken, yatırımcı şirketlerin envanterinde süreçleri devam eden 300 MW seviyesinde proje stoğu bulunuyor.


Sektörün 2025 yılındaki gelişim çizgisini değerlendiren Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin jeotermalin tüm kullanım alanlarında dünya lideri olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.



"31 Aralık 2030 kısıtı 2040’a uzatılmalı"


Enerji üretimi, jeotermal seracılık, konut ısıtması, termal turizm, kurutma tesisleri, balıkçılık, madencilik gibi alanlarda yapılan yatırımların, Türkiye’ye çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından uzun vadeli fayda sağladığına işaret eden Kındap, "Türkiye olarak keşfi tamamlanmış jeotermal potansiyelimizin yüzde 11 gibi çok düşük bir yüzdesini kullandığımız halde bile dünyanın 4’üncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumundayız" dedi.


Türkiye’yi 2030 yılında 3000 MW jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu güç hedefine ulaştıracak yatırımların, Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması kapsamına alınması için 31 Aralık 2030 tarihine kadar işletmeye alınması zorunluluğu olduğunu anımsatan Kındap, sektör olarak bu sürenin 2040’a kadar uzatılmasını talep ettiklerini söyledi.


Kındap, "Jeotermal enerjiye yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımız; lisans, izin, ruhsat, arazi alımı, ÇED, sondaj, kaynak verimliliğinin saptanması, santralin inşası ve devreye alınması aşamalarını en iyimser ihtimalle beş yılda tamamlayabiliyor. Bugün pek çok yatırımcı şirketin jeotermal enerjiye yatırım yapmak istediğini biliyoruz. Ancak 30 Aralık 2030 tarihe kadar yatırımlarını devreye alamama ihtimali yatırımcıyı düşündürüyor. Bugünkü mevzuata göre, bugün jeotermale yatırım yapma kararı veren pek çok yatırımcının YEKDEM kapsamına girmesi teknik olarak mümkün olmayacak." dedi.


Türkiye’nin enerji bağımsızlığının yanı sıra; baz yük konumunda olan yerli, temiz ve sürdürülebilir enerji ihtiyacı için jeotermalin en önemli alternatif olduğunu kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:



"Dünyanın en yeni ve çevreci santralleri Türkiye’de"


"Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Avrupa Konseyi gibi kurumların enerji odaklı politika önerilerinde, jeotermale çok önemli rol veriliyor. Pek çok Avrupa ülkesi, özellikle konut ısıtmasında Rusya kaynaklı doğalgaza bağımlılığın azaltılması için jeotermali en önemli seçenek olarak yatırım odağına alıyor. Ülkemizim ‘2053 Net Sıfır’ iklim hedefi için jeotermalin ısıtma ve soğutmada doğalgaza ikame edilmesi şart. Sektörümüz potansiyel olarak buna hazır. Ancak bu büyük enerji dönüşümün kamunun stratejik planlarına eklenmesini istiyoruz. Uluslararası enerji kurumları, dünya genelinde 20 bin MW’a yaklaşan jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünün 2050’ye kadar beş kat artarak 100 bin MW seviyesine ulaşacağını öngörüyor. Tüm bu veriler elimizde iken, bin 500’ün üzerinde doğal çıkış noktasına sahip bir jeotermal cennet olan Türkiye’nin, bu kaynağa sırtını dönmesi mümkün değildir. Dünyanın en yeni ve en gelişmiş teknolojilerine sahip jeotermal santrallerimiz; çevreye, insana ve doğaya saygılı üretimleri ile ülkemiz için değer yaratmayı sürdürecek. Sektörümüze yönelen pek çoğu bilgi eksiğine dayanan çevre odaklı eleştirileri dikkatle izliyoruz. Jeotermalin çevre ve doğa dostu bir enerji kaynağı olduğunu tüm yurttaşlarımızın bilmesi için çalışıyoruz."



Gıda arz güvenliği için stratejik önemde


Jeotermalin, enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği için stratejik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Kındap, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu yönde projelendirdiği Organize Tarım Bölgelerinin (OTB) jeotermal kaynaklarla ile entegre edilmesi yönündeki çalışmaları desteklediklerinin altını çizdi. Bugüne kadar 42 ilde projelendirilen 61 OTB’nin 15’inin jeotermal enerji ile entegre edildiği bilgisini veren Ali Kındap, Gönen’de kurulacak OTB’nin bu alanda dünyanın en büyük projesi olacağını vurguladı.



Termal turizm potansiyelin çok altında


Türkiye’nin termal turizm alanında potansiyelinin çok gerisinde olduğunu söyleyen JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, "2026 ve sonrasında hizmete girmeye hazırlanan 18 termal otel ile birlikte ülkemizin termal yatak sayısı 8 bin 738’e ulaşacak. Ancak bu seviyeyi asla yeterli görmemeliyiz. Jeotermal kaynaklı enerji üretiminde dünyanın 10’uncu ülkesi olan ve Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar az kaynaklara sahip Japonya’nın termal sağlık turizminden 20 Milyar Doların üzerinde gelir elde ettiği ortada iken bizim de en az 20 milyar dolar gelir hedefi belirlememiz gerekiyor." dedi.



Jeotermal, 2025’te yatırım uykusundan uyandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kaza sonrası sürücü kaçtı, yaşlı çift geldi: Polisi ikna etmek için dakikalarca dil döktüler Kırıkkale’de takla atarak şarampole devrilen otomobilin sürücüsü, kaza sonrası kayıplara karıştı. Kazanın ardından olay yerine eşiyle birlikte gelen bir vatandaş ise aracı kendisinin kullandığını öne sürdü. Dakikalarca dil döken yaşlı çift, polis ekiplerini ikna etmeye çalıştı. Kaza, gece saatlerinde Kırıkkale-Ankara karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 71 AEP 662 plakalı Hyundai marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Takla atan otomobil, şarampole devrildi. İhbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, araçta yaptıkları incelemede alkol şişeleriyle karşılaştı. Sürücünün ise kazanın ardından olay yerinden kaçtığını belirledi. Kazanın ardından eşiyle birlikte olay yerine gelen bir vatandaş, aracı kendisinin kullandığını iddia etti. Panik yaptığı için olay yerinden ayrıldığını söyleyen vatandaş, "Vallahi ben sürüyordum arabayı. Tansiyonum yükseldi. Arabanın anahtarı da bende. Beni araçtan başkaları çıkarttı. Korktum, panik yaptım. Beni başkaları eve götürdü, hanımı aldım geldim" diyerek kendini savundu. "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" Polis ekipleri, araçta bulunan alkol şişeleriyle ilgili de yaşlı çifte soru yöneltti. Vatandaş, alkol şişelerinin araca daha önce konulmuş olabileceğini öne sürdü. Dakikalarca polis ekiplerine kazayı kendilerinin yaptığını anlatmaya çalışan çift, ekipleri ikna edemedi. Polis ekiplerinin araç sahibinin ismini sorması üzerine kadının, "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" sözleri dikkat çekti. Kaza yaptığını öne süren kişinin üzerinde belirgin yara izine rastlanmaması da ekiplerin şüphesini artırdı. Bu sırada fenalaşan kadın için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şarampole devrilen otomobil, yapılan incelemenin ardından bulunduğu yerden kaldırılarak otoparka çekildi. Polis ekipleri, kazanın gerçek sürücüsünün belirlenmesi için çalışma başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.