ASAYİŞ - 12 Şubat 2026 Perşembe 15:12

İzmir’de lüks site yolu toprak kayması nedeniyle kapandı

A
A
A
İzmir’de lüks site yolu toprak kayması nedeniyle kapandı

İzmir genelinde etkisini sürdüren şiddetli sağanak yağış, Narlıdere ilçesinde toprak kaymasına neden oldu. Asma Bahçeler sitesine ulaşımı sağlayan yolda meydana gelen heyelan ve devrilen ağaç nedeniyle yol ulaşıma kapandı.


İzmir’de sabah saatlerinden itibaren şiddetini artıran sağanak yağış, Narlıdere ilçesinde bulunan, Tanyer İnşaat Asma Bahçeler Sitesi yolunda küçük çaplı bir heyelana neden oldu. Bölgedeki lüks siteye ulaşımı sağlayan yolda, aşırı yağışın etkisiyle toprak kayması meydana geldi. Bölgede sağanak yağışın toprağı yumuşatmasıyla birlikte yolun alt kısmındaki toprak tabakası kayarken bu sırada bir ağaç da kökünden sökülerek yola devrildi. Olayın sabahın erken saatlerinde gerçekleşmesi muhtemel bir kötü durumu önlerken, site sakinleri güne küçük çaplı bir heyecanla başladı.



Tehlike sürüyor


Yolun bir kısmının çökmesi ve devrilen ağacın geçişi tamamen kapatması üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Siteye araç giriş ve çıkışları geçici süreliğine durdurulurken, zeminde hala küçük taşların düşüyor olması ve toprak kaymasının devam etmesi nedeniyle çalışma gerçekleştirilemiyor.



Vatandaş imar iznini eleştirdi


Bölge sakinlerinden Ömer Altıntaş, bölgenin sürekli heyelan tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, özellikle yağmur yağdığında toprağın durmaksızın çöktüğünü ifade etti. Zeminin son derece yumuşak ve dolgu alanlardan oluştuğunu vurgulayan Altıntaş, bu durumun yeni olmadığını ve geçmişte çok daha büyük çökmelerin yaşandığını dile getirdi. Mevcut betonlandırma çalışmalarının heyelanı önlemede yetersiz kaldığını savunan Altıntaş, zemin sağlam olmadığı halde bölgeye yüksek katlı imar izinleri verilmesini eleştirdi. Altıntaş, inşaatlarda kullanılan fore kazık yönteminin de bu zemin yapısında çözüm sunmadığını belirterek şunları söyledi: "Fore kazıklar 6-10 metre derinliğe inse bile alt tabaka boş olduğu için toprak her zaman kaymaya müsaittir. 1992 yılında bizler burada otururken belediyeye tapu için başvurduğumuzda, bölgenin imara açık olmadığı söylenmişti. Ancak bugün aynı yere 11-12 katlı binalar yapılıyor. O dönemde bizim müstakil evlerimize izin verilmezken, şimdi belirli firmalara imkanlar sağlanıyor."



"İyi ki buradan ev almamışız"


Yakındaki bir sitede ikamet eden Esma Karagöz ise yürüyüşe çıktığında karşılaştığı manzara karşısında büyük tedirginlik yaşadığını belirtti. İnşaat aşamasında da benzer sorunların yaşandığına dikkat çeken Karagöz, kazı çalışmaları sırasında topraktan hiç kaya veya sert zemin çıkmadığını, tamamen yumuşak bir yapıyla karşılaşıldığını gözlemlediğini ifade etti. Kendi oturduğu sitenin istinat duvarında da su birikmesi sonucu çökmeler ve esnemeler meydana geldiğini belirten Karagöz, yetkililere yaptıkları başvurulardan henüz bir sonuç alamadıklarını dile getirdi. Zeminin güvensizliği nedeniyle geçmişte bu bölgeden ev almaktan vazgeçtiklerini söyleyen Karagöz, "İyi ki almamışız diyoruz. Yetkililerin hem bizim sitemizin istinat duvarı hem de bu bölge için daha sağlam altyapı çalışmaları yaparak duyarlı davranmalarını bekliyoruz" dedi.



İzmir’de lüks site yolu toprak kayması nedeniyle kapandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Üsküdar’da iş yeri müdürü tarafından darp edilen çocuk konuştu: "5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm" Üsküdar’da çalışanı E.D.’yi darp ettiği iddia edilen iş yeri müdürü G.T., ’kasten yaralama’ suçundan tutuklanırken yaşanan olayın detaylarını aktaran anne Ebru İfakat, "Oğlumu ’Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmişler. Şikayetimizi geri çekmeyeceğiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. Olay, Üsküdar Murat Reis Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, iş yerinde çalışan E.D. (16), iş yeri müdürü G.T. (39) tarafından darp edildi. E.D.’nin şikayetçi olması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar doğrultusunda gözaltına alınan G.T., emniyetteki işlemlerinin ardından ’kasten yaralama’ suçundan adliyeye sevk edildi. Şüpheli G.T., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan darp anı, iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin çalışan gencin üzerine yürüdüğü, tokat attığı ve başını yere doğru eğerek eline aldığı çubukla boyun bölgesine bastırdığı anlar yer aldı. "Babası ’Benim oğluma neden vurdun’ dediğinde, ’Şakayla vurdum’ diyor" Yaşanan olayın ardından konuşan anne Ebru İfakat, oğlunun yaklaşık 5 aydır hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade etti. Oğlunun babası tarafından çalışması için akrabalarının yanına gönderildiğini söyleyen İfakat, "Oğlum babası tarafından çalışmak üzere gönderilmişti. Evde kalmasın, işi olsun diye. Gönderildiği yerin müdürü babasının halasının oğlu, yani kuzeni oluyor. Yaklaşık 5 aydır çocuğuma şiddet uyguluyormuş ama korktuğu için bize hiçbir şey söyleyememiş. Özellikle sırt tarafında, böbreklerine doğru morluklar vardı. Sorduğumda ’Bir şey yok’ dedi, geçiştirdi. Babası da morlukları görünce soruyor. O da ‘G. abi yaptı’ diyor. Babası arayıp ‘Benim oğluma neden vurdun’ dediğinde, ‘Şakayla vurdum’ diyor. Ama bu şaka değil" ifadelerine yer verdi. "’Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmiş" Oğlunun kapalı alanlarda darp edildiğini iddia eden anne İfakat, "Çocuğumu insanların görmediği yerde çekpasla dövüyormuş, çekpasın fırçalı kısmıyla vuruyormuş. ‘Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım’ diye tehdit etmiş. Ağır küfürler etmiş. Sürekli manipüle etmiş. 8 gün iznini kesmiş. ‘Adım atıyorsun, iznin yok’ diyormuş. Mutfakta bulaşıkları yıkatıp tekrar yıkatıyor, tuvaleti temizletip tekrar temizletiyormuş" dedi. Olayı öğrenir öğrenmez iş yerine giderek oğlunu aldığını ve hastaneye götürdüğünü belirten anne, karakola giderek şikayetçi olmalarının ardından şüphelinin kendisini aradığını iddia ederek, "‘Niye karakola gittin? Bana kumpas mı kurdunuz? Eğer ciddi dövseydim pipetle beslerlerdi’ dedi. Olay görüntülerinin üzerini kapatmaya çalıştılar. Çocuğumun şiddete meyilli olduğunu iddia edip iftira attılar. Sosyal medyada asılsız paylaşımlar yaptılar. Biri 40 yaşında, biri 16 yaşında. 40 yaşındaki bir insan bir çocuğa el kaldırabilir mi? En çok babasına baskı yapıyorlar. Ama biz şikayetimizi geri çekmeyeceğiz. Devletimize güveniyoruz. En ağır cezayı almasını istiyoruz. Salınmasını istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu, ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma’ diyordu" Şiddete maruz kalan 16 yaşındaki E.D. ise sürecin, işe başladıktan bir hafta sonra başladığını söyledi. Genellikle kameraların olmadığı alanlarda darp edildiğini öne süren E.D., "İlk önce küfür etmeye başladı. Sonra el şakası diye vurmaya başladı. Daha sonra bu ağır dayağa dönüştü. Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu. ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma’ diyordu. ‘Seni komaya sokarım, dişlerini dökerim’ gibi tehditler ediyordu" dedi. Telefonu eline aldığında dahi darp edildiğini söyleyen E.D., "Kaçıyordum ama üstüme gelip darp etmeye devam ediyordu. Müdür olduğu için kimse ses çıkaramıyordu. Yaşı büyük iki kişiye dokunmuyordu. Sadece bana ve bir çırak daha vardı, ona şiddet uyguluyordu. Sırtımda ve yüzümde morluklar oluştu. Sürekli boks torbası gibiydim, oyuncak gibiydim onun için. 5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Şimdi ailesi arayıp şikayeti geri çekmemizi istiyor ama ben en ağır cezayı almasını istiyorum. Salınmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.
Bursa Nilüfer’de ‘Anne Taksi’ uygulaması başladı Nilüfer Belediyesi, hamileler ile 0-1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin ve bebeklerinin sağlık hizmetlerine güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla "Anne Taksi" uygulamasını hayata geçirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla geliştirilen uygulama kapsamında; kadın doğum ve çocuk bölümü bulunan devlet hastanelerinde randevusu olan, Nilüfer’de yaşayan anneler bu hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Anne Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen anneler, en az bir gün öncesinden randevu oluşturarak evlerinden alınıp, sağlık kuruluşlarına güvenle ulaştırılıyor. Uygulama, özellikle hamilelik ve bebekli dönemlerde yaşanan ulaşım zorluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. İkiz anneleri de unutulmadı Anne Taksi uygulaması, annelerin ve anne adaylarının farklı ihtiyaçlarını gözeten yapısıyla da dikkat çekiyor. Araçlarda bebek koltuğu standart olarak yer alırken, ikiz bebeği olan anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Anne Taksi araçlarında, hamile anne adaylarının yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla hamile kemeri de yer alıyor. Böylece hem annenin hem de bebeğin güvenliği, yolculuk boyunca en üst düzeyde gözetiliyor. "Herkes için daha yaşanabilir bir kent" Nilüfer’in, kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent olduğuna vurgu yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, şöyle devam etti: "Hamilelik ve bebekli dönem, kadınlar için hem fiziksel hem de duygusal olarak hassas bir süreç. Bu nedenle Anne Taksi’yi tasarlarken her annenin ihtiyacının aynı olmadığını göz önünde bulundurduk; ikiz annelerimizi, anne ve bebeğin güvenliğini, yolculuk sırasında yaşanan kaygıları düşündük. Bebek koltuğundan çift bebek koltuğuna, hamile kemerinden randevulu ve planlı ulaşıma kadar her ayrıntıyı bu anlayışla ele aldık. Çünkü kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent, herkes için daha yaşanabilir bir kenttir. Anne Taksi ile amacımız; annelerimizin ve anne adaylarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmemeleri, sağlık hizmetlerine güvenle erişmeleri ve Nilüfer’in her zaman yanlarında olduğunu bilmeleridir" dedi. Öte yandan acil sağlık hizmetleri dışında kullanılacak olan Anne Taksi uygulamasıyla ilgili bilgi almak ve randevu oluşturmak isteyenler, 0501 767 67 88 numaralı telefondan başvuru yapabiliyor.
Bursa Bursa’nın fetih ruhu bu kez objektiflere yansıyacak Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel olarak hazırladığı ulusal nitelikteki fotoğraf yarışmasını düzenlediği lansman toplantısıyla tanıttı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın katılımıyla kamuoyuna duyurulan "Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Özel Fetih ve Spor Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması", spor ile fotoğraf sanatını aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümünü anmak, tarihi mirası gelecek nesillere aktarmak ve fetih ruhunu sporun birleştirici enerjisiyle buluşturmak amacıyla düzenlenen yarışmanın lansman toplantısı, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı ve fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Mutlu Gün, yarışmanın küratörü Fahrettin Beceren ile basın mensupları katılım gösterdi. Yarışmanın, tarih bilincini pekiştirirken spor kültürünün yaygınlaşmasına ve fotoğraf sanatı aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağını söyleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: "700’üncü yıl fetih etkinliklerini Aralık ayında başlattık. Bu kapsamda, fetih etkinliklerinin bir yenisi olan Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Özel Fetih ve Spor Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması’nı tanıtmak üzere bir araya geldik. Spor temalı olarak düzenlenecek yarışmada; futbol, basketbol, voleybol ve diğer branşlarda, sanat eseri niteliği taşıyan fotoğraflar değerlendirilecek. Yarışma 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak olup, 25 Ağustos 2026 saat 23.00’te sona erecek. Dereceye giren eserler ise 7 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. Yarışmada ödül alan eserleri düzenleyeceğimiz sergide sanatseverlerle buluşturarak kalıcı eserler kazandırmış olacağız. Bu yarışmanın yanı sıra Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin ikincisini de düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören festivalin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşmesini bekliyoruz. Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nı geleneksel hale getirdik ve bu yıl da düzenleyeceğiz. Türk edebiyatının büyük ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi mirasını yaşatmayı, yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Türk edebiyatına yeni kalemler kazandırmayı amaçlıyoruz." Bursa’da bir ilke imza attıkları yarışmayı şehrin 700’üncü yılına yakışır şekilde planladıklarını söyleyen BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Savaş, "Yarışmadaki amacımız, Ulu Önder Atatürk’ümüzün söylediği gibi ‘Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim’ sözünü ilke edinerek gençlerin sportif faaliyetlere katılmasını sağlamak ve bu faaliyetleri fotoğrafçı dostlarımızın anı yakalayarak ölümsüzleştirmesidir. Bu doğrultuda yarışmamızı Türkiye Fotoğraf Federasyonu’nun desteği, Bursa Sinema Fotoğraf Sanatı Derneği’nin katkısı ve Osmangazi Belediyesi’nin sunmuş olduğu imkanlarla gerçekleştireceğiz. Yarışmamız 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak, 25 Ağustos’ta sona erecek; jüri toplantısının ardından 7 Eylül’de sonuçlar açıklanacaktır. Hedefimiz, 11 Eylül Bursa’nın kurtuluşu kapsamında düzenlenecek sergiyle tüm sanatseverleri bir araya getirebilmektir. Yarışma dijital fotoğraf ve drone olmak üzere iki kategoriden oluşmaktadır. Ödüller her iki kategori için ayrı ayrı verilecektir. Bu yarışmanın hayata geçirilmesinde bizlere fikir veren, destek olan herkese teşekkür ediyor; tüm fotoğrafçı dostlarımızı Bursa’mıza davet ediyorum" diye konuştu. Osmangazi Belediyesi ile Bursa Sinema ve Fotoğraf Sanatı Derneği (BURFOD) iş birliğinde, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu yarışma yönergesine uygun olarak düzenlenen ulusal fotoğraf yarışması, 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak. Yarışmaya son başvuru tarihi ise 25 Ağustos 2026 saat 23.00 olarak belirlendi. Yarışmanın küratörlüğünü Fahrettin Beceren üstlenirken, seçici kurulda Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Mutlu Gün, BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı ve fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş, Fotoğraf Sanatçısı Mine Kasapoğlu, Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü personeli Ebru Kamur ile Mustafa Mesut Şık yer alıyor. "Dijital Renkli" ve "Drone" olmak üzere iki kategoriden oluşan yarışmada Dijital Renkli kategorisinde dereceye girenlere birincilik ödülü 50 bin TL, ikincilik ödülü 40 bin TL, üçüncülük ödülü 30 bin TL verilecek. Ayrıca iki mansiyon ödülünün her biri 20 bin TL, Kurum Özel Ödülü 40 bin TL olacak. Sergilemeye değer görülen en fazla 91 eserin her biri için 3 bin TL ödül verilecek. Drone kategorisinde de birinciye 30 bin TL, ikinciye 20 bin TL ve üçüncüye 10 bin TL ödül takdim edilecek.
Aydın Büyükşehir’in ücretsiz diş sağlığı hizmetine CHP’den ’ret’ oyu Aydın’ın 17 ilçesinde Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri açılması için Başkan Özlem Çerçioğlu’na yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesine CHP kanadından ’ret’ oyu geldi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı meclis toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Polat Bora Mersin başkanlığında gerçekleştirildi. Zabıt özetinin okunmasıyla başlayan toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Gündemin en dikkat çeken maddesi ise Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 ilçede yapılması planlanan Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri ile ilgili oldu. Büyükşehir Belediye başkanı Özlem Çerçioğlu’na ücretsiz diş sağlığı hizmeti çalışmalarının yapılabilmesi için yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesi mecliste tartışmaya neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grubu, gündem maddesine ’ret oyu’ vererek, maddenin ilgili komisyona sevk edilmesini istedi. Kısa süreli tansiyonun yükseldiği mecliste CHP grubunun ’ret oyunu’ eleştiren AK Parti Grup Sözcüsü Nuri Güler ise Nazilli’de hayata geçirilen Diş Sağlığı Polikliniği üzerinden örnekler vererek uygulamanın önemine dikkat çekti. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında belediyelerin koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunabileceğini ifade eden Güler, Nazilli’de pilot olarak başlatılan uygulamanın 17 ilçeye yaygınlaştırılmasının özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler, öğrenciler ve kırsal mahallelerde yaşayanlar için önemli bir sosyal destek olacağını vurguladı. Sağlık hizmetlerine karşı olmadıklarını belirten CHP grubu ise ilgili maddenin sağlık ve hukuk komisyonlarından gelecek değerlendirme sonrası oylanmasını talep ettiklerini belirtti. AK Parti grubu da, madde içeriğinin yalnızca belediye başkanına yetki verilmesi olduğunu ve bu nedenle komisyon sevkine gerek olmadığını savundu. Yaşanan kısa süreli tartışmanın sonrasında gündem maddesi, oy çokluğuyla sağlık ve hukuk komisyonlarına sevk edildi.