GÜNDEM - 10 Şubat 2026 Salı 11:39

İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor

A
A
A
İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor

İzmir’de bir kırtasiye işletmecisi, toplumsal dayanışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla ’Askıda Kırtasiye’ uygulamasını başlattı. Öğrencilere kırtasiye malzemelerini hayırseverlerin desteğiyle temin ettiği projede, malzemeleri teslim almanın tek şartı ise bir resim çizmek.


İzmir’de kırtasiye işletmeciliği yapan Nalan Onkar, maddi durumu yetersiz olan ve geçimini çalışarak sağlayan öğrenciler için sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Başlatılan ’Askıda Kırtasiye’ uygulaması ile öğrenciler ve hayırseverler arasında bir köprü kuruldu. Uygulama kapsamında, Öğrenciler eksik olan kırtasiye malzemelerini bir liste halinde yazarak işletme sahibine teslim ediyor. Bu listeler, kasanın arkasında bulunan özel bir bölümde askıya asılıyor. Kırtasiyeye gelen müşteriler, kendi alışverişlerini yaparken askıda bulunan listelerden de ürün satın alarak projeye destek oluyor. İşletme sahibi Nalan Onkar, hayırseverler tarafından temin edilen ürünleri listelerdeki malzemelerle eşleştirerek kontrolünü sağlıyor. Listeler, eski tarihten yeni tarihe doğru sıraya konularak tamamlanıyor ve paketlenen ürünler sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanıyor.


Ödeme yerine hayal dünyalarını çiziyorlar


Projenin dikkat çeken detayı ise ürün teslimatı sırasında uygulanan sembolik kural oldu. Nalan Onkar, hazırlanan paketleri öğrencilere teslim ederken, onlardan kendi çizdikleri bir resmi talep ediyor. Malzemeleri alan kişiler, hayal dünyalarını yansıttıkları resimleri işletmeye getirerek teslim ediyor. Toplanan bu resimler, kırtasiyenin duvarında oluşturulan özel alanda sergileniyor. Başlattığı bu farkındalık hareketiyle dayanışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Nalan Onkar, projenin tüm Türkiye’ye yayılarak örnek teşkil etmesini hedeflediğini belirtti.


Kırtasiyeci Nalan Onkar, yürüttükleri projenin çocuklarla kurdukları doğrudan iletişimden doğduğunu belirterek, dükkanda sergilenen notların büyük çoğunluğunun okul sonrası çalışmak zorunda kalan çocukların ihtiyaç talepleri olduğunu söyledi. Sürecin başlangıç hikayesini paylaşan Onkar, "Bu proje, çocukların dükkana gelip ’Karton var mı?’ ya da ’Size bir mendil satsam, karşılığında bir defter alabilir miyim?’ gibi sorular sormalarıyla başladı." dedi.


Çocukların okula devam etmeleri durumunda bıraktıkları notların altına okul ve sınıf bilgilerini de eklediklerini ifade eden Onkar, "Bu sayede, ortak tanıdığımız bir öğretmen veya veli aracılığıyla onlara göz kulak olunmasını sağlamayı ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Temel amacım, dayanışmanın kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiği günümüzde bu uygulamanın yaygınlaşmasını sağlamaktır." şeklinde konuştu.


Sistemin işleyişine dair detayları aktaran Onkar, duyarlı müşterilerin kendi alışverişlerini yaparken askıdaki ihtiyaçları da karşıladıklarını, karşılanan taleplerin işaretlendiğini ve temin edilen malzemelerin ayrı bir kutuda muhafaza edildiğini dile getirdi. Sürecin çocukları incitmeyen, sadece almaya dayalı değil, aynı zamanda emek verilen bir ilişki biçimine dönüşmesini arzuladıklarını vurgulayan Onkar, sözlerini şöyle tamamladı:


"Bu nedenle, yardım karşılığında çocuklardan bana bir resim yapıp getirmelerini talep ediyorum. Bu kuralı oldukça ciddiye alıyor; resmi getirmeyenleri ajandamdan takip ederek hatırlatmalarda bulunuyorum. Nihai amacımız, çocukların devamlılığını sağlamak ve arkadaşlarının da bu uygulamadan yararlanmasına vesile olmaktır."


(AD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Hakkari’de gençler teknolojiyle buluşuyor HAKKARİ (İHA) – Hakkarili gençler milli teknoloji hamlesi kapsamında yürütülen DENEYAP ve TEKNOFEST hakkında bilgilendirildi. Hakkari genelinde Cumhuriyet Ortaokulu, 23 Nisan Ortaokulu, Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Atatürk Lisesi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, gençler milli teknoloji hamlesi kapsamında yürütülen DENEYAP ve TEKNOFEST hakkında bilgilendirildi. Gerçekleştirilen programda, gençlerin teknoloji alanındaki fırsatlara daha kolay ulaşabilmesi ve bu alanlarda kendilerini geliştirebilmeleri hedeflendi. Özellikle TEKNOFEST ve DENEYAP teknoloji atölyeleri hakkında yapılan sunumlar, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. TEKNOFEST için geri sayım başladı Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliklerinden biri olan TEKNOFEST’in bu yıl Şanlıurfa’da düzenleneceği hatırlatıldı. Öğrenciler; yazılım, yapay zekâ, insansız hava araçları ve robotik gibi birçok alanda projeleriyle festivale katılmaya davet edildi. TEKNOFEST başvurularının 20 Şubat 2026 tarihine kadar devam edeceği belirtildi. DENEYAP atölyeleri gençleri bekliyor Toplantıda ayrıca Hakkâri ve Yüksekova’da faaliyet gösteren DENEYAP teknoloji atölyeleri hakkında bilgi verildi. Yazılım, robotik, yapay zekâ, siber güvenlik ve havacılık gibi alanlarda eğitim veren DENEYAP programına bu yıl toplam 70 öğrenci kabul edileceği belirtildi. Başvuruların 6 Mart 2026’ya kadar yapılabileceği, sürecin online sınav, uygulamalı sınav ve mülakat olmak üzere üç aşamadan oluştuğu aktarıldı. Programın 3 yıl sürdüğü ve öğrencilerin hem teorik hem de uygulamalı eğitim aldığı vurgulandı. "Teknolojiyi tüketen değil, üreten gençler" Yetkililer, DENEYAP’ın amacının gençleri sadece teknoloji kullanan bireyler değil, teknoloji üreten ve çözüm geliştiren bireyler olarak yetiştirmek olduğunu ifade etti. Türkiye genelinde 81 ilde 132 DENEYAP atölyesi bulunduğu, bugüne kadar binlerce öğrencinin bu programdan faydalandığı paylaşıldı. Program sonunda gençlere seslenen yetkililer, merakı olan, üretmek isteyen ve kendine güvenen her öğrencinin bu yolculuğa katılabileceğini belirterek, "Geleceği izleyen değil, geleceği üreten tarafta yer alın" mesajı verdi. Toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Müdürü Erol Baykara, Gençlik ve Spor Müdürü Emin Yıldırım ile Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Asım Şen katıldı.
İzmir İzmir’de dijital dolandırıcılığa karşı ’IBAN’ farkındalığı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen ‘IBANını Paylaşma, Hayatını Harcatma’ konferansında, dijital dolandırıcılık suçlarına karşı toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi. Konferansta konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, banka hesap bilgilerini menfaat karşılığı başkasına devredenlerin ‘suça yardım etme’ kapsamında adli yaptırımlarla karşılaştığını belirterek, özellikle gençlerin bu tuzaklara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı. İzmir Adliyesi Şehit Fethi Sekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, başsavcı vekilleri, Cumhuriyet savcıları ve adliye personeli katıldı. "Gençlerimizi bu suçtan korumak için sorumluluk aldık" Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, günümüzde bilişim dolandırıcılığı suçlarında ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Suçluların siber dünyanın genişliğinden faydalandığını ifade eden Yeldan, "Hızlı ve kolay yoldan para kazanmak isteyen kişiler bu dolandırıcılık ağlarına düşmekte. Maalesef gençlerimiz arasında yasa dışı bahis, kumar ve kara para aklama gibi suçlarda bilişim dolandırıcıları hesap ve IBAN bilgilerine ihtiyaç duymakta. Kendi yaptıkları suçların yaptırımsız kalmasını sağlamak amacıyla bu bilgileri kullanmaktadırlar" dedi. Başsavcı Yeldan, menfaat karşılığında hesap bilgilerini başkasına verenlerin ’suça yardım etmek’ suçundan işlem gördüğünü hatırlatarak, "İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ile birlikte gençlere yönelik bir farkındalık çalışması başlattık. Adalet Bakanlığımız ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuzun öncülüğünde, tüm ülkemizde bilişim suçları soruşturma bürolarımız gençlerimizi bilgilendirmekte. İzmir Adliyesi olarak gençlerimizi bu suçtan korumak için bir sorumluluk aldık" diye konuştu. "Sayı azımsanmayacak seviyede" Yürütülen soruşturmalar ve dosya sayılarına ilişkin de bilgi veren Yeldan, "IBAN bilgilerini paylaşan kişilerle ilgili soruşturmalarımız devam ediyor. Sayısı hiç azımsanmayacak seviyede. Bununla ilgili mahkumiyet hükümleri var, yargılama süreçleri devam edenler var. Bu suçun farkındalık çalışmalarıyla önlenebileceğini düşünüyoruz. Özellikle milli eğitim ve üniversite aşamasındaki gençlere ulaşıp farkındalığı artıracağız" ifadelerini kullandı. Uzmanlardan teknik sunum Başsavcı Yeldan’ın konuşmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu Başsavcı Vekili Mehmet Akif Dönertaş ve İzmir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden polis memuru Sadettin Karatepe, dijital dolandırıcılık yöntemleri ve banka hesaplarının kötüye kullanımı konularında teknik sunumlar yaparak katılımcıları bilgilendirdi.