KÜLTÜR SANAT - 28 Nisan 2026 Salı 09:57

İzmir’in endüstriyel mirasına Avrupa’dan tescil

A
A
A
İzmir’in endüstriyel mirasına Avrupa’dan tescil

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin sanayi mirasını koruyup dönüştürerek uluslararası vitrine taşıdı. Belediyenin titiz çalışmalarıyla üç tarihi yapı Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’nda yerini aldı.


İzmir, endüstriyel mirasını koruma konusundaki başarısını uluslararası alana taşıdı. Kentin tarihi dokusunu koruyarak dünyaya tanıtma vizyonuyla hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente yeni uluslararası başarılar ve iş birlikleri kazandırmayı sürdürüyor. Belediye tarafından titizlikle korunan ve şehre kazandırılan Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, Avrupa’nın prestijli endüstriyel turizm ağı olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’na resmi üye olarak dahil edildi. Bu sayede İzmir’in sanayi geçmişinin somut kanıtları olan bu yapılar, Avrupa sanayi mirası rotasının bir parçası olarak dünya genelindeki turistlerin ve araştırmacıların rotasına dahil olacak.



Cazibe merkezi haline gelecek


İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bu üyelikle, İzmir; geleneksel "deniz, kum ve güneş" turizminin ötesine geçerek, aynı zamanda köklü sanayi tarihi ile de yerli ve yabancı turistler için nitelikli bir cazibe merkezi haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, endüstriyel mirasın korunması, belgelenmesi ve yaşayan mekanlara dönüştürülmesi noktasında Avrupa standartlarındaki çalışmalarına hız kesmeden devam edecek.


Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH) Nedir?


Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’ndan biri olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH), Avrupa’nın sanayi tarihine tanıklık eden önemli alanları bir araya getiren bir bilgi ve turizm ağıdır.



Tarihi Havagazı Fabrikası


19. yüzyılın ortalarında İzmir’in sokaklarını aydınlatmak amacıyla inşa edilen Havagazı Fabrikası, İzmir’in sanayileşme tarihindeki kritik duraklardan biridir. Döneminde sadece bir üretim alanı değil, İzmir limanındaki ticari hareketliliğin gece de devam etmesini sağlayan stratejik bir enerji merkeziydi. Bir zamanlar kömürden ışık üreten bir fabrika iken, bugün kentin sosyal hafızasını koruyan, halkı kültür ve sanatla buluşturan yaşayan bir endüstriyel müze haline geldi. Bugün restorasyonuyla dikkat çeken dev tuğla baca, 19. yüzyıl endüstriyel mimarisinin en belirgin sembolüdür.



Tarihi Asansör Binası


1907 yılında Mithatpaşa Caddesi ile Şehit Nihatbey Caddesi arasındaki kot farkını aşmak için inşa edilen Tarihi Asansör, mühendislik ve sosyal dayanışmanın birleştiği bir projedir. 155 basamaklı Karataş merdivenlerini aşma zorunluluğuna teknolojik çözüm sunan bu yapı, eşsiz tuğla işçiliği, demir döküm korkuluklar ve süslemeleri, makine dairesindeki teknik detayları ile endüstriyel estetiği günümüze taşır. Kulenin yapımında kullanılan ve özel olarak Marsilya’dan getirilen tuğlalarla örülen kule, inşa edildiği dönemde su basıncını kullanan hidrolik bir mekanizmayla çalışan asansör, 1985 yılındaki restorasyon çalışmalarına kadar orijinal yapısını korumuş, bugün yerini elektrikli sisteme bırakmıştır.



Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi


1932 yılında inşa edilmiş eski bir itfaiye binası olan ve günümüzde Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) olarak kullanılan yapı, İzmir’in erken Cumhuriyet dönemine ait en karakteristik yapılarından biridir. Mimar Mesut Özok tarafından tasarlanan bina, itfaiye araçlarının hızlı çıkış yapabileceği geniş hangar kapıları ve yüksek gözlem kulesiyle işlevsellik odaklı endüstriyel yapıdır. Binanın en dikkat çekici endüstriyel unsuru olan yüksek kule, dönemin en erken uyarı sistemidir. Şehre hakim bir noktadan dumanı ve yangını gözlemlemek amacıyla inşa edilen bu kule, kentsel güvenlik teknolojileri ile mimariyi buluşturur. Bir zamanlar kentin fiziksel varlığını yangınlardan koruyan bu yapı, 2004 yılından itibaren kentin yazılı ve görsel belleğini koruyan bir merkeze dönüşmüştür. Yapının özgün itfaiye garajı ve gözetleme kulesi, kentin teknik geçmişine saygı duyularak dönüştürülen başarılı örnekler arasındadır.


Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi İzmir’in endüstriyel geçmişinin sadece binalardan ibaret olmadığını, yaşayan bir şehir karakteri olduğunu kanıtlar.



İzmir’in endüstriyel mirasına Avrupa’dan tescil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz’de yol ve kaldırımlar yenileniyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçe genelinde vatandaşlara daha temiz, düzenli ve güvenli bir yaşam alanı sunmak amacıyla yol, kaldırım ve bakım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından hazırlanan plan ve program kapsamında, merkez ve kırsal mahalle ayrımı yapılmaksızın birçok noktada kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildi. Ekipler son olarak Adanalıoğlu, Gazi, Şevket Sümer, Sarı İbrahimli, Mahmudiye, Nusratiye, Müfide İlhan, Yeni Mahalle, Toroslar ve Çay mahallelerinde onlarca sokakta asfalt yama, kilit taşı döşeme, kaldırım, karo ve bordür yenileme çalışması yaptı. Kırsalda üreticiye destek Kırsal mahallelerde tarımla uğraşan üreticilerin ulaşımda yaşadığı sorunları gidermek amacıyla da çalışmalarını sürdüren ekipler, bozulan bahçe yollarında zemin iyileştirme ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, ilçe genelinde yürütülen çalışmaların aralıksız devam edeceğini belirterek, "Akdenizli vatandaşlarımıza daha temiz, düzenli ve güvenli bir kent sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Merkez-kırsal ayrımı yapmadan ihtiyaç duyan her mahallemize hizmet götürüyoruz. Çiftçimizden şehir merkezinde yaşayan vatandaşımıza kadar herkesin yaşamını kolaylaştırmak önceliğimiz. Akdeniz’i güzelleştirmek için 7/24 sahada olmaya devam edeceğiz" dedi. Akdeniz Belediyesinin, belirlenen program doğrultusunda diğer mahallelerde de yenileme çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.
Antalya Kazada hafif yaralanan küçük kardeşleri kimse ikna edemedi: Babadan gelen telefonla ambulansa bindiler Antalya’nın Serik ilçesinde meydana gelen trafik kazası sonrası polis ekipleri, eşine az rastlanır bir ikna çabasına girişti. Kazada yaralanan 3 ve 7 yaşındaki iki kardeş, elektrikli bisikletlerinin olay yerinde kalacağını öğrenince ambulansa binmeyi reddetti. Küçük çocukların direnişi, ancak babalarıyla yaptıkları telefon görüşmesiyle son buldu. Kaza, Merkez Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Aynı yönde seyir halindeki H.K.’nın kullandığı 07 AYE 599 plakalı otomobil ile arkasında 3 yaşındaki kardeşinin bulunduğu ve yabancı uyruklu 7 yaşındaki çocuğun kullandığı elektrikli bisiklet çarpıştı. Kaza sonrası ihbar üzerine 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İki küçük kardeşin bulunduğu elektrikli bisikletin karıştığı kazada, çocuklar şans eseri hafif yaralandı. Ekipler, yaralı kardeşleri hastaneye sevk etmek üzere ambulansa almak istedi. Sağlık ekiplerinin müdahalesi sırasında 7 yaşındaki ağabey ve 3 yaşındaki kardeşi, elektrikli bisikletlerinin olay yerinde kalacağını anlayınca ambulansa binmek istemedi. Ekiplerin tüm çabalarına rağmen ikna olmayan çocuklar, sağlık personelini bir hayli zorladı. Babalarının sesiyle ikna oldular Çocukların bu ısrarlı tutumu karşısında çaresiz kalan çevredekiler ve ekipler, çareyi çocukların babasına ulaşmakta buldu. Telefona sarılan görevliler, çocukları babalarıyla görüştürdü. Babalarının, "Siz hastaneye gidin, ben motosikleti alacağım" sözü üzerine sakinleşen iki kardeş, ambulansa bindirilerek hastaneye kontrol amaçlı hastaneye götürüldü. Kaza sonrası inceleme başlatıldı.
Tunceli Kırmızı bültenle aranan Umut’un babasıyla mesajlaşmaları ortaya çıktı Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bültenle aranan firari Umut Altaş’ın tutuklu olan babası Celal Altaş ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı. 9 Ocak 2026 tarihindeki konuşmalarda, Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’tan para istediği, paranın gelmemesi halinde ise ’Savcı hanımı arar anlatırım her şeyi’ dediği görüldü. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürerken, kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın tutuklu babası Celal Altaş ile 9 Ocak 2026 tarihinde WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı. Konuşmalarda Umut Altaş’ın "Sen öyle kolay sanıyorsun demi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum" dediği babası Celal Altaş’ın da, "Oldu, dedim ya ne halin varsa gör. Size daha önce gönderdiğim 15 bin doları geri gönderin’ dediği görüldü. Umut’un ise ardından ’Bugün hesabıma 9 bin dolar gelmezse savcı hanımı arar anlatırım her şeyi’ ifadeleri yer aldı. Yine mesajlaşmalarda Umut Altaş’ın, "Ah Celal’im ah bir de mağdur üzgün baba rolüne giriyor. Ulan kendi oğlunu satmışsın, başkasının çocuğuna üzülecek yürek mi var sende? Bırak rol yapmayı sen susturuyordun ya, kim yer bu numaraları, sen herkesi kendin gibi salak görüyorsun, öteceğim her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak" cümlelerini kaydettiği görüldü.