GÜNDEM - 07 Şubat 2026 Cumartesi 21:57

İzmir’de ’Geçmişten Geleceğe Herfene’ programı düzenlendi

A
A
A
İzmir’de ’Geçmişten Geleceğe Herfene’ programı düzenlendi

İzmir’de Erzurum’un köklü "Herfene" geleneğini yaşatmak ve vatandaşları aynı sofrada bir araya getirmek amacıyla "Geçmişten Geleceğe Herfene" programı gerçekleştirildi.


Bir otelde düzenlenen programa; İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Eskiizmir Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dursun Kurtlu ile çok sayıda davetli katıldı. Programda yapılan konuşmalarda, Erzurum kültürünün İzmir’de yaşatılmasının önemi üzerinde duruldu.


"Asıl akla gelen havasının soğukluğu değil, insanının mertliğidir"


Programda konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, Erzurum denildiğinde akla gelen coğrafi ve kültürel değerleri sıralayarak, kentin en önemli değerinin insan unsuru olduğunu vurguladı. Vali Elban, "Erzurum denildiğinde akla şüphesiz Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezleri, Atlama Kuleleri, Oltu taşı, Cağ kebabı, döneri, patatesi, lahanası, Tortum Şelalesi, Narman Peribacaları, Pasinler Kalesi, Aziziye Tabyaları, İspir ve Hınıs kuru fasulyesi, su böreği, kadayıf dolması, kavurması, eti, soğuk dağları ve platoları gelmektedir. Hülasa, Erzurum denilince pek çok değer sayılabilir; ancak asıl akla gelen, havasının soğukluğu değil, insanının mertliğidir. Vatanına, milletine, bayrağına ve manevi değerlerine yürekten bağlı olan Dadaşlardır." dedi.


Vali Elban konuşmasının devamında, "Binlerce kilometre uzakta olmanıza rağmen, Erzurum kültürünü, o güzelliği, mertliği ve yüce duyguları burada, tıpkı Erzurum’daymışçasına yaşatmanız takdire şayan bir başarıdır. Bu kültürü yaşatmaya devam etmenizi ve değerlerimizden asla vazgeçmemenizi istirham ediyorum. Zira Erzurum’u Erzurum, Dadaş’ı Dadaş yapan bu hasletler, yalnızca sizler için değil, tüm milletimiz için elzemdir. Elbette bu kültürü yaşatmak sadece ailelerin sorumluluğunda değildir; bu görev aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarımıza da düşmektedir." ifadelerini kullandı.


"Biz İzmir’de misafir değil, ev sahibiyiz"


AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ise İzmir’de yaşayan Erzurumluların kentle bütünleştiğine dikkat çekti. İnan, Erzurumlu vatandaşların İzmir’de misafir statüsünde değil, şehrin sahipleri arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi:


"Zakir Başkan’ın ‘Gurbetteyiz’ ifadesine değinmek istiyorum. Kendisine daha önceki toplantılarda da ifade ettim. Değerli Başkanım, biz İzmir’de Erzurumlular olarak misafir değil, ev sahibiyiz. Mardinliler, Manisalılar, Konyalılar olarak bu şehrin ev sahibiyiz. Bizim kökümüz de, ölümümüz de, rotamız da buradadır."


Eskiizmir Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dursun Kurtlu, gerçekleştirilen etkinlikte kurulan "Herfene" sofrasının anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu dev sofranın İzmir’i aydınlatmaya devam ettiğini belirten Kurtlu, organizasyonun yalnızca bir yemek ikramından ibaret olmadığını vurguladı.


Sofranın arka planındaki kolektif çalışmaya dikkat çeken Kurtlu, "Bu sofra; günlerce süren bir emeğin, imecenin ve ’biz’ olma bilincinin tezahürüdür. Kazanlar kurulurken sadece ateşle değil, Erzurum’un ve memleketimizin sevdasıyla harlanmıştır," dedi.


Yemeklerin hazırlık sürecindeki manevi atmosfere de değinen Başkan Kurtlu, aşlara kardeşlik duası, memleket hasreti ve dostluk mayası katıldığını belirtti. Kurtlu konuşmasını, "Zira herfene demek; ’senin’ veya ’benim’ olanı değil, ’bizim’ olanı paylaşmak demektir," ifadeleriyle sonlandırdı.


Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Zakir Salmanoğlu, gerçekleştirdiği konuşmada birlik, beraberlik ve kültürel değerlere vurgu yaptı. Toplantının amacına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Salmanoğlu, "Bugün burada, yalnızca bir dernek yemeği vesilesiyle değil; kadim bir kültürün, köklü bir aidiyetin ve güçlü bir dayanışma geleneğinin atmosferinde bir araya gelmiş bulunuyoruz," dedi.


Erzurum’un tarihi ve milli önemine dikkat çeken Salmanoğlu, "Tarih boyunca salt bir şehir olmanın ötesine geçen Erzurum; devlet aklının, vatan bilincinin ve milli duruşun simgesi olmuştur," şeklinde konuştu.


Gurbette yaşayan Erzurumluların üstlendiği sorumluluğun altını çizen Başkan Salmanoğlu, "Bizler, gurbette yaşayan Erzurumlular olarak memleketimizden kilometrelerce uzakta olsak da Erzurum’un vakarını, Dadaş’ın mertliğini ve devlete olan sadakati bulunduğumuz her mecrada taşımayı asli bir sorumluluk addediyoruz," ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından program, geleneksel Herfene kültürünün icra edilmesiyle sona erdi.


(AD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de aracın, refüjdeki yayaların arasına daldığı kazada kamerada Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde SUV aracın refüjde bekleyen yayaların arasına girmesiyle 3 kişinin yaralandığı trafik kazasında yaralanan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia ederek, "Araç yarışıyordu aşırı hızlı geliyordu" dedi. Öte yandan kazanın görüntüsü bir aracın yol kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Beyazşehir Mahallesi Gesi Caddesi’nde meydana gelen kazada, H.G.A. idaresindeki 38 AOB 801 plakalı araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak tramvay durağının yanında yolun karşı tarafına geçmek için refüjde bekleyen yayaların arasına daldı. Kazada Aysel Ö., D.B. ve T.B. yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Yaralılar ambulans ile hastanelere kaldırılırken, polis ekipleri de yolu kapatarak inceleme yaptı. Ayrıca tramvay durağında da maddi hasar oluştu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. "Kaza yarış sebebiyle gerçekleşti" Öte yandan kazada yaralanan ve tedavisinin ardından taburcu olan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia etti. Kaza sonrası sürücü tarafından hiçbir şekilde özür almadığını ve bu duruma üzüldüğünü belirten Aysel Ö., "Markete gittim ve alışveriş yaptım. Birkaç kişiyle karşıya geçmek için bekliyorduk. Araçların geçmesini bekledik. O sırada bir aracın hızla geldiğini fark ettim. Araç üzerime geldi ve tek hatırladığım ‘eyvah’ dediğim. Araç yarışıyordu. Çünkü aşırı hızlı geliyordu. Direkt refüje çıktı. Hastanede röntgenlerimi çektiler. Göğüs kafesimde kırıklar olduğunu söylediler. Omzumun çıktığını söylediler. Kafatasımda aşırı kanama vardı. Beni kimse aramadı. Kaza yapan kişiler ‘neyiniz var? İstemeyerek oldu" gibi hiçbir şey söylemediler. Şu anda kendi sağlığımı düşünemiyorum. Ben eşimden ayrıyım. Oğlumla yaşıyorum. Şu anda dükkanım kira ve çalışan bir kadınım. Ben nasıl ayakta duracağım. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Bir insan bir inana zarar veriyorsa cezalandırılmalı" ifadelerini kullandı. Ayrıca, aracın bir otomobilin arkasından ilerlediği ve birden refüje çıktığı kazanın görüntüleri de bir aracın yol kamerasına yansıdı.
Muş Muş’ta şebeke suyunda bakteri tespit edildi, vatandaşlar çeşmelere akın etti Muş İl Sağlık Müdürlüğünün kent merkezindeki içme suyunda bazı değerlerin sınırların üzerine çıktığını açıklaması üzerine vatandaşlar çeşmelere yöneldi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kent merkezinde kullanılan belediyeye ait şebeke suyuna yönelik yapılan analizlerde bazı parametrelerin mevzuatta belirlenen sınır değerlerin üzerine çıktığını açıkladı. Yetkililer, sonuçlar normale dönene kadar şebeke suyunun içme ve yemek yapımında kullanılmaması gerektiğini duyurdu. Açıklamanın ardından kent merkezinde yaşayan vatandaşlar, içme suyu ihtiyacını karşılamak için merkez ve mahallelerde bulunan çeşmelere yöneldi. Araçlarıyla Mongok Çeşmesi’ne gelen vatandaşlar, bidonlara doldurdukları suları evlerine taşıdı. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında yer alan iddialar üzerine içme suyuna yönelik kapsamlı incelemeler gerçekleştirildiği belirtilerek, "Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında ilimiz içme suyuna ilişkin gündeme gelen iddialar üzerine Müdürlüğümüz tarafından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu kapsamda Muş merkez içme suyu sisteminin farklı noktalarından alınan numuneler yetkili laboratuvarlara gönderilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bazı parametrelerin mevzuatta belirtilen sınır değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, içme suyu altyapısından sorumlu kurum olan Muş Belediyesi ile paylaşılmış; gerekli bilgilendirme ve ikazlar yapılmıştır. Uygunsuzluğun kaynağının tespiti ile bakım-onarım ve teknik iyileştirme süreçlerinin belediye tarafından ivedilikle yürütülmesi talep edilmiştir. Müdürlüğümüzce süreç yakından takip edilmekte olup, izleme ve denetim faaliyetleri sürdürülmektedir. İçme suyuna ilişkin uygunsuzluklar giderilinceye kadar vatandaşlarımızın sağlığının korunması amacıyla analiz sonuçları normale dönünceye kadar bu süreçte şebeke suyunun içme, yemek hazırlama ve ağızdan temas gerektiren amaçlarla doğrudan kullanılmaması, zorunlu hallerde ise en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra soğutularak kullanılması gerekmektedir. Kaynatılmamış şebeke suyunun diş fırçalama ve benzeri doğrudan ağız teması gerektiren işlemlerde kullanılmaması önemle tavsiye edilmektedir" denildi. Çeşmeden su almaya gelen Abdulaziz Yalçın, yetkililerden yeni ve olumlu bir açıklama gelene kadar su ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayacaklarını ifade ederek, "Şu anda mağdur durumdayız. Mongok Çeşmesi’nden su almaya geldik. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre şebeke suyunda yüksek bakteri tespit edildi. Bu nedenle şebeke suyunu tüketemiyoruz. Mecburen şebeke suyuyla abdest alıyoruz. İnşallah namazımız kabul olur. Sağlık Müdürlüğü ’Su temizdir, tüketebilirsiniz’ şeklinde yeni bir açıklama yapana kadar bu sudan bidonlarla alıp evlerimize taşıyacağız. Belediye Başkanlığından şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı. Bizler de Sağlık Müdürlüğü’nün uyarılarını dikkate alarak hareket ediyoruz" dedi. Evlerde ve iş yerlerinde şebeke suyundan gelen kötü koku üzerine durumu yetkililere bildirdiklerini söyleyen Burhan Sayılgan, "Evlerimizde ve iş yerlerimizde şebeke suyundan kötü koku aldık. Bu sorunun giderilmesi için durumu yetkililere bildirdik. Yapılan incelemeler sonucunda Sağlık Bakanlığı ve Muş İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen raporlar, suda bakteri tespit edildiğini ortaya koydu. Ayrıca ikinci bir analiz için numunelerin Ankara’ya gönderildiği ve sonuçların beklendiği belirtildi. Şu anda evlerimizde ve iş yerlerimizde arıtma cihazları kullanıyoruz. Çünkü arıtma olmadan bu suyla başa çıkmak mümkün değil. Suyun tehlikeli olduğunu düşünüyoruz; içindeki virüsün ne olduğu ve kaynağının nereden geldiği bilinmediği için endişe yaşıyoruz. Kimseyi bu konuda suçlamıyoruz ancak yetkililerden bir an önce çözüm üretilmesini bekliyoruz. Halkımız mağdurdur durumda" diye konuştu.